Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
6. Sûre · Ayet 68
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

6. En'âm Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

857|6|68|وَإِذَا رَأَيْتَ ٱلَّذِينَ يَخُوضُونَ فِىٓ ءَايَٰتِنَا فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتَّىٰ يَخُوضُوا۟ فِى حَدِيثٍ غَيْرِهِۦ وَإِمَّا يُنسِيَنَّكَ ٱلشَّيْطَٰنُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ ٱلذِّكْرَىٰ مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

68. Ve izâ reeytellezîne yahûdûne fî âyâtinâ fe a’rıd anhum hattâ yahûdû fî hadîsin gayrih(gayrihî), ve immâ yunsiyennekeş şeytânu fe lâ tak’ud ba’dez zikrâ meal kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve gördüğün zaman kimseleri (ki) dalarlar* ayetlerimize; yüz çevir onlardan**; ta ki dalarlar* onun başkası bir söze***; ve unutturursa**** sana şeytân29; öyle ki oturma zikir/hatırlama sonrası zalimler257 kavmiyle/topluluğuyla birlikte.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 raeyte gördüğün رَأَيْتَ راي
3 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
4 yehudune (münasebetsizliğe) dalarlar يَخُوضُونَ خوض
5 fi فِي -
6 ayatina ayetlerimize ايَاتِنَا ايي
7 feea'rid yüz çevir فَأَعْرِضْ عرض
8 anhum onlardan عَنْهُمْ -
9 hatta taki حَتَّىٰ -
10 yehudu dalarlar يَخُوضُوا خوض
11 fi فِي -
12 hadisin bir söze حَدِيثٍ حدث
13 gayrihi onun başkasına غَيْرِهِ غير
14 ve imma ve وَإِمَّا -
15 yunsiyenneke unutturursa sana يُنْسِيَنَّكَ نسي
16 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
17 fela öyle ki فَلَا -
18 tek'ud oturma تَقْعُدْ قعد
19 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
20 z-zikra zikir/hatırlama الذِّكْرَىٰ ذكر
21 mea birlikte مَعَ -
22 l-kavmi kavmiyle/topluluğuyla الْقَوْمِ قوم
23 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kur'an ayetleri hakkında ileri-geri, laubali, ciddiyetsiz şekilde sokak ağzıyla konuşmak. **Görüldüğü üzere "Kur'an ayetlerine iman etmeyenleri öldürün, kesin, doğrayın, savaş açın onlara" gibi bir emir yoktur. Sadece yüz çevrilir. ***Kur'an ayetleri sıradan sözler değildir. Laubali şekilde dalınabilecek diğer sözler gibi değildir. ****Anlarız ki resûller de diğer insanlar gibi en büyük şeytân olan iblîs ve soyunun vesvesesinden/fısıldamasından münezzeh değildir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

Kısa Açıklama:

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Detaylı Açıklama:

Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

En'âm Suresi - Ayet 68

Sure 6 Ayet 68 - En'âm/Büyük Başlar, Küçük Başlar ve Develer

Sure 6: En'âm/Büyük Başlar, Küçük Başlar ve Develer

Ayet No: 68 | Kur'an Ayet No: 857 | ٱلْأَنْعَام

Arapça Metin (Harekeli)

857|6|68|وَإِذَا رَأَيْتَ ٱلَّذِينَ يَخُوضُونَ فِىٓ ءَايَٰتِنَا فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتَّىٰ يَخُوضُوا۟ فِى حَدِيثٍ غَيْرِهِۦ وَإِمَّا يُنسِيَنَّكَ ٱلشَّيْطَٰنُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ ٱلذِّكْرَىٰ مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

68. Ve izâ reeytellezîne yahûdûne fî âyâtinâ fe a’rıd anhum hattâ yahûdû fî hadîsin gayrih(gayrihî), ve immâ yunsiyennekeş şeytânu fe lâ tak’ud ba’dez zikrâ meal kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve gördüğün zaman kimseleri (ki) dalarlar* ayetlerimize; yüz çevir onlardan**; ta ki dalarlar* onun başkası bir söze***; ve unutturursa**** sana şeytân29; öyle ki oturma zikir/hatırlama sonrası zalimler257 kavmiyle/topluluğuyla birlikte.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 raeyte gördüğün رَأَيْتَ راي
3 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
4 yehudune (münasebetsizliğe) dalarlar يَخُوضُونَ خوض
5 fi فِي -
6 ayatina ayetlerimize ايَاتِنَا ايي
7 feea'rid yüz çevir فَأَعْرِضْ عرض
8 anhum onlardan عَنْهُمْ -
9 hatta taki حَتَّىٰ -
10 yehudu dalarlar يَخُوضُوا خوض
11 fi فِي -
12 hadisin bir söze حَدِيثٍ حدث
13 gayrihi onun başkasına غَيْرِهِ غير
14 ve imma ve وَإِمَّا -
15 yunsiyenneke unutturursa sana يُنْسِيَنَّكَ نسي
16 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
17 fela öyle ki فَلَا -
18 tek'ud oturma تَقْعُدْ قعد
19 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
20 z-zikra zikir/hatırlama الذِّكْرَىٰ ذكر
21 mea birlikte مَعَ -
22 l-kavmi kavmiyle/topluluğuyla الْقَوْمِ قوم
23 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kur'an ayetleri hakkında ileri-geri, laubali, ciddiyetsiz şekilde sokak ağzıyla konuşmak. **Görüldüğü üzere "Kur'an ayetlerine iman etmeyenleri öldürün, kesin, doğrayın, savaş açın onlara" gibi bir emir yoktur. Sadece yüz çevrilir. ***Kur'an ayetleri sıradan sözler değildir. Laubali şekilde dalınabilecek diğer sözler gibi değildir. ****Anlarız ki resûller de diğer insanlar gibi en büyük şeytân olan iblîs ve soyunun vesvesesinden/fısıldamasından münezzeh değildir.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 29:

Şeytân


Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.
Kavram 257:

Zalim, zulmetmek.


Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.