Yüce Allah aşağıdaki 16:66 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

1965|16|66|وَإِنَّ لَكُمْ فِى ٱلْأَنْعَٰمِ لَعِبْرَةً نُّسْقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهِۦ مِنۢ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَّبَنًا خَالِصًا سَآئِغًا لِّلشَّٰرِبِينَ

Ve inne lekum fîl en’âmi le ibreten, nuskîkum mimmâ fî butûnihî min beyni fersin ve demin lebenen hâlisen sâigan liş şâribîn.

Ve doğrusu sizleredir çiftlik hayvanlarında bir ibret; veririz size içmeniz için karınlarındakinden onun; kimüsten (sindirilmiş besinden) ve kandan ayrışan; halis süt; içenler için lezzetli.

 

(فَرْثٍfersin kelimesi kökü (فرث) dağıtmak-saçmak (scatter), dağıtmak-ayrılmak-parçalanmak (disperse) anlamındadır. Hayvanların midesindeki/bağırsağındaki parçalanmış/dağıtılmış olan besin içeriği anlamında kullanılır. Lane's Lexicon, page 2413 (of 3039)

(بَيْنِbeyni kelimesi kökü (بين) ayrılmak-ayrışmak (separation-division), ara (interval), farklılık (difference), arasında (between-among) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 106 (of 1303)

Bu ayetteki en önemli kelimelerden bir tanesi ‘بَيْنِ’ ‘beyni’ kelimesidir. Bu kelimenin çoğu mealde ‘arasında’ anlamında alındığını görmekteyiz. Böylece sütün kimüs (sindirilmiş besin) ile kan arasından çıktığı gibi yanlış bir sonuca ulaşılmaktadır. Oysa bu kelimenin ‘ayrışmak-ayrılmak’ anlamı vardır. ‘بَيْنِ’ ‘beyni’ kelimesinin ayrışmak olarak geçtiği başka bir yer ise Tarık yıldızının ve tozun ayrışarak su oluşturduğu süpernova patlamasıdır.

Tarık yıldızı (Pulsar-Vuruşlu yıldız, Nötron yıldızı): İnsan neden yaratıldığına bir baksın-Süpernova patlaması

Bu nedenle ayetteki doğru çevirinin ‘kimüsten (sindirilmiş besinden) ve kandan ayrışan’ olması gerektiği anlaşılır.

Kelimenin anlamı önemli olduğu için saygın bir Arapça sözlükten anlam aşağıda verilmiştir. Hans Wehr 4th ed., page 106 (of 1303)

fiski ile kan arasindan cikar

Kimüsten (sindirilmiş besinden) ayrışan özün kana karışması, kandan ayrışan özden süt elde edilmesi;  

Kimüs  chyme (sindirilmiş besin) hayvanın ince bağırsaklarında bulunan, sindirim enzimleri aracılığı ile parçalanmış sıvı haldeki özdür. Bir besinin sindirilmesi ağızda çiğnemek ile başlar. Ağızdaki tükürük salgısı besindeki yağları çözmeye hemen başlar. Mideye gelen besinler asitler ve enzimler ile parçalanır. Pankreas, safra kesesi gibi sindirim organlarından salgılanan enzimlerle sindirme işlemi yani yapı taşlarına ayırma işlemi gerçekleşir. İnce bağırsaklarda sindirme işlemi devam eder. Besinlerin yapıtaşlarını içeren sindirime uğramış, parçalanmış bu sıvıya kimüschyme’ denir. İnce bağırsak duvarında bulunan özelleşmiş hücreler bu kimüsten gerekli özü emerler. Kimüsten ayrışan ve emilen öz kana karışır.

Aşağıdaki resimde sindirilmiş olan besinden yani kimüsten faydalı özün ayrıştırılması/emilmesi ve emilen içeriğin kana karışması gösterilmiştir.    

sut olusumu ve kuran enam hayvanin karinlarindan fiski ile kan arasindan

Emilen öz kan ile bütün vücudu dolaşır. Hayvanın memesindeki süt yapıcı hücrelere (‘mammary alveolar cells’) gelir. Bu hücreler de gerekli özü kandan emerler. Kandan emilen/kandan ayrışan bu özü içlerine alırlar. Hücre kandan ayrıştırdığı özü kullanarak süt içindeki proteinleri, yağları oluşturur. Bunları bir boşluğa salgılar. Bu boşluktaki karışım süttür. Boşluklar birbirlerine kanallar ile bağlantılıdır. Kanallar birleşerek hayvanın memesinin sütle dolmasını sağlar.

Aşağıdaki resimde kana karışmış olan özün memedeki süt yapan hücreler tarafından emilmesi, kandan ayrıştırılması gösterilmiştir.   

sut kimus ile fiski ile kan arasindan cikar ayrisir

 

‘veririz size içmeniz için karınlarındakinden onun’;

Ayetten açıkça görülür ki kimüs (sindirilmiş besin) ve kan geçişi öncesi hayvanın karınlarına ve onların içindekine bir işaret vardır. Demek ki bu kimüs öncesi besinlerin işlendiği ve kimüs haline geldiği karınlar olmalıdır. Ayette geçen ‘butûnihî’ kelimesi ‘onun karınları’ demek olup çoğul olarak geçmektedir. Bu da bize bu hayvanların en az 3 karın bölgesi (Arapça çoğul 3 ve fazlasıdır) olması gerektiğini bize bildirir. Anatomi çalışmaları sayesinde artık kesin olarak biliyoruz ki çiftlik hayvanı olarak bilinen inek, sığır, keçi, koyun gibi geviş getiren hayvanların midesi 4 bölümden oluşmaktadır.

Bunlar;

  • Şirden (Abomasum)
  • İşkembe (Rumen)
  • Börkenek (Retikulum)
  • Kırkbayır (Omasum)

Aşağıdaki resimde 4 karın bölgesi gösterilmiştir. Hayvanın yediği otlar bu karınlarda sindirilir ve kimüs haline getirilir. 

karinlarindan onun enam ciftlik hayvanlari

Açıktır ki Yüce Allah hayvanın verdiği sütün kendisinin ilmi ile olduğunu işaret etmektedir. Hayvanın yediği ot hayvanın bu karınlarında iyice sindirilip kimüs (sindirilmiş besin) haline alır ve bağırsağa geçer. Yukarıda anlatıldığı gibi kimüsten ayrışan öz kana karışır, kandan ayrışan öz de sütü oluşturur. Sütün kandan ayrışma süreci ile oluştuğunun işaret edilmesi büyük bir mucizedir. Ayrıca kana karışan özün kimüsten ayrışma ile elde edildiğinin ve kimüs öncesi karınlardaki işleme sürecinin işaret edilmesi de ayrıca muhteşemdir. 

En doğrusunu Allah bilir.