Yüce Allah aşağıdaki 2:170, 7:3 ve 31:21 ayetlerinde şu şekilde buyurmuştur. 

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

177|2|170|وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَآ أَلْفَيْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ أَوَلَوْ كَانَ ءَابَآؤُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ

Ve izâ kîle lehumu ttebiû mâ enzelallâhu kâlû bel nettebiu mâ elfeynâ aleyhi âbâenâ e ve lev kâne âbâuhum lâ ya’kılûne şey’en ve lâ yehtedûn.

Ve dendiği vakit onlara: “Tâbi olun Allah'ın indirdiği şeye”; dediler: “Hayır!  Tâbi oluruz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye”; ataları bir şey akletmeyenler ve doğru yola kılavuzlanmayanlar olmuş olsa da mı?

957|7|3|ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ

Ittebiû mâ unzile ileykum min rabbikum ve lâ tettebiû min dûnihî evliyâe, kalîlen mâ tezekkerûn.

Tâbi olun Rabbinizden size indirilmiş şeye ve tâbi olmayın O'nun astından evliyaya; öğüt aldığınız şey ne kadar az.

3488|31|21|وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ أَوَلَوْ كَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ يَدْعُوهُمْ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

Ve izâ kîle lehumu ttebiû mâ enzelallâhu kâlû bel nettebiu mâ vecednâ aleyhi âbâenâ, e ve lev kâneş şeytânu yed’ûhum ilâ azâbis saîr.

Ve dendiği vakit onlara: “Tâbi olun Allah'ın indirdiği şeye”; dediler: “Hayır! Tâbi oluruz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye”; şeytan alevli ateşin azabına onları çağırır olmuş olsa da mı?

 

Ne muhteşem ayetler!

Yüce Allah’ın mesajı işte bu. Kuran’ın mesajı çok açık ve net. Ayetleri anlamak için başka hiçbir şeye ihtiyaç yok.

Ne emrediyor Yüce Allah’ımız?

  • Allah'ın indirdiği şeye tâbi olunacak.
  • Rabbimizden bize indirilmiş şeye tâbi olunacak.
  • Atalarımızı üzerinde bulduğumuz dine tâbi olunmayacak.
  • Evliyaya (velilere) tâbi olunmayacak.

Şimdi kısaca açalım;

Bu ayetler müşriklerin genel bir özelliğini bize bildirmektedir. Müşrikler Kuran’ın indiği dönemde yaşamış oldukları gibi Kuran’da ‘saat’ olarak isimlendirilen evrenin yok olmasına kadar yeryüzünde mevcut olacaklardır. Diğer bir deyiş ile Kuran’ın müşrik olarak isimlendirdiği kimseler her daim yeryüzünde yaşayacaktır. Günümüzde de bol miktarda müşrik yeryüyüzüne yaşamaktadır.

Biz müşrikleri nasıl anlayacağız?

Müşrik demek kelime anlamı olarak Allah’a ortak koşan yani şirk koşan kimse demektir. Yüce Allah’ın astlarından kimselere veya Kuran’ın astlarından kitaplara tâbi olanlara müşrik denir. Ayette müşrik tanımı tam olarak yapılıyor. Kendilerine “Tâbi olun Allah'ın indirdiği şeye” denildiğinde “Hayır!  Tâbi oluruz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyediyen herkes müşriktir. Bir düşünün; Yüce Allah’ın indirdiği şey Kuran olduğuna göre; ‘Kuran’a tâbi olun’ denildiğinde ‘Hayır! Biz içinde doğduğumuz toplumun tâbi olduğu mezhebimize tâbi oluruz’ diyen insanların Kuran’a göre müşrik olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ayette ‘vecedna’ ‘bulduğumuz’ kelimesi önemlidir. Bu kimseler bir şeyi kendileri arayıp bulmuyorlar. Atalarını üzerinde buldukları şeye otomatik olarak katılıyorlar. Bir insanın doğduğunda otomatik olarak kendisini babasının, dedesinin yani atalarının dininde bulması tam olarak bu tanıma uyar. 

Hanefi mezhebinde doğan bir kişi kendisini otomatik olarak hanefi mezhebinde buluyor. Şafii mezhebine tâbi olan bir toplumda doğan ise otomatik olarak şafii oluyor. Durum Maliki ve Hanbeli mezhebi için de geçerli. Bu insanlar atalarını neyin üzerinde bulmuş ise ona tâbi olmaktadırlar. En iyi dinin kendilerinin dini olduğunu ölesiye savunmaktadırlar. Hatta Kuran’a tâbi olduklarını sanarlar. Ancak durum asla onların düşündüğü gibi değildir. Yapmaları gereken şey akıllarını kullanarak sorgulamaktır. Kuran'ı anlayarak okumak ve tâbi oldukları atalarının dini Kuran'a ne kadar uyuyor diye araştırmaktır. Ayette ‘ataları bir şey akletmeyenler ve doğru yola kılavuzlanmayanlar olmuş olsa da mı?’ buyrularak din konusunda akletmemiz gerektiği ve doğru yola kılavuzlanmak için Yüce Allah’a dua etmemiz gerektiği anlaşılır. 

Ayet bize büyük bir işaret veriyor. İçinde doğduğumuz atalarımızın dinini sorgulamalıyız. Belki de atalarımız doğru yolu bulamadı. Akıllarını kullanamadılar.

Gerçek anlamda Kuran’a tâbimiyiz değil miyiz her gün kontrol etmeliyiz. 

 

Yüce Allah’ın astından evliyaya tâbi olmak;

Evliya kelimesi veli kelimesinin çoğuludur.
(أَوْلِيَآءَ) evliya'e kelimesi kökü (ولي) yakın-bitişik (near- close),  yan-komşu (neighboring), yan yana olan (adjacent), hısım-akraba-yakın (relative), arkadaş-ahbap-dost (friend), sevilen-canan (beloved one), yardımcı-destekçi (helper), koruyucu-hami-gözetici (protector), iyiliksever (benefactor), patron-hami (patron), yönetici-hükmeden (master), yöneten-idareci-karar alıcı (who administrators) anlamındadır. Steingass, page 1233 (of 1241).

(أَوْلِيَآءَ) ‘evliya'e’ kelimesinin geçtiği ayetler (3:28, 3:175, 4:76, 4:89, 4:139, 4:144, 5:51, 5:57, 5:81, 7:3, 5:27, 7:30, 8:34, 8:72, 8:73, 9:23, 9:71, 10:62, 11:20, 11:113, 13:16, 17:97, 18:50, 18:102, 25:18, 29:41, 39:3, 42:6, 42:9, 42:46, 45:10, 45:19, 46:32, 60:1, 62:6) incelendiğinde tekil formu olan veli kelimesinin ‘koruyan, himaye eden yakın arkadaş’ anlamına geldiği anlaşılır. Özellikle 8:72 ayeti kelimenin anlamını bize öğretir. Lütfen ayeti inceleyiniz.

7:3 ayetinde emredildiği gibi din konusu söz konusu olduğunda Yüce Allah’ın indirdiği Kuran’a tâbi olacağız, O’nun astlarından hiçbir koruyucu yakın arkadaş edinmeyeceğiz. Sadece Yüce Allah’ı veli edineceğiz.

Yüce Allah’ın büyük bir hikmeti olsa gerek; günümüzde halkımız arasında ahirete intikal etmiş bir çok kişi evliya olarak kabul edilmektedir. ‘Sahabe burada yatıyor’, ‘bu adam çok mübarekmiş’ denilerek sadece Allah’a yapılması gereken dualarda bu kimseler Yüce Allah'ın yanında yakın birer koruyucular olarak (evliya) zikrediliyor. Onlardan da yardım isteniyor. Onların aracı olması isteniyor. Ne büyük bir şirk!

Muhammed peygamberimizin veli edinilmesi;

Günümüzde en büyük şirkin Muhammed peygamberimiz üzerinden yapıldığını görmekteyiz. Muhammed peygamberi bir veli edinmiş olanlar müşriktir. Yani ‘Muhammed peygamber bizim yakın bir koruyucumuzdur, ahirette bize şefaat ederek bizi kurtarır’ diyen herkes müşriktir.

Sonuç;

Sadece Yüce Allah’ın indirdiği Kuran’a tâbi olacağız ve hayatımızı sadece Kuran’a göre düzenleyeceğiz. İçinde doğmuş olarak bulduğumuz atalarımızın dinini akıl ile sorgulayacağız ve İbrahim peygamber gibi atalarımızın putlarını yıkacağız. İçinde doğmuş olarak bulduğumuz atalar dinine tâbi olmayacağız. Sadece Kuran’a teslim olacağız. Yüce Allah’ın astlarından peygamberler de dahil olmak üzere veliler (evliya) (koruyucu-hami yakın arkadaş) edinmeyeceğiz.

En doğrusunu Allah bilir.