İnsanlar bir konu hakkında anlaşmazlığa düştüğünde sadece Allah’a ve Kuran’a yönelmelidir. Kuran’da anlaşmazlığı çözecek hüküm var mı diye Kuran’ı incelemelidir. Sadece Kuran incelenecektir. Kuran’da konu ile ilgili hüküm yoksa Yüce Allah onları affetmiştir. İnsanlar evrensel ahlak ve akıl ile kendileri hüküm verecektir.

Yüce Allah 42:10 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

4280|42|10|وَمَا ٱخْتَلَفْتُمْ فِيهِ مِن شَىْءٍ فَحُكْمُهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبِّى عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ أُنِيبُ

Ve ma hteleftum fihi min şey'in fe hukmuhu ilallah, zalikumullahu rabbi aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unib.

Ve anlaşmazlığa düştüğünüz ne varsa bir şey hakkında, artık hüküm aittir Allah'a, işte budur Rabbim Allah, O'na dayandım ve O'na yöneldim.

 

Bu ayetin muhatabı tüm insanlıktır. Ancak bir önceki ayet incelendiğinde asıl mesajın Allah’ın astlarından evliya (veliler) edinen kişilere olduğu ortadadır.

Yüce Allah 42:9 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

4279|42|9|أَمِ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ فَٱللَّهُ هُوَ ٱلْوَلِىُّ وَهُوَ يُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Emittehazu min dunihi evliyae, fallahu huvel veliyyu ve huve yuhyil mevta ve huve ala kulli şey'in kadir.

Ya da O'ndan başka evliya (veliler) mı edindiler? Halbuki Allah'tır O, veli ve O diriltir ölüleri ve O her şey üzerine kadirdir.

 

Ayetten açıkça anlarız ki anlaşmazlığa düşülen konularda hüküm kesinlikle Allah’ındır. Günümüzde Allah’tan direkt olarak vahy alamayacağımıza göre, Allah’a direkt olarak soru soramayacağımıza göre kime soracağız? Allah’ı temsil eden yeryüzünde kim var? Ne var? Allah adına hüküm verebilecek birisi var mı yeryüzünde?

Sadece ve sadece tek bir şey var. Yüce Allah’ın Kuran’ı. Allah’ın indirmiş olduğu hikmet içeren Kuran Allah adına hüküm vericidir. Hatta peygamberimize bir resûl olarak hüküm verme yetkisi dahi verilmemiştir. Görevi Allah’ın Kuran’ını sadece iletmek olan resûl de Kuran ile hükmedecektir.   

Yüce Allah 16:64 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

1963|16|64|وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Ve ma enzelna aleykel kitabe illa li tubeyyine lehumullezi htelefu fihi ve huden ve rahmeten li kavmin yu'minun.

Ve onlara anlaşmazlığa düştükleri şey hakkında beyan etmen (bildirmen) ve inanan bir kavim için yol gösterici ve rahmet dışında indirmedik sana kitabı.

 

16:64 ayeti çok net. Anlaşmazlığa düşüldüğünde Kuran'a başvurulacaktır

Yüce Allah geleceği bildiği için bu ayetlerin muhatabının kendilerini doğru yolda sanan, dinlerini parça parça etmiş olan, kendilerini peygamber efendimizin yolunda gittiklerini sanan, onun ümmetiyiz diyen, aklını kullanmayan, kendileri gerçek müslüman olmadıkları halde müslümanız diye yeryüzünde gezen milyarlarca insanadır. Günümüzde müslüman olduğunu sanan milyarlarca insan mevcuttur. Ancak çoğunun Kuran ile alakasının olmadığını görüyoruz. Gerçek müslüman olmadıkları Kuran’a göre ortada.   

Bu ayetin muhatabı;

Allah’ın biricik Kuran’ı haricinde hüküm arayan herkesedir.

Kim ki Kuran haricinde hükümleri yalan yanlış bilgiler ile dolu olan, Allah’tan geldiğinin kesin olarak ispat edilmesi mümkün olmayan, peygamberimiz vefat ettikten yaklaşık 250 yıl sonra yazılan, Yüce Allah ve onun resûlü üstüne yalan uyduruklar içeren hadis kitaplarında ararsa 42:10 ayetine toslayacaktır. Yüce Allah’ın emrine uymamış olacak ve Allah’ın astlarından evliya (veliler) edinmiş olacaktır.     

Kuran’a inanan, Allah’a inanan kişiler için 2. bir seçenek yoktur. Hadis kitaplarının, mezhep imamlarının, evliyanın, yalan yanlış bilgileri olan tarikat şeyhlerinin herhangi bir konuda en ufak bir hüküm verme yetkileri yoktur. Yüce Allah son noktayı koymuştur. Hüküm sadece Allah’ındır. Hüküm sadece Kuran’ındır.

 

Yüce Allah Kuran’da her şeyin sorulmamasını, detaycılıktan uzak durulmasını da emretmiştir.

Yüce Allah 5:101 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

770|5|101|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَسْـَٔلُوا۟ عَنْ أَشْيَآءَ إِن تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْ وَإِن تَسْـَٔلُوا۟ عَنْهَا حِينَ يُنَزَّلُ ٱلْقُرْءَانُ تُبْدَ لَكُمْ عَفَا ٱللَّهُ عَنْهَا وَٱللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌ

Ya eyyuhellezine amenu la tes'elu an eşyae in tubde lekum tesu'kum, ve in tes'elu anha hine yunezzelul kur'anu tubde lekum afallahu anha vallahu gafurun halim.

Ey inanan kimseler eğer size açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında sormayın ve eğer sorarsanız onları Kur'an indirildiği vakit açıklanır size; affetmiştir Allah onları, Allah bağışlayandır (Gafûr), yumuşak davranandır (Halîm)

 

5:101 ayeti çok net şekilde inanan kimselerin detaycılıktan uzak durmalarını emretmiştir. Kuran’da yer almayan hükümleri Yüce Allah affetmiş ve onların hükmünü bize bırakmıştır. Evrensel ahlak kuralları, erdemlilik ve akıl ile bu konularda insanlar hüküm çıkarabilirler.

Ancak bir konunun Kuran’da yer alıp almadığı, ilgili konu ile alakalı Kuran’da hüküm var mı mutlaka kontrol edilmelidir. Hüküm Kuran’da yer alıyor ise Kuran’a göre hareket edilmesi zorunludur.

En doğrusunu Allah bilir.