Yüce Allah aşağıdaki 5:4 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

673|5|4|يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَآ أُحِلَّ لَهُمْ قُلْ أُحِلَّ لَكُمُ ٱلطَّيِّبَٰتُ وَمَا عَلَّمْتُم مِّنَ ٱلْجَوَارِحِ مُكَلِّبِينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ ٱللَّهُ فَكُلُوا۟ مِمَّآ أَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَٱذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

Yes’elûneke mâzâ uhılle lehum kul uhılle lekumut tayyibâtu ve mâ allemtum mine l-cevârihi mukellibîne tuallimûnehunne mimmâ allemekumullâhu fe kulû mimmâ emsekne aleykum vezkurûsmallâhi aleyhi vettekûllâh innallâhe serîul hısâb.

Sorarlar sana ne helal kılındı onlara; de ki: “Helal kılındı sizlere iyiler/temizler”; öğretmiş olduğunuz yırtıcı kuşların/hayvanların, av köpeği/kuş eğiticilerinin -öğretirsiniz onları Allah'ın size öğretmiş olduğundan-; yiyin öyleyse yakalamış olduklarından sizin için ve anın Allah'ın ismini üzerine ve takvalı olun Allah'a; doğrusu Allah seri/çabuk görendir hesabı.

 

(ٱلْجَوَارِحِ) l-cevârihi kelimesi kökü (جرح) yırtıcı hayvan-kuş (predatory animal-bird) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 141 (of 1303)

Bu ayetteki ‘مُكَلِّبِينَ’, ‘mukellibîne’ kelimesinin çoğu çeviride av köpekleri/av hayvanları olarak çevrildiğini görürsünüz. Ancak bu doğru değildir. Bu kelime av için hayvan eğiten (köpek, kuş vb.) kimselerdir. Önemli olması nedeni ile sözlükten görüntüyü buraya eklemek istedim.

besmele ile et yemeye baslamak yirtici hayvan egiticileri

Bu ayetten açıkça anlıyoruz ki bazı kuşlar ve eğitilmiş köpekler Arap coğrafyasında Kuran’ın indiği dönemde diğer hayvanları avlamak amaçlı kullanıyormuş. İnsanlar bu avların da helal mi yoksa haram mı olduğunu sormuşlar.

Dünya’nın birçok yerinde şahin-doğan gibi yırtıcı kuşlar diğer hayvanları avlamak için eğitilirler. Genellikle bu yırtıcı kuşlar diğer kuşları veya tavşan gibi hayvanları avlarlar.

Aşağıdaki videoda doğan-şahin gibi hayvanların çöllerde kuş avlamaları gösterilmiştir.

Ayrıca köpekler de daha büyük hayvanları avlamak için eğitilirler. Birçok köpek av konusunda başarılıdır. Ancak bir tanesi vardır ki Arap coğrafyasına özgündür. Bu köpek türü Saluki isimli (Gazal tazısı) köpektir. Bu köpekler Dünya’nın en hızlı köpekleri olup uzun süre koşu hızlarını koruyabilmektedirler. Çöl ortamında da çok hızlı koşmaktadırlar.

Aşağıdaki videoda Arabistan'da bir tavşanın köpekler ile avlanması gösterilmişti.

1400 yıl önce ateşli silah yoktu. Ceylan gibi hayvanlar çok çok hızlı oldukları için insanlar tarafından yakalanmalaır imkansızdı. Ancak bu Saluki köpekleri Kuran’ın indiği dönemde Arabistan yarımadasına yaşamakta olan Arap ceylanı (Gazella arabica) ve çöllerde yaşayan ‘rhim’ ceylanı (Gazella leptoceros) gibi canlıları avlamış olmalılar. Ateşli silaha gerek yok, oka gerek yok, hiçbir şeye gerek yok. Sadece eğitilmiş köpekler.

Aşağıdaki videoda Arabistan'da bir ceylanın köpekler ile avlanması gösterilmişti.

Ayette köpeklere değil de onların eğiticilerine işaret edilmesi ilginçtir. Benim görüşüm şudur; her ne şekilde olursa olsun bir hayvan tarafından yakalanan hayvan (özellikle yırtıcı kuş tarafından yakalanan) oracıkta ölebilir. Yada ölmeden eğitici gidip hayvanı canlı tutar ve öldürür. Bu nedenle hem avcı hayvan hem de onun eğiticisi birlikte işaret edilmiş olabilir. Kısacası avda katkısı olanlar yani avcı hayvan ve onun eğiten kişiler de zikredilmiştir. 

'Yiyin ve Allah'ın ismini onun üzerine anın';

Ayette önemli bir şey daha var. Bu da bu yakalanan hayvanların üzerine Yüce Allah’ın isminin anılması. Biliyoruz ki deniz avı ve denizden çıkan herşey bizim için helal edilmiştir (5:96). Yüzlerce balık su dışına alındığında kendiliğinden ölmektedirler. Bu balıkları tek tek kesip üzerlerine Allah’ın isminin anılması nasıl mümkün değilse yırtıcı bir kuşun yakalayıp öldürdüğü başka bir kuşu da orada Yüce Allah’ın adını üzerine anıp kesmek de her zaman mümkün değildir. Çünkü hayvan zaten ölmüştür. Demek ki Yüce Allah’ın isminin bir hayvanın üzerine anılması o hayvan yenirken Yüce Allah’ın isminin anılmasıdır. Ayette buna da işaret var. Kelimelerin geliş sırası dikkate alındığında Yüce Allah’ın isminin hayvan üzerine anılması ile onun yenmesi arasında direkt olarak bir ilişki olduğu görülüyor.

Yüce Allah’ın ismi hayvan yenirken nasıl anılacak?

Çok farklı yollarla yapılabilir bu anma işlemi. Düşünce yolu ile yapabiliriz. Hayvanı yemeye başlamadan önce ‘Bismi Allah’ da diyebiliriz, Türkçe olarak ‘Allah’ın adıyla’ da diyebiliriz. İşin özü bu hayvanı bize yemek olarak bahşeden Yüce Allah’a şükretmektir.

En doğrusunu Allah bilir.