Yüce Allah aşağıdaki ayetlerinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

3724|36|21|ٱتَّبِعُوا۟ مَن لَّا يَسْـَٔلُكُمْ أَجْرًا وَهُم مُّهْتَدُونَ

İttebiû men lâ yes’elukum ecren ve hum muhtedûn.

Tabi olun kimseye istemez sizlerden bir karşılık/bir ücret/bir ödeme; ve onlardır doğru yola kılavuzlular.

879|6|90|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ فَبِهُدَىٰهُمُ ٱقْتَدِهْ قُل لَّآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْعَٰلَمِينَ

Ulâikellezîne hedâllâhu, fe bi hudâhumuktedih, kul lâ es’elukum aleyhi ecren, in huve illâ zikrâ lil âlemîn.

İşte bunlardır kimseler Allah'ın doğru yola kılavuzladığı; öyleyse onların kılavuzlandığı doğru yolu takip et/örnek al; de ki: “İstemem sizlerden onun için bir karşılık/bir ücret/bir ödeme; değildir o (Kuran) alemler için bir öğüt dışında.”

1522|11|51|يَٰقَوْمِ لَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَى ٱلَّذِى فَطَرَنِىٓ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Yâ kavmi lâ es'elukum aleyhi ecren, in ecriye illâ alâllezî fetaranî, e fe lâ ta'kılûn.

Ya kavmim! İstemem sizlerden onun için bir karşılık/bir ücret/bir ödeme; karşılığım/ödemem/ücretim beni yararak ortaya çıkarandan başkası üzerine değildir; öyleyse akletmez misiniz?

4773|52|40|أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ

Em tes’eluhum ecren fe hum min magremin muskalûn.

Yoksa istersin onlardan bir karşılık/bir ücret/bir ödeme; öyle ki onlar ağır bir borç yüklenenlerden?

 

(أَجْرًا) ecren kelimesi kökü (اجر) mükafat-ecir (reward), karşılık-ödül (recompense), ücret-maaş (wage), ödeme (fee) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 6 (of 1303)

Bu ayetlerden açıkça ve net bir şekilde anlarız ki dinden bir karşılık/bir ödeme/bir ücret elde edenler doğru yola kılavuzlanmış kişiler değillerdir. Bu cümleyi yazarken çok düşündüm. Ayetleri tekrar tekrar okudum. Başka bir sonuç çıkmıyor.

Dinden bir karşılık/bir ödeme/bir ücret kazanma nedir?

Yüce Allah’ın resûlleri yaydıkları mesaj karşısında hiçbir karşılık beklemediler. Ayetlerden net bir şekilde bunu öğreniyoruz. Resûller yanında onlara kalpten inanmış kişiler de bir karşılık talep etmediler.

Durum böyle ise yüz binlerce imama neden aylık ücret ödeniyor? İlahiyat fakültelerinde dini eğitimde görevli olan hocalara neden ücret ödeniyor? İmam hatip liselerinde dini eğitimde görevli öğretmenlere neden ücret ödeniyor? Diyanet işleri başkanlığında dini konularda görevli insanlara neden ücret ödeniyor? Yukarıdaki ayetler yetmiyor mu? Yeterince açık değil mi?

Kuran’a göre din ile ecir/ücret/maaş/karşılık/para bir araya gelemez. Dinin olduğu yerde ücret olmaz. Yüce Allah'ın dini varsa ücret yoktur.  Yüce Allah bize bunu net bir şekilde bildiriyor. İşin içinde ücret varsa, karşılık varsa, menfaat varsa o kimseler doğru yola kılavuzlanmış kimseler değildir. Olamazlar da. Çünkü ücret aldıkları için ister istemez ücret aldıkları makamlara bağımlı olurlar. Yüce Allah'ın emirleri yerine onlara uymak zorunda kalırlar. 

Yukarıdaki ayetleri kalpleri ile okumayan kimseler şunu der; imamlar cenazelerimizi gömmemize yardım ediyor. Namazlarımızı kıldırıyor. Onlara dini sorular soruyoruz. Dinimizi onlardan öğreniyoruz. Bu nedenle maaş almaları helaldir.

Böyle bir şey asla mümkün değildir. Muhammed peygamberimiz ve arkadaşları cenazeleri ücret karşılığında mı gömdüler? Ücret karşılığında mı namaz kıldırdılar? Ücret karşılığında mı sorulan dini sorulara cevap verdiler? Ücret karşılığında mı Yüce Allah’ın mesajını topluma ilettiler? Ücret karşılığında mı Kuran’ı anlattılar?

Asla. Onların tek ücret beklentileri Yüce Allah’larından olmuştur.

Televizyonlarda din anlatıp da bunlardan yığınla ücret alanların durumu nedir?

Kuran’a göre doğru yola kılavuzlanmış kimseler değillerdir. Yaptıkları iş Kuran’a kesinlikle aykırıdır. Halkın dini duygularını sömürerek rating yapmayı, buradan bir gelir/bir kazanç elde etmeyi derhal bırakmaları gereklidir.

Tarikat liderleri/şeyhlerin durumu nedir?

Tarikat liderlerinin devletten veya başka bir yerden maaş, ücret almadıklarını görüyoruz. Ancak bunların büyük bir çoğunluğu da himmet altında müritlerinden ücret almaktadırlar. Kendi adlarına almasalar bile tarikatları adına almaktadırlar. Elde edilen gelirle de çalışmadan hayatlarını idame etmektedirler. Bu da bize bu kimselerin de doğru yola kılavuzlanmadıklarını gösterir. Tüm tarikatları inceleyin; göreceksiniz ki hepsinin altında bir çıkar, bir menfaat olduğunu göreceksiniz. 

Din işleri ile uğraşıp da bu iş karşılığı bir ücret alanların durumu ne olacak?

Yüce Allah yardımcıları olsun. Zor bir konumdalar. Kuran’a göre yapmaları gereken din üzerinden para kazanmayı bir an önce bırakmalarıdır. Bunu yaparlarsa Yüce Allah onları resûllerin yolu olan doğru yola kılavuzlayacaktır. Rızkı veren Yüce Allah’tır. Korkmasınlar. Yüce Allah onları daha hayırlı rızıklar ile buluşturacaktır. Dinden kazanılan rızık temiz bir rızık değildir. Dinden para kazanmaya devam ederlerse doğru yolu asla bulamayacaklardır.

Son olarak;

Bir kimse size din anlatıyor ve bundan bir ücret/bir gelir/bir menfaat/bir karşılık alıyor ise o kimseden uzak durunuz. Çünkü o kişi Yüce Allah’ın doğruya kılavuzladığı kimse değildir. Ancak bu kimse din işinden hiçbir gelir elde etmiyor ise, rızkını din dışındaki işlerden elde ediyorsa onun sözünü dinleyiniz. Güzel ise uyunuz. Güzel değil ise uymayınız.

En doğrusunu Allah bilir.