Tevbe Suresi - Ayet 112
Sure 9: Tevbe/Vazgeçme-Dönme
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Tevbe33 edenlerdir; kulluk edenlerdir; hamd3 edenlerdir; seyahat edenlerdir*; rükû11 edenlerdir; secde12 edenlerdir; emredenlerdir marufla291; ve engelleyenlerdir/yasaklayanlardır münkeri82; ve koruyanlardır Allah'ın hudutlarını; ve müjdele müminleri27.
Ahmed Samira Çevirisi
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | et-taibune | tevbe edenler | التَّائِبُونَ | توب |
| 2 | l-aabidune | kulluk edenler | الْعَابِدُونَ | عبد |
| 3 | l-hamidune | hamd edenler | الْحَامِدُونَ | حمد |
| 4 | s-saihune | seyahat edenler (Allah için) | السَّائِحُونَ | سيح |
| 5 | r-rakiune | rükû edenler | الرَّاكِعُونَ | ركع |
| 6 | s-sacidune | secde edenler | السَّاجِدُونَ | سجد |
| 7 | l-amirune | emredenler | الْامِرُونَ | امر |
| 8 | bil-mea'rufi | evrensel kabul edilmişle | بِالْمَعْرُوفِ | عرف |
| 9 | ve nnahune | ve engelleyenler/yasaklayanlar | وَالنَّاهُونَ | نهي |
| 10 | ani | عَنِ | - | |
| 11 | l-munkeri | iğrençleştirilmişten/çirkinleştirilmişten | الْمُنْكَرِ | نكر |
| 12 | velhafizune | ve koruyanlar | وَالْحَافِظُونَ | حفظ |
| 13 | lihududi | hudutlarını | لِحُدُودِ | حدد |
| 14 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 15 | ve beşşiri | ve müjdele | وَبَشِّرِ | بشر |
| 16 | l-mu'minine | müminleri | الْمُؤْمِنِينَ | امن |
Notlar
Not 1
*Yüce Allah'ın yolunda.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Hamd
Kısa Açıklama: 3 En yüce övgü/methetme.
Detaylı Açıklama: Hamd kelimesinin kökü (حمد) ‘hmd’ olup övmek, methetmek (to praise) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 238 (of 1303)En yüce övgünün/methetmenin Yüce Allah’a ait olduğunu anlarız. İnsanların ağızlarıyla neredeyse her yerde ‘Hamd olsun Allah’a’ dediklerini görmekteyiz. Ağızla bu sözü söylemenin hiçbir kıymeti yoktur. Önemli olan bu sözün gerçek anlamına tanık olmak ve tecelli edenleri kalpten hissetmektir. Bir şeyi övmek için öncelikle övülen şeyin gerçekten o övgüye veya övgülere layık olup olmadığı tam olarak anlaşılmalıdır. Bu nedenle övgüyü yapacak kimse övgüde bulunacağı konuda kendisini geliştirmelidir ki gerçek anlamda övgü yapabilsin. Örneğin okuma yazma bilmeyen bir kimse genel görelilik teorisini geliştiren Albert Einstein’ı gerçek anlamda övebilir mi? Mümkün değil. Okuma yazma bilen ancak fizikten anlamayan bir kimse Albert Einstein’ı nasıl över? Diliyle bir şeyler söyler ancak kalbinde hissettiği yavandır. Güçlü bir duygu değildir. Sadece gerçek anlamda fizikçi olan bir kimse Albert Einstein’ı tam olarak övebilir. Albert Einstein’ın yaptıklarının anlamlarını tüm kalbiyle hisseder. Albert Einstein’a olan saygısı derinleşir. Rabbimiz ki evreni/evrenleri yarattı ve muhteşem bir düzen kurdu. Onu övebilmemiz için onun eserlerini iyi anlamamız gereklidir. Evren denilen kitabı ve Kur’an’ı iyi okumak durumundayız. Evreni ve Kur’an’ı anlamaya başladığımızda Rabbimize olan saygımız, haşyetimiz kat ve kat artacaktır.En yüce övgüye sahip bir varlığı O’nun astından hiçbir şey hakkıyla, tam olarak övemez, takdir edemez. Ancak sadece kendisi hak ettiği bu övgüyü takdir edebilir, kuşatabilir. Bize düşen görev gücümüzün yettiği ölçüde evren kitabını ve Kur’an’ı anlayarak okumaktır.
insanın rükûsu
Kısa Açıklama: 11 Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.
insanın secdesi
Kısa Açıklama: 12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.
Mümin
Kısa Açıklama: 27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.
Tevbe
Kısa Açıklama: 33 Dönmek, vazgeçmek.
Münker
Kısa Açıklama: 82 İğrençleştirilmiş, çirkinleştirilmiş. Pasif gelen bir kelimedir. Evrenin kabullerini yani işleyişini bozan uygulamalar mutlak ki çirkinlikle ve iğrençlikle sona erer.
maruf
Kısa Açıklama: 291 Evrensel kabuller, evrenin işleyişine uygun davranışlar, normlar.