A'râf Suresi - Ayet 96
Sure 7: A'râf/Üst Boyutlara Yükselme Portalleri
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve şayet ki kentlerin ehli568 (olanlar) iman47 etselerdi ve takvalı21 olsalardı; öyle ki açardık üzerlerine bereketler gökten180 ve yerden; velakin/fakat yalanladılar244; öyle ki tuttuk onları kazanır olduklarıyla.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | velev | ve şayet | وَلَوْ | - |
| 2 | enne | ki | أَنَّ | - |
| 3 | ehle | ehli | أَهْلَ | اهل |
| 4 | l-kura | kentlerin | الْقُرَىٰ | قري |
| 5 | amenu | iman etselerdi | امَنُوا | امن |
| 6 | vettekav | ve takvalı olsalardı | وَاتَّقَوْا | وقي |
| 7 | lefetehna | öyle ki açardık | لَفَتَحْنَا | فتح |
| 8 | aleyhim | üzerlerine | عَلَيْهِمْ | - |
| 9 | berakatin | bereketler | بَرَكَاتٍ | برك |
| 10 | mine | مِنَ | - | |
| 11 | s-semai | gökten | السَّمَاءِ | سمو |
| 12 | vel'erdi | ve yerden | وَالْأَرْضِ | ارض |
| 13 | velakin | velakin/fakat | وَلَٰكِنْ | - |
| 14 | kezzebu | yalanladılar | كَذَّبُوا | كذب |
| 15 | feehaznahum | öyle ki tuttuk onları | فَأَخَذْنَاهُمْ | اخذ |
| 16 | bima | بِمَا | - | |
| 17 | kanu | olduklarıyla | كَانُوا | كون |
| 18 | yeksibune | kazanırlar | يَكْسِبُونَ | كسب |
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Takva
Kısa Açıklama: 21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.
iman
Kısa Açıklama: 47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.
gök; göğü
Kısa Açıklama: 180 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır.
Yalanlama
Kısa Açıklama: 244 Yanıltmak, aldatmak, kandırmak, hakkında yalan söylemek, yanlış yönlendirmek, onaylamamak, inkâr etmek. İşaret edilen şeyi inkâr etmemekle birlikte onun hakkında yanıltıcı, gerçek dışı uyduruk şeylere tabi olmak da tam olarak aynı kelimeyle işaret edilir.
Ahali, ehli.
Kısa Açıklama: 568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.