Enbiyâ Suresi - Ayet 87
Sure 21: Enbiyâ/Nebiler
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve sahibi NuN*; gittiği zaman kızgın; öyle ki zannetti ki asla güç yetirmeyiz ona; öyle ki nida etti** karanlıklarda ki: “Yoktur ilâh74 senin dışında; Subhân'sın7 sen; doğrusu ben oldum zalimlerden257.”
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve za | ve sahibi | وَذَا | - |
| 2 | n-nuni | NuN | النُّونِ | نون |
| 3 | iz | zaman | إِذْ | - |
| 4 | zehebe | gittiği | ذَهَبَ | ذهب |
| 5 | mugadiben | kızgın | مُغَاضِبًا | غضب |
| 6 | fe zenne | öyle ki zannetti | فَظَنَّ | ظنن |
| 7 | en | ki | أَنْ | - |
| 8 | len | asla | لَنْ | - |
| 9 | nekdira | güç yetirmeyiz | نَقْدِرَ | قدر |
| 10 | aleyhi | ona | عَلَيْهِ | - |
| 11 | fenada | o durumda nida etti | فَنَادَىٰ | ندو |
| 12 | fi | içinde | فِي | - |
| 13 | z-zulumati | karanlıklar | الظُّلُمَاتِ | ظلم |
| 14 | en | ki | أَنْ | - |
| 15 | la | yoktur | لَا | - |
| 16 | ilahe | ilah | إِلَٰهَ | اله |
| 17 | illa | dışında | إِلَّا | - |
| 18 | ente | senin | أَنْتَ | - |
| 19 | subhaneke | subhânsın sen/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirensin sen | سُبْحَانَكَ | سبح |
| 20 | inni | doğrusu ben | إِنِّي | - |
| 21 | kuntu | oldum | كُنْتُ | كون |
| 22 | mine | مِنَ | - | |
| 23 | z-zalimine | zalimlerden | الظَّالِمِينَ | ظلم |
Notlar
Not 1
*İki N harfi sahibi. Yunus peygamber işaret edilmiştir. **Seslendi.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Subhân
Kısa Açıklama: 7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.
ilâh
Kısa Açıklama: 74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.
Zalim, zulmetmek.
Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.