“Gökler, Yer ve İkisi Arasındakiler” ile Karanlık Madde ve Karanlık Enerji İlişkisi

Yüce Allah, şerefli Kur’an’da birçok ayette şu ifadeyi tekrar eder:

خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بِالْحَقِّ

“Gökleri ve yeri ve ikisi arasındakileri hak/gerçek ile yarattı.”

Bu ifade ilk bakışta basit görünse de, modern kozmoloji ve evren bilimiyle birlikte düşünüldüğünde son derece derin bir yapıya işaret eder. Çünkü bugün biliyoruz ki:

  • Evren yalnızca gördüğümüz yıldız ve galaksilerden ibaret değildir.
  • Toplam içeriğin büyük kısmı görünmeyen karanlık madde ve karanlık enerjiden oluşmaktadır.
  • Gök (evren), yer (Dünya ve madde âlemi) ve bunların arasında aktif olan görünmez alanlar birlikte bir bütünlük teşkil eder.

1. Kur’an’da “Gökler”, “Yer” ve “İkisi Arasında Olanlar”

Kur’an’da “gök” kavramı tekil ve çoğul hâliyle (gök, gökler) farklı bağlamlarda kullanılır. Burada “gökler” ifadesini, modern kavrayışla şöyle genişletebiliriz:

  • Başımızı kaldırdığımızda gördüğümüz atmosfer,
  • Güneş sistemi,
  • Samanyolu galaksisi ve diğer galaksiler,
  • Galaksilerin içindeki yıldız sistemleri,
  • Galaksilerin içinde yer alan bulutsular, yıldız doğumevleri,
  • Ve bütün bunların üstünde gözlemlenebilir evren.

Evren, çoklu “gökler” içerdiği için Kur’an’da “gökler” olarak da işaret edilebilir. Paralel evrenler, çok katmanlı kozmik yapılar ve yıldız sistemleri gibi çoklu gök düzenleri bu anlam alanına dâhil edilebilir.

Yine Kur’an’da Rabbimiz’in gökleri ve yeri “altı günde / altı evrede” yarattığı bildirilir. Bunu, evrenin tek bir anda değil, ardışık aşamalarla yaratıldığı şeklinde anlamak mümkündür:

“Şüphesiz Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş’a istiva eden Allah’tır...” (A’râf 7:54)

Buradaki “gün” ifadesini, kozmik ölçekte yaratılış dönemi / evresi anlamında okumak, hem Kur’ân bütünlüğüyle hem de modern kozmolojiyle uyumlu bir yaklaşımdır.


2. Evrenin Bilimsel Serüveni: Tekillikten Kozmik Yapıya

Modern kozmolojiye göre evrenimiz yaklaşık 13,8 milyar yıl önce, çok yüksek yoğunluk ve sıcaklığa sahip bir tekillik hâlinden ortaya çıktı. Bu hâl, Kur’an’daki:

“O inkâr edenler görmediler mi ki, gökler ve yer bitişik idi; Biz onları ayırdık...” (Enbiyâ 21:30)

ayetiyle dikkat çekici bir paralellik taşır. Başlangıçta gökler ve yer adeta bitişik, tek bir yapı iken; sonra genişleme ile ayrılmış, farklı evrelere bölünmüştür.

İlk aşamada evren saf enerji hâlindedir. Sıcaklık azalmaya başladığında, Einstein’in ünlü formülüne uygun olarak:

E = mc²

enerji, maddeye dönüşmeye başlar. Bu süreçte:

  • Kuarklar, leptonlar gibi parçacıklar ortaya çıkar,
  • Proton ve nötronlardan atom çekirdekleri oluşur,
  • Daha sonra elektronlar çekirdeklerle birleşerek atomlar meydana gelir,
  • Atomlar gaz bulutlarını, gaz bulutları yıldızları ve galaksileri oluşturur.

Böylece “yer” dediğimiz madde evreni inşa olur. Ancak bugün biliyoruz ki, bu görünen madde evrenin toplamının yalnızca küçük bir kısmını oluşturur.

Evrenin Bileşenleri (Klasik Kozmolojik Yaklaşım)

BileşenYaklaşık OranAçıklama
Baryonik Madde (gördüğümüz madde) ≈ %5 Atomlardan oluşan yıldızlar, gezegenler, gaz bulutları, canlılar.
Karanlık Madde ≈ %27 Işıkla etkileşmeyen, ancak kütleçekimiyle galaksileri bir arada tutan görünmez madde.
Karanlık Enerji ≈ %68 Evrenin genişlemesini hızlandıran, uzayın içine yayılmış gizemli enerji biçimi.

Bu tabloya göre, “yer” dediğimiz görünen madde aslında evrenin çok küçük bir yüzdesidir. Geri kalan büyük pay “gözlerden saklı” alanlara aittir ki, bu da bizi Kur’an’daki “ikisi arasındakiler” ifadesini yeniden düşünmeye davet eder.


3. Karanlık Madde: Evrenin Görünmeyen İskeleti

Karanlık madde, ne klasik maddenin (atomların) bir parçasıdır, ne de ışık gibi fotonlardan oluşur. Hiçbir teleskop onu doğrudan göremez; çünkü:

  • Işık saçmaz,
  • Işığı yansıtmaz,
  • Işığı soğurmaz,
  • Sadece kütleçekimi ile varlığını belli eder.

Buna rağmen galaksilerin dönüş hızları, galaksi kümelerinin dinamiği ve kozmik yapı simülasyonları, karanlık madde olmadan açıklanamaz. Adeta evrenin tamamında, yıldız ve galaksileri taşıyan görünmez bir iskelet vardır.

Tam da bu noktada Kur’an’ın “gökler, yer ve ikisi arasındakiler” ifadesiyle karanlık madde arasında bir paralellik kurmak mümkündür:

  • Yer → Baryonik madde (atomlardan oluşan görünen dünya),
  • Gök → Evrenin görünen yapısı (yıldızlar, galaksiler),
  • İkisi Arasında → Gök ile yer arasındaki bağlayıcı, görünmez iskelet: karanlık madde.

4. Karanlık Enerji: Evreni Genişleten Görünmez Gerilim

Karanlık madde galaksileri bir arada tutarken, karanlık enerji tam tersi bir işleve sahiptir: Evrenin genişlemesini hızlandırır. Kozmolojik gözlemler, galaksilerin birbirinden zamanla daha hızlı uzaklaştığını göstermektedir.

Kur’an’da göklerin Allah tarafından sürekli “genişletilmesi”ne işaret eden ayet, bu bağlamda dikkat çekicidir:

“Göğü Biz kudretle bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz.” (Zâriyât 51:47 meâl anlamı)

Burada, göğün statik değil, dinamik; yani zamanla genişleyen bir yapı olduğuna dair güçlü bir işaret vardır. Modern bilim de bugün, evrenin hızlanarak genişlediğini, bu genişlemenin gerisinde ise henüz mahiyeti tam bilinmeyen karanlık enerjinin bulunduğunu söylemektedir.

Karanlık enerji:

  • Maddenin bir parçası değildir,
  • Uzay-zamanın içine yayılmış bir gerilim alanı gibidir,
  • Gök ile yer arasındaki mesafeyi artıran görünmez bir kuvvet gibi davranır.

5. “İkisi Arasındakiler” ifadesine Karanlık Madde ve Karanlık Enerji Açısından Bakış

Kur’an’da geçen “gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri yaratma” ifadesini, modern bilim ışığında şöyle bir şema hâlinde düşünebiliriz:

Kur’an’daki KavramModern Karşılık (Öneri)Açıklama
Yer Baryonik madde Dünya ve evrendeki atom temelli tüm görünen madde.
Gök / Gökler Evrenin görünen yapısı Atmosfer, yıldızlar, galaksiler, kozmik ağ; uzay-zaman sahnesi.
İkisi Arasındakiler Karanlık madde & karanlık enerji Ne doğrudan maddeye (yere), ne de gördüğümüz gök cisimlerine; fakat ikisini de yöneten görünmez alanlar. Evreni bağlayan karanlık madde ve evreni genişleten karanlık enerji bu kategoriye yerleştirilebilir.

Bu yorum, elbette bağlayıcı bir tefsir iddiası değil; bilimin bugünkü verileriyle Kur’ân’ın işaretlerini birlikte okumaya çalışan düşünsel bir modeldir. Ancak dikkat çekici olan şudur ki:

  • Modern bilim evrenin büyük kısmının görünmeyen alanlardan oluştuğunu söylemektedir.
  • Kur’an ise gök ve yer ile birlikte bunların arasındakilerin yaratılışını özellikle vurgulamaktadır.
  • Karanlık madde ve karanlık enerji, tam da “ne göğe ne yere ait; ama ikisini de etkileyen” bir varlık sınıfıdır.

6. Sonuç: Hak ile Yaratılan Görünür ve Görünmez Evren

Şerefli Kur’an’da Rabbimiz:

“Allah, gökleri ve yeri ve ikisi arasındakileri hak ile yarattı...” (Duhân 44:39 benzeri ifadeler)

buyurmaktadır. Modern kozmoloji ise bugün:

  • Evrenin yalnızca küçük bir kısmının gözle görülen maddeden oluştuğunu,
  • Evrenin iskeletini karanlık maddenin kurduğunu,
  • Evrenin kaderini ve genişlemesini ise karanlık enerjinin yönettiğini

ortaya koymaktadır. Bu iki tablo birlikte okunduğunda şu öneriyi dile getirebiliriz:

Kur’an’da “gökleri ve yeri ve ikisi arasındakileri” yaratmaktan bahsedilirken, günümüz kozmolojisinin tanımladığı karanlık madde ve karanlık enerji de, “ikisi arasındaki görünmez ama etkili hakikatler” kapsamında düşünülebilir.

Bu yaklaşım, Kur’an’ı bilim adına zorla yorumlama değil; bilimin açtığı pencereden Kur’ân’ın işaretlerini yeniden okuma çabasıdır. Evrenin görünen ve görünmeyen bütün katmanları nihayetinde Allah’ın ilmi, kudreti ve hikmetiyle kuşatılmıştır.


Ek: Önerilen Şema Görseli

Aşağıdaki şema, makaledeki ilişkiyi görsel olarak özetlemek için kullanılabilir. Joomla’da bu görseli medya yöneticisine yükleyip src yolunu kendi dosya yoluna göre düzeltmen yeterli olacaktır.

Gök, yer, karanlık madde ve karanlık enerji ilişkisini gösteren şema
Şema: Yer (baryonik madde), gök (görünen evren) ve ikisi arasındaki karanlık madde ile karanlık enerji.