Atomların (zerre) ağırlıkları vardır. Sicimlerin (fateel) ağırlıkları yoktur. Modern bilimin keşfini Kuran çok ince bir şekilde bize bildiriyor.

 

Yüce Allah 34:3 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

3607|34|3|وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَأْتِينَا ٱلسَّاعَةُ قُلْ بَلَىٰ وَرَبِّى لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَآ أَصْغَرُ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرُ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

Ve kalellezine keferu la te'tines saah, kul bela ve rabbi le te'tiyennekum alimil gayb, la ya'zubu anhu miskalu zerretin fis semavati ve la fil ardı ve la asgaru min zalike ve la ekberu illa fi kitabin mubin.

İnkar edenler, dediler ki: "Kıyamet saati bize gelmez." De ki: "Hayır, gaybı bilen Rabbime andolsun, o muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde bir zerre ağırlığınca hiç bir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan küçük olanı da, büyük olanı da, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitaptadır."

 

(ذَرَّةٍ) zerretin kelimesi kökü (ذرر) atom (atom), ufak parçacık (tiny particle)  Hans Wehr 4th ed., page 356 (of 1303) anlamındadır.

(مِثْقَالُ) miskalu kelimesi kökü (ثقل) ağırlık (weight, heavy) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 125 (of 1303)

(أَصْغَرُ) asgaru kelimesi kökü (صغر) küçük (small) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 602 (of 1303)

 

Ayetin detaylandırılması;

#

Kelime

Anlam

Kök

1

vekale:

ve dediler ki

قول

2

ellezine:

kimseler

 

3

keferu:

inkar eden

كفر

4

la:

   

5

te'tina:

bize gelmez

اتي

6

s-saatu:

sa'at

سوع

7

kul:

de ki

قول

8

bela:

hayır

 

9

verabbi:

Rabbim hakkı için

ربب

10

lete'tiyennekum:

o mutlaka size gelecektir

اتي

11

aalimi:

bilen

علم

12

l-gaybi:

gaybı

غيب

13

la:

   

14

yea'zubu:

gizli kalmaz

عزب

15

anhu:

O'ndan

 

16

miskalu:

ağırlığınca

ثقل

17

zerratin:

bir zerre (atom)

ذرر

18

fi:

içinde

 

19

s-semavati:

gökler

سمو

20

ve la:

ne de

 

21

fi:

içinde

 

22

l-erdi:

yer

ارض

23

ve la:

ve yoktur

 

24

esgaru:

küçük

صغر

25

min:

   

26

zalike:

bundan

 

27

ve la:

ve yoktur

 

28

ekberu:

büyük

كبر

29

illa:

ki olmasın

 

30

fi:

   

31

kitabin:

bir Kitapta

كتب

32

mubinin:

apaçık

بين

 

Ayette çok büyük bir mucize vardır. Yüce Allah göklerde ve yerde (tüm evrende) (miskalu zerratin) bir atom ağırlığının bile kendisinden gizli kalamayacağını buyurmuştur. Ve ardından tüm evrende zerreden daha küçük ve daha büyük olan şeylerin de kendisinden gizli kalamayacağına bir vurgu yapmıştır. Endirekt olarak evrende atomdan daha küçük şeylerin olduğunu açıkça bildirmiştir. Yüce Allah neden bu şekilde bir yok tercih etmiş olabilir?

Tabii ki mucizesini zamanı geldiğinde bize göstermek için.

 

Kısa bir bilimsel bilgi-Atomun tarihçesi:

Atom veya zerre, evrendeki tüm maddenin kimyasal ve fiziksel niteliklerini taşıyan yapı taşıdır. Atom Yunancada bölünemez anlamına gelen atomustan türemiştir. Atomus sözcüğünü ortaya atan ilk kişi MÖ 440'lı yıllarda yaşamış Demokritos'tur.

Atomun gerçek yapısı ancak modern bilim ile anlaşılabilmiştir. Atom altı parçacıkların tespit edilmesi mümkün olabilmiştir. Yakın zamanda geliştirilen M-teorisi evrenin en küçük yapısının titreşen ipliksi-sicimler olduğunu öngörmektedir.

Kuran bize zerrreden (atomdan) daha küçük yapıların olduğunu açıkça bildirmektedir. 

 

Yüce Allah ayette sadece zerre (atom) kelimesini kullanmamış onun yerine (miskalu zerratin) bir atom ağırlığını  işaret etmiştir. Sadece zerre kelimesini de kullanabilirdi. 

 

Yüce Allah neden atomun ağırlığına işaret etmiş olabilir?  

Ayette atomun ağırlığının olduğu kesin olarak belirtilmiştir. Bu da ayrı bir mucizedir. Ağırlığı olmayan hiçbir atom yoktur. En küçük atom olan hidrojen atomunun bile ağırlığı vardır. 

Hidrojen atomunun ağırlığı 1/6.023x1023 gramdır. İnanılmaz hafif ama yine de ağırlığı var. 

 

Aşağıdaki resimde örnek olması için helyum atomu gösterilmiştir. Atomlar çok çok küçüktür. 

helyum atomu zerre zerreden daha kucuk sicimler kuran mucizeler

 

Yüce Allah Kuran'da haksızlığa uğratılmama ile ilgili zerre ağırlığını kullanmıştır. Ama haksızlığa uğratılmama ile ilgili başka bir kelime daha kullanmıştır. Bu da fateel (sicim) kelimesidir. Şimdi birlikte bu geçişleri inceleyelim. 

 

Yüce Allah hiç haksızlığa uğratılmama ile ilgili Kuran’da aşağıdaki ayetlerin hepsinde ‘atom ağırlığınca’ tamlamasını kullanmıştır.

 

Hiç haksızlığa uğratılmama=‘atom ağırlığınca’

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

6143|99|7|فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۥ

İnnallahe la yazlimu miskale zerreh, ve in teku haseneten yudaıfha ve yu'ti min ledunhu ecran azima.

ALLAH bir atom ağırlığınca bile haksızlık yapmaz. Aksine iyiliğin karşılığını kat kat verir ve kendi katından büyük bir ödül de verir.

3626|34|22|قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا لَهُمْ فِيهِمَا مِن شِرْكٍ وَمَا لَهُۥ مِنْهُم مِّن ظَهِيرٍ

Kulid'ullezine zeamtum min dunillah, la yemlikune miskale zerretin fis semavati ve la fil ardı ve ma lehum fihima min şirkin ve ma lehu minhum min zahir.

De ki, 'ALLAH'ın dışında ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar göklerde ve yerde bir atom ağırlığına bile sahip değillerdir. Onların her ikisinde de bir ortaklıkları yoktur. O da onlardan hiç birisini yardımcı edinmemiştir.'

6143|99|7|فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۥ

Fe men ya'mel miskale zerretin hayren yereh.

Kim bir atom ağırlığı iyilikte bulunursa onu görür.

6143|99|7|فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۥ

Ve men ya'mel miskale zerretin şerren yereh.

Ve kim bir atom ağırlığı kötülükte bulunursa onu görür.

 

Yüce Allah hiç haksızlığa uğratılmama ile ilgili Kuran’da aşağıdaki ayetlerin hepsinde ‘fateel-sicim’ kullanmıştır.

 

Hiç haksızlığa uğratılmama=fateel-sicim

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

542|4|49|أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يُزَكُّونَ أَنفُسَهُم بَلِ ٱللَّهُ يُزَكِّى مَن يَشَآءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًا

E lem tera ilallezine yuzekkune enfusehum. Belillahu yuzekki men yeşau ve la yuzlemune fetila.

Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır; Allah, dilediğini temizleyip yüceltir. Onlar, (fateel) iplikçik-sicim kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.

570|4|77|أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ قِيلَ لَهُمْ كُفُّوٓا۟ أَيْدِيَكُمْ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ ٱلْقِتَالُ إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُمْ يَخْشَوْنَ ٱلنَّاسَ كَخَشْيَةِ ٱللَّهِ أَوْ أَشَدَّ خَشْيَةً وَقَالُوا۟ رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا ٱلْقِتَالَ لَوْلَآ أَخَّرْتَنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ قُلْ مَتَٰعُ ٱلدُّنْيَا قَلِيلٌ وَٱلْءَاخِرَةُ خَيْرٌ لِّمَنِ ٱتَّقَىٰ وَلَا تُظْلَمُونَ فَتِيلًا

E lem tera ilallezine kile lehum kuffu eydiyekum, ve ekimus salate ve atuz zekat, fe lemma kutibe aleyhimul kıtalu iza ferikun minhum yahşevnen nase ke haşyetillahi ev eşedde haşyeh, ve kalu rabbena lime ketebte aleynal kıtal, lev la ahhartena ila ecelin karib. Kul metaud dunya kalil, vel ahıratu hayrun li menitteka ve la tuzlemune fetila.

Kendilerine; 'Elinizi (savaştan) çekin, namazı kılın, zekatı verin' denenleri görmedin mi? Oysa savaş üzerlerine yazıldığında, onlardan bir grup, insanlardan Allah'tan korkar gibi hatta daha da şiddetli bir korkuyla korkuya kapılıyorlar ve: 'Rabbimiz, ne diye savaşı üzerimize yazdın, bizi yakın bir zamana ertelemeli değil miydin?' dediler. De ki: 'Dünyanın metaı azdır, ahiret, ise muttakiler için daha hayırlıdır ve siz (fateel) iplikcik-sicim kadar bile haksızlığa uğratılmayacaksınız.'

2098|17|71|يَوْمَ نَدْعُوا۟ كُلَّ أُنَاسٍۭ بِإِمَٰمِهِمْ فَمَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَقْرَءُونَ كِتَٰبَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًا

Yevme ned'u kulle unasin bi imamihim, fe men utiye kitabehu bi yeminihi fe ulaike yakreune kitabehum ve la yuzlemune fetila.

Her insan grubunu imamlarıyla çağıracağımız gün, artık kimin kitabı sağ eline verilirse, onlar kitaplarını okuyacaklar ve onlar, bir (fateel) iplikçik-sicim kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.

 

Her şeyi yaratan Allah’ın bilebileceği bir ayrıntı;

Atom kullanırken ağırlık vurgusu yapılmışken sicim kullanırken ağırlık vurgusu yapılmamıştır. Çünkü atomların ağırlığı varken sicimlerin ağırlıkları yoktur. Bu ayrıntıya sadece ve sadece sicimleri ve atomları yaratan Allah dikkat çekebilir. 

 

Kısa bir bilimsel bilgi-Sicimler nedir?

Sicim teorisi (M teorisi) son yıllarda evrenimizin neden oluştuğunu açıklayabilen en iyi teoridir. Fizikteki ilerlemeler ile evrenin atomlar ve atom altı parçacıklar (proton, nötron vb.), elektronlar ve fotonlar gibi yapılardan oluştuğu keşfedildi. Fakat bu parçacıklar neden oluşmaktaydı? Evrenin kumaşı neden oluşmaktaydı? Evreni oluşturan en küçük yapı neydi? Bu sorular cevapsız kalıyordu. Sicim teorisinin ortaya çıkması ile tüm sorular cevaplanmış oldu.

Sicim teorisine göre evrenin yapı taşı sicimlerden (iplikciklerden) oluşur. Evrende bulunan her şey ama her şey sicimlerden meydana gelmektedir. Bu sicimler bükülmekte, kıvrılmakta ve titreşmektedirler. Sicim teorisi yerçekimi kuvveti, elektromanyetik kuvvet, zayıf ve güçlü nükleer kuvvet, karanlık madde, karanlık enerji, kara delikler, bing bang gibi olayların tamamı matematiksel olarak açıklayabilmektedir.

Aşağıdaki resimde D-branes (zar) yapışık olan açık uçlu sicimler (fateel) gösterilmiştir. Bu sicimler evrendeki her şeyin ama her şeyin yapı taşlarıdır. Atomların ve evrendeki kuvvetlerin bile.

sicimler d branes zerre en kucuk

 

Sicimlerin ağırlıkları yoktur. Atomların ağırlıkları vardır.

1400 yıl önce indirilmiş olan Kuran’da bu ayrıntı nasıl olurda işaret edilir? 

En doğrusunu Allah bilir.