Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
🧠 AI Entegrasyonu
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 1089:

Şîa'

Bu kavram 4 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

1089Taraftar, partizan, bağlılar, takipçiler.

19. Meryem Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

2317|19|69|ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِيعَةٍ أَيُّهُمْ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحْمَٰنِ عِتِيًّا

Latin Literal

69. Summe le nenzianne min kulli şîatin eyyuhum eşeddu aler rahmâni ıtiyyâ(ıtiyyen).

Türkçe Çeviri

Sonra mutlak çekip alırız* her bir şîa’dan1089 (ki) hangisi onların daha şiddetlidir Rahmân'a karşı bir inatçı/dirençli cüretkar** (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 lenenzianne mutlak çekip alırız لَنَنْزِعَنَّ نزع
3 min مِنْ -
4 kulli her كُلِّ كلل
5 şiatin bir şîa’dan شِيعَةٍ شيع
6 eyyuhum hangisi onların أَيُّهُمْ -
7 eşeddu daha şiddetlidir أَشَدُّ شدد
8 ala karşı عَلَى -
9 r-rahmani Rahmân'a الرَّحْمَٰنِ رحم
10 itiyyen inatçı/dirençli cüretkar عِتِيًّا عتو

Notlar

Not 1

*İnsanlardan ve şeytânlardan oluşan bu topluluktan Rahmân'a karşı gelme derecesine göre insanlar ve şeytânlar gruplara ayrılır. **Cüretkarlık (haddini bilmezlik), kibir, küstahlık, saygısızlık; inatçılık, dikbaşlılık, vahşilik, yırtıcılık.

28. Kasas Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

3265|28|15|وَدَخَلَ ٱلْمَدِينَةَ عَلَىٰ حِينِ غَفْلَةٍ مِّنْ أَهْلِهَا فَوَجَدَ فِيهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِ هَٰذَا مِن شِيعَتِهِۦ وَهَٰذَا مِنْ عَدُوِّهِۦ فَٱسْتَغَٰثَهُ ٱلَّذِى مِن شِيعَتِهِۦ عَلَى ٱلَّذِى مِنْ عَدُوِّهِۦ فَوَكَزَهُۥ مُوسَىٰ فَقَضَىٰ عَلَيْهِ قَالَ هَٰذَا مِنْ عَمَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ عَدُوٌّ مُّضِلٌّ مُّبِينٌ

Latin Literal

15. Ve dehalel medînete alâ hîni gafletin min ehlihâ fe vecede fîhâ raculeyni yaktetilâni hâzâ min şîatihî ve hâzâ min aduvvih(aduvvihî), festegâsehullezî min şîatihî alellezî min aduvvihî, fe vekezehu mûsâ fe kadâ aleyhi kâle hâzâ min ameliş şeytân(şeytâni), innehu aduvvun mudillun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve girdi* şehre** üzerine bir an (ki) bir gaflet*** (-le) ehlinden568; öyle ki buldu* orada**** iki adam (ki) katlediyorlardı35 (ikisi); bu onun***** şîa'tındandı1089; ve bu onun***** düşmanındandı; öyle ki yardım/destek talep etti ona****** onun***** şîa'tından1089 (olan) kimse onun***** düşmanından (olan) kimse üzerine; öyle ki yumrukladı onu******* Mûsâ; öyle ki tamamladı******** onun üzerine; dedi*: "Bu amelindendir1072 şeytânın29; doğrusu o********* bir düşmandır; mubîn1194 bir dalalete128 düşürendir."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve dehale ve girdi وَدَخَلَ دخل
2 l-medinete şehre الْمَدِينَةَ مدن
3 ala üzerine عَلَىٰ -
4 hini bir an حِينِ حين
5 gafletin bir gaflet (-le) غَفْلَةٍ غفل
6 min مِنْ -
7 ehliha ehlinden أَهْلِهَا اهل
8 fe vecede öyle ki buldu فَوَجَدَ وجد
9 fiha orada فِيهَا -
10 raculeyni iki adam رَجُلَيْنِ رجل
11 yektetilani katlediyorlardı (ikisi) يَقْتَتِلَانِ قتل
12 haza bu هَٰذَا -
13 min مِنْ -
14 şiatihi onun şîa’tındandı شِيعَتِهِ شيع
15 ve haza ve bu وَهَٰذَا -
16 min مِنْ -
17 aduvvihi onun düşmanındandı عَدُوِّهِ عدو
18 festegasehu öyle ki yardım talep etti ona فَاسْتَغَاثَهُ غوث
19 llezi kimse الَّذِي -
20 min مِنْ -
21 şiatihi onun şîa’tından شِيعَتِهِ شيع
22 ala üzerine عَلَى -
23 llezi kimse الَّذِي -
24 min مِنْ -
25 aduvvihi onun düşmanından عَدُوِّهِ عدو
26 fevekezehu öyle ki yumrukladı onu فَوَكَزَهُ وكز
27 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
28 fe kada öyle ki tamamladı فَقَضَىٰ قضي
29 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
30 kale dedi قَالَ قول
31 haza bu هَٰذَا -
32 min مِنْ -
33 ameli amelindendir عَمَلِ عمل
34 ş-şeytani şeytânın الشَّيْطَانِ شطن
35 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
36 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
37 mudillun bir dalalete düşüren مُضِلٌّ ضلل
38 mubinun bir mubin مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Teb'e; Lüksor'a.

***Daha dikkatini ehline vermemişken, onlar hakkında henüz bir aymazken.

****Şehirde.

*****Mûsâ'nın.

******Mûsâ'ya.

*******Düşman taraftaki kimseyi.

********Katletmeyi Mûsâ.

*********Şeytân.


📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

30. Rûm Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

3439|30|32|مِنَ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًا كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3439|30|32|من الذين فرقوا دينهم وكانوا شيعا كل حزب بما لديهم فرحون

Latin Literal

32. Minellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyeâ(şiyean), kullu hızbin bimâ ledeyhim ferihûn(ferihûne).

Türkçe Çeviri

Kimselerden (olmayın*) (ki) fırkalaştırdılar450 kendilerinin dinini122; ve oldular şîa'1089; her bir hizip1177 kendilerinin yanındakiyle ferahlayanlardır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 mine مِنَ -
2 ellezine kimselerden (ki) ٱلَّذِينَ -
3 ferraku fırkalaştırdılar فَرَّقُوا۟ فرق
4 dinehum kendilerinin dinini دِينَهُمْ دين
5 ve kanu ve oldular وَكَانُوا۟ كون
6 şiyean bir bölük شِيَعًۭا ۖ شيع
7 kullu her bir كُلُّ كلل
8 hizbin hizip حِزْبٍۭ حزب
9 bima بِمَا -
10 ledeyhim kendilerinin yanıdakiyle لَدَيْهِمْ -
11 ferihune ferahlayanlardır فَرِحُونَ فرح

Notlar

Not 1

*Önceki ayetin mutlak bir devamı. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Din

Kavram 122

122Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.

Fırkalara bölünen, gruplaşan kimseler. İhtilafa düşen kimseler.

Kavram 450

450Kendilerine apaçık beyanlı kutsal kitaplar gelmiş olmasına rağmen onları bırakıp hadis/söylenti kitaplarına tabi olanlar. Yahudiler Tevrât yerine Talmud'a, Hristiyanlar İncîl yerine Pavlov'un eliyle yazdığı masallara, kendilerini müslüman sanan çok sayıda insan da şerefli Kur'an yerine hadis kitaplarına tabi olarak mezheplere bölündüler.

Şîa'

Kavram 1089

1089Taraftar, partizan, bağlılar, takipçiler.

Hizip

Kavram 1177

1177Grup, klik, fraksiyon, bölük, kısım, güruh.

34. Sebe' Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

3658|34|54|وَحِيلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِأَشْيَاعِهِم مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ فِى شَكٍّ مُّرِيبٍۭ

Arapça Metin (Harekesiz)

3658|34|54|وحيل بينهم وبين ما يشتهون كما فعل باشياعهم من قبل انهم كانوا في شك مريب

Latin Literal

54. Ve hîle beynehum ve beyne mâ yeştehûne kemâ fuile bi eşyâihim min kabl(kablu), innehum kânû fî şekkin murîb(murîbin).

Türkçe Çeviri

Ve engellendi* araları ve arası şehvet duyduklarının (ki)  faaliyet edildiği gibi şîa'larına1089 öncesinde; doğrusu onlar olmuşlardı ribalanmış383 bir kuşkuda.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve hile ve engellendi وَحِيلَ حول
2 beynehum araları بَيْنَهُمْ بين
3 ve beyne ve arası وَبَيْنَ بين
4 ma مَا -
5 yeştehune şehvet duydukları يَشْتَهُونَ شهو
6 kema gibi كَمَا -
7 fuile faaliyet edildiği فُعِلَ فعل
8 bieşyaihim şialarına بِأَشْيَاعِهِم شيع
9 min مِّن -
10 kablu öncesinde قَبْلُ ۚ قبل
11 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
12 kanu oldular كَانُوا۟ كون
13 fi فِى -
14 şekkin bir kuşku شَكٍّۢ شكك
15 muribin ribalanmış مُّرِيبٍۭ ريب

Notlar

Not 1

*Şehvetle istedikleri ile kendileri arasında bir bariyer koyuldu ki artık asla ulaşamazlar. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Riba

Kavram 383

383Değerde katlanma, katmerlenme, büyüme, çoğalma, ilave.Rabbimiz bu kelimeyi fiil olarak 16:92 ayetinde bir ümmetin başka bir ümmete göre daha katmerli örn: daha gelişmiş, daha kuvvetli, daha güçlü daha zengin; olduğunu işaret etmek için kullanmıştır. Katmerlenme sabit bir değer üzerinden olur. Sabit ve ölçeklenebilir bir değerin katmerlenmesidir. Örn: İki toplumun savaş uçak sayıları eşit olsa bile bir toplumun savaş uçakları diğer toplumun uçaklarından savaşma kapasitesi olarak iki kat daha gelişmişse gelişmiş toplum diğerine göre ribalı olur. Uçak sayısının önemi yoktur. Önemli olan uçağın savaşma kapasitesidir; gerçekten ürettiği değerdir. Para da aynı uçak gibidir. Satın alma kapasitesi değişkendir. 10 adet 100 dolar ile 10 adet 100 TL'nin satın alma güçleri farklıdır. Bu nedenle riba için bir şeyin gerçek değeri üzerinden artış var mı katlanma var mı diye bakılmalıdır.Başka güzel bir örnek daha verelim; on ekmek borç verildiyse ve süre sonunda geriye 11 ekmek alındıysa bu durumda artan, çoğalan, ilave olan o 1 ekmek riba olur. Dönen mal artmamalıdır. Günümüzde mal yerine çoğunlukla değeri değişken olan para kullanıldığı için kafa karışıklığı yaşanmaktadır. Örnek; 10 ekmek değerinde olan para süre sonunda yine aynı para olarak geri alınırsa enflasyon nedeniyle paranın değer kaybetmesi sonucu borç veren geri aldığı parayla 10 ekmek alamayacaktır. Örneğin 9 ekmek alabilecektir. Borç verenin 1 ekmek hakkı yenmiş olacaktır. Merkez bankaları yıllık enflasyonun değerini belirler yani paranın değer kaybını belirlerler. O durumda borç para olarak verilecekse enflasyon değerinde paranın artarak geri alınması asla riba olmaz. Aslında malın artması değil korunması söz konusu olur. Ancak enflasyonun üstündeki her değer riba olacaktır. Enflasyon değerinde faiz kesinlikle riba değildir. Ancak faizin ribalaşma durumuna dikkat edilmelidir. Enflasyon üstünde gelir getiren faizlerin enflasyon üstü getirisi riba olmaktadır. 

Şîa'

Kavram 1089

1089Taraftar, partizan, bağlılar, takipçiler.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 1089:

Şîa'

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Şîa'

Kavram No: 1089

Kısa Açıklama: 1089 Taraftar, partizan, bağlılar, takipçiler.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 4

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Meryem Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Sonra mutlak çekip alırız * her bir şîa’dan 1089 (ki) hangisi onların daha şiddetlidir Rahmân'a karşı bir inatçı/dirençli cüretkar ** (olarak).

Arapça: 2317|19|69|ثم لننزعن من كل شيعه ايهم اشد علي الرحمن عتيا

Kasas Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve girdi * şehre ** üzerine bir an (ki) bir gaflet ** * (-le) ehlinden 568 ; öyle ki buldu * orada **** iki adam (ki) katlediyorlardı 35 (ikisi); bu onun ***** şîa'tındandı 1089 ; ve bu onun *****  düşmanındandı; öyle ki yardım/destek talep etti ona ****** onun *****  şîa'tından 1089 (olan) kimse onun *****  düşmanından (olan) kimse üzerine; öyle ki yumrukladı onu ******* Mûsâ; öyle ki tamamladı ******** onun üzerine; dedi * : "Bu amelindendir 1072 şeytânın 29 ; doğrusu o ********* bir düşmandır; mubîn 1194 bir dalalete 128  düşürendir."

Arapça: 3265|28|15|ودخل المدينه علي حين غفله من اهلها فوجد فيها رجلين يقتتلان هذا من شيعته وهذا من عدوه فاستغثه الذي من شيعته علي الذي من عدوه فوكزه موسي فقضي عليه قال هذا من عمل الشيطن انه عدو مضل مبين

Rûm Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Kimselerden (olmayın * ) (ki) fırkalaştırdılar 450  kendilerinin dinini 122 ; ve oldular şîa' 1089 ; her bir hizip 1177 kendilerinin yanındakiyle ferahlayanlardır.

Arapça: 3439|30|32|من الذين فرقوا دينهم وكانوا شيعا كل حزب بما لديهم فرحون

Sebe' Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Ve engellendi * araları ve arası şehvet duyduklarının (ki)  faaliyet edildiği gibi şîa'larına 1089 öncesinde; doğrusu onlar olmuşlardı ribalanmış 383 bir kuşkuda.

Arapça: 3658|34|54|وحيل بينهم وبين ما يشتهون كما فعل باشياعهم من قبل انهم كانوا في شك مريب