Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
28. Sûre · Ayet 15
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

28. Kasas Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

3265|28|15|وَدَخَلَ ٱلْمَدِينَةَ عَلَىٰ حِينِ غَفْلَةٍ مِّنْ أَهْلِهَا فَوَجَدَ فِيهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِ هَٰذَا مِن شِيعَتِهِۦ وَهَٰذَا مِنْ عَدُوِّهِۦ فَٱسْتَغَٰثَهُ ٱلَّذِى مِن شِيعَتِهِۦ عَلَى ٱلَّذِى مِنْ عَدُوِّهِۦ فَوَكَزَهُۥ مُوسَىٰ فَقَضَىٰ عَلَيْهِ قَالَ هَٰذَا مِنْ عَمَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ عَدُوٌّ مُّضِلٌّ مُّبِينٌ

Latin Literal

15. Ve dehalel medînete alâ hîni gafletin min ehlihâ fe vecede fîhâ raculeyni yaktetilâni hâzâ min şîatihî ve hâzâ min aduvvih(aduvvihî), festegâsehullezî min şîatihî alellezî min aduvvihî, fe vekezehu mûsâ fe kadâ aleyhi kâle hâzâ min ameliş şeytân(şeytâni), innehu aduvvun mudillun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve girdi* şehre** üzerine bir an (ki) bir gaflet*** (-le) ehlinden568; öyle ki buldu* orada**** iki adam (ki) katlediyorlardı35 (ikisi); bu onun***** şîa'tındandı1089; ve bu onun***** düşmanındandı; öyle ki yardım/destek talep etti ona****** onun***** şîa'tından1089 (olan) kimse onun***** düşmanından (olan) kimse üzerine; öyle ki yumrukladı onu******* Mûsâ; öyle ki tamamladı******** onun üzerine; dedi*: "Bu amelindendir1072 şeytânın29; doğrusu o********* bir düşmandır; mubîn1194 bir dalalete128 düşürendir."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve dehale ve girdi وَدَخَلَ دخل
2 l-medinete şehre الْمَدِينَةَ مدن
3 ala üzerine عَلَىٰ -
4 hini bir an حِينِ حين
5 gafletin bir gaflet (-le) غَفْلَةٍ غفل
6 min مِنْ -
7 ehliha ehlinden أَهْلِهَا اهل
8 fe vecede öyle ki buldu فَوَجَدَ وجد
9 fiha orada فِيهَا -
10 raculeyni iki adam رَجُلَيْنِ رجل
11 yektetilani katlediyorlardı (ikisi) يَقْتَتِلَانِ قتل
12 haza bu هَٰذَا -
13 min مِنْ -
14 şiatihi onun şîa’tındandı شِيعَتِهِ شيع
15 ve haza ve bu وَهَٰذَا -
16 min مِنْ -
17 aduvvihi onun düşmanındandı عَدُوِّهِ عدو
18 festegasehu öyle ki yardım talep etti ona فَاسْتَغَاثَهُ غوث
19 llezi kimse الَّذِي -
20 min مِنْ -
21 şiatihi onun şîa’tından شِيعَتِهِ شيع
22 ala üzerine عَلَى -
23 llezi kimse الَّذِي -
24 min مِنْ -
25 aduvvihi onun düşmanından عَدُوِّهِ عدو
26 fevekezehu öyle ki yumrukladı onu فَوَكَزَهُ وكز
27 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
28 fe kada öyle ki tamamladı فَقَضَىٰ قضي
29 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
30 kale dedi قَالَ قول
31 haza bu هَٰذَا -
32 min مِنْ -
33 ameli amelindendir عَمَلِ عمل
34 ş-şeytani şeytânın الشَّيْطَانِ شطن
35 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
36 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
37 mudillun bir dalalete düşüren مُضِلٌّ ضلل
38 mubinun bir mubin مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Teb'e; Lüksor'a.

***Daha dikkatini ehline vermemişken, onlar hakkında henüz bir aymazken.

****Şehirde.

*****Mûsâ'nın.

******Mûsâ'ya.

*******Düşman taraftaki kimseyi.

********Katletmeyi Mûsâ.

*********Şeytân.


📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

Kısa Açıklama:

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Detaylı Açıklama:

Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Kasas Suresi - Ayet 15

Sure 28 Ayet 15 - Kasas/Kıssalar

Sure 28: Kasas/Kıssalar

Ayet No: 15 | Kur'an Ayet No: 3265 | ٱلْقَصَص

Arapça Metin (Harekeli)

3265|28|15|وَدَخَلَ ٱلْمَدِينَةَ عَلَىٰ حِينِ غَفْلَةٍ مِّنْ أَهْلِهَا فَوَجَدَ فِيهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِ هَٰذَا مِن شِيعَتِهِۦ وَهَٰذَا مِنْ عَدُوِّهِۦ فَٱسْتَغَٰثَهُ ٱلَّذِى مِن شِيعَتِهِۦ عَلَى ٱلَّذِى مِنْ عَدُوِّهِۦ فَوَكَزَهُۥ مُوسَىٰ فَقَضَىٰ عَلَيْهِ قَالَ هَٰذَا مِنْ عَمَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ عَدُوٌّ مُّضِلٌّ مُّبِينٌ

Latin Literal

15. Ve dehalel medînete alâ hîni gafletin min ehlihâ fe vecede fîhâ raculeyni yaktetilâni hâzâ min şîatihî ve hâzâ min aduvvih(aduvvihî), festegâsehullezî min şîatihî alellezî min aduvvihî, fe vekezehu mûsâ fe kadâ aleyhi kâle hâzâ min ameliş şeytân(şeytâni), innehu aduvvun mudillun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve girdi* şehre** üzerine bir an (ki) bir gaflet*** (-le) ehlinden568; öyle ki buldu* orada**** iki adam (ki) katlediyorlardı35 (ikisi); bu onun***** şîa'tındandı1089; ve bu onun***** düşmanındandı; öyle ki yardım/destek talep etti ona****** onun***** şîa'tından1089 (olan) kimse onun***** düşmanından (olan) kimse üzerine; öyle ki yumrukladı onu******* Mûsâ; öyle ki tamamladı******** onun üzerine; dedi*: "Bu amelindendir1072 şeytânın29; doğrusu o********* bir düşmandır; mubîn1194 bir dalalete128 düşürendir."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve dehale ve girdi وَدَخَلَ دخل
2 l-medinete şehre الْمَدِينَةَ مدن
3 ala üzerine عَلَىٰ -
4 hini bir an حِينِ حين
5 gafletin bir gaflet (-le) غَفْلَةٍ غفل
6 min مِنْ -
7 ehliha ehlinden أَهْلِهَا اهل
8 fe vecede öyle ki buldu فَوَجَدَ وجد
9 fiha orada فِيهَا -
10 raculeyni iki adam رَجُلَيْنِ رجل
11 yektetilani katlediyorlardı (ikisi) يَقْتَتِلَانِ قتل
12 haza bu هَٰذَا -
13 min مِنْ -
14 şiatihi onun şîa’tındandı شِيعَتِهِ شيع
15 ve haza ve bu وَهَٰذَا -
16 min مِنْ -
17 aduvvihi onun düşmanındandı عَدُوِّهِ عدو
18 festegasehu öyle ki yardım talep etti ona فَاسْتَغَاثَهُ غوث
19 llezi kimse الَّذِي -
20 min مِنْ -
21 şiatihi onun şîa’tından شِيعَتِهِ شيع
22 ala üzerine عَلَى -
23 llezi kimse الَّذِي -
24 min مِنْ -
25 aduvvihi onun düşmanından عَدُوِّهِ عدو
26 fevekezehu öyle ki yumrukladı onu فَوَكَزَهُ وكز
27 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
28 fe kada öyle ki tamamladı فَقَضَىٰ قضي
29 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
30 kale dedi قَالَ قول
31 haza bu هَٰذَا -
32 min مِنْ -
33 ameli amelindendir عَمَلِ عمل
34 ş-şeytani şeytânın الشَّيْطَانِ شطن
35 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
36 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
37 mudillun bir dalalete düşüren مُضِلٌّ ضلل
38 mubinun bir mubin مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Teb'e; Lüksor'a.

***Daha dikkatini ehline vermemişken, onlar hakkında henüz bir aymazken.

****Şehirde.

*****Mûsâ'nın.

******Mûsâ'ya.

*******Düşman taraftaki kimseyi.

********Katletmeyi Mûsâ.

*********Şeytân.


Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 29:

Şeytân


Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.
Kavram 35:

Katletmek 


Kısa Açıklama: 35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.
Kavram 128:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 


Kısa Açıklama: 128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.
Kavram 568:

Ahali, ehli.


Kısa Açıklama: 568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 
Kavram 1072:

Amel


Kısa Açıklama: 1072 Yapma, etme, uygulama.
Kavram 1089:

Şîa'


Kısa Açıklama: 1089 Taraftar, partizan, bağlılar, takipçiler.
Kavram 1194:

Mubîn


Kısa Açıklama: 1194 Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.