Kur'an-ı Kerim - Kavram 870:
Misal, misil, çoğulu emsal.
Kavram Bilgisi
Kavram Adı:
Misal, misil, çoğulu emsal.
Kavram No: 870
Kısa Açıklama: 870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 86
Bu Kavramın Geçtiği Ayetler
Bakara Suresi - Ayet 23
Türkçe Meal: Ve eğer olduysanız şüphe içinde kulumuz * üzerine indirdiğimizden 172 ; öyleyse gelin bir sûreyle 183 mislinden 870 onun ** ; ve çağırın şahitlerinizi/tanıklarınızı Allah’ın astından; eğer olduysanız sâdıklar 182 .
Arapça: 30|2|23|وان كنتم في ريب مما نزلنا علي عبدنا فاتوا بسوره من مثله وادعوا شهداكم من دون الله ان كنتم صدقين
Bakara Suresi - Ayet 106
Türkçe Meal: Nesh 288 ettiğimizi/sildiğimizi bir ayetten 287 ; ya da unuttururuz onu * ; getiririz hayırlısını ondan ** ya da mislini 870 onun *** ; bilmez misin ki Allah her bir şey üzerine Kadîr’dir 177 .
Arapça: 113|2|106|ما ننسخ من ايه او ننسها نات بخير منها او مثلها الم تعلم ان الله علي كل شي قدير
Bakara Suresi - Ayet 113
Türkçe Meal: Ve dedi Yahudiler 295 : “Nasârâlılar 296 bir şey üzerinde değildir”; ve dedi Nasârâlılar 296 : “Yahudiler 295 bir şey üzerinde değildir”; ve onlar okurlar (da) kitabı * ; işte böyledir; bilmeyen kimseler (de) onların söyleminin mislini 870 dedi; öyle ki Allah hükmeder aralarında kıyamet 148 günü 242 ; kendisinde ihtilafa 1307 ** düşerler olduklarında.
Arapça: 120|2|113|وقالت اليهود ليست النصري علي شي وقالت النصري ليست اليهود علي شي وهم يتلون الكتب كذلك قال الذين لا يعلمون مثل قولهم فالله يحكم بينهم يوم القيمه فيما كانوا فيه يختلفون
Bakara Suresi - Ayet 118
Türkçe Meal: Ve dedi bilmeyen kimseler: “Eğer konuşmazsa bizlerle Allah; ya da getirmezse bizlere bir ayet 287 ”; işte böyledir; onlardan önceki kimseler (de) onların söylemlerinin mislini 870 dedi; benzeşti kalpleri onların; mutlak ki beyan 226 ettik ayetleri 237 bir kavim için (ki) kesinleşirler 299 onlar.
Arapça: 125|2|118|وقال الذين لا يعلمون لولا يكلمنا الله او تاتينا ايه كذلك قال الذين من قبلهم مثل قولهم تشبهت قلوبهم قد بينا الايت لقوم يوقنون
Bakara Suresi - Ayet 137
Türkçe Meal: Öyle ki eğer iman 47 ettilerse iman 47 ettiğinizin misli 870 (gibi) ona * ; öyle ki muhakkak kılavuzlandılar 192 ; ve eğer sırt çevirdilerse; öyle ki doğrusu ancak onlar bölünme/parçalanma içindedir; öyle ki kâfi/yeterli gelecektir Allah sana onlara karşı; ve O (Allah) Semî’dir 41 ; Alîm’dir 8 .
Arapça: 144|2|137|فان امنوا بمثل ما امنتم به فقد اهتدوا وان تولوا فانما هم في شقاق فسيكفيكهم الله وهو السميع العليم
Bakara Suresi - Ayet 194
Türkçe Meal: Haram ay 34 haram ayladır 34 ; ve hürmetler kısaslıdır/karşılıklıdır 335 ; öyle ki, kim sınırı aştı sizlere; öyle ki sınırı aşın ona; sınırı aştığı misliyle 870 sizlere; ve takvalı 21 olun Allah'a; ve bilin ki Allah beraberdir takva 21 sahipleriyle.
Arapça: 201|2|194|الشهر الحرام بالشهر الحرام والحرمت قصاص فمن اعتدي عليكم فاعتدوا عليه بمثل ما اعتدي عليكم واتقوا الله واعلموا ان الله مع المتقين
Bakara Suresi - Ayet 214
Türkçe Meal: Ya da düşündünüz ki girersiniz cennete 970 ; ve (düşündünüz ki) asla gelir değildir sizlere kimselerin misali 870 (ki) geçtiler sizlerden önce; (oysa) dokunmuştu onlara sıkıntı/ıstırap/biçarelik ve darlık; ve sarsılmışlardı; ta ki der ki resûl 418 ve onunla * birlikte iman 47 etmiş kimseler: "Ne zamandır Allah'ın yardımı”; değil mi (ki) doğrusu Allah'ın yardımı yakındır?
Arapça: 221|2|214|ام حسبتم ان تدخلوا الجنه ولما ياتكم مثل الذين خلوا من قبلكم مستهم الباسا والضرا وزلزلوا حتي يقول الرسول والذين امنوا معه متي نصر الله الا ان نصر الله قريب
Bakara Suresi - Ayet 233
Türkçe Meal: Ve anneler emzirirler evlatlarını iki tam yıl * ; kimse** içindir; istedi ki tamamlar emzirmeyi; ve evlat sahibi (baba) olanadır rızıkları (annelerin) ve giyecekleri (annelerin) marufla 291 ; külfete sokulmaz bir nefis 201 kapasitesi dışında; zarara sokulmaz bir anne evladıyla; ve ne de evlat sahibi (baba) olan evladıyla; ve varislerin/mirasçıların üzerinedir misli 870 bunun; öyle ki eğer istedilerse (anne-baba) kesmek/ayırmak (sütten) o ikisinden (anne-baba) (olan) bir rızadan ve bir danışmadan (sonra); öyle ki olmaz bir günah o ikisi (anne-baba) üzerine; ve eğer isterseniz ki emzirtmek (süt anneye) evlatlarınızı; öyle ki olmaz bir günah üzerinize; selamladığınız zaman verdiğiniz (-le) (karşılığıyla), marufla 291 ; ve takvalı 21 olun Allah'a; ve bilin ki Allah yaptığınızı görendir.
Arapça: 240|2|233|والولدت يرضعن اولدهن حولين كاملين لمن اراد ان يتم الرضاعه وعلي المولود له رزقهن وكسوتهن بالمعروف لا تكلف نفس الا وسعها لا تضار ولده بولدها ولا مولود له بولده وعلي الوارث مثل ذلك فان ارادا فصالا عن تراض منهما وتشاور فلا جناح عليهما وان اردتم ان تسترضعوا اولدكم فلا جناح عليكم اذا سلمتم ما اتيتم بالمعروف واتقوا الله واعلموا ان الله بما تعملون بصير
Bakara Suresi - Ayet 275
Türkçe Meal: Kimseler (ki) yerler riba 383 ; kalkmazlar (onlar) ancak kalkan kimse gibi; çarptı onu şeytan temasından; işte bu onların "Doğrusu (ki) satış neyse riba 383 (da) mislidir 870 " demelerindendir; ve helal kıldı Allah satışı; ve haram etti ribayı 383 ; öyle ki kim getirdi kendine bir vaaz 653 Rabbinden; öyle ki engelledi (o); öyle ki önceden geçeni ona; ve emri/işi onun Allah'adır; ve kim geri döndü; öyle ki işte bunlar ateş ashâbıdır 194 ; onlar orada * ölümsüzlerdir 185 .
Arapça: 282|2|275|الذين ياكلون الربوا لا يقومون الا كما يقوم الذي يتخبطه الشيطن من المس ذلك بانهم قالوا انما البيع مثل الربوا واحل الله البيع وحرم الربوا فمن جاه موعظه من ربه فانتهي فله ما سلف وامره الي الله ومن عاد فاوليك اصحب النار هم فيها خلدون
Âl-i İmrân Suresi - Ayet 13
Türkçe Meal: Muhakkak ki oldu sizlere bir ayet 287 karşılaşan iki grupta; bir grup katleder Allah yolunda 331 ; ve diğer (grup) kâfirdir 25 ; göz bakışı (-yla) görürler (kâfirler) onları (Allah yolunda olanları) kendilerinin iki misli 870 ; ve Allah destekler/arka çıkar kendi yardımıyla dilediği kimseye; doğrusu bundadır mutlak bir ibret; görüş sahipleri için.
Arapça: 306|3|13|قد كان لكم ايه في فيتين التقتا فيه تقتل في سبيل الله واخري كافره يرونهم مثليهم راي العين والله يويد بنصره من يشا ان في ذلك لعبره لاولي الابصر
Âl-i İmrân Suresi - Ayet 73
Türkçe Meal: "Ve iman 47 etmeyin kimse dışında (ki) tabi oldu sizin dininize 122 "; de ki: "Doğrusu kılavuz 192 Allah'ın kılavuzlamasıdır 192 "; ki verilir birine misli 870 sizlere verilenin * ya da hac 376 ederler sizlere Rabbinizin 4 indinde/katında; de ki: "Doğrusu fazl 202 Allah'ın elindedir; verir onu dilediği kimseye; ve Allah Vâsi’dir 297 ; Alîm’dir 8 ."
Arapça: 366|3|73|ولا تومنوا الا لمن تبع دينكم قل ان الهدي هدي الله ان يوتي احد مثل ما اوتيتم او يحاجوكم عند ربكم قل ان الفضل بيد الله يوتيه من يشا والله وسع عليم
Âl-i İmrân Suresi - Ayet 140
Türkçe Meal: Eğer dokunsa sizlere bir yara; öyle ki muhakkak dokundu (o) kavme/topluma (da) onun misli 870 bir yara; ve işte şu; günlerdir (ki) döndürürüz * onu ** periyodik olarak insanlar arasında; ve bilindik kılması içindir Allah'ın iman 47 etmiş kimseleri; ve edinmesi (içindir) sizlerden şahitler/tanıklar *** ; ve Allah sevmez zalimleri 257 .
Arapça: 433|3|140|ان يمسسكم قرح فقد مس القوم قرح مثله وتلك الايام نداولها بين الناس وليعلم الله الذين امنوا ويتخذ منكم شهدا والله لا يحب الظلمين
Âl-i İmrân Suresi - Ayet 165
Türkçe Meal: Ya da ne zaman isabet etti sizlere bir musibet 311 (ki) muhakkak isabet ettirdiniz onlara iki mislini 870 onun * ; dediniz: "Neredendir bu ** ?"; de ki o ** nefisleriniz 201 indindendir/yanındandır; doğrusu Allah her bir şey üzerine Kadîr’dir 177 .
Arapça: 458|3|165|اولما اصبتكم مصيبه قد اصبتم مثليها قلتم اني هذا قل هو من عند انفسكم ان الله علي كل شي قدير
Nisâ Suresi - Ayet 11
Türkçe Meal: Vasiyet * eder 481 Allah sizlere evlatlarınızda; erkeğedir misli 870 iki kadın payı ** ; öyle ki eğer oldularsa kadınlar iki üzerinde öyle ki onlaradır (kadınlaradır) üçte ikisi (2/3) terk ettiğinin (ölenin); ve eğer olduysa (kadın) tek öyle ki onadır yarısı (1/2); ve ana babasınadır onun (ölenin) ikisinden (ana-baba) her bir tekine altıda biri (1/6) terk ettiğinden (ölenin) eğer olduysa ona (ölene) bir evlat *** ; öyle ki eğer asla olmazsa ona (ölene) bir evlat **** ve varis oldu ana babası onun (ölenin) öyle ki anasınadır (ölenin) üçte bir (1/3); öyle ki eğer olduysa ona kardeşler öyle ki anasınadır altıda bir (1/6); sonrasındadır bir vasiyetten ***** (ki) vasiyet eder (kimse) onunla ya da (sonrasındadır) borç ***** ; babalarınızı ve oğullarınızı (ki) bilmezsiniz hangisi daha yakındır sizlere faydada/yararda; bir farzdır 497 Allah’tan; doğrusu Allah oldu bir Alîm 8 ; bir Hakîm 9 .
Arapça: 504|4|11|يوصيكم الله في اولدكم للذكر مثل حظ الانثيين فان كن نسا فوق اثنتين فلهن ثلثا ما ترك وان كانت وحده فلها النصف ولابويه لكل وحد منهما السدس مما ترك ان كان له ولد فان لم يكن له ولد وورثه ابواه فلامه الثلث فان كان له اخوه فلامه السدس من بعد وصيه يوصي بها او دين اباوكم وابناوكم لا تدرون ايهم اقرب لكم نفعا فريضه من الله ان الله كان عليما حكيما
Nisâ Suresi - Ayet 140
Türkçe Meal: Ve muhakkak indirdi üzerinize kitapta * ki işittiğiniz zaman Allah'ın ayetlerini (ki) kâfirlik 25 ederler ona (ayete) ve maskaralık ** ederler ona (ayete); öyle ki kalmayın/oturmayın onlarla beraber ta ki dalarlar bir başka hadîse 89 ; doğrusu sizler (olursunuz) o zaman onların misli 870 ; doğrusu Allah münâfıkları 26 ve kâfirleri 25 topluca cehennemde bir toplayandır/bir araya getirendir .
Arapça: 633|4|140|وقد نزل عليكم في الكتب ان اذا سمعتم ايت الله يكفر بها ويستهزا بها فلا تقعدوا معهم حتي يخوضوا في حديث غيره انكم اذا مثلهم ان الله جامع المنفقين والكفرين في جهنم جميعا
Nisâ Suresi - Ayet 176
Türkçe Meal: Fetva sorarlar sana; de ki: "Allah fetva verir sizlere kelâle 482 hakkında; eğer bir kişi (erkek) helak * olduysa; yoksa ona (helak olan erkeğe) bir evlat ** ; ve onaysa (helak olan erkeğe) bir kız kardeş; öyle ki onadır (kız kardeşedir) yarısı (1/2) terk ettiğinin (helak olan erkeğin); ve o (helak olan erkek) miras bırakır ona (kız kardeşe) eğer asla olmazsa ona (kız kardeşe) bir evlat *** ; öyle ki eğer olduysa ikiler (kız kardeş) öyle ki o ikisinedir üçte ikisi (2/3) bıraktığından (helak olan erkeğin); ve eğer oldularsa kardeşler; erkekler ve kadınlar; öyle ki erkeğin payı iki kadın **** mislidir 870 ; beyan eder Allah sizlere dalalete 128 düşersiniz diye; ve Allah her bir şeye bir Alîm’dir 8 .
Arapça: 669|4|176|يستفتونك قل الله يفتيكم في الكلله ان امروا هلك ليس له ولد وله اخت فلها نصف ما ترك وهو يرثها ان لم يكن لها ولد فان كانتا اثنتين فلهما الثلثان مما ترك وان كانوا اخوه رجالا ونسا فللذكر مثل حظ الانثيين يبين الله لكم ان تضلوا والله بكل شي عليم
Mâide Suresi - Ayet 36
Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler; şayet ki onlara (olsa) yerdekini topluca ve misli 870 onun * onunla ** beraber; mutlak fidye verirler onu kıyamet günü 148 azaptan (kurtulmaya); kabul edilmiş değildir onlardan; ve onlaradır elim/acıklı bir azap.
Arapça: 705|5|36|ان الذين كفروا لو ان لهم ما في الارض جميعا ومثله معه ليفتدوا به من عذاب يوم القيمه ما تقبل منهم ولهم عذاب اليم
Mâide Suresi - Ayet 95
Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Katletmeyin 35 avı; ve sizler ihramlı 534 (olarak); ve kim katletti 35 onu (avı) sizlerden kasıtlı/kasten; öyle ki bir cezadır misli 870 katlettiğinin 35 çiftlik hayvanlarından (ki) hükmeder ona sizlerden iki adalet 680 sahibi; Kabe'ye 557 ulaşan bir hediye (olarak); ya da bir kefaret (olarak) yedirmedir miskine 113 ; ya da buna adil/eşit/denk bir oruçtur; tatması içindir vebalini (o kimsenin) emrini/işini; affetti Allah geçeni; ve kim taştı/sınırı aştı; intikam alır Allah ondan; ve Allah Azîz’dir 37 ; Zuntikâmdır 390 .
Arapça: 764|5|95|يايها الذين امنوا لا تقتلوا الصيد وانتم حرم ومن قتله منكم متعمدا فجزا مثل ما قتل من النعم يحكم به ذوا عدل منكم هديا بلغ الكعبه او كفره طعام مسكين او عدل ذلك صياما ليذوق وبال امره عفا الله عما سلف ومن عاد فينتقم الله منه والله عزيز ذو انتقام
En'âm Suresi - Ayet 93
Türkçe Meal: Ve kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalan 402 ya da dedi: "Vahyolundu üzerime; ve (oysa) asla vahyedilmez onun üzerine bir şey" ve kimse (ki) dedi: "İndireceğim Allah'ın indirdiğinin misli 870 "; ve şayet görsen o zaman zalimleri 257 ölümün taşmaları/kabarmaları/baskınları içinde; ve melekler 522 (ki) yayanlardır/genişletenlerdir ellerini; (derler) "Çıkarın kendi nefislerinizi 201 ; bugün cezalandırılırsınız 63 alçaltan/aşağılayan bir azap (-la); Allah'a hak/gerçek olmayanı diyenler olduğunuza karşı; ve O’nun ayetlerine 454 büyüklenirler 663 olmanızdan.
Arapça: 882|6|93|ومن اظلم ممن افتري علي الله كذبا او قال اوحي الي ولم يوح اليه شي ومن قال سانزل مثل ما انزل الله ولو تري اذ الظلمون في غمرت الموت والمليكه باسطوا ايديهم اخرجوا انفسكم اليوم تجزون عذاب الهون بما كنتم تقولون علي الله غير الحق وكنتم عن ايته تستكبرون
En'âm Suresi - Ayet 124
Türkçe Meal: Ve geldiği zaman onlara bir ayet 353 dediler: "Asla iman 47 etmeyiz; ta ki verilir misli 870 Allah'ın resûllerine 418 verilenin"; Allah daha iyi bilendir nereye koyar kendi risâletini 223 ; isabet edecektir suç işlemiş kimselere bir aşağılama/alçalma Allah’ın indinde/katında; ve şiddetli bir azap; ayartır * olduklarıyla.
Arapça: 913|6|124|واذا جاتهم ايه قالوا لن نومن حتي نوتي مثل ما اوتي رسل الله الله اعلم حيث يجعل رسالته سيصيب الذين اجرموا صغار عند الله وعذاب شديد بما كانوا يمكرون
En'âm Suresi - Ayet 160
Türkçe Meal: Kim geldi bir ihsanla/güzellikle; on * (kattır) misali 870 onun; ve kim geldi bir kötülükle öyle ki cezalandırılmaz onun misli/benzeri dışında ** ; ve onlar zulmedilmezler 257 .
Arapça: 949|6|160|من جا بالحسنه فله عشر امثالها ومن جا بالسييه فلا يجزي الا مثلها وهم لا يظلمون
A'râf Suresi - Ayet 169
Türkçe Meal: Öyle ki halife 65 oldu onların sonrasında bir halife 65 (ki) varis oldular kitaba * ; tutarlar/edinirler arzını/sunduğunu bu alçağın ** ; ve derler: "Mağfiret 319 edilecek bizlere"; ve eğer gelse onlara arzın/sunulanın kendi (kadar) misli 870 ; tutarlar/edinirler onu; asla tutmazlar/edinmezler üzerlerine kitabın * mîsâkını 281 ki "demeyin Allah’a karşı hak/gerçek dışında" (dır); ve (oysa) ders çalıştılar (onlar) onun * içindekine; ve ahiret diyarı hayırlıdır kimselere (ki) takvalı 21 olurlar; öyle ki akletmez misiniz?
Arapça: 1123|7|169|فخلف من بعدهم خلف ورثوا الكتب ياخذون عرض هذا الادني ويقولون سيغفر لنا وان ياتهم عرض مثله ياخذوه الم يوخذ عليهم ميثق الكتب ان لا يقولوا علي الله الا الحق ودرسوا ما فيه والدار الاخره خير للذين يتقون افلا تعقلون
Enfâl Suresi - Ayet 31
Türkçe Meal: Ve okunduğu zaman üzerlerine ayetlerimiz 389 dediler: "Muhakkak işittik; şayet istersek mutlak derdik bunun * mislini 870 ; ki bu * ancak evvelkilerin satırlarıdır."
Arapça: 1191|8|31|واذا تتلي عليهم ايتنا قالوا قد سمعنا لو نشا لقلنا مثل هذا ان هذا الا اسطير الاولين
Yunus Suresi - Ayet 27
Türkçe Meal: Ve kimselere (ki) kazandılar kötülükler; cezadır 63 bir kötülüğe misliyle 870 onun * ; ve bürür onları bir zillet 452 ; yoktur onlara Allah'tan hiçbir koruma; sanki kaplanmıştır yüzlerini geceden kararmış kıtalar ** (-la); işte bunlar ateş 834 ashâbıdır 194 ; onlar orada ölümsüzlerdir 185 .
Arapça: 1389|10|27|والذين كسبوا السيات جزا سييه بمثلها وترهقهم ذله ما لهم من الله من عاصم كانما اغشيت وجوههم قطعا من اليل مظلما اوليك اصحب النار هم فيها خلدون
Yunus Suresi - Ayet 38
Türkçe Meal: Ya da derler: "İftira attı * onu ** "; de ki: "Gelin bir sûreyle 183 onun *** misli 870 ; ve çağırın kimseyi (ki) itaat **** ettiniz Allah’ın astından; eğer olduysanız sâdıklar 182 ."
Arapça: 1400|10|38|ام يقولون افتريه قل فاتوا بسوره مثله وادعوا من استطعتم من دون الله ان كنتم صدقين
Yunus Suresi - Ayet 102
Türkçe Meal: Öyle ki bakarlar mı onlardan önce geçmiş kimselerin misli 870 günleri dışında?"; de ki: "Öyle ki bakın; doğrusu ben (de) sizlerle beraber bakanlardanım."
Arapça: 1464|10|102|فهل ينتظرون الا مثل ايام الذين خلوا من قبلهم قل فانتظروا اني معكم من المنتظرين
Hûd Suresi - Ayet 24
Türkçe Meal: Misali 870 iki fırkanın * gibidir kör ve sağır; ve gören ve işiten; aynı seviyede mi ikisinin misali 870 ? Öyle ki zikretmez 78 misiniz?
Arapça: 1495|11|24|مثل الفريقين كالاعمي والاصم والبصير والسميع هل يستويان مثلا افلا تذكرون
Hûd Suresi - Ayet 27
Türkçe Meal: Öyle ki (Nûh’un) kavminden/toplumundan kâfirlik 25 etmiş kimselerin melesi 364 dedi: "Görür değiliz seni bir beşer * dışında; mislimiz 870 bizim; ve görür değiliz seni tabi oldu sana ancak kimseler (ki) onlar rezillerimizdir; sığ görüşlüdür; ve görür değiliz sizleri bizlere karşı bir faziletli/fazlalıklı; evet! Zannediyoruz sizleri (ki) yalancılarsınız.
Arapça: 1498|11|27|فقال الملا الذين كفروا من قومه ما نريك الا بشرا مثلنا وما نريك اتبعك الا الذين هم اراذلنا بادي الراي وما نري لكم علينا من فضل بل نظنكم كذبين
Hûd Suresi - Ayet 89
Türkçe Meal: Ve ey kavmim/toplumum! Sakın cürüm işletmesin yarmam * ki isabet eder sizlere Nûh’un kavmine/toplumuna isabet edenin misli 870 ; ya da Hûd’un kavmine/toplumuna ya da Sâlih’in kavmine/toplumuna; ve değildir Lût'un kavmi sizlere bir uzak.
Arapça: 1560|11|89|ويقوم لا يجرمنكم شقاقي ان يصيبكم مثل ما اصاب قوم نوح او قوم هود او قوم صلح وما قوم لوط منكم ببعيد
Ra'd Suresi - Ayet 6
Türkçe Meal: Ve acele ettirirler sana kötülüğü iyilikten önce; ve muhakkak gelip geçti onlardan önce misallari 870 * ; ve doğrusu (senin) Rabbin 4 mutlak sahibidir bir mağfiret 319 insanlara; onların zulümlerine 257 karşı; ve doğrusu (senin) Rabbin 4 mutlak şiddetlidir akıbetinde 892 .
Arapça: 1711|13|6|ويستعجلونك بالسييه قبل الحسنه وقد خلت من قبلهم المثلت وان ربك لذو مغفره للناس علي ظلمهم وان ربك لشديد العقاب
Ra'd Suresi - Ayet 17
Türkçe Meal: İndirdi * gökten 179 bir su; öyle ki aktı dereler kendi ölçüsüyle; ve öyle ki taşıdı akıntı aşan/taşan bir köpük 967 ; ve ateşte yaktıklarının/tutuşturduklarının üzerindedir ** misali 870 bir köpük 967 (ki) aranırlar bakınırlar bir süse/donatıya ya da bir metaya 54 ; işte böyledir; darbeder/vurur Allah hakkı/gerçeği ve batılı; öyle ki gelince köpüğe öylece gider/uzaklaşır bir cüruf (olarak) ve gelince menfaat sağlayana *** insanlara öyle ki kalır/durur yerde; işte böyle darbeder/vurur Allah emsali 870 **** .
Arapça: 1722|13|17|انزل من السما ما فسالت اوديه بقدرها فاحتمل السيل زبدا رابيا ومما يوقدون عليه في النار ابتغا حليه او متع زبد مثله كذلك يضرب الله الحق والبطل فاما الزبد فيذهب جفا واما ما ينفع الناس فيمكث في الارض كذلك يضرب الله الامثال
Ra'd Suresi - Ayet 18
Türkçe Meal: Kimseleredir güzellik (ki) cevap verirler Rablerine 4 ve kimseler (ki) asla cevap vermezler O’na *; şayet ki onlara (olsa) yerdeki topluca ve onun ** misli 870 yanında onun *** ; mutlak fidye verirdi onu **** ; işte bunlara; onlaradır bir kötü hesap; ve varış yerleri cehennemdir 968 ; ve ne kötü yataktır.
Arapça: 1723|13|18|للذين استجابوا لربهم الحسني والذين لم يستجيبوا له لو ان لهم ما في الارض جميعا ومثله معه لافتدوا به اوليك لهم سو الحساب وماويهم جهنم وبيس المهاد
Ra'd Suresi - Ayet 35
Türkçe Meal: Misalidir 870 cennetin 970 ki vaat edilendir muttakilere 17 ; akar altından onun * nehirler; meyvesi onun * bir daimdir ** ; ve onun * gölgesi (de); işte şu; akıbetidir 892 kimselerin (ki) takvalı 21 oldular; ve akıbeti 892 kâfirlerin 25 ateştir 834 .
Arapça: 1740|13|35|مثل الجنه التي وعد المتقون تجري من تحتها الانهر اكلها دايم وظلها تلك عقبي الذين اتقوا وعقبي الكفرين النار
İbrahim Suresi - Ayet 10
Türkçe Meal: Dedi resûlleri 418 onların: "Allah hakkında mıdır (sizlere) bir kuşku (ki) yarandır * gökleri 162 ve yeri; davet eder/çağırır sizleri mağfiret 319 etmeye üzerinize günahlarınızdan; ve öteler sizleri belirlenmiş bir ecele doğru?"; dediler: "Sizler değilsiniz bizim mislimiz 870 dışında bir beşer 432 (ki) arzularsınız ki çevrilerim kulluk eder 46 olduğumuzdan babalarımızın/atalarımızın; öyle ki gelin bize apaçık bir sultânla 660 ."
Arapça: 1758|14|10|قالت رسلهم افي الله شك فاطر السموت والارض يدعوكم ليغفر لكم من ذنوبكم ويوخركم الي اجل مسمي قالوا ان انتم الا بشر مثلنا تريدون ان تصدونا عما كان يعبد اباونا فاتونا بسلطن مبين
İbrahim Suresi - Ayet 11
Türkçe Meal: Dedi onlara resûlleri 418 : "Değiliz bizler bir beşer 432 dışında sizin misaliniz 870 ; velakin/fakat Allah minnet 982 eder kullarından dilediği kimseye karşı; ve olmuş değildir bizlere 983 ki geliriz sizlere bir sultânla 660 (ki) Allah'ın izniyle (olması) dışındadır; ve Allah'a karşı öyle ki tevekkül 79 etsinler müminler 27 ."
Arapça: 1759|14|11|قالت لهم رسلهم ان نحن الا بشر مثلكم ولكن الله يمن علي من يشا من عباده وما كان لنا ان ناتيكم بسلطن الا باذن الله وعلي الله فليتوكل المومنون
İbrahim Suresi - Ayet 18
Türkçe Meal: Misalidir 870 kimselerin (ki) kâfirlik 25 ettiler Rablerine 4 ; yaptıkları onların * bir kül gibidir (ki) savurdu onu ** rüzgâr fırtınalı bir günde; muktedir 964 olamazlar kazandıklarından *** bir şeye karşı; işte bu (ki) o uzak bir dalalettir 128 .
Arapça: 1766|14|18|مثل الذين كفروا بربهم اعملهم كرماد اشتدت به الريح في يوم عاصف لا يقدرون مما كسبوا علي شي ذلك هو الضلل البعيد
İbrahim Suresi - Ayet 24
Türkçe Meal: Hiç görmez misin (ki) nasıl darp etti/ortaya koydu Allah bir misali 870 ; güzel bir kelime * güzel bir ağaç 986 gibidir; kökü onun ** sabittir *** ; ve onun **** dalları göktedir 180 .
Arapça: 1772|14|24|الم تر كيف ضرب الله مثلا كلمه طيبه كشجره طيبه اصلها ثابت وفرعها في السما
İbrahim Suresi - Ayet 26
Türkçe Meal: Ve misaldir 870 (ki) kötü * bir kelime ** kökü yerin üstünden sökülmüş *** bir ağaç gibidir; olmaz ona **** hiç bir karar ***** .
Arapça: 1774|14|26|ومثل كلمه خبيثه كشجره خبيثه اجتثت من فوق الارض ما لها من قرار
İbrahim Suresi - Ayet 45
Türkçe Meal: Ve mesken edindiniz * kendi nefislerine 201 zulmetmiş 257 kimselerin meskenlerinde; ve beyan 226 oldu sizlere * (ki) nasıl faaliyet ettik onlara ** ; ve darp ettik/ortaya koyduk sizlere * misaller 870 .
Arapça: 1793|14|45|وسكنتم في مسكن الذين ظلموا انفسهم وتبين لكم كيف فعلنا بهم وضربنا لكم الامثال
Nahl Suresi - Ayet 60
Türkçe Meal: Ahirete iman 47 etmeyen kimseleredir kötü misal 870 ; ve Allah’adır yücelmiş misal 870 ; ve O * Azîz’dir 37 ; Hakîm’dir 9 .
Arapça: 1959|16|60|للذين لا يومنون بالاخره مثل السو ولله المثل الاعلي وهو العزيز الحكيم
Nahl Suresi - Ayet 75
Türkçe Meal: Darp eder * Allah bir misali 870 ; mülk edilmiş ** bir kulu (ki) muktedir olamaz bir şeye karşı; ve kimseyi (ki) rızıklandırdık onu bizden güzel bir rızık (-la); öyle ki o *** infak 6 eder ondan **** bir sırlı ***** ve açıkça; aynı seviyede midirler? Hamd 3 Allah'adır; evet! Ekserisi ***** onların ****** bilmezler.
Arapça: 1974|16|75|ضرب الله مثلا عبدا مملوكا لا يقدر علي شي ومن رزقنه منا رزقا حسنا فهو ينفق منه سرا وجهرا هل يستون الحمد لله بل اكثرهم لا يعلمون
Nahl Suresi - Ayet 76
Türkçe Meal: Ve darp etti * Allah bir misalini 870 iki adamın; birisi ikisinden sessizdir * ; muktedir olamaz bir şey üzerine; ve o bir yorgunluktur mevlâsının *** üzerine; nereye yönlendirse onu gelemez bir hayırla; aynı seviyede midir o ve kimse (ki) emreder adaleti 680 ; ve o dosdoğru/dimdik bir yol üzerindedir?"
Arapça: 1975|16|76|وضرب الله مثلا رجلين احدهما ابكم لا يقدر علي شي وهو كل علي موليه اينما يوجهه لا يات بخير هل يستوي هو ومن يامر بالعدل وهو علي صرط مستقيم
Nahl Suresi - Ayet 126
Türkçe Meal: Ve eğer neticelendirdilerse * sizleri öyle ki neticelendirin * onları misliyle 870 sizleri neticelendirdiklerine * (karşı) kendisiyle; ve mutlak ki eğer sabrederseniz 51 mutlak ki o bir hayırdır sabredenlere 51 .
Arapça: 2025|16|126|وان عاقبتم فعاقبوا بمثل ما عوقبتم به ولين صبرتم لهو خير للصبرين
İsrâ Suresi - Ayet 48
Türkçe Meal: Bak nasıl darp ettiler * sana ** misallar 870 ; öyle ki dalalete 128 düştüler; öyle ki itaat *** edemezler bir yola.
Arapça: 2075|17|48|انظر كيف ضربوا لك الامثال فضلوا فلا يستطيعون سبيلا
İsrâ Suresi - Ayet 88
Türkçe Meal: De ki: “Mutlak ki eğer toplansa insan ve cin 210 getirme üzerine mislini 870 bu Kur'ân'ın; getiremezler 214 mislini 870 onun * ; ve şayet olduysa (bile) bir kısmı onların bir kısmına bir yardımcı/arka çıkan/destekçi.”
Arapça: 2115|17|88|قل لين اجتمعت الانس والجن علي ان ياتوا بمثل هذا القران لا ياتون بمثله ولو كان بعضهم لبعض ظهيرا
İsrâ Suresi - Ayet 89
Türkçe Meal: Ve ant olsun çevirdik * insanlara bu Kur'ân'da 850 her bir misalden 870 ; öyle ki geri çevirdi ** çoğunluğu insanların ancak bir kâfir 25 (olarak).
Arapça: 2116|17|89|ولقد صرفنا للناس في هذا القران من كل مثل فابي اكثر الناس الا كفورا
İsrâ Suresi - Ayet 99
Türkçe Meal: Ve hiç görmezler mi ki Allah yaratandır gökleri ve yeri; bir Kadîr'dir 177 ki yaratmaya mislini 870 onların * ; ve yaptı onlara * bir ecel ** ; yoktur şüphe onda *** ; öyle ki geri çevirir **** zalimler 257 ancak bir kâfir 25 (olarak).
Arapça: 2126|17|99|اولم يروا ان الله الذي خلق السموت والارض قادر علي ان يخلق مثلهم وجعل لهم اجلا لا ريب فيه فابي الظلمون الا كفورا
Kehf Suresi - Ayet 32
Türkçe Meal: Ve darp et * onlara iki adamın bir misalini 870 ; yaptık ikisinin birine üzümlerden iki cennet 379 ; ve sardık ikisini ** hurmayla; ve yaptık ikisi ** arasına ekin.
Arapça: 2170|18|32|واضرب لهم مثلا رجلين جعلنا لاحدهما جنتين من اعنب وحففنهما بنخل وجعلنا بينهما زرعا
Kehf Suresi - Ayet 45
Türkçe Meal: Ve darp * et onlara dünya hayatının misalini 870 ; bir su 179 gibidir 1059 (ki) indirdik onu gökten 180 ; karıştı onunla ** yerin bitkisi; öyle ki sabahladı *** bir heşîm 1058 (olarak) (ki) savurdu onu **** rüzgârlar; ve oldu Allah her bir şey üzerine bir Muktedir 964 .
Arapça: 2183|18|45|واضرب لهم مثل الحيوه الدنيا كما انزلنه من السما فاختلط به نبات الارض فاصبح هشيما تذروه الريح وكان الله علي كل شي مقتدرا
Kehf Suresi - Ayet 54
Türkçe Meal: Ve ant olsun sarf 1061 ettik bu Kur'ân'da 850 insanlara her bir misalden 870 ; ve oldu insan çoğu şeye bir cedelleşen 1060 .
Arapça: 2192|18|54|ولقد صرفنا في هذا القران للناس من كل مثل وكان الانسن اكثر شي جدلا
Kehf Suresi - Ayet 109
Türkçe Meal: De ki: "Şayet olduysa (bile) bahr 236 bir mürekkep kelimelerine 416 Rabbimin 4 ; mutlak tükenir bahr 236 öncesi ki tükenir kelimeleri 416 Rabbimin 4 ; ve şayet geldiysek (de) misliyle 870 onun * bir medet 1037 olarak."
Arapça: 2247|18|109|قل لو كان البحر مدادا لكلمت ربي لنفد البحر قبل ان تنفد كلمت ربي ولو جينا بمثله مددا
Kehf Suresi - Ayet 110
Türkçe Meal: De ki * : "Ancak ki ben * bir beşerim 432 misli 870 sizlerin; vahy 603 ediliyor bana ki ancak ilâhınız 74 bir tek ilâhtır 74 ; öyle ki kim oldu rica eder karşılaşmayı Rabbine 4 ; öyle ki yapsın sâlih 777 bir amel 1072 ve şirk 71 koşmasın kulluğuyla 46 ** Rabbine 4 birini.
Arapça: 2248|18|110|قل انما انا بشر مثلكم يوحي الي انما الهكم اله وحد فمن كان يرجوا لقا ربه فليعمل عملا صلحا ولا يشرك بعباده ربه احدا
Tâ-Hâ Suresi - Ayet 58
Türkçe Meal: "Öyle ki mutlak geliriz * sana ** onun *** misli 870 bir sihirle 283 ; öyle ki yap aramıza ve arana bir vaat **** (ki) ihtilaf etmez ***** ona biz ve ne de sen seviyeli/düzgün bir mekan (olarak)."
Arapça: 2404|20|58|فلناتينك بسحر مثله فاجعل بيننا وبينك موعدا لا نخلفه نحن ولا انت مكانا سوي
Tâ-Hâ Suresi - Ayet 63
Türkçe Meal: Dediler * : "Doğrusu bunlar ** mutlak iki sihirbazdır 283 ; arzularlar ** ki çıkarsınlar ** sizleri yerinizden sihirleriyle 283 ve gidersinler ** tarîkatınızı 532 bir misal 870 **** (olarak).
Arapça: 2409|20|63|قالوا ان هذن لسحرن يريدان ان يخرجاكم من ارضكم بسحرهما ويذهبا بطريقتكم المثلي
Tâ-Hâ Suresi - Ayet 104
Türkçe Meal: Biz daha iyi bileniz ne derler dediği zaman onların daha * emsali 870 bir tarîkat 532 "ki kaldınız ancak bir gün."
Arapça: 2450|20|104|نحن اعلم بما يقولون اذ يقول امثلهم طريقه ان لبثتم الا يوما
Enbiyâ Suresi - Ayet 3
Türkçe Meal: Bir oyalanmasıdır kalplerinin 1121 ; ve sırlaştırdılar fısıldaşmayı zulmetmiş 257 kimseler; "Bu * mu? Ancak ki bir beşerdir 432 misli 870 sizlerin; öyle ki getirirsiniz ** sihri 283 ve sizler bakarsınız *** ."
Arapça: 2484|21|3|لاهيه قلوبهم واسروا النجوي الذين ظلموا هل هذا الا بشر مثلكم افتاتون السحر وانتم تبصرون
Enbiyâ Suresi - Ayet 84
Türkçe Meal: Öyle ki cevap verdik ona * ; öyle ki keşfettik neyse onunla ** (olan) zarardan; ve verdik ona * ehlini 568 onun *** ve mislini 870 onların **** onlarla ***** beraber; bir rahmettir 271 indimizden/katımızdan; ve zikirdir 78 kulluk 46 edenlere.
Arapça: 2565|21|84|فاستجبنا له فكشفنا ما به من ضر واتينه اهله ومثلهم معهم رحمه من عندنا وذكري للعبدين
Hac Suresi - Ayet 73
Türkçe Meal: Ey insanlar! Darp * edildi bir misal 870 ; öyle ki işitin onu ** ; doğrusu kimseler (ki) çağırırsınız *** Allah’ın astından asla yaratamazlar bir karasinek 1165 ; ve şayet toplandıysalar (bile) ona **** ; ve eğer kapsa onlardan karasinek 1165 bir şey; kurtaramazlar onu ***** ondan ****** ; zaaflaştı ******* talep eden ve talep edilen.
Arapça: 2666|22|73|يايها الناس ضرب مثل فاستمعوا له ان الذين تدعون من دون الله لن يخلقوا ذبابا ولو اجتمعوا له وان يسلبهم الذباب شيا لا يستنقذوه منه ضعف الطالب والمطلوب
Mü'minûn Suresi - Ayet 47
Türkçe Meal: Öyle ki dediler * : "İman 47 eder miyiz iki beşere 432 mislimiz 870 bizim ve ikisinin kavmi/toplumu bizlere 1176 kulluk 46 edenlerdir?"
Arapça: 2718|23|47|فقالوا انومن لبشرين مثلنا وقومهما لنا عبدون
Mü'minûn Suresi - Ayet 81
Türkçe Meal: Evet! Dediler evvelkilerin dediğinin mislini 870 .
Arapça: 2752|23|81|بل قالوا مثل ما قال الاولون
Nûr Suresi - Ayet 34
Türkçe Meal: Ve ant olsun indirdik üzerinize beyanatlı 620 ayetler 389 ; ve bir misal 870 kimselerden (ki) gelip geçti sizlerden önce; ve bir vaazlıdır 653 muttakilere 17 .
Arapça: 2823|24|34|ولقد انزلنا اليكم ايت مبينت ومثلا من الذين خلوا من قبلكم وموعظه للمتقين
Nûr Suresi - Ayet 35
Türkçe Meal: Allah nurudur * göklerin 162 ve yerin; O’nun ** nurunun misali 870 bir kandil 1201 gibidir; ondadır *** bir lamba **** ; lamba **** bir camdadır; cam (ki) sanki o inci bir kevkeb 159 ; yakılır ***** bir mübarek bir zeytin ağacından; değil bir doğulu ve ne de bir batılı; neredeyse yağı onun ****** ışıldar ve şayet asla temas etmese (bile) ona ******* bir ateş; bir nur üzerine bir nurdur; kılavuzlar Allah kendi nuruna dilediği kimseyi; ve darp eder ******** Allah emsal ********* insanlara; ve Allah her bir şeye bir Alîm’dir 8 .
Arapça: 2824|24|35|الله نور السموت والارض مثل نوره كمشكوه فيها مصباح المصباح في زجاجه الزجاجه كانها كوكب دري يوقد من شجره مبركه زيتونه لا شرقيه ولا غربيه يكاد زيتها يضي ولو لم تمسسه نار نور علي نور يهدي الله لنوره من يشا ويضرب الله الامثل للناس والله بكل شي عليم
Furkan Suresi - Ayet 9
Türkçe Meal: Bak nasıl darp * ettiler sana emsâl 870 ; öyle ki dalalete 128 düştüler; öyle ki itaat ** edemezler bir yola.
Arapça: 2862|25|9|انظر كيف ضربوا لك الامثل فضلوا فلا يستطيعون سبيلا
Furkan Suresi - Ayet 33
Türkçe Meal: Ve gelemezler sana bir misalle 870 dışında (ki) geldik sana * hakla/gerçekle; ve daha güzeldir bir tefsîr 1311 (olarak).
Arapça: 2886|25|33|ولا ياتونك بمثل الا جينك بالحق واحسن تفسيرا
Furkan Suresi - Ayet 39
Türkçe Meal: Ve her birine (ki) darp * ettik ona ** emsal 870 ; ve her birine (ki) tetbîr 1224 ettik bir tetbîr 1224 .
Arapça: 2892|25|39|وكلا ضربنا له الامثل وكلا تبرنا تتبيرا
Şuarâ Suresi - Ayet 154
Türkçe Meal: "Değilsin sen * bir beşer 432 dışında mislimiz 870 ; öyle ki gel bir ayetle 287 eğer olduysan sâdıklardan 182 ."
Arapça: 3084|26|154|ما انت الا بشر مثلنا فات بايه ان كنت من الصدقين
Şuarâ Suresi - Ayet 186
Türkçe Meal: "Ve değilsin sen * bir beşer 432 dışında mislimiz 870 ; ve doğrusu zannederiz ** seni * (ki) mutlak yalancılardansın."
Arapça: 3116|26|186|وما انت الا بشر مثلنا وان نظنك لمن الكذبين
Kasas Suresi - Ayet 48
Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman ki geldi onlara * hak/gerçek indimizden/katımızdan dediler ** : "Değil miydi verilmeli (ona) misli 870 verildiğinin Mûsâ’ya?"; ve hiç kâfirlik 25 etmezler mi verilmişe *** Mûsâ'ya önceden? Dediler ** : "İki sihirdir **** (ki) destekleşirler"; ve dediler ** : "Doğrusu biz her birine kâfirleriz 25 ."
Arapça: 3298|28|48|فلما جاهم الحق من عندنا قالوا لولا اوتي مثل ما اوتي موسي اولم يكفروا بما اوتي موسي من قبل قالوا سحران تظهرا وقالوا انا بكل كفرون
Kasas Suresi - Ayet 79
Türkçe Meal: Öyle ki çıktı * kavminin/toplumunun üzerine ** kendi ziynetinde 856 *** ; dedi kimseler (ki) arzularlar dünya hayatını: "Keşke bizlere (de olsa) misli 870 verilmişin Kârûn'a 1294 ; doğrusu o **** mutlak sahibidir azîm ***** bir şans."
Arapça: 3329|28|79|فخرج علي قومه في زينته قال الذين يريدون الحيوه الدنيا يليت لنا مثل ما اوتي قرون انه لذو حظ عظيم
Ankebût Suresi - Ayet 41
Türkçe Meal: Misali 870 kimselerin (ki) edindiler Allah’ın astından evliya 212 ; misali 870 gibidir örümcek (ki) edindi * bir ev ** ; ve doğrusu en gevşeği evlerin mutlak evidir örümceğin 1300 ; şayet olsaydılar bilirler.
Arapça: 3379|29|41|مثل الذين اتخذوا من دون الله اوليا كمثل العنكبوت اتخذت بيتا وان اوهن البيوت لبيت العنكبوت لو كانوا يعلمون
Ankebût Suresi - Ayet 43
Türkçe Meal: Ve işte şu emsaldir 870 (ki) darp ederiz * onu ** insanlara; ve değildir akleder 562 onu ** âlimler 1301 *** dışında.
Arapça: 3381|29|43|وتلك الامثل نضربها للناس وما يعقلها الا العلمون
Rûm Suresi - Ayet 28
Türkçe Meal: Darp * etti sizlere bir misali 870 kendi nefislerinizden 201 ; sizlere midir sağ ellerinizin 77 malik olduğundan hiçbir şürekâ 1293 (ki) rızıklandırdığımızda sizleri, öyle ki sizler onda ** bir seviyelisiniz *** ? Korkarsınız onlara **** korkunuz gibi kendi nefislerinize 870 ***** ; işte böyledir; tefsîl 651 ederiz ayetleri 454 aklerder 562 bir kavme/topluma.
Arapça: 3435|30|28|ضرب لكم مثلا من انفسكم هل لكم من ما ملكت ايمنكم من شركا في ما رزقنكم فانتم فيه سوا تخافونهم كخيفتكم انفسكم كذلك نفصل الايت لقوم يعقلون
Rûm Suresi - Ayet 58
Türkçe Meal: Ve ant olsun darp ettik * insanlara bu Kur'ân'da 850 her bir misalden 870 ; ve mutlak ki eğer gelseydin onlara bir ayetle 237 ; mutlak der kâfirlik etmiş kimseler ki "Sizler ** ancak batıllılarsınız 199 ".
Arapça: 3465|30|58|ولقد ضربنا للناس في هذا القران من كل مثل ولين جيتهم بايه ليقولن الذين كفروا ان انتم الا مبطلون
Fâtır Suresi - Ayet 14
Türkçe Meal: Eğer çağırsanız onları * işitemezler çağrınızı velev/şayet (ki) işittiler ** değildir cevap vermişler *** sizlere; ve kıyamet günü 148 kâfirlik 25 ederler şirk 71 koşmanıza; ve haber veremez sana (bu şekilde) misali 870 bir haberdar **** .
Arapça: 3672|35|14|ان تدعوهم لا يسمعوا دعاكم ولو سمعوا ما استجابوا لكم ويوم القيمه يكفرون بشرككم ولا ينبيك مثل خبير
Yâsin Suresi - Ayet 13
Türkçe Meal: Ve darp et * onlara bir misalini 870 (o) kentin ashâbının 194 (ki) geldiği zaman ona ** mürsel 368 .
Arapça: 3716|36|13|واضرب لهم مثلا اصحب القريه اذ جاها المرسلون
Yâsin Suresi - Ayet 15
Türkçe Meal: Dediler * : "Değilsiniz sizler ** bir beşer 432 (bizim) mislimiz 870 dışında; ve indirmiş değildir Rahmân 1 *** hiçbir şey *** ; değilsiniz sizler yalan söylerler ***** dışında."
Arapça: 3718|36|15|قالوا ما انتم الا بشر مثلنا وما انزل الرحمن من شي ان انتم الا تكذبون
Yâsin Suresi - Ayet 42
Türkçe Meal: Ve yarattık onlara mislinden 870 bindiklerinin * .
Arapça: 3745|36|42|وخلقنا لهم من مثله ما يركبون
Yâsin Suresi - Ayet 78
Türkçe Meal: Ve darp etti * bize bir misal 870 ve unuttu 1355 kendi yaratılışını (ki) dedi ** : "Kim hayat verir kemiklere ve o bir bozuşmuştur *** ?"
Arapça: 3781|36|78|وضرب لنا مثلا ونسي خلقه قال من يحي العظم وهي رميم
Yâsin Suresi - Ayet 81
Türkçe Meal: Ve olmaz mı ki yaratan gökleri 162 ve yeri bir muktedirlikle * (olmaz mı) üzerine ki yaratır mislini 870 onların? Evet! O ** Hallâk’tır 1010 ; Alîm’dir 8 .
Arapça: 3784|36|81|اوليس الذي خلق السموت والارض بقدر علي ان يخلق مثلهم بلي وهو الخلق العليم
Sâffât Suresi - Ayet 61
Türkçe Meal: Misline 870 bunun * ; öyle ki mutlak amel 1072 etsinler amel 1072 edenler.
Arapça: 3847|37|61|لمثل هذا فليعمل العملون
Fussilet Suresi - Ayet 13
Türkçe Meal: Öyle ki eğer yüz çevirirlerse; öyle ki de ki: "Uyardım sizleri bir yıldırıma 260 (karşı) (ki) Âd ve Semûd'un misli 870 yıldırımıdır 260 ."
Arapça: 4229|41|13|فان اعرضوا فقل انذرتكم صعقه مثل صعقه عاد وثمود
Zuhruf Suresi - Ayet 57
Türkçe Meal: Ve ne zaman ki darp edilir * Meryem oğlu bir misal 870 (olarak); (o) zaman senin ** kavmin/toplumun ondan *** yan dönerler/uzaklaşırlar.
Arapça: 4380|43|57|ولما ضرب ابن مريم مثلا اذا قومك منه يصدون
Zuhruf Suresi - Ayet 59
Türkçe Meal: Değildir o * bir kul 907 ** dışında; nimet verdik üzerine onun *** ; ve yaptık onu **** bir misal 870 İsrâîloğullarına 197 .
Arapça: 4382|43|59|ان هو الا عبد انعمنا عليه وجعلنه مثلا لبني اسريل
Mümtehine Suresi - Ayet 11
Türkçe Meal: Ve eğer geçip gittiyse bir şey eşlerinizden kâfir 25 erkeklere doğru; öyle ki akabinde/ardında oldunuz (böyle bir durumun aynısına karşı); öyle ki verin mislini 870 infak 743 ettiklerinin kimselere * (ki) gitti/terk etti eşleri ** onları * ; ve takvalı 21 olun Allah'a; ki sizler O’na *** müminlersiniz 27 .
Arapça: 5159|60|11|وان فاتكم شي من ازوجكم الي الكفار فعاقبتم فاتوا الذين ذهبت ازوجهم مثل ما انفقوا واتقوا الله الذي انتم به مومنون
Talâk Suresi - Ayet 12
Türkçe Meal: Allah (ki) yaratandır yedi gökleri 161 ve yerden mislini 870 onların * ; iner emir ** onların arasında; bilmeniz içindir *** ki Allah her bir şey üzerine bir Kadîr'dir 177 ; ve ki Allah muhakkak sardı/kuşattı her bir şeyi bir ilim 1143 **** (-le).
Arapça: 5227|65|12|الله الذي خلق سبع سموت ومن الارض مثلهن يتنزل الامر بينهن لتعلموا ان الله علي كل شي قدير وان الله قد احاط بكل شي علما
Fecr Suresi - Ayet 8
Türkçe Meal: Asla yaratılmayandır onun * misli 870 beldelerde 832 .
Arapça: 5999|89|8|التي لم يخلق مثلها في البلد