Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
2. Sûre · Ayet 283
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

2. Bakara Suresi

Ayet 283

Arapça Metin (Harekeli)

290|2|283|وَإِن كُنتُمْ عَلَىٰ سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا۟ كَاتِبًا فَرِهَٰنٌ مَّقْبُوضَةٌ فَإِنْ أَمِنَ بَعْضُكُم بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ ٱلَّذِى ٱؤْتُمِنَ أَمَٰنَتَهُۥ وَلْيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا تَكْتُمُوا۟ ٱلشَّهَٰدَةَ وَمَن يَكْتُمْهَا فَإِنَّهُۥٓ ءَاثِمٌ قَلْبُهُۥ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ

Latin Literal

283. Ve in kuntum alâ seferin ve lem tecidû kâtiben fe rihânun makbûdah(makbûdatun), fe in emine ba’dukum ba’dan felyueddillezî’tumine emânetehu velyettekıllâhe rabbeh(rabbehu), ve lâ tektumûş şehâdeh(şehâdete), ve men yektumhâ fe innehû âsimun kalbuh(kalbuhu), vallâhu bi mâ ta’melûne alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ve eğer olduysanız bir sefer üzerinde; ve asla bulamazsanız bir kâtip/yazıcı; öyle ki tutulan/alınan rehinelerdir (ipotek olarak); öyle ki eğer güvenirse bir kısmınız bir kısma öyle ki ödesin güvenilmiş kimse* emanetini**; ve takvalı21 olsun (güvenilmiş kimse) Allah’a; Rabbine4; gizlemeyin şahitliği/tanıklığı; ve kim gizledi onu; öyle ki doğrusu o (kimse); bir günahkardır onun kalbi; Allah yaptıklarınızı bilendir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
3 ala üzerinde عَلَىٰ -
4 seferin bir sefer سَفَرٍ سفر
5 velem ve asla وَلَمْ -
6 tecidu bulamazsanız تَجِدُوا وجد
7 katiben bir kâtip/yazıcı كَاتِبًا كتب
8 ferihanun öyle ki rehineler(ipotek yerine geçenler) فَرِهَانٌ رهن
9 mekbudetun tutulan/alınan مَقْبُوضَةٌ قبض
10 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
11 emine güvenirse أَمِنَ امن
12 bea'dukum bir kısmınız بَعْضُكُمْ بعض
13 bea'dan bir kısma بَعْضًا بعض
14 felyu'eddi öyle ki ödesin فَلْيُؤَدِّ ادي
15 llezi kimse الَّذِي -
16 tumine güvenilmiş اؤْتُمِنَ امن
17 emanetehu emanetini أَمَانَتَهُ امن
18 velyetteki ve takvalı olsun وَلْيَتَّقِ وقي
19 llahe Allah’a اللَّهَ -
20 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
21 ve la وَلَا -
22 tektumu gizlemeyin تَكْتُمُوا كتم
23 ş-şehadete şahitliği/tanıklığı الشَّهَادَةَ شهد
24 ve men ve kim وَمَنْ -
25 yektumha gizledi onu يَكْتُمْهَا كتم
26 feinnehu öyle ki doğrusu o فَإِنَّهُ -
27 asimun bir günahkardır اثِمٌ اثم
28 kalbuhu onun kalbi قَلْبُهُ قلب
29 vallahu Allah وَاللَّهُ -
30 bima بِمَا -
31 tea'melune yaptıklarınız تَعْمَلُونَ عمل
32 alimun bilendir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Kefil olan kimse.**Kefil olduğunu.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Bakara Suresi - Ayet 283

Sure 2 Ayet 283 - Bakara/Dişi Sığır

Sure 2: Bakara/Dişi Sığır

Ayet No: 283 | Kur'an Ayet No: 290 | ٱلْبَقَرَة

Arapça Metin (Harekeli)

290|2|283|وَإِن كُنتُمْ عَلَىٰ سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا۟ كَاتِبًا فَرِهَٰنٌ مَّقْبُوضَةٌ فَإِنْ أَمِنَ بَعْضُكُم بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ ٱلَّذِى ٱؤْتُمِنَ أَمَٰنَتَهُۥ وَلْيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا تَكْتُمُوا۟ ٱلشَّهَٰدَةَ وَمَن يَكْتُمْهَا فَإِنَّهُۥٓ ءَاثِمٌ قَلْبُهُۥ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ

Latin Literal

283. Ve in kuntum alâ seferin ve lem tecidû kâtiben fe rihânun makbûdah(makbûdatun), fe in emine ba’dukum ba’dan felyueddillezî’tumine emânetehu velyettekıllâhe rabbeh(rabbehu), ve lâ tektumûş şehâdeh(şehâdete), ve men yektumhâ fe innehû âsimun kalbuh(kalbuhu), vallâhu bi mâ ta’melûne alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ve eğer olduysanız bir sefer üzerinde; ve asla bulamazsanız bir kâtip/yazıcı; öyle ki tutulan/alınan rehinelerdir (ipotek olarak); öyle ki eğer güvenirse bir kısmınız bir kısma öyle ki ödesin güvenilmiş kimse* emanetini**; ve takvalı21 olsun (güvenilmiş kimse) Allah’a; Rabbine4; gizlemeyin şahitliği/tanıklığı; ve kim gizledi onu; öyle ki doğrusu o (kimse); bir günahkardır onun kalbi; Allah yaptıklarınızı bilendir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
3 ala üzerinde عَلَىٰ -
4 seferin bir sefer سَفَرٍ سفر
5 velem ve asla وَلَمْ -
6 tecidu bulamazsanız تَجِدُوا وجد
7 katiben bir kâtip/yazıcı كَاتِبًا كتب
8 ferihanun öyle ki rehineler(ipotek yerine geçenler) فَرِهَانٌ رهن
9 mekbudetun tutulan/alınan مَقْبُوضَةٌ قبض
10 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
11 emine güvenirse أَمِنَ امن
12 bea'dukum bir kısmınız بَعْضُكُمْ بعض
13 bea'dan bir kısma بَعْضًا بعض
14 felyu'eddi öyle ki ödesin فَلْيُؤَدِّ ادي
15 llezi kimse الَّذِي -
16 tumine güvenilmiş اؤْتُمِنَ امن
17 emanetehu emanetini أَمَانَتَهُ امن
18 velyetteki ve takvalı olsun وَلْيَتَّقِ وقي
19 llahe Allah’a اللَّهَ -
20 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
21 ve la وَلَا -
22 tektumu gizlemeyin تَكْتُمُوا كتم
23 ş-şehadete şahitliği/tanıklığı الشَّهَادَةَ شهد
24 ve men ve kim وَمَنْ -
25 yektumha gizledi onu يَكْتُمْهَا كتم
26 feinnehu öyle ki doğrusu o فَإِنَّهُ -
27 asimun bir günahkardır اثِمٌ اثم
28 kalbuhu onun kalbi قَلْبُهُ قلب
29 vallahu Allah وَاللَّهُ -
30 bima بِمَا -
31 tea'melune yaptıklarınız تَعْمَلُونَ عمل
32 alimun bilendir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Kefil olan kimse.**Kefil olduğunu.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 4:

Rab


Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Kavram 21:

Takva


Kısa Açıklama: 21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.