48:29. Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, Kâfirlere1 karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; rükû ederken2, secde ederken3 ve Allah’tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir.4 İşte bunlar, onların Tevrat’taki örnekleridir. İncil’deki örnekleri de filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, Kâfirlere onlarla üzüntü vermektedir. Allah, inanıp salihatı5 yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.1- Bkz. 48:25. Ayetin dipnotu. 2- Şirk koşmaksızın Allah’a bağlılığı ortaya koymak, buyruklarına içtenlikle teslim olmak. 3- Şirk koşmaksızın Allah’a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. 4- Secde; tam bir teslimiyet içinde Allah’a bağlılık göstermek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek ve içtenlikle boyun eğmek demektir. Bütün bir varlığın Allah’ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olması, boyun bükmesidir. 5- Bkz. 45:21. Ayetin dipnotu.48:29. Mohammad (is) God’s messenger, and those who with him (are) strong over the disbelievers, merciful between them, you see them bowing, prostrating wishing/desiring grace/favour from God, and an acceptance/approval , their marks/identifications/expressions (are) in their faces/fronts from the prostration’s trace/sign , that (is) their example in the Torah, and their example in the Bible/New Testament , as/like a plant/crop, it brought out/emerged its sprout/shoot , so it surrounded and strengthened it, so it hardened/thickened , so it straightened/leveled on its stem, it pleases/marvels the sowers/seeders/planters to anger/enrage with it the disbelievers, God promised those who believed and made/did the correct/righteous deeds from them, forgiveness and a great reward.