Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
7. Sûre · Ayet 22
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

7. A'râf Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

976|7|22|فَدَلَّىٰهُمَا بِغُرُورٍ فَلَمَّا ذَاقَا ٱلشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَنَادَىٰهُمَا رَبُّهُمَآ أَلَمْ أَنْهَكُمَا عَن تِلْكُمَا ٱلشَّجَرَةِ وَأَقُل لَّكُمَآ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُّبِينٌ

Latin Literal

22. Fedellâhumâ bi gurûr(gurûrin), fe lemmâ zâkâş şecerete bedet lehumâ sev’âtuhumâ ve tafikâ yahsıfâni aleyhimâ min varakıl cenneh(cenneti), ve nâdâhumâ rabbuhumâ e lem enhekumâ an tilkumeş şecereti ve ekul lekumâ inneş şeytâne lekumâ aduvvun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kılavuzluk/delalet etti* ikisine** kandırmayla/aldatmayla; öyle ki ne zaman tattı ikisi ağacı691; göründü ikisine çirkin yerleri***; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üzerlerine cennet**** yapraklarından; ve nida etti/seslendi ikisine** Rableri4: "Asla men etmedim mi ikinizi** şu ağaçtan691; ve demedim mi ikinize** doğrusu şeytân29 ikinize apaçık bir düşmandır."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fedellahuma öyle ki kılavuzluk/delalet etti ikisine فَدَلَّاهُمَا دلل
2 bigururin kandırmayla/aldatmayla بِغُرُورٍ غرر
3 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
4 zaka tattılar ذَاقَا ذوق
5 ş-şecerate ağacı الشَّجَرَةَ شجر
6 bedet göründü بَدَتْ بدو
7 lehuma ikisine لَهُمَا -
8 sev'atuhuma çirkin yerleri سَوْاتُهُمَا سوا
9 ve tafika ve hemen başladılar وَطَفِقَا طفق
10 yehsifani ilmikleyip/bağlayıp örtmeye يَخْصِفَانِ خصف
11 aleyhima üzerlerine عَلَيْهِمَا -
12 min مِنْ -
13 veraki yapraklarından وَرَقِ ورق
14 l-cenneti cennet الْجَنَّةِ جنن
15 ve nadahuma ve nida etti وَنَادَاهُمَا ندو
16 rabbuhuma Rableri رَبُّهُمَا ربب
17 elem asla أَلَمْ -
18 enhekuma men etmedim mi ikinizi أَنْهَكُمَا نهي
19 an عَنْ -
20 tilkuma şu تِلْكُمَا -
21 ş-şecerati ağaçtan الشَّجَرَةِ شجر
22 ve ekul ve demedim mi وَأَقُلْ قول
23 lekuma ikinize لَكُمَا -
24 inne doğrusu إِنَّ -
25 ş-şeytane şeytan الشَّيْطَانَ شطن
26 lekuma ikinize لَكُمَا -
27 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
28 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Şeytân.**Âdem ve eşine. Erkek insana ve kadın insana.***Cinsel organ bölgeleri.****İlk cennetimiz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

Kısa Açıklama:

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Detaylı Açıklama:

Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

A'râf Suresi - Ayet 22

Sure 7 Ayet 22 - A'râf/Üst Boyutlara Yükselme Portalleri

Sure 7: A'râf/Üst Boyutlara Yükselme Portalleri

Ayet No: 22 | Kur'an Ayet No: 976 | ٱلْأَعْرَاف

Arapça Metin (Harekeli)

976|7|22|فَدَلَّىٰهُمَا بِغُرُورٍ فَلَمَّا ذَاقَا ٱلشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَنَادَىٰهُمَا رَبُّهُمَآ أَلَمْ أَنْهَكُمَا عَن تِلْكُمَا ٱلشَّجَرَةِ وَأَقُل لَّكُمَآ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُّبِينٌ

Latin Literal

22. Fedellâhumâ bi gurûr(gurûrin), fe lemmâ zâkâş şecerete bedet lehumâ sev’âtuhumâ ve tafikâ yahsıfâni aleyhimâ min varakıl cenneh(cenneti), ve nâdâhumâ rabbuhumâ e lem enhekumâ an tilkumeş şecereti ve ekul lekumâ inneş şeytâne lekumâ aduvvun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kılavuzluk/delalet etti* ikisine** kandırmayla/aldatmayla; öyle ki ne zaman tattı ikisi ağacı691; göründü ikisine çirkin yerleri***; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üzerlerine cennet**** yapraklarından; ve nida etti/seslendi ikisine** Rableri4: "Asla men etmedim mi ikinizi** şu ağaçtan691; ve demedim mi ikinize** doğrusu şeytân29 ikinize apaçık bir düşmandır."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fedellahuma öyle ki kılavuzluk/delalet etti ikisine فَدَلَّاهُمَا دلل
2 bigururin kandırmayla/aldatmayla بِغُرُورٍ غرر
3 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
4 zaka tattılar ذَاقَا ذوق
5 ş-şecerate ağacı الشَّجَرَةَ شجر
6 bedet göründü بَدَتْ بدو
7 lehuma ikisine لَهُمَا -
8 sev'atuhuma çirkin yerleri سَوْاتُهُمَا سوا
9 ve tafika ve hemen başladılar وَطَفِقَا طفق
10 yehsifani ilmikleyip/bağlayıp örtmeye يَخْصِفَانِ خصف
11 aleyhima üzerlerine عَلَيْهِمَا -
12 min مِنْ -
13 veraki yapraklarından وَرَقِ ورق
14 l-cenneti cennet الْجَنَّةِ جنن
15 ve nadahuma ve nida etti وَنَادَاهُمَا ندو
16 rabbuhuma Rableri رَبُّهُمَا ربب
17 elem asla أَلَمْ -
18 enhekuma men etmedim mi ikinizi أَنْهَكُمَا نهي
19 an عَنْ -
20 tilkuma şu تِلْكُمَا -
21 ş-şecerati ağaçtan الشَّجَرَةِ شجر
22 ve ekul ve demedim mi وَأَقُلْ قول
23 lekuma ikinize لَكُمَا -
24 inne doğrusu إِنَّ -
25 ş-şeytane şeytan الشَّيْطَانَ شطن
26 lekuma ikinize لَكُمَا -
27 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
28 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Şeytân.**Âdem ve eşine. Erkek insana ve kadın insana.***Cinsel organ bölgeleri.****İlk cennetimiz.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 4:

Rab


Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Kavram 29:

Şeytân


Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.
Kavram 691:

İlk cennet evreninde hepimizin tattığı ölümsüzlük ağacı. İlk cennette bulunan ağaç.


Kısa Açıklama: 691 İlk cennet evrenimizde iblisin kandırmasıyla Yüce Allah'ın ilâhlık sıfatına ortak koştuğumuz ağaç. İblis bu ağaçtan tattığımızda ölümsüzler olacağımız yalanıyla hepimizi kandırdı ve ilk cennet evreninden çıkmamıza neden oldu. Bizler Yüce Allah'ı çağırmak yerine bir ağaca bel bağladık. Ağacın bizlere ilâhi yardım edeceğine inandık. Bu günahın bedelini ilk cennetten öldürülerek çıkarılmayla ödedik. Ancak Rabbimiz yine bizim tevbemizi kabul etti ve bizlere 2. bir şans verdi. Daha alçak olan bir evrene gönderildik. İblisle olan sınavın 2. periyodunu şu an yaşamaktayız.