Bedir savaşı ve Hendek savaşında meleklerin müslümanlara yardım etmesi konusu İsrailattan aşırı derecede etkilenmiş olan rivayet silsilesi üzerinden anlaşılmaya çalışılırsa bu konu tam olarak anlaşılamaz. Ayetleri yine Kuran’dan anlamamız gereklidir.

Melekleri kanatlı yaratıklar olarak algılamak ve bu savaşlarda onları müslümanların yanında sanki birer askermiş gibi kâfirlerle savaşarak onları öldürdüklerini düşünmenin Kuran’da karşılığı yoktur. Melekler bu savaşlarda Allah’ın kendilerine vahyetmesi ile müslümanlara destek olmuşlardır. Bu noktada hiç bir şüphe yoktur. Ancak ayetlerde geçen meleklerle halk arasında bilinen kanatlı melekler arasında hiçbir ilgi ve alaka yoktur.

Yüce Allah ve melekleri nebiye ve müminlere sadece savaş zamanı değil her zaman destek olmaktadırlar.

Yüce Allah aşağıdaki âyetlerinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

3587|33|56|إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

İnnallâhe ve melâiketehu yusallûne alen nebiyyi, yâ eyyuhâllezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.

Doğrusu Allah ve melekleri salat ederler-destek olurlar nebi üzerine ; ey inanan kimseler salat edin destek olun ona ve koruyup güvenliğini sağlayın bir teslimiyetle-içtenlikle.

3574|33|43|هُوَ ٱلَّذِى يُصَلِّى عَلَيْكُمْ وَمَلَٰٓئِكَتُهُۥ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَكَانَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا

Huvellezî yusallî aleykum ve melâiketuhu li yuhricekum minez zulumâti ilen nûr, ve kâne bil mu’minîne rahîmâ.

O (Allah) ki salat eder-destek olur üzerinize, melekleri de; çıkarmak için sizi karanlıklardan aydınlığa; ve oldu O (Allah) inananlara karşı rahim-çok merhametli.

 

Görüldüğü gibi sürekli bir destek söz konusudur. Ancak Bedir ve Hendek savaşlarında müslümanlar gerçekten zor bir duruma düşmüşlerdir. Bu esnadaki meleklerin desteği-yardımı özellikle sayı verilerek vurgulanmıştır.

Öncelikle Hendek savaşı ile ilgili desteği inceleyelim;

Hendek savaşı;

Yüce Allah aşağıdaki âyetlerinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

415|3|122|إِذْ هَمَّت طَّآئِفَتَانِ مِنكُمْ أَن تَفْشَلَا وَٱللَّهُ وَلِيُّهُمَا وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

İz hemmet tâifetâni minkum en tefşelâ vallâhu veliyyuhumâ ve alâllâhi fel yetevekkelil mu’minûn.

O vakit meyletti sizden cesaretlerini kaybeden iki takım; oysa Allah onların velisiydi; ve Allah’a tevekkül etsinler inananlar.

416|3|123|وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ ٱللَّهُ بِبَدْرٍ وَأَنتُمْ أَذِلَّةٌ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Ve lekad nasarakumullâhu bi bedrin ve entum ezilleh, fettekûllâhe leallekum teşkurûn.

Ve ant olsun yardım etti sizlere Allah Bedir'de ve siz zayıfken; öyleyse takvâlı olun Allah'a böylece belki şükredersiniz.

417|3|124|إِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِنِينَ أَلَن يَكْفِيَكُمْ أَن يُمِدَّكُمْ رَبُّكُم بِثَلَٰثَةِ ءَالَٰفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُنزَلِينَ

İz tekûlu lil mu’minîne e len yekfiyekum en yumiddekum rabbukum bi selâseti âlâfin minel melâiketi munzelîn.

O vakit dedin müminlere: “Kâfi gelmedi mi size ki yardım etmesi Rabbinizin indirilmiş meleklerden üç binle.

418|3|125|بَلَىٰٓ إِن تَصْبِرُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ وَيَأْتُوكُم مِّن فَوْرِهِمْ هَٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُم بِخَمْسَةِ ءَالَٰفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُسَوِّمِينَ

Belâ in tasbirû ve tettekû ve ye’tûkum min fevrihim hâzâ yumdidkum rabbukum bi hamseti âlâfin minel melâiketi musevvimîn.

Evet; eğer sabrederseniz ve takvâlı olursanız; gelseler de üzerinize ansızın galeyanlarıyla şu an; yardım eder size Rabbiniz işaretli (hedefe kilitlenmiş) meleklerden beş binle.

 

Bu ayet gurubunda Hendek savaşı işaret edilmiştir. 3:123 ayetinde Yüce Allah Bedir savaşını işaret ederek tabiri caiz ise biz size Bedir’de yardım ettik. Bu yardım 1000 melekleydi (ileride göreceğiz). Şimdi, yani Hendek savaşında 3000 melek ile yardım edeceğiz buyurmaktadır. Hatta sabrederseniz ve takvâlı olursanın bu yardım 5000 meleğe çıkar buyurmaktadır.

Bedir savaşı;

Yüce Allah aşağıdaki âyetlerinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

1169|8|9|إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَٱسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّى مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُرْدِفِينَ

İz testegîsûne rabbekum festecâbe lekum ennî mumiddukum bi elfin minel melâiketi murdifîn.

O vakit yardım için çağrıda bulundunuz Rabbinizden; ve cevap verdi sizlere: “Doğrusu ben yardım ediciyim sizlere meleklerden ardışık binle”

1170|8|10|وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشْرَىٰ وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِۦ قُلُوبُكُمْ وَمَا ٱلنَّصْرُ إِلَّا مِنْ عِندِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Ve mâ cealehullâhu illâ buşrâ ve li tatmainne bihî kulûbukum ve mân nasru illâ min indillâh, innallâhe azîzun hakîm.

Ve yapmadı Allah müjde olması ve kalplerinizin onunla tatmin olup yatışması dışında ve yoktur yardım Allah katından başka; şüphesiz Allah’tır azîz-güç yetiren, hakîm-hikmet sahibi.

1171|8|11|إِذْ يُغَشِّيكُمُ ٱلنُّعَاسَ أَمَنَةً مِّنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً لِّيُطَهِّرَكُم بِهِۦ وَيُذْهِبَ عَنكُمْ رِجْزَ ٱلشَّيْطَٰنِ وَلِيَرْبِطَ عَلَىٰ قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ ٱلْأَقْدَامَ

İz yugaşşîkumun nuâse emeneten minhu ve yunezzilu aleykum mines semâi mâen li yutahhirakum bihî ve yuzhibe ankum riczeş şeytâni ve li yarbıta alâ kulûbikum ve yusebbite bihil akdâm.

O vakit bürüdü size kendisinden (Allah) bir güvenli uyuklama; ve indirdi üzerinize gökten bir su; temizlemek için sizi onunla ve uzaklaştırmak için sizden şeytanın pisliğini ve bağlayıp rabıtalamak için kalblerinizin üzerini ve sabitlemek için onunla ayaklarınızı.

 

8:9 ayeti Bedir savaşında Yüce Allah’ın zayıf olan müslümanlara yardımını işaret etmektedir. Müslümanlar Yüce Allah’a yardım çağrısı yapmışlardır. Yüce Allah da onların çağrılarına cevap vermiştir. Ardışık 1000 melekle yardım ettiğini buyurmuştur. Yardım kesin olarak edilmiştir.

Yüce Allah 3:123 âyetlerinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

416|3|123|وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ ٱللَّهُ بِبَدْرٍ وَأَنتُمْ أَذِلَّةٌ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Ve lekad nasarakumullâhu bi bedrin ve entum ezilleh, fettekûllâhe leallekum teşkurûn.

Ve ant olsun yardım etti sizlere Allah Bedir'de ve siz zayıfken; öyleyse takvâlı olun Allah'a böylece belki şükredersiniz.

 

Yüce Allah’ın izni ile meleklerin neler olabileceğini inceleyelim;

Bedir’deki 1000 melek neler olabilir?

Yüce Allah Bedir’de müslümanlara destek olan bu meleklerden bazılarına işaret ediyor. 8:11 ayetinde müslümanlara savaş öncesi uyuklama verildiği bildiriliyor. Yüce Allah onlara bir güvenlik oluşturuyor ve müslümanların uyuyarak dinlenmesini sağlıyor. Uyuma ile dinç ve kuvvetli kalkan müslümanlar savaşta daha aktif ve başarılı oluyorlar.

Dengeli bir gece uykusunun sayısız faydası vardır. Uyuyamamak insan bedeninde ve özellikle beyinde ciddi sıkıntılar oluşturur. Aşağıdaki makalede uyumanın bir ayet olduğu bildirilmiştir.

Ve O'nun ayetlerindendir uyumanız geceyle.

Uykuyu bozan en önemli faktörlerden birisi de stres ve kaygıdır. Savaş öncesi kaygının tavan yapması gayet normaldir. Bu kaygı ile uyku bozulacak bir insanın savaş başarısı azalacaktır. Bir insan demek bir ordu demektir. Genel olarak bakıldığında ordunun uyuma durumu çok kritiktir. Yüce Allah müslümanlara güvenli bir uyku sardırmıştır. İçlerine huzur dolan müslümanlar güvenli bir şekilde uykularını almışlardır.

Uyuma ile birlikte insan vücudunda çok sayıda hormon değişimi olur. Semtapik sistem (savaş-kaç) kendisini regüle eder. Savunma sistemi güçlenir. Endokrin sistemi kendini yeniler. Bu hormon değişimlerinin tamamı insan beynini ve bedenini daha zinde ve daha kuvvetli olması için Yüce Allah tarafından ayarlanmıştır. İnsan vucudunda görev yapan her bir molekül, enzim, hormon birer melektir.

Yüce Allah müminlere uykusunu aldırarak insan vücudundaki bazı melek guruplarını aktive etmiş, onlar da kendilerine verilen daha önceden tanımlanmış (vahyedilmiş) görevleri yapmış ve müminleri kâfirlere göre daha avantajlı yapmıştır. Melekler iş başındadır. 

Gökten su inmesi;

Yüce Allah ayrıca gökten bir yağmur indirdiğini buyuruyor. Bu da çok önemlidir. Yağmurun yağması ile müslümanlar suya kavuşmuş ve su depolamış olabilirler. Ayrıca yağmurun yağması ile Yüce Allah’ın kendi yanlarında olduğunu hissetmiş ve kalpleri sakinleşmiş olabilir. Şeytanın insanlara verdiği vesvese bu şekilde giderilmiş olabilir. "Başarısız olacaksınız! Neden savaşıyorsunuz?" gibi şeytanın pislik içeren vesveseleri bu şekilde uzaklaştırılmış olabilir.

Gökten yağmur inmesi ile Yüce Allah’ın yanlarında olduğunu kalplerinde hisseden müslümanların vücudunda seratonin, endorfin, dopamin gibi cesareti artırıcı hormonlar salgılanmış olabilir. Bu hormonlar da meleklerdendir.

Bütün bunlarla kalplerin üzeri sabitlenmiş olur. Kalp artık tek bir hedefe kilitlenir. Sapamaz. Ayaklar yere sağlam basar. Artık müminler iman gücü ile savaşa hazır durumdadırlar.

Yüce Allah’ın beyindeki talamusu (vefat meleği) uyarması ile uykunun gelmesi ve derin bir uyku çekilmesi de Yüce Allah’ın melekleri ile olur.

Vefat ile ilgili detaylı bir analiz: Bilincin ‘consciousness’ kaybolması, ölüm meleği (melekul mevti)

Görüldüğü gibi melekler savaşa katılan, kanatlarında kılıç tutan veya oklar atan, kâfirleri öldüren kanatlı varlıklar değildir.

 

Meleklere vahyedilmesi konusu;

Yüce Allah 8:12 âyetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

1172|8|12|إِذْ يُوحِى رَبُّكَ إِلَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ أَنِّى مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ سَأُلْقِى فِى قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلرُّعْبَ فَٱضْرِبُوا۟ فَوْقَ ٱلْأَعْنَاقِ وَٱضْرِبُوا۟ مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍ

İz yûhî rabbuke ilâl melâiketi ennî meakum fe sebbitûllezîne âmenû, se ulkî fî kulûbillezîne keferûr ru'be fadribû fevkal a'nâkı vadribû minhum kulle benân.

Rabbin vahy etti o vakit meleklere: “Şüphesiz ben sizlerleyim; öyleyse sabitleyin inanan kimseleri; salacağım dehşetli korku kalpleri içine kâfir (örten-gizleyen) kimselerin”; o durumda vurun boyunlar üstüne ve vurun onların her parmak uçlarına.

 

Bu ayetteki ‘sabitleyin inanan kimseleri’ geçişi ile bir önceki 8:11 ayetindeki ‘sabitlemek için onunla ayaklarınızı’ geçişi aynı anlamdadır. Sabitlemek için aynı kelime kullanılmıştır (‘sebbitu’ ve ‘sebbite’). Demek ki meleklere vahyedilen şeyin bir tanesi müslümanların kalplerini sağlamlaştırarak korkusuzca hedefe yönlendirmek, iman gücü ile inanmış şekilde savaşmalarını sağlamak, ayaklarını yere sağlam basar yapmaktır. Bu da yukarıda anlatıldığı gibi insan beyninde gerçekleşen kimyasal olaylarla olur.

Yüce Allah ayrıca kâfirlerin kalplerine çok şiddeti korku salacağını buyurmuştur. Kesinlikle doğrudur. Sağlam bir tevhid inancına sahip bir kişinin iman gücü ile kâfir bir insanın iman gücü karşılaştırılamaz bile. Müslümanlar sahip oldukları imana bağlı olarak korkmazken, melekler tarafından kalpleri sağlamlaştırılmış ve hedefe tam olarak kilitlenmişken kâfirlerin kalpleri dağınıktır. Vesvese içindedir. Korku içindedir. Ölüm korkusu her yanlarını sarmıştır.

Ayette bildirilmese de Yüce Allah’ın kâfirlerin kalplerine çok şiddeti korku salması da melekler ile olmaktadır. Kâfirlerin beyinlerindeki bazı hormonal ve sinirsel değişiklikler ile (yine moleküller, hormonlar ve sinir sistemi ile) korku hissetmeye başlamışlardır.  

 

Meleklere tıpkı arılara vahyedildiği gibi vahyedilmiştir.

Yüce Allah 16:68 âyetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

1967|16|68|وَأَوْحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحْلِ أَنِ ٱتَّخِذِى مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ

Ve evhâ rabbuke ilân nahli enittehızî minel cibâli buyûten ve mineş şeceri ve mimmâ ya’rişûn.

Ve vahyetti Rabbin bal arısına ki “edin evler dağlarda ve ağaçlarda ve yuva olarak inşa ettikleri şeylerde.”

 

Açıkça görüldüğü gibi arılara nasıl görevleri tebliğ ediliyorsa, meleklere de o şekilde tebliğ edilir. Ne zaman ne yapacaklar, hangi durumda nasıl davranacaklar ayrıntıları ile vahyedilir. Yüce Allah’ın sünnetinde, yani evrenin işleyişinde asla bir değişiklik olmaz. Bir meleğe verilmiş olan görev daha sonradan asla değişmez. Sadece evrenin işleyişi kapsamında bazı şartlarda melekler farklı davranış gösterebilirler ki bu da kendilerine önceden vayhedilmiştir. Örnek: Su 100 derecede kaynar. Ancak içine tuz atarsanız 100 dereceden daha yüksek bir sıcaklıkta kaynar. 

 

8:12 ayetinde ‘o durumda vurun boyunlar üstüne ve vurun onların her parmak uçlarına.’ Emri kimedir? Meleklere mi? Müslümanlara mı?

Arapça gramer olarak incelendiğinde ‘melekler’ kelimesi eril ve çoğuldur. Müslümanlar da eril ve çoğuldur. Gramer olarak ‘dribu’ ‘vurun’ kelimesi eril ve çoğul kişileri işaret ettiği için meleklere de müslümanlara da gidebilir.

Ancak ayetler incelendiğinde açıkça görülür ki meleklere verilen görev müminlerin sadece desteklenmesidir. Melekler kesinlikle kâfirleri öldürmek için emir almamışlardır. O zaman müslümanların savaşmalarına ne gerek kalacaktır? Bedir'de savaşanların müslüman oldukları kesin olduğuna göre emir müslümanlaradır. Müslümanlara ‘o durumda vurun boyunlar üstüne ve vurun onların her parmak uçlarına.’ emri verilmiştir. Diğer bir deyiş ile tüm gücünüz ile savaşın emri verilmiştir.

Hendek savaşında aslında gerçek bir savaş bile olmamıştır. Kuşatma yapan kâfirler savaşmadan geri çekilmiştir. O zaman şu akla gelir; 3000 melek nerede savaştı? Bu da bize meleklerin savaşçılar olmadığını, müminleri destekleyen, cesaretlendiren, onların ayaklarını sağlam bastıran, kalplerini sağlamlaştıran bedenlerindeki endokrin, savunma 'immünolojik', sinirsel sistemlerde görev yapan hormonlar olduklarını gösterir. Ayrıca kâfirlerin direncini kıran rüzgar (fırtına), toz, hastalık gibi şeyler olabileceğini düşündürür.         

Melekler Yüce Allah’ın yarattığı ve kendilerine görev tanımladığı evrendeki her şey olabilir. Örnek; yerçekimi bir melektir, elektromanyetizma bir melektir, zayıf nükleer güç bir melektir, güçlü nükleer güç bir melektir, evrenin yapı taşı olan sicimler bir melektir, atomlar bir melektir, moleküller bir melektir, insan vücudundaki sistemlerde görev yapan hormonlar, enzimler birer melektir. Yağmur, bulut, rüzgar, göktaşı, yıldız, ışık birer melektir. Kısacası Evrenin işleyişi melekler ile olur. Melekler Yüce Allah kendilerine yüklediği, kendilerine verdiği görevi dışına asla çıkamazlar.

Deliller sunalım;

Yüce Allah 33:9 âyetlerinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

3540|33|9|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ جَآءَتْكُمْ جُنُودٌ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا وَجُنُودًا لَّمْ تَرَوْهَا وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرًا

Yâ eyyuhâllezîne âmenûzkurû ni’metallâhi aleykum iz câetkum cunûdun fe erselnâ aleyhim rîhan ve cunûden lem terevhâ, ve kânallâhu bimâ ta’melûne basîrâ.

Ey inanan kimseler; hatırlayın nimetini Allah'ın üzerinize; size ordular geldiği vakit; gönderdik biz de onların üzerine bir rüzgar ve görmediğiniz ordular; ve Allah’tı yaptığınız şeyleri gören.

 

Bu ayet bize rüzgarın Yüce Allah’ın ordularından bir tanesi olduğunu açıkça bildiriyor. Rüzgar bir melektir. Kendisine verilen görevi fizik kanunlarına göre yerine getirir. Her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru akar.

Ayette rüzgar ile birlikte görülmeyen ordular işaret edilmiştir. Gerçekten de durum böyledir. Örnek olarak; insan vücudunda Covid 19 virüsüne karşı savaşan savunma hücrelerimiz Yüce Allah’ın ordularındandır. Meleklerdir. Onları görmesek de bizi virüslere karşı korurlar.

Bu da bize evrenin işleyişinde rol alan görünen veya görünmeyen bazı meleklerin Bedir ve Hendek savaşlarında müminleri desteklediğini düşündürür. Tarih kitaplarına bakıldığında Hendek savaşında kâfirler başarısız olmuştur. Medineyi 27 gün kuşatma altında tutan kâfirler ordusu besin ve su stoklarının azalması, hava şartları (soğuk), hatta bir fırtına yüzünden, belki de hastalıklara sekonder olarak dirençlerini kaybetmiş ve kuşatmayı kaldırmak zorunda kalmışlardır.

Biraz daha açalım;

İşaretli melekler neler olabilir? Kuran işaret ediyor.

Lût kavmini yok eden şey atmosferde parçalanan ve bir ateş topuna dönen ‘airburst’ bir meteordur. Bu meteor yere düşmeden parçalanmış ve işaretlenmiş ‘hedefe kilitlenmiş’ taşlar Yüce Allah’ın kendilerine verilmiş olan görevleri yerine getirmişlerdir. 

Lut kavmini yok eden, şehirlerinin üstünü altına getiren meteor. Uzaydan gelen azap: Bir ‘airburst’ patlaması

Yüce Allah 11:83 ayetinde şu şekilde buyurmuştur. 

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

1554|11|83|مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ وَمَا هِىَ مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ بِبَعِيدٍ

Musevvemeten inde rabbike, ve mâ hiye minez zâlimîne bi baîd.

Rabbin katından işaretlenmiş-hedefe kilitlenmiş (taşlar) ve değildir bunlar zalimlerden uzak

 

Bu noktadan anlarız ki parçalanmış meteorun taşları için Yüce Allah işaretlenmiş kelimesini kullanmaktadır. Hendek savaşı için geçen (3:125) 5000 işaretlenmiş meleğin de 5000 hedefe kilitlenmiş melek olarak anlaşılması gereklidir. Lût kavmini yok eden işaretlenmiş taşlar nasıl kanatlı yaratıklar değilse bu 5000 melek de kanatlı yaratıklar değildir. 5000 meleğin ne olduğu ile ilgili elimizde net bir bilgi yok. Ancak bir rüzgar fırtınasındaki toz zerrecikleri bile bu melekler olabilir. Kâfirlerin gözlerine, kulaklarına, burunlarına girerek yıpranmalarına neden olmuş olabilir.

Meleklerin kanatları ile ilgili kısa bir değerlendirme;

Yukarıda anlattık. Yüce Allah evrenin işleyişindeki her türlü gücü, kuvveti, yapıyı melek olarak isimlendirebilir.

Ancak öyle bir ayet var ki iyi analiz edilmediğinde meleklerin kanatlı yaratıklar olarak algılanmasına delilmiş gibi gösterilebilir.

Yüce Allah 35:1 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

3659|35|1|ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ جَاعِلِ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلًا أُو۟لِىٓ أَجْنِحَةٍ مَّثْنَىٰ وَثُلَٰثَ وَرُبَٰعَ يَزِيدُ فِى ٱلْخَلْقِ مَا يَشَآءُ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Elhamdu lillâhi fâtırıs semâvâti vel ardı câilil melâiketi rusulen ulî ecnihatin mesnâ ve sulâse ve rubâa, yezîdu fîl halkı mâ yeşâu, innallâhe alâ kulli şey’in kadîr.

Hamt, Fatır olan Allah'adır; gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan O'dur. Yaratışta/yaratılmışlarda dilediğini artırır O. Hiç kuşkusuz, Allah her şeye gücü yetendir.

 

Bu ayette elçi kelimesi ‘belirli bir görevi yapmak için programlanmış ve gönderilmiş’ anlamındadır. Meleklerin gönderilmiş elçiler olduklarını, ikişer, üçer, dörder ve hatta daha fazla kanatlı olabildiklerini ayetten anlıyoruz.

35:1 ayetinde geçen meleklerin evreni temel yapı taşı olan sicimler ‘string’ olduğunu aşağıdaki makaleden okuyabilirsiniz.

İkişer ve üçer ve dörder kanatlı melekler: Evrenin yaratılışı-M-teorisi-İki kanatlı melekten 11 kanatlı meleğe dönüşüm

Kısaca;

Büyük patlama ile bir uzay boyut ve bir zaman boyutuna sahip olan yani 2 kanatlı olan sicim (melek) Planck zamanları içinde daha fazla boyutlarda titreşmeye başlıyor. Bir sicime (meleğe) yeterli enerji verildiğinde tüm evreni oluşturacak kadar sicimlere (meleklere) ayrılabilir. Bu özellik kapalı (closed string) ve açık uçlu (open string) sicimlerde matematiksel olarak tespit edilebiliyor. Evren zaman boyutunda ilk Planck zamanları kadar ilerledikçe evren ışık hızından daha hızlı genişlerken yeni boyutlar evrene eklendi. 2 kanatlı sicim melekleri 3. boyutun oluşması ile 3 kanatlı melekler oldular, 4. boyutun oluşması ile 4 kanatlı melekler oldular. Kanat sayısı 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11’e kadar arttı. Ayette belirtildiği gibi Yüce Allah dilediği kadar artırdı.  Evrenin genişlemesinin devam etmesi ile evren toplam 10 uzay boyutu ve 1 zaman boyutuna ulaştı. Evrenimiz şu an 10 uzay boyutu ve 1 zaman boyutuna sahip 11 kanatlı titreşen melekler tarafından yaratılmıştır. Evrenin en küçük yapı taşı işte bu 11 kanatlı meleklerdir.  

Meleklerin indirilmesi konusu;

3:124 ayetinde indirilmiş ‘‘مُنزَلِينَ’’, ’munzeline’ melekler işaret edilmiştir. İndirme kelimesi Kuran’da iyi okunmalıdır. Bu kelime gerçek anlamda indirmeyi işaret edebilirken bazı yerlerde bahşetme anlamında kullanılır. Ancak Yüce Allah’ın kelimelerinde asla ve asla çelişki olmaz. Yakın zamanda yapılan fiziksel keşiflerle evrendeki herşeyin aslında gerçekten indirildiğini bize göstermektedir.

İndirmek kelime anlamı olarak daha yüksek bir yerden daha alçak bir yere getirmektir. Evrenin içinde olan her şey ama her şey aslında evreni bir üst boyutunda olan, 3 boyutlu uzayın kuantum bilgilerini 2 boyutlu zar olarak içinde bilgi olarak barındıran bir zardan evrene yansıtılarak indirilmektedir. Bu iki boyutlu zarın adı Levh-i Mahfuz’dur. Levh-i Mahfuz’daki bilgiler evrenimizin temel yapı taşı olan sicimlere (meleklere) ruh aracılığı ile indirilir.  

Levh-i mahfûz nedir? Korunan bir levha

 

Meleklerden 1000'le; meleklerden 3000'le; meleklerden 5000'le;

Melekler tek tip melek mi yoksa farklı melekler mi bilmemiz mümkün değil. Ancak ayetler dikkatli okunduğunda;

meleklerden 1000'le;

meleklerden 3000'le;

meleklerden 5000'le;

denilmektedir. Bu da bize aynı tür melekler yerine çeşitli-farklı meleklerin devrede olduğunu düşünmemizin önünde bir engel oluşturmaz. Benim kişisel görüşüm bu sayıların melek gruplarını işaret ettiğidir. 

Biraz daha netleştirmeye çalışalım;

Bir melek içinde bir çok melek içerir. Örnek; esen bir rüzgar bir melektir. Ancak içindeki binlerce toz zerrecikleri de birer melektir. Bu toz zerreciklerinin içindeki milyarlarca atom da birer melektir. Atomlar da quark meleklerinden oluşur. Onlar da evrenin en küçük meleği olan sicimden oluşur. 

Bedenimiz bütün olarak bir melektir. Ancak 100 trilyon melekten-hücreden oluşur.

İnsanlardan 1000’le yardım ettim dersem 1000x100 trilyon hücreyi kast ederim.

Yüce Allah ayette meleklerden 1000’le diyerek bu 1000 meleğin içinde çok fazla sayıda meleği işaret etmiş olabilir. 

 

Sonuç olarak;

Kuran’ı yalın olarak okuduğumuzda meleklerin evrenin işleyişinde rol alan, kendilerine verilen görev dışına çıkamayan her türlü yaratılış olduğunu söyleyebiliriz. Bedir savaşında ve Hendek savaşında melekler Yüce Allah’ın kendilerine vermiş olduğu görevleri yerine getirmişlerdir. Yüce Allah şartları uygun hale getirmiş ve bu meleklerin müminlere destek olmasını, yardım etmesini sağlamıştır.

En doğrusunu Allah bilir.