Kehf Suresi - Ayet 45
Sure 18: Kehf/Büyük Mağara
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve darp* et onlara dünya hayatının misalini870; bir su179 gibidir1059 (ki) indirdik onu gökten180; karıştı onunla** yerin bitkisi; öyle ki sabahladı*** bir heşîm1058 (olarak) (ki) savurdu onu**** rüzgârlar; ve oldu Allah her bir şey üzerine bir Muktedir964.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | vedrib | ve darp et | وَاضْرِبْ | ضرب |
| 2 | lehum | onlara | لَهُمْ | - |
| 3 | mesele | misalini | مَثَلَ | مثل |
| 4 | l-hayati | hayatının | الْحَيَاةِ | حيي |
| 5 | d-dunya | dünya | الدُّنْيَا | دنو |
| 6 | kemain | bir su gibidir | كَمَاءٍ | موه |
| 7 | enzelnahu | indirdik onu | أَنْزَلْنَاهُ | نزل |
| 8 | mine | مِنَ | - | |
| 9 | s-semai | gökten | السَّمَاءِ | سمو |
| 10 | fehteleta | karıştı | فَاخْتَلَطَ | خلط |
| 11 | bihi | onunla | بِهِ | - |
| 12 | nebatu | bitkisi | نَبَاتُ | نبت |
| 13 | l-erdi | yerin | الْأَرْضِ | ارض |
| 14 | feesbeha | öyle ki sabahladı | فَأَصْبَحَ | صبح |
| 15 | heşimen | bir çöp kırıntısı | هَشِيمًا | هشم |
| 16 | tezruhu | savurur onu | تَذْرُوهُ | ذرو |
| 17 | r-riyahu | rüzgarlar | الرِّيَاحُ | روح |
| 18 | ve kane | ve oldu | وَكَانَ | كون |
| 19 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 20 | ala | üzerine | عَلَىٰ | - |
| 21 | kulli | her | كُلِّ | كلل |
| 22 | şey'in | bir şey | شَيْءٍ | شيا |
| 23 | muktediran | bir muktedir | مُقْتَدِرًا | قدر |
Notlar
Not 1
*Vur, ortaya koy.**Suyla.***Su.****Suyu.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Gökten inen su
Kısa Açıklama: 179 Evrenimizdeki ilk su molekülleri (H 2 O) Tarık (Nötron) yıldızlarını oluşturan Süpernova patlamalarında yaratıldı. Dünya gezegeninin ilk oluşum evresi olan Hadean döneminde yeryüzünde su yoktu. Bol miktarda donmuş su içeren Jüpiter bölgesi asteroidlerinin yeryüzüne çarpmasıyla Dünya gezegenimiz suya kavuştu. Dünyamızın suyu gökten yani uzaydan inmiştir. Rabbimiz ayrıca bu suyu yağmurlarla yine gökten yere indirmektedir.
gök; göğü
Kısa Açıklama: 180 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır.
Misal, misil, çoğulu emsal.
Kısa Açıklama: 870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.
Muktedir
Kısa Açıklama: 964 Güç sahibi, kudretli, iktidar sahibi; her şeyi ehil, kabiliyetli, verimli, başarılı, yetenekli, becerikli olduğu için yapabilir. Yetememesi mümkün olmayan.
Heşîm
Kısa Açıklama: 1058 Zorlayarak kırmak, ezmek, parçalamak, paramparça etmek.
Gökten inen suyun bir heşîm/parçalanmış olarak bitkiden ayrılması ve rüzgârlarla savrulması.
Kısa Açıklama: 1059 Rabbimiz 18:45 ayetinde dünya hayatını gökten indirdiği bir suya benzetmiştir. Bu su yerin bitkisiyle karışmıştır. Sonra sabah vaktinde parçalanmış ve rüzgârlarla savrulmuştur. Ayet gramere uygun olarak çevrildiğinde bilimsel mucize tam olarak ortaya çıkar. Gökten inen suyu bitki kökleriyle emer. Su artık bitkinin içinde bir karışımdır. Bitki sabah fotosentez ile su molekülünü hidrojen ve oksijen atomlarına parçalayarak bir heşîm hakine getirir. Oksijen atomları da rüzgarlar tarafından savrulur.