Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
🧠 AI Entegrasyonu
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 1194:

Mubîn

Bu kavram 30 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

24. Nûr Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

2814|24|25|يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ ٱللَّهُ دِينَهُمُ ٱلْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ ٱلْمُبِينُ

Latin Literal

25. Yevme izin yuveffîhimullâhu dînehumul hakka ve ya’lemûne ennallâhe huvel hakkul mubîn(mubînu).

Türkçe Çeviri

O gün tamamlar onlara Allah hak/gerçek dinlerini*; ve bilirler ki Allah; O (ki) Hakk’tır1114; Mubîn’dir1194.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
2 yuveffihimu tamamlar onlara يُوَفِّيهِمُ وفي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 dinehumu dinlerini دِينَهُمُ دين
5 l-hakka hak/gerçek الْحَقَّ حقق
6 ve yea'lemune ve bilirler وَيَعْلَمُونَ علم
7 enne ki أَنَّ -
8 llahe Allah اللَّهَ -
9 huve O هُوَ -
10 l-hakku Hakk’tır الْحَقُّ حقق
11 l-mubinu Mubîn’dir الْمُبِينُ بين

Notlar

Not 1

*Geri ödemelerini. Hak ettikleri tastamam geri ödenir. Azapsa azap.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

2932|26|2|تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

Latin Literal

2. Tilke âyâtul kitâbil mubîn(mubîni).

Türkçe Çeviri

İşte şu (ki) ayetleridir454  kitabın* (ki) mubîndir1194**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke işte şu (ki) تِلْكَ -
2 ayatu ayetleridir ايَاتُ ايي
3 l-kitabi kitabın (ki) الْكِتَابِ كتب
4 l-mubini mubindir الْمُبِينِ بين

Notlar

Not 1

*Şerefli Kur'ân'ın.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

2960|26|30|قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَىْءٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

30. Kâle e ve lev ci’tuke bi şey’in mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Velev/şayet geldiysem sana bir şeyle (ki) bir mubîndir1194?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 evelev velev/şayet أَوَلَوْ -
3 ci'tuke geldiysem sana جِئْتُكَ جيا
4 bişey'in bir şeyle بِشَيْءٍ شيا
5 mubinin mubin مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

2962|26|32|فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ

Latin Literal

32. Fe elkâ asâhu fe izâ hiye su’bânun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki attı* asasını; öyle ki (o) zaman o** bir yılandı***; bir mubîndi1194.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feelka öyle ki attı فَأَلْقَىٰ لقي
2 asahu asasını عَصَاهُ عصو
3 fe iza öyle ki (o) zaman فَإِذَا -
4 hiye o هِيَ -
5 sua'banun bir yılan ثُعْبَانٌ ثعب
6 mubinun bir mubîn مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Asa.***Büyük, korkutucu, dev yılan; anakonda benzeri yılan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

3027|26|97|تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

97. Tallâhi in kunnâ le fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

"TaAllahi1017; doğrusu olduk mutlak içinde mubîn1194 bir dalalet128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tallehi TaAllah تَاللَّهِ -
2 in doğrusu إِنْ -
3 kunna olduk كُنَّا كون
4 lefi mutlak içinde لَفِي -
5 delalin bir dalalet ضَلَالٍ ضلل
6 mubinin bir mubin مُبِينٍ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

TAllahi, tAllahi.

Kavram 1017

1017Duygusal yük taşıyan, psikolojik vurgu yapan, şaşkınlık, sitem, öfke, ısrar taşıyan yemin. Duygusal kırılma sahnelerinde geçer, nötr anlatımda geçmez.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

27. Neml Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

3158|27|1|طسٓ تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْقُرْءَانِ وَكِتَابٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

1. Tâ sîn, tilke âyâtul kur’âni ve kitâbin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

TS44*; işte şu (ki) ayetleridir454 Kur’ân'ın850; ve mubîn1194 bir kitaptır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ts TS طس -
2 tilke işte şu (ki) تِلْكَ -
3 ayatu ayetleridir ايَاتُ ايي
4 l-kurani Kur’ân'ın الْقُرْانِ قرا
5 ve kitabin ve bir kitap وَكِتَابٍ كتب
6 mubinin bir mutin مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Ta, Sin. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Anahtar harfler. Hurûf-u mukatta.

Kavram 44

44Kesik harfler olarak tanımlanır. On dört (14) harfin tekli, ikili, üçlü, dörtlü ve beşli kombinasyonlarından oluşurlar. Yirmi dokuz (29) surenin başında yer alarak surenin açılışını yaparlar. Yedi (7) grup oluştururlar. İlgili gruplarda ve alt gruplarda anahtar harflerin geçiş sayısı on dokuzun (19) tam katıdır. On dokuz (19) mucizesinin tecelli edişinin çok güzel örneklerini sunarlar. Kur'an'ın bir beşer sözü olamayacağına en büyük delillerdendirler. Hurûf-u Mukataa  (Anahtar Harfler) Mucizesi.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

27. Neml Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

3170|27|13|فَلَمَّا جَآءَتْهُمْ ءَايَٰتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا۟ هَٰذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Latin Literal

13. Fe lemmâ câethum âyâtunâ mubsıraten kâlû hâzâ sihrun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki geldi onlara ayetlerimiz237 bir görülen (olarak); dediler: "Bu mubîn1194 bir sihirdir283."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 ca'ethum geldi onlara جَاءَتْهُمْ جيا
3 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
4 mubsiraten bir görülen (olarak) مُبْصِرَةً بصر
5 kalu dediler قَالُوا قول
6 haza bu هَٰذَا -
7 sihrun bir sihirdir سِحْرٌ سحر
8 mubinun bir mubin مُبِينٌ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Sihir

Kavram 283

283Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını  düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

27. Neml Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

3173|27|16|وَوَرِثَ سُلَيْمَٰنُ دَاوُۥدَ وَقَالَ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ عُلِّمْنَا مَنطِقَ ٱلطَّيْرِ وَأُوتِينَا مِن كُلِّ شَىْءٍ إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْفَضْلُ ٱلْمُبِينُ

Latin Literal

16. Ve varise suleymânu dâvûde ve kâle yâ eyyuhen nâsu ullimnâ mentıkat tayrı, ve ûtînâ min kulli şey’(şey’in), inne hâzâ le huvel fadlul mubîn(mubînu).

Türkçe Çeviri

Ve varis* oldu Süleymân Dâvud'a; ve dedi**: "Ey insanlar! Öğretildik konuşmasını*** kuşun; ve verildik her bir şeyden; doğrusu bu (ki) mutlak ki odur mubîn1194 fazl202."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve verise ve varis oldu وَوَرِثَ ورث
2 suleymanu Süleymân سُلَيْمَانُ -
3 davude Dâvud'a دَاوُودَ -
4 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
5 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
6 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
7 ullimna öğretildik عُلِّمْنَا علم
8 mentika konuşması مَنْطِقَ نطق
9 t-tayri kuşun الطَّيْرِ طير
10 ve utina ve verildik وَأُوتِينَا اتي
11 min مِنْ -
12 kulli her bir كُلِّ كلل
13 şey'in şeyden شَيْءٍ شيا
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 haza bu هَٰذَا -
16 lehuve mutlak ki odur لَهُوَ -
17 l-fedlu fazl الْفَضْلُ فضل
18 l-mubinu mubin الْمُبِينُ بين

Notlar

Not 1

*Mirasçı oldu.**Süleymân.***Telaffuzu, ifadesi. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

faziletli kılmak, fazilet, fazl,

Kavram 202

202İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

27. Neml Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

3178|27|21|لَأُعَذِّبَنَّهُۥ عَذَابًا شَدِيدًا أَوْ لَأَا۟ذْبَحَنَّهُۥٓ أَوْ لَيَأْتِيَنِّى بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

21. Le uazzibennehu azâben şedîden ev le ezbehannehû ev le ye’tiyennî bi sultânin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

"Mutlak azap ederim* ona** şiddetli bir azapla ya da mutlak boğazlarım* onu*** ya da mutlaka gelir bana mubîn1194 bir sultânla660."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leuazzibennehu mutlak azap ederim ona لَأُعَذِّبَنَّهُ عذب
2 azaben bir azapla عَذَابًا عذب
3 şediden bir şiddetli شَدِيدًا شدد
4 ev ya da أَوْ -
5 leezbehannehu mutlak boğazlarım onu لَأَذْبَحَنَّهُ ذبح
6 ev ya da أَوْ -
7 leye'tienni mutlaka gelir bana لَيَأْتِيَنِّي اتي
8 bisultanin bir sultanla بِسُلْطَانٍ سلط
9 mubinin mubin مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Süleymân.

**Hüdhüd.

***Hüdhüdü.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sultân, sultân.

Kavram 660

660Yetki, salahiyet, otorite.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

27. Neml Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

3232|27|75|وَمَا مِنْ غَآئِبَةٍ فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

75. Ve mâ min gâibetin fîs semâi vel ardı illâ fî kitâbin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Ve yoktur bir gaybten62 gökte180 ve yerde; dışındadır (ki) mubîn1194 bir kitaptadır*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve yoktur وَمَا -
2 min مِنْ -
3 gaibetin bir gaybten غَائِبَةٍ غيب
4 fi فِي -
5 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو
6 vel'erdi ve yerde وَالْأَرْضِ ارض
7 illa dışındadır إِلَّا -
8 fi فِي -
9 kitabin kitaptadır كِتَابٍ كتب
10 mubinin mutin مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Yazıttadır. Bu kitap Levh-i Mahfûz'dur. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

27. Neml Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

3236|27|79|فَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ إِنَّكَ عَلَى ٱلْحَقِّ ٱلْمُبِينِ

Latin Literal

79. Fe tevekkel alâllâh(alâllâhi), inneke alel hakkıl mubîn(mubîni).

Türkçe Çeviri

Öyle ki tevekkül79 et Allah üzerine; doğrusu sen* mubîn1194 hak/gerçek üzerinesin.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetevekkel öyle ki tevekkül et فَتَوَكَّلْ وكل
2 ala عَلَى -
3 llahi Allah üzerine اللَّهِ -
4 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
5 ala üzerinesin عَلَى -
6 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
7 l-mubini apaçık الْمُبِينِ بين

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

28. Kasas Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

3252|28|2|تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

Latin Literal

2. Tilke âyâtul kitâbil mubîn(mubîni).

Türkçe Çeviri

İşte şu (ki) ayetleridir454 mubîn1194 kitabın*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke iş şu (ki) تِلْكَ -
2 ayatu ayetleridir ايَاتُ ايي
3 l-kitabi kitabın الْكِتَابِ كتب
4 l-mubini mubîn الْمُبِينِ بين

Notlar

Not 1

*Şerefli Kur'ân'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

28. Kasas Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

3265|28|15|وَدَخَلَ ٱلْمَدِينَةَ عَلَىٰ حِينِ غَفْلَةٍ مِّنْ أَهْلِهَا فَوَجَدَ فِيهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِ هَٰذَا مِن شِيعَتِهِۦ وَهَٰذَا مِنْ عَدُوِّهِۦ فَٱسْتَغَٰثَهُ ٱلَّذِى مِن شِيعَتِهِۦ عَلَى ٱلَّذِى مِنْ عَدُوِّهِۦ فَوَكَزَهُۥ مُوسَىٰ فَقَضَىٰ عَلَيْهِ قَالَ هَٰذَا مِنْ عَمَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ عَدُوٌّ مُّضِلٌّ مُّبِينٌ

Latin Literal

15. Ve dehalel medînete alâ hîni gafletin min ehlihâ fe vecede fîhâ raculeyni yaktetilâni hâzâ min şîatihî ve hâzâ min aduvvih(aduvvihî), festegâsehullezî min şîatihî alellezî min aduvvihî, fe vekezehu mûsâ fe kadâ aleyhi kâle hâzâ min ameliş şeytân(şeytâni), innehu aduvvun mudillun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve girdi* şehre** üzerine bir an (ki) bir gaflet*** (-le) ehlinden568; öyle ki buldu* orada**** iki adam (ki) katlediyorlardı35 (ikisi); bu onun***** şîa'tındandı1089; ve bu onun***** düşmanındandı; öyle ki yardım/destek talep etti ona****** onun***** şîa'tından1089 (olan) kimse onun***** düşmanından (olan) kimse üzerine; öyle ki yumrukladı onu******* Mûsâ; öyle ki tamamladı******** onun üzerine; dedi*: "Bu amelindendir1072 şeytânın29; doğrusu o********* bir düşmandır; mubîn1194 bir dalalete128 düşürendir."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve dehale ve girdi وَدَخَلَ دخل
2 l-medinete şehre الْمَدِينَةَ مدن
3 ala üzerine عَلَىٰ -
4 hini bir an حِينِ حين
5 gafletin bir gaflet (-le) غَفْلَةٍ غفل
6 min مِنْ -
7 ehliha ehlinden أَهْلِهَا اهل
8 fe vecede öyle ki buldu فَوَجَدَ وجد
9 fiha orada فِيهَا -
10 raculeyni iki adam رَجُلَيْنِ رجل
11 yektetilani katlediyorlardı (ikisi) يَقْتَتِلَانِ قتل
12 haza bu هَٰذَا -
13 min مِنْ -
14 şiatihi onun şîa’tındandı شِيعَتِهِ شيع
15 ve haza ve bu وَهَٰذَا -
16 min مِنْ -
17 aduvvihi onun düşmanındandı عَدُوِّهِ عدو
18 festegasehu öyle ki yardım talep etti ona فَاسْتَغَاثَهُ غوث
19 llezi kimse الَّذِي -
20 min مِنْ -
21 şiatihi onun şîa’tından شِيعَتِهِ شيع
22 ala üzerine عَلَى -
23 llezi kimse الَّذِي -
24 min مِنْ -
25 aduvvihi onun düşmanından عَدُوِّهِ عدو
26 fevekezehu öyle ki yumrukladı onu فَوَكَزَهُ وكز
27 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
28 fe kada öyle ki tamamladı فَقَضَىٰ قضي
29 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
30 kale dedi قَالَ قول
31 haza bu هَٰذَا -
32 min مِنْ -
33 ameli amelindendir عَمَلِ عمل
34 ş-şeytani şeytânın الشَّيْطَانِ شطن
35 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
36 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
37 mudillun bir dalalete düşüren مُضِلٌّ ضلل
38 mubinun bir mubin مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Teb'e; Lüksor'a.

***Daha dikkatini ehline vermemişken, onlar hakkında henüz bir aymazken.

****Şehirde.

*****Mûsâ'nın.

******Mûsâ'ya.

*******Düşman taraftaki kimseyi.

********Katletmeyi Mûsâ.

*********Şeytân.


📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

Şîa'

Kavram 1089

1089Taraftar, partizan, bağlılar, takipçiler.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

28. Kasas Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

3268|28|18|فَأَصْبَحَ فِى ٱلْمَدِينَةِ خَآئِفًا يَتَرَقَّبُ فَإِذَا ٱلَّذِى ٱسْتَنصَرَهُۥ بِٱلْأَمْسِ يَسْتَصْرِخُهُۥ قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰٓ إِنَّكَ لَغَوِىٌّ مُّبِينٌ

Latin Literal

18. Fe asbaha fîl medîneti hâifen yeterakkabu fe izellezîstensarahu bil emsi yestasrihuh(yestasrihuhu), kâle lehu mûsâ inneke le gaviyyun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki sabahladı şehirde bir korku (-yla) (ki) gözetliyordu; öyle ki (o) zaman yardım talep etmiş (olan) kimse ona dün feryat ediyor* ona**; dedi ona*** Mûsâ: "Doğrusu sen mutlak mubîn1194 bir sapkınsın.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feesbeha öyle ki sabahladı فَأَصْبَحَ صبح
2 fi فِي -
3 l-medineti şehirde الْمَدِينَةِ مدن
4 haifen bir korku (-yla) خَائِفًا خوف
5 yeterakkabu gözetliyordu يَتَرَقَّبُ رقب
6 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
7 llezi kimse الَّذِي -
8 stensarahu yardım talep etti ona اسْتَنْصَرَهُ نصر
9 bil-emsi dün بِالْأَمْسِ -
10 yestesrihuhu feryat ediyor ona يَسْتَصْرِخُهُ صرخ
11 kale dedi قَالَ قول
12 lehu ona لَهُ -
13 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
14 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
15 legaviyyun mutlak bir sapkınsın لَغَوِيٌّ غوي
16 mubinun mubin مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Çığlık atmak, ağlayarak bağırmak.

**Mûsâ'ya.

***O kimseye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

28. Kasas Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

3335|28|85|إِنَّ ٱلَّذِى فَرَضَ عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لَرَآدُّكَ إِلَىٰ مَعَادٍ قُل رَّبِّىٓ أَعْلَمُ مَن جَآءَ بِٱلْهُدَىٰ وَمَنْ هُوَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

85. İnnellezî farada aleykel kur’âne le râdduke ilâ meâd(meâdin), kul rabbî a’lemu men câe bil hudâ ve men huve fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Doğrusu ki farz kılan* sana* Kur'ân'ı mutlak ki geri döndürendir* seni bir dönüş yerine doğru; de ki: "Rabbim4 daha iyi bilendir kim geldi bir kılavuzla; ve kim (ki) o*** mubîn1194 bir dalalettedir128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 ferade farz kılan فَرَضَ فرض
4 aleyke sana عَلَيْكَ -
5 l-kurane Kur'ân'ı الْقُرْانَ قرا
6 leradduke mutlak ki geri döndürendir seni لَرَادُّكَ ردد
7 ila doğru إِلَىٰ -
8 meaadin bir dönüş yerine مَعَادٍ عود
9 kul de ki قُلْ قول
10 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
11 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
12 men kim مَنْ -
13 ca'e geldi جَاءَ جيا
14 bil-huda bir kılavuzla بِالْهُدَىٰ هدي
15 ve men ve kim وَمَنْ -
16 huve (ki) o هُوَ -
17 fi فِي -
18 delalin bir dalalettedir ضَلَالٍ ضلل
19 mubinin mubin مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Allah.

**Nebi ve resûl Muhammed.

***O kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

29. Ankebût Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

3356|29|18|وَإِن تُكَذِّبُوا۟ فَقَدْ كَذَّبَ أُمَمٌ مِّن قَبْلِكُمْ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

Latin Literal

18. Ve in tukezzibû fe kad kezzebe umemun min kablikum, ve mâ aler resûli illel belâgul mubîn(mubînu).

Türkçe Çeviri

Ve eğer yalanlıyorsanız195; öyle ki muhakkak yalanladılar195 sizlerden önceki ümmetler305 (de); ve olmaz resûl418 üzerine mubîn1194 belagat515 dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 tukezzibu yalanlıyorsanız تُكَذِّبُوا كذب
3 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
4 kezzebe yalanladılar كَذَّبَ كذب
5 umemun ümmetler أُمَمٌ امم
6 min مِنْ -
7 kablikum sizden önceki قَبْلِكُمْ قبل
8 ve ma ve yoktur وَمَا -
9 ala üzerine عَلَى -
10 r-rasuli resûle الرَّسُولِ رسل
11 illa dışında إِلَّا -
12 l-belagu belagat الْبَلَاغُ بلغ
13 l-mubinu mubin الْمُبِينُ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Belagat

Kavram 515

515Bilgilendirme, mesaj, raporlama, duyuru, ilan, deklarasyon.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

29. Ankebût Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

3388|29|50|وَقَالُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَٰتٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّمَا ٱلْءَايَٰتُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Latin Literal

50. Ve kâlû lev lâ unzile aleyhi âyâtun min rabbih(rabbihî), kul innemel âyâtu indallâh(indallâhi), ve innemâ ene nezîrun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve dediler: "İndirilmeli değil miydi ona ayetler237 (onun) Rabbinden4?"; de ki: "Ancak ki ayetler237 Allah'ın indindendir/katındandır; ve ben ancak ki mubîn1194 bir nezîrim1240."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 levla değil miydi لَوْلَا -
3 unzile indirilmeli أُنْزِلَ نزل
4 aleyhi ona عَلَيْهِ -
5 ayatun ayetler ايَاتٌ ايي
6 min مِنْ -
7 rabbihi Rabbinden onun رَبِّهِ ربب
8 kul de ki قُلْ قول
9 innema ancak إِنَّمَا -
10 l-ayatu ayetler الْايَاتُ ايي
11 inde indindedir/katındadır عِنْدَ عند
12 llahi Allah'ın اللَّهِ -
13 ve innema ve ancak وَإِنَّمَا -
14 ena ben أَنَا -
15 nezirun bir uyarıcıyım نَذِيرٌ نذر
16 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

Bâhı

Kavram 1240

1240Hayat damarını keserek öldürme, canını çıkarma, üzüntüden kendini yiyip bitirme, kahretme, kendini tüketme.

31. Lokman Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

3478|31|11|هَٰذَا خَلْقُ ٱللَّهِ فَأَرُونِى مَاذَا خَلَقَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦ بَلِ ٱلظَّٰلِمُونَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

3478|31|11|هذا خلق الله فاروني ماذا خلق الذين من دونه بل الظلمون في ضلل مبين

Latin Literal

11. Hâzâ halkullâhi fe erûnî mâzâ halakallezîne min dûnih(dûnihî), beliz zâlimûne fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

İşte bu (ki) yaratmasıdır Allah'ın; öyle ki gösterin nedir yarattığı O’nun* astından kimselerin? Evet! Zalimler257 mubîn1194 bir dalalettedir128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 haza işte bu هَـٰذَا -
2 halku yaratmasıdır خَلْقُ خلق
3 llahi Allah'ın ٱللَّهِ -
4 feeruni öyle ki gösterin فَأَرُونِى راي
5 maza nedir مَاذَا -
6 haleka yarattığı خَلَقَ خلق
7 ellezine kimseler ٱلَّذِينَ -
8 min مِن -
9 dunihi O’nun astından دُونِهِۦ ۚ دون
10 beli evet بَلِ -
11 z-zalimune zalimler ٱلظَّـٰلِمُونَ ظلم
12 fi فِى -
13 delalin bir dalalettedir ضَلَـٰلٍۢ ضلل
14 mubinin mubîn مُّبِينٍۢ بين

Notlar

Not 1

*Allah'ı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

34. Sebe' Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

3607|34|3|وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَأْتِينَا ٱلسَّاعَةُ قُلْ بَلَىٰ وَرَبِّى لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَآ أَصْغَرُ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرُ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

3607|34|3|وقال الذين كفروا لا تاتينا الساعه قل بلي وربي لتاتينكم علم الغيب لا يعزب عنه مثقال ذره في السموت ولا في الارض ولا اصغر من ذلك ولا اكبر الا في كتب مبين

Latin Literal

3. Ve kâlellezîne keferû lâ te’tînes sâah(sâatu), kul belâ ve rabbî le te’tiyennekum âlimil gayb(gaybi), lâ ya’zubu anhu miskâlu zerretin fîs semâvâti ve lâ fîl ardı ve lâ asgaru min zâlike ve lâ ekberu illâ fî kitâbin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Ve dedi kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler: "Gelmez bize sâat470"; de ki: "Evet! Ve Rabbim4 (ki) mutlak getirir sizlere; bir bilendir gaybı62; uzaklaşmaz O'ndan* bir zerre503 ağırlığı göklerde162 ve ne de yerde; ve yoktur daha asgarisi875** bundan ve yoktur daha büyüğü; (ki) mubîn1194 bir kitapta (olması) dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 vekale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler ٱلَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا۟ كفر
4 la لَا -
5 te'tina gelmez bize تَأْتِينَا اتي
6 s-saatu sâat ٱلسَّاعَةُ ۖ سوع
7 kul de ki قُلْ قول
8 bela evet! بَلَىٰ -
9 verabbi ve Rabbim وَرَبِّى ربب
10 lete'tiyennekum mutlak getirir sizlere لَتَأْتِيَنَّكُمْ اتي
11 aalimi bir bilendir عَـٰلِمِ علم
12 l-gaybi gaybı ٱلْغَيْبِ ۖ غيب
13 la لَا -
14 yea'zubu uzaklaşmaz يَعْزُبُ عزب
15 anhu O'ndan عَنْهُ -
16 miskalu ağırlığınca مِثْقَالُ ثقل
17 zerratin bir zerre ذَرَّةٍۢ ذرر
18 fi فِى -
19 s-semavati göklerde ٱلسَّمَـٰوَٰتِ سمو
20 ve la ve ne de وَلَا -
21 fi فِى -
22 l-erdi yerde ٱلْأَرْضِ ارض
23 ve la ve yoktur وَلَآ -
24 esgaru daha asgarisi أَصْغَرُ صغر
25 min مِن -
26 zalike bundan ذَٰلِكَ -
27 ve la ve yoktur وَلَآ -
28 ekberu daha büyüğü أَكْبَرُ كبر
29 illa dışındadır إِلَّا -
30 fi فِى -
31 kitabin bir kitapta كِتَـٰبٍۢ كتب
32 mubinin mubin مُّبِينٍۢ بين

Notlar

Not 1

*Allah'tan.

**Küçüğü.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Sâat

Kavram 470

470Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.

Zerre ve ağırlığı.

Kavram 503

503Kur'an'ın büyük bir mucizesidir. Zerre atomu işaret eder. Atomların ağırlıkları mevcuttur. Yüce Allah Kur'an'da evrenin en küçük yapıtaşı olan sicimleri (Sicim Teorisi) de fitil/fatil olarak işaret etmektedir. Bir fitil ve onun titreşimi işaret edilmiştir. Fitil işaretinin geçtiği ayetlerde ağırlık vurgulanmazken zerre geçen ayetlerde ağırlığa vurgu yapılmıştır. Sicimlerin herhangi bir ağırlığa sahip olmadıkları bilinmektedir. Bir atomdan daha küçük olanlar: Sicimler. Atomun ağırlığı varken sicimlerin ağırlığı yoktur.

Zerreden daha küçük olanlar.

Kavram 875

875Zerre atom demektir. Rabbimiz zerrenin ağırlığı olduğunu apaçık bizlere bildirmiştir (99:7 ve 99:8 ayetleri). 10:61 ayetinden anlarız ki atomdan daha küçük olup ağırlıkları olan şeyler de vardır. Atom çekirdeğini oluşturan nötron ve protonların ağırlıkları vardır. Bu işaretin Kur'an'da verilmesi Kur'an'ın büyük bir mucizesidir.   

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

34. Sebe' Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3628|34|24|قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُلِ ٱللَّهُ وَإِنَّآ أَوْ إِيَّاكُمْ لَعَلَىٰ هُدًى أَوْ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

24. Kul men yerzukukum mines semâvâti vel ard(ardı), kulillâhu ve innâ ev iyyâkum le alâ huden ev fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

De ki: "Kim rızıklandırır sizleri göklerden162 ve yerden?"; de ki: "Allah; ve doğrusu bizleriz ya da ancak sizlersiniz mutlak üzerinde bir kılavuz192 ya da apaçık bir dalalette."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kim مَنْ -
3 yerzukukum rızıklandırır sizleri يَرْزُقُكُمْ رزق
4 mine مِنَ -
5 s-semavati göklerden السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerden وَالْأَرْضِ ارض
7 kuli de ki قُلِ قول
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 ve inna ve doğrusu bizleriz وَإِنَّا -
10 ev ya da أَوْ -
11 iyyakum ancak sizlersiniz إِيَّاكُمْ -
12 leala mutlak üzerinde لَعَلَىٰ -
13 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
14 ev ya da أَوْ -
15 fi فِي -
16 delalin bir dalalette ضَلَالٍ ضلل
17 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

34. Sebe' Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

3647|34|43|وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّا رَجُلٌ يُرِيدُ أَن يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُكُمْ وَقَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّآ إِفْكٌ مُّفْتَرًى وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Latin Literal

43. Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin kâlû mâ hâzâ illâ raculun yurîdu en yasuddekum ammâ kâne ya’budu âbâukum, ve kâlû mâ hâzâ illâ ifkun mufterâ(mufteran) ve kâlellezîne keferû lil hakkı lemmâ câehum in hâzâ illâ sihrun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve tilâvet874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz454 beyanatlar620 (-la) dediler*: "Değildir bu bir adam dışında; arzular ki çevirsin sizleri kulluk46 eder olduğundan babalarınızın/atalarınızın"; ve dediler*: "Değildir bu iftira atılmış** bir ifk1191 dışında"; ve dedi hakka/gerçeğe kâfirlik25 etmiş kimseler ne zaman ki geldi*** onlara****: "Değildir bu mubîn1194 bir sihir283 dışında."​

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 tutla tilâvet edildiği zaman تُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
5 beyyinatin beyanatlar (-la) بَيِّنَاتٍ بين
6 kalu dediler قَالُوا قول
7 ma değildir مَا -
8 haza bu هَٰذَا -
9 illa dışında إِلَّا -
10 raculun bir adam رَجُلٌ رجل
11 yuridu arzular يُرِيدُ رود
12 en ki أَنْ -
13 yesuddekum çevirsin sizleri يَصُدَّكُمْ صدد
14 amma عَمَّا -
15 kane olduğundan كَانَ كون
16 yea'budu kulluk eder يَعْبُدُ عبد
17 aba'ukum babalarınızın/atalarınızın ابَاؤُكُمْ ابو
18 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
19 ma değildir مَا -
20 haza bu هَٰذَا -
21 illa dışında إِلَّا -
22 ifkun bir ifk إِفْكٌ افك
23 mufteran bir iftira atılmış مُفْتَرًى فري
24 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
25 ellezine kimseler الَّذِينَ -
26 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
27 lilhakki hakka/gerçğe لِلْحَقِّ حقق
28 lemma zaman ki لَمَّا -
29 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
30 in değildir إِنْ -
31 haza bu هَٰذَا -
32 illa dışında إِلَّا -
33 sihrun bir sihir سِحْرٌ سحر
34 mubinun mubîn مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Müşrikler. Kıyamete kadar çoğunluğu oluşturan sahte müminler.

**Uydurulmuş.

***Hak/gerçek.

****Kâfirlere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Sihir

Kavram 283

283Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını  düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

İfk, ifk

Kavram 1191

1191Çarpıtılmış, belirli bir amaca yönelik organize yalan/iftira/uydurma. Sıradan bir yalan değildir.  

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

36. Yâsin Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

3715|36|12|إِنَّا نَحْنُ نُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا۟ وَءَاثَٰرَهُمْ وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ فِىٓ إِمَامٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

12. İnnâ nahnu nuhyil mevtâ ve nektubu mâ kaddemû ve âsârehum ve kulle şey’in ahsaynâhu fî imâmin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Doğrusu biz; bizler (ki) hayat veririz ölülere; ve yazarız kademe aldıklarını* ve eserlerini**; ve her bir şeyi (ki) saydık onu*** mubîn1194 bir imamda****.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 nehnu bizler نَحْنُ -
3 nuhyi hayat veririz نُحْيِي حيي
4 l-mevta ölülere الْمَوْتَىٰ موت
5 ve nektubu ve yazarız وَنَكْتُبُ كتب
6 ma مَا -
7 kaddemu kademe aldıklarını قَدَّمُوا قدم
8 ve asarahum ve eserlerini وَاثَارَهُمْ اثر
9 ve kulle ve her bir وَكُلَّ كلل
10 şey'in şey شَيْءٍ شيا
11 ehsaynahu saydık أَحْصَيْنَاهُ حصي
12 fi فِي -
13 imamin bir imamda إِمَامٍ امم
14 mubinin mubîn مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Kıdemlendiklerini.

**Yapıp etme sonucu ortaya çıkan yapıtlar, yapılar, sonuçlar.

***O şeyi.

****Güvenilir önderde; güvenilir, önder bir kitapta. Master bir kayıtta.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

36. Yâsin Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

3720|36|17|وَمَا عَلَيْنَآ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

Latin Literal

17. Ve mâ aleynâ illel belâgul mubîn(mubînu).

Türkçe Çeviri

"Ve yoktur üzerimize* mubîn1194 belagat515 dışında."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve yoktur وَمَا -
2 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
3 illa dışında إِلَّا -
4 l-belagu belagat الْبَلَاغُ بلغ
5 l-mubinu mubîn الْمُبِينُ بين

Notlar

Not 1

*Resûller.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Belagat

Kavram 515

515Bilgilendirme, mesaj, raporlama, duyuru, ilan, deklarasyon.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

36. Yâsin Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3727|36|24|إِنِّىٓ إِذًا لَّفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

24. İnnî izen le fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu ben* (o) zaman mutlak içindeyim mubîn1194 bir dalalet128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 izen o zaman إِذًا -
3 lefi mutlak içindeyim لَفِي -
4 delalin bir dalalet ضَلَالٍ ضلل
5 mubinin mubîn مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Şehrin uzağından koşarak gelen adam.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

36. Yâsin Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

3750|36|47|وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ أَنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنُطْعِمُ مَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطْعَمَهُۥٓ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

3750|36|47|واذا قيل لهم انفقوا مما رزقكم الله قال الذين كفروا للذين امنوا انطعم من لو يشا الله اطعمه ان انتم الا في ضلل مبين

Latin Literal

47. Ve izâ kîle lehum enfikû mimmâ rezakakumullâhu kâlellezîne keferû lillezîne âmenû e nut’imu men lev yeşâullâhu at’ameh(at’amehu), in entum illâ fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Ve denildiği zaman onlara: "İnfak6 edin rızıklandırdığından Allah'ın"; dedi kâfirlik25 etmiş kimseler iman47 etmiş kimselere: "Yedirir miyiz kimseye (ki) şayet dileseydi Allah yedirirdi ona?"; ki sizler ancak mubîn1194 bir dalalettesiniz128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 kile denildiği قِيلَ قول
3 lehum onlara لَهُمْ -
4 enfiku infak edin أَنفِقُوا۟ نفق
5 mimma مِمَّا -
6 razekakumu rızıklandırdığından رَزَقَكُمُ رزق
7 llahu Allah'ın ٱللَّهُ -
8 kale dedi قَالَ قول
9 ellezine kimseler ٱلَّذِينَ -
10 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا۟ كفر
11 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
12 amenu iman etmiş ءَامَنُوٓا۟ امن
13 enut'imu yedirir miyiz أَنُطْعِمُ طعم
14 men kimseye مَن -
15 lev şayet لَّوْ -
16 yeşa'u dileseydi يَشَآءُ شيا
17 llahu Allah'ın ٱللَّهُ -
18 et'amehu yedirirdi ona أَطْعَمَهُۥٓ طعم
19 in ki إِنْ -
20 entum sizler أَنتُمْ -
21 illa ancak إِلَّا -
22 fi فِى -
23 delalin bir dalalettesiniz ضَلَـٰلٍۢ ضلل
24 mubinin mubîn مُّبِينٍۢ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

infak

Kavram 6

6Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.  

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

36. Yâsin Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

3772|36|69|وَمَا عَلَّمْنَٰهُ ٱلشِّعْرَ وَمَا يَنۢبَغِى لَهُۥٓ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْءَانٌ مُّبِينٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

3772|36|69|وما علمنه الشعر وما ينبغي له ان هو الا ذكر وقران مبين

Latin Literal

69. Ve mâ allemnâhuş şi’re ve mâ yenbagî leh(lehu), in huve illâ zikrun ve kur’ânun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve şiir bilir yapmış değiliz onu*; ve değildir aranır/bakınır** ona***; ki o**** ancak bir zikirdir78 ve mubîn1194 bir kur'ân'dır850.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 allemnahu bilir yapmış onu عَلَّمْنَـٰهُ علم
3 ş-şia'ra şiir ٱلشِّعْرَ شعر
4 ve ma ve değildir وَمَا -
5 yenbegi aranır/bakınır يَنۢبَغِى بغي
6 lehu ona لَهُۥٓ ۚ -
7 in ki إِنْ -
8 huve o هُوَ -
9 illa ancak إِلَّا -
10 zikrun bir öğüt ذِكْرٌۭ ذكر
11 ve kur'anun ve Kur'an'dır وَقُرْءَانٌۭ قرا
12 mubinun apaçık مُّبِينٌۭ بين

Notlar

Not 1

*Resûlü.

**Şiir öğretme. Gerekli değildir ona. Aranmaz/bakınmaz onun için.

***Resûle.

****Bilir yapılan şerefli Kur'ân.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

36. Yâsin Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

3780|36|77|أَوَلَمْ يَرَ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

3780|36|77|اولم ير الانسن انا خلقنه من نطفه فاذا هو خصيم مبين

Latin Literal

77. E ve lem yerel insânu ennâ halaknâhu min nutfetin fe iza huve hasîmun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Hiç görmez mi insan ki biz yarattık onu* bir nutfeden959; öyle ki (o) zaman o** bir mubîn1194 hasımdır1248.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 evelem hiç أَوَلَمْ -
2 yera görmez mi يَرَ راي
3 l-insanu insan ٱلْإِنسَـٰنُ انس
4 enna ki biz أَنَّا -
5 haleknahu yarattık onu خَلَقْنَـٰهُ خلق
6 min مِن -
7 nutfetin bir nutfeden نُّطْفَةٍۢ نطف
8 feiza öyle ki (o) zaman فَإِذَا -
9 huve o هُوَ -
10 hasimun bir hasım خَصِيمٌۭ خصم
11 mubinun mubîn مُّبِينٌۭ بين

Notlar

Not 1

*İnsanı.

**İnsan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nutfe

Kavram 959

959Kadının vajinasının arka forniks olarak isimlendirilen boşluğuna erkeği tarafından atılan, boşaltılan ve bir karışım olan meninin rahim ağzı kanalından (endoservikal kanal) süzülerek rahim iç kısmına girmiş saflaşmış hali. Kısırlık tedavisi için yapılan aşılamada meniden gradiyet veya swim-up yöntemiyle elde edilen saflaşmış, kaliteli spermleri içeren sıvı.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

Hasım

Kavram 1248

1248Husûmet, düşmanlık, tartışma, mahkemede karşı taraf.

37. Sâffât Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

3801|37|15|وَقَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

3801|37|15|وقالوا ان هذا الا سحر مبين

Latin Literal

15. Ve kâlû in hâzâ illâ sihrun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve derler: "Ki bu ancak mubîn1194 bir sihirdir283."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve kalu ve derler وَقَالُوٓا۟ قول
2 in ki إِنْ -
3 haza bu هَـٰذَآ -
4 illa anca إِلَّا -
5 sihrun bir sihirdir سِحْرٌۭ سحر
6 mubinun mubîn مُّبِينٌ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sihir

Kavram 283

283Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını  düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

37. Sâffât Suresi

Ayet 156

Arapça Metin (Harekeli)

3942|37|156|أَمْ لَكُمْ سُلْطَٰنٌ مُّبِينٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

3942|37|156|ام لكم سلطن مبين

Latin Literal

156. Em lekum sultânun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Yoksa sizleredir mubîn1194 bir sultân660.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 em yoksa أَمْ -
2 lekum sizleredir لَكُمْ -
3 sultanun bir sultân سُلْطَـٰنٌۭ سلط
4 mubinun bir mubin مُّبِينٌۭ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sultân, sultân.

Kavram 660

660Yetki, salahiyet, otorite.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

61. Saf Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

5167|61|6|وَإِذْ قَالَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ إِنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَىَّ مِنَ ٱلتَّوْرَىٰةِ وَمُبَشِّرًۢا بِرَسُولٍ يَأْتِى مِنۢ بَعْدِى ٱسْمُهُۥٓ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَآءَهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ قَالُوا۟ هَٰذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

5167|61|6|واذ قال عيسي ابن مريم يبني اسريل اني رسول الله اليكم مصدقا لما بين يدي من التوريه ومبشرا برسول ياتي من بعدي اسمه احمد فلما جاهم بالبينت قالوا هذا سحر مبين

Latin Literal

6. Ve iz kâle îsebnu meryeme yâ benî isrâîle innî resûlullâhi ileykum musaddikan li mâ beyne yedeyye minet tevrâti ve mubeşşiren bi resûlin ye’tî min bagdîsmuhû ahmed(ahmedu), fe lemmâ câehum bil beyyinâti kâlû hâzâ sihrun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman Meryem oğlu Îsâ: "Ey İsrâîloğulları197! Doğrusu ben resûlüyüm418 Allah'ın üzerinize (ki) bir musaddıktır* (iki) elimdekine Tevrât’tan; ve müjdeleyiciyim bir resûlle418 (ki) gelir benim sonramdan; ismi onun** Ahmed'dir1349; öyle ki ne zaman ki geldi*** onlara**** beyanatlarla620; dediler***** bu mubîn1194 bir sihirdir283.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 kale dediği zaman قَالَ قول
3 iysa Îsâ عِيسَى -
4 bnu oğlu ٱبْنُ بني
5 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
6 ya beni ey oğulları يَـٰبَنِىٓ بني
7 israile İsrail إِسْرَٰٓءِيلَ -
8 inni doğrusu ben إِنِّى -
9 rasulu resûlüyüm رَسُولُ رسل
10 llahi Allah'ın ٱللَّهِ -
11 ileykum üzerinize إِلَيْكُم -
12 musaddikan bir musaddık مُّصَدِّقًۭا صدق
13 lima لِّمَا -
14 beyne بَيْنَ بين
15 yedeyye (iki) elimdekine يَدَىَّ يدي
16 mine مِنَ -
17 t-tevrati Tevrât’tan ٱلتَّوْرَىٰةِ -
18 ve mubeşşiran ve müjdeleyiciyim وَمُبَشِّرًۢا بشر
19 birasulin bir resûlle بِرَسُولٍۢ رسل
20 ye'ti gelir يَأْتِى اتي
21 min مِنۢ -
22 bea'di sonramdan بَعْدِى بعد
23 ismuhu ismi onun ٱسْمُهُۥٓ سمو
24 ehmedu Ahmed'dir أَحْمَدُ ۖ -
25 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
26 ca'ehum geldi onlara جَآءَهُم جيا
27 bil-beyyinati beyanatlarla بِٱلْبَيِّنَـٰتِ بين
28 kalu dediler قَالُوا۟ قول
29 haza bu هَـٰذَا -
30 sihrun bir sihirdir سِحْرٌۭ سحر
31 mubinun mubîn مُّبِينٌۭ بين

Notlar

Not 1

*İncîl.

**Sonradan gelecek olan resûlün.

***Îsâ.

****İsrâîloğullarına.

*****İsrâîloğulları.​

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Sihir

Kavram 283

283Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını  düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

İsmi Ahmed olan resûl resûl Muhammed mi?

Kavram 1349

1349Evet. Kesinlikle. Ahmed ismiyle Muhammed ismi aynı kök olan (HMD) kökünden türemiştir. Her ikisinin özü aynı olup çok hamd eden; çok öven; çok yücelten demektir. Muhammed kelimesi "Ahmed" sıfatıyla şereflenmiş;  ona sahip olan demektir. Yani Muhammed ismi "Ahmetli"; "Ahmetle"; "Ahmetle birlikte olan"; "Ahmet olan" demektir.   

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 1194:

Mubîn

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Mubîn

Kavram No: 1194

Kısa Açıklama: 1194 Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 30

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Nûr Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: O gün tamamlar onlara Allah hak/gerçek dinlerini * ; ve bilirler ki Allah; O (ki) Hakk’tır 1114 ; Mubîn’dir 1194 .

Arapça: 2814|24|25|يوميذ يوفيهم الله دينهم الحق ويعلمون ان الله هو الحق المبين

Şuarâ Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: İşte şu (ki) ayetleridir 454   kitabın * (ki) mubîndir 1194 ** .

Arapça: 2932|26|2|تلك ايت الكتب المبين

Şuarâ Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Dedi * : "Velev/şayet geldiysem sana bir şeyle (ki) bir mubîndir 1194 ?"

Arapça: 2960|26|30|قال اولو جيتك بشي مبين

Şuarâ Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Öyle ki attı * asasını; öyle ki (o) zaman o ** bir yılandı *** ; bir mubîndi 1194 .

Arapça: 2962|26|32|فالقي عصاه فاذا هي ثعبان مبين

Şuarâ Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: "TaAllahi 1017 ; doğrusu olduk mutlak içinde mubîn 1194 bir dalalet 128 ."

Arapça: 3027|26|97|تالله ان كنا لفي ضلل مبين

Neml Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: TS 44 * ; işte şu (ki) ayetleridir 454 Kur’ân'ın 850 ; ve mubîn 1194 bir kitaptır.

Arapça: 3158|27|1|طس تلك ايت القران وكتاب مبين

Neml Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman ki geldi onlara ayetlerimiz 237 bir görülen (olarak); dediler: "Bu mubîn 1194 bir sihirdir 283 ."

Arapça: 3170|27|13|فلما جاتهم ايتنا مبصره قالوا هذا سحر مبين

Neml Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Ve varis * oldu Süleymân Dâvud'a; ve dedi ** : "Ey insanlar! Öğretildik konuşmasını *** kuşun; ve verildik her bir şeyden; doğrusu bu (ki) mutlak ki odur mubîn 1194 fazl 202 ."

Arapça: 3173|27|16|وورث سليمن داود وقال يايها الناس علمنا منطق الطير واوتينا من كل شي ان هذا لهو الفضل المبين

Neml Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: "Mutlak azap ederim * ona ** şiddetli bir azapla ya da mutlak boğazlarım * onu *** ya da mutlaka gelir bana mubîn 1194 bir sultânla 660 ."

Arapça: 3178|27|21|لاعذبنه عذابا شديدا او لااذبحنه او لياتيني بسلطن مبين

Neml Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Ve yoktur bir gaybten 62 gökte 180 ve yerde; dışındadır (ki) mubîn 1194 bir kitaptadır * .

Arapça: 3232|27|75|وما من غايبه في السما والارض الا في كتب مبين

Neml Suresi - Ayet 79

Türkçe Meal: Öyle ki tevekkül 79 et Allah üzerine; doğrusu sen * mubîn 1194 hak/gerçek üzerinesin.

Arapça: 3236|27|79|فتوكل علي الله انك علي الحق المبين

Kasas Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: İşte şu (ki) ayetleridir 454 mubîn 1194 kitabın * .

Arapça: 3252|28|2|تلك ايت الكتب المبين

Kasas Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve girdi * şehre ** üzerine bir an (ki) bir gaflet ** * (-le) ehlinden 568 ; öyle ki buldu * orada **** iki adam (ki) katlediyorlardı 35 (ikisi); bu onun ***** şîa'tındandı 1089 ; ve bu onun *****  düşmanındandı; öyle ki yardım/destek talep etti ona ****** onun *****  şîa'tından 1089 (olan) kimse onun *****  düşmanından (olan) kimse üzerine; öyle ki yumrukladı onu ******* Mûsâ; öyle ki tamamladı ******** onun üzerine; dedi * : "Bu amelindendir 1072 şeytânın 29 ; doğrusu o ********* bir düşmandır; mubîn 1194 bir dalalete 128  düşürendir."

Arapça: 3265|28|15|ودخل المدينه علي حين غفله من اهلها فوجد فيها رجلين يقتتلان هذا من شيعته وهذا من عدوه فاستغثه الذي من شيعته علي الذي من عدوه فوكزه موسي فقضي عليه قال هذا من عمل الشيطن انه عدو مضل مبين

Kasas Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Öyle ki sabahladı şehirde bir korku (-yla) (ki) gözetliyordu; öyle ki (o) zaman dün yardım talep etmiş (olan) kimse ona feryat ediyor * ona ** ; dedi ona *** Mûsâ: "Doğrusu sen mutlak mubîn 1194  bir sapkınsın.

Arapça: 3268|28|18|فاصبح في المدينه خايفا يترقب فاذا الذي استنصره بالامس يستصرخه قال له موسي انك لغوي مبين

Kasas Suresi - Ayet 85

Türkçe Meal: Doğrusu ki farz kılan * sana * Kur'ân'ı mutlak ki geri döndürendir * seni bir dönüş yerine doğru; de ki: "Rabbim 4 daha iyi bilendir kim geldi bir kılavuzla; ve kim (ki) o *** mubîn 1194 bir dalalettedir 128 ."

Arapça: 3335|28|85|ان الذي فرض عليك القران لرادك الي معاد قل ربي اعلم من جا بالهدي ومن هو في ضلل مبين

Ankebût Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve eğer yalanlıyorsanız 195 ; öyle ki muhakkak yalanladılar 195 sizlerden önceki ümmetler 305 (de); ve olmaz resûl 418 üzerine mubîn 1194 belagat 515 dışında.

Arapça: 3356|29|18|وان تكذبوا فقد كذب امم من قبلكم وما علي الرسول الا البلغ المبين

Ankebût Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Ve dediler: "İndirilmeli değil miydi ona ayetler 237  (onun) Rabbinden 4 ?"; de ki: "Ancak ki ayetler 237  Allah'ın indindendir/katındandır; ve ben ancak ki mubîn 1194 bir nezîrim 1240 ."

Arapça: 3388|29|50|وقالوا لولا انزل عليه ايت من ربه قل انما الايت عند الله وانما انا نذير مبين

Lokman Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: İşte bu (ki) yaratmasıdır Allah'ın; öyle ki gösterin nedir yarattığı O’nun * astından kimselerin? Evet! Zalimler 257 mubîn 1194 bir dalalettedir 128 .

Arapça: 3478|31|11|هذا خلق الله فاروني ماذا خلق الذين من دونه بل الظلمون في ضلل مبين

Sebe' Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Ve dedi kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler: "Gelmez bize sâat 470 "; de ki: "Evet! Ve Rabbim 4 (ki) mutlak getirir sizlere; bir bilendir gaybı 62 ; uzaklaşmaz O'ndan * bir zerre 503 ağırlığı göklerde 162 ve ne de yerde; ve yoktur daha asgarisi 875 ** bundan ve yoktur daha büyüğü; (ki) mubîn 1194 bir kitapta (olması) dışında.

Arapça: 3607|34|3|وقال الذين كفروا لا تاتينا الساعه قل بلي وربي لتاتينكم علم الغيب لا يعزب عنه مثقال ذره في السموت ولا في الارض ولا اصغر من ذلك ولا اكبر الا في كتب مبين

Sebe' Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: De ki: "Kim rızıklandırır sizleri göklerden 162 ve yerden?"; de ki: "Allah; ve doğrusu * bizleriz ya da ancak * sizlersiniz ** mutlak üzerinde bir kılavuz 192 ya da mubîn 1194 bir dalalette 128 ."

Arapça: 3628|34|24|قل من يرزقكم من السموت والارض قل الله وانا او اياكم لعلي هدي او في ضلل مبين

Sebe' Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: Ve tilâvet 874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz 454 beyanatlar 620 (-la) dediler * : "Değildir bu bir adam dışında; arzular ki çevirsin sizleri kulluk 46 eder olduğundan babalarınızın/atalarınızın"; ve dediler * : "Değildir bu iftira atılmış ** bir ifk 1191 dışında"; ve dedi hakka/gerçeğe kâfirlik 25 etmiş kimseler ne zaman ki geldi *** onlara **** : "Değildir bu mubîn 1194 bir sihir 283 dışında."​

Arapça: 3647|34|43|واذا تتلي عليهم ايتنا بينت قالوا ما هذا الا رجل يريد ان يصدكم عما كان يعبد اباوكم وقالوا ما هذا الا افك مفتري وقال الذين كفروا للحق لما جاهم ان هذا الا سحر مبين

Yâsin Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Doğrusu biz; bizler (ki) hayat veririz ölülere; ve yazarız kademe aldıklarını * ve eserlerini ** ; ve her bir şeyi (ki) saydık onu *** mubîn 1194 bir imamda **** .

Arapça: 3715|36|12|انا نحن نحي الموتي ونكتب ما قدموا واثرهم وكل شي احصينه في امام مبين

Yâsin Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: "Ve yoktur (bizim) üzerimize * mubîn 1194 belagat 515 dışında."

Arapça: 3720|36|17|وما علينا الا البلغ المبين

Yâsin Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: "Doğrusu ben * (o) zaman mutlak içindeyim mubîn 1194 bir dalalet 128 ."

Arapça: 3727|36|24|اني اذا لفي ضلل مبين

Yâsin Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Ve denildiği zaman onlara: "İnfak 6 edin rızıklandırdığından Allah'ın"; dedi kâfirlik 25 etmiş kimseler iman 47 etmiş kimselere: "Yedirir miyiz kimseye (ki) şayet dileseydi Allah yedirirdi ona?"; ki sizler ancak mubîn 1194 bir dalalettesiniz 128 .

Arapça: 3750|36|47|واذا قيل لهم انفقوا مما رزقكم الله قال الذين كفروا للذين امنوا انطعم من لو يشا الله اطعمه ان انتم الا في ضلل مبين

Yâsin Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Ve şiir bilir yapmış değiliz onu * ; ve değildir aranır/bakınır ** ona *** ; ki o **** ancak bir zikirdir 78 ve mubîn 1194 bir kur'ân'dır 850 .

Arapça: 3772|36|69|وما علمنه الشعر وما ينبغي له ان هو الا ذكر وقران مبين

Yâsin Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Hiç görmez mi insan ki biz yarattık onu * bir nutfeden 959 ; öyle ki (o) zaman o ** bir mubîn 1194 hasımdır 1248 .

Arapça: 3780|36|77|اولم ير الانسن انا خلقنه من نطفه فاذا هو خصيم مبين

Sâffât Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve derler: "Ki bu ancak mubîn 1194 bir sihirdir 283 ."

Arapça: 3801|37|15|وقالوا ان هذا الا سحر مبين

Sâffât Suresi - Ayet 156

Türkçe Meal: Yoksa sizleredir mubîn 1194 bir sultân 660 .

Arapça: 3942|37|156|ام لكم سلطن مبين

Saf Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ve dediği zaman Meryem oğlu Îsâ: "Ey İsrâîloğulları 197 ! Doğrusu ben resûlüyüm 418 Allah'ın üzerinize (ki) bir musaddıktır * (iki) elimdekine Tevrât’tan; ve müjdeleyiciyim bir resûlle 418 (ki) gelir benim sonramdan; ismi onun ** Ahmed'dir 1349 ; öyle ki ne zaman ki geldi *** onlara **** beyanatlarla 620 ; dediler ***** bu mubîn 1194 bir sihirdir 283 .

Arapça: 5167|61|6|واذ قال عيسي ابن مريم يبني اسريل اني رسول الله اليكم مصدقا لما بين يدي من التوريه ومبشرا برسول ياتي من بعدي اسمه احمد فلما جاهم بالبينت قالوا هذا سحر مبين