Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
18. Sûre · Ayet 57
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

18. Kehf Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

2195|18|57|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ فَأَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِىَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ إِنَّا جَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِن تَدْعُهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ فَلَن يَهْتَدُوٓا۟ إِذًا أَبَدًا

Latin Literal

57. Ve men azlemu mimmen zukkire bi âyâti rabbihî fe a’rada anhâ ve nesiye mâ kaddemet yedâh(yedâhu), innâ cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakren) ve in ted’uhum ilel hudâ fe len yehtedû izen ebedâ(ebeden).

Türkçe Çeviri

Ve kim daha zalimdir257 kimseden (ki) zikredildi78 Rabbinin4 ayetleri; öyle ki yüz çevirdi ondan* ve unuttu** iki elinin kıdemlendirdiğini***; doğrusu biz yaptık kalplerinin üzerine bir kın1053 ki fıkıh770 ederler onu****; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer çağırsan onları kılavuza192 doğru; öyle ki asla kılavuzlanmazlar192 o zaman ebediyen.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
3 mimmen kimseden مِمَّنْ -
4 zukkira zikredildi ذُكِّرَ ذكر
5 biayati ayetleri بِايَاتِ ايي
6 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
7 feea'rade öyle ki yüz çevirdi فَأَعْرَضَ عرض
8 anha ondan عَنْهَا -
9 ve nesiye ve unuttu وَنَسِيَ نسي
10 ma مَا -
11 kaddemet kıdemlendirdiğini قَدَّمَتْ قدم
12 yedahu ellerinin يَدَاهُ يدي
13 inna doğrusu biz إِنَّا -
14 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
15 ala üzerine عَلَىٰ -
16 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
17 ekinneten bir kın أَكِنَّةً كنن
18 en ki أَنْ -
19 yefkahuhu fıkıh ederler onu يَفْقَهُوهُ فقه
20 ve fi ve وَفِي -
21 azanihim kulaklarına اذَانِهِمْ اذن
22 vekran bir ağırlık وَقْرًا وقر
23 ve in ve eğer وَإِنْ -
24 ted'uhum çağırsan onları تَدْعُهُمْ دعو
25 ila doğru إِلَى -
26 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي
27 felen öyle ki asla فَلَنْ -
28 yehtedu doğru yola kılavuzlanmazlar يَهْتَدُوا هدي
29 izen o zaman إِذًا -
30 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد

Notlar

Not 1

*Ayetten.**Yüce Allah'a arşta verdiği sözü, ahdi unutur. ***Öne aldığını. ****Ayeti. Yüce Allah'ın ayetini kalplerindeki kınla anlarlar. Böylece ayetlerin hak/gerçek anlamlarını asla anlayamazlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kın

Kavram 1053

Kısa Açıklama:

1053Kılıç, hançer, kama gibi kesici araçların kendilerine özgü kaplarının ortak adı; buğdaygillerde olduğu gibi, yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm. Rabbimiz 17:46 ayetinde kâfir ve müşriklerin kalplerinin üzerinin kınlı olduğunu bildirmiştir. Bu kın bu insanların şerefli Kur'ân'ın doğru fıkıh etmesini, anlam vermesini engeller. Yanlış fıkıh etmelerine neden olur. Sağlam bir göze 5 numara astiğmat gözlüğü takılırsa o göz kitabı yanlış olur. Samimidir ancak yanlış anlam verir. Aynı şekilde sadece Kur'ân demeyen meal çevirenler de böyledir. Müşriklerse yani kalpleri bir kın içindeyse Kur'ân'ı yanlış fıkıh ederler; yanlış anlarlar. Rabbimiz bu kını onların kendilerine zulmetmesi sonucu yaratır. Bu kının oluşmasına izin verir. 17:46 ayetini yanlış çevirenler de vardır. "Kur'an'ı fıkıh etmesinler diye kalplerine kınlar yaptık" çevirisi asla doğru değildir.  

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Kehf Suresi - Ayet 57

Sure 18 Ayet 57 - Kehf/Büyük Mağara

Sure 18: Kehf/Büyük Mağara

Ayet No: 57 | Kur'an Ayet No: 2195 | ٱلْكَهْف

Arapça Metin (Harekeli)

2195|18|57|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ فَأَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِىَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ إِنَّا جَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِن تَدْعُهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ فَلَن يَهْتَدُوٓا۟ إِذًا أَبَدًا

Latin Literal

57. Ve men azlemu mimmen zukkire bi âyâti rabbihî fe a’rada anhâ ve nesiye mâ kaddemet yedâh(yedâhu), innâ cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakren) ve in ted’uhum ilel hudâ fe len yehtedû izen ebedâ(ebeden).

Türkçe Çeviri

Ve kim daha zalimdir257 kimseden (ki) zikredildi78 Rabbinin4 ayetleri; öyle ki yüz çevirdi ondan* ve unuttu** iki elinin kıdemlendirdiğini***; doğrusu biz yaptık kalplerinin üzerine bir kın1053 ki fıkıh770 ederler onu****; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer çağırsan onları kılavuza192 doğru; öyle ki asla kılavuzlanmazlar192 o zaman ebediyen.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
3 mimmen kimseden مِمَّنْ -
4 zukkira zikredildi ذُكِّرَ ذكر
5 biayati ayetleri بِايَاتِ ايي
6 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
7 feea'rade öyle ki yüz çevirdi فَأَعْرَضَ عرض
8 anha ondan عَنْهَا -
9 ve nesiye ve unuttu وَنَسِيَ نسي
10 ma مَا -
11 kaddemet kıdemlendirdiğini قَدَّمَتْ قدم
12 yedahu ellerinin يَدَاهُ يدي
13 inna doğrusu biz إِنَّا -
14 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
15 ala üzerine عَلَىٰ -
16 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
17 ekinneten bir kın أَكِنَّةً كنن
18 en ki أَنْ -
19 yefkahuhu fıkıh ederler onu يَفْقَهُوهُ فقه
20 ve fi ve وَفِي -
21 azanihim kulaklarına اذَانِهِمْ اذن
22 vekran bir ağırlık وَقْرًا وقر
23 ve in ve eğer وَإِنْ -
24 ted'uhum çağırsan onları تَدْعُهُمْ دعو
25 ila doğru إِلَى -
26 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي
27 felen öyle ki asla فَلَنْ -
28 yehtedu doğru yola kılavuzlanmazlar يَهْتَدُوا هدي
29 izen o zaman إِذًا -
30 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد

Notlar

Not 1

*Ayetten.**Yüce Allah'a arşta verdiği sözü, ahdi unutur. ***Öne aldığını. ****Ayeti. Yüce Allah'ın ayetini kalplerindeki kınla anlarlar. Böylece ayetlerin hak/gerçek anlamlarını asla anlayamazlar.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 4:

Rab


Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Kavram 78:

Zikir/zikr


Kısa Açıklama: 78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.
Kavram 192:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.


Kısa Açıklama: 192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.
Kavram 257:

Zalim, zulmetmek.


Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 
Kavram 770:

Fıkıh


Kısa Açıklama: 770 Anlamak, kavramak, iç yüzünü anlamak, anlayış, bilincine varmak.
Kavram 1053:

Kın


Kısa Açıklama: 1053 Kılıç, hançer, kama gibi kesici araçların kendilerine özgü kaplarının ortak adı; buğdaygillerde olduğu gibi, yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm. Rabbimiz 17:46 ayetinde kâfir ve müşriklerin kalplerinin üzerinin kınlı olduğunu bildirmiştir. Bu kın bu insanların şerefli Kur'ân'ın doğru fıkıh etmesini, anlam vermesini engeller. Yanlış fıkıh etmelerine neden olur. Sağlam bir göze 5 numara astiğmat gözlüğü takılırsa o göz kitabı yanlış olur. Samimidir ancak yanlış anlam verir. Aynı şekilde sadece Kur'ân demeyen meal çevirenler de böyledir. Müşriklerse yani kalpleri bir kın içindeyse Kur'ân'ı yanlış fıkıh ederler; yanlış anlarlar. Rabbimiz bu kını onların kendilerine zulmetmesi sonucu yaratır. Bu kının oluşmasına izin verir. 17:46 ayetini yanlış çevirenler de vardır. "Kur'an'ı fıkıh etmesinler diye kalplerine kınlar yaptık" çevirisi asla doğru değildir.