kuran mucizeler logo

Kuran’da insanın fiziksel olarak yaratılışına ait bazı önemli dönemler işaret edilmiştir. Nutfe dönemi, alak dönemi, mudğa dönemi işaret edilmekle birlikte, kemiklerin oluşması ve kemiklere et giydirilmesi süreci çok özenli seçilen kelimeler aracılığı ile bize bildirilmiştir.

Şimdi Allah’ın izni ile bu kelimeleri sırası ile inceleyelim.

Nutfe

Nutfe kelimesi Kuran’da toplam 12 yerde geçer. Bu geçişlerden örnekler aşağıda verilmiştir. 

Yüce Allah aşağıdaki ayetlerde şu şekilde buyurmuştur.

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

2598|22|5|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمْ فِى رَيْبٍ مِّنَ ٱلْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَٰكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍ مُّخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِى ٱلْأَرْحَامِ مَا نَشَآءُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوٓا۟ أَشُدَّكُمْ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّىٰ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنۢ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔا وَتَرَى ٱلْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَآ أَنزَلْنَا عَلَيْهَا ٱلْمَآءَ ٱهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنۢبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

Ya eyyuhen nasu in kuntum fi raybin minel ba'si fe inna halaknakum min turabin summe min nutfetin summe min alakatin summe min mudgatin muhallekatin ve gayri muhallekatin li nubeyyine lekum, ve nukırru fil erhami ma neşau ila ecelin musemmen summe nuhricukum tıflen summe li teblugu eşuddekum ve minkum men yuteveffa ve minkum men yuraddu ila erzelil umuri li keyla ya'leme min ba'di ilmin şey'a, ve terel arda hamideten fe iza enzelna aleyhel maehtezzet ve rabet ve enbetet min kulli zevcin behic.

Ey insanlar! Eğer öldükten sonra yeniden dirilmekten kuşkunuz varsa; bilin ki Biz, sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra bir alakadan, sonra yapısı belli belirsiz mudğadan yarattık. Ne olduğunuzu bilin diye size açıklıyoruz. Ve Biz, dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız. Sonra kiminiz ergenlik çağına ulaşır. Ve sizden bir kısmınız vefat ettirilir. Kiminiz de ne dediğini bilmez yaşlı bir bunak oluncaya kadar yaşar. Kurumuş yeryüzü gibi; yeryüzünü kurumuş ölmüş görürsün, ama üzerine su indirdiğimiz zaman yeniden hareketlenir, kabarır ve her bitkiden göz alıcı çiftler bitirir.

5591|76|2|إِنَّا خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَٰهُ سَمِيعًۢا بَصِيرًا

İnna halaknel insane min nutfetin emşacin nebtelihi fe cealnahu semian basira.

İnsanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.

5586|75|37|أَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِّن مَّنِىٍّ يُمْنَىٰ

E lem yeku nutfeten min meniyin yumna.

Değil miydi kendisi dökülen meniden bir nutfe?

4828|53|46|مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ

Min nutfetin iza tumna.

Meni döküldüğünü zaman nutfeden.

2684|23|13|ثُمَّ جَعَلْنَٰهُ نُطْفَةً فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ

Summe cealnahu nutfeten fi kararin mekin.

Sonra onu bir nutfe olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.

 

(نُطْفَةً) nutfeten kelimesi kökü (نطف) damla (drop), az bir sıvı şeklinde damlamak (to dribble), süzülmek-damla damla süzülmek (trickle) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 1142 (of 1303)

76:2 ayetindeki (أَمْشَاجٍ) emşacin kelimesi kökü (مشج) karışık (mixed)  Lane's Lexicon, page 2775 (of 3039) anlamındadır. Ayette bu kelime çoğul olarak kullanılmıştır. Yani karışım en az 3 farklı yapı içermelidir (Arapça gramer gereği).

75:37 ayetindeki (مَّنِىٍّ) meniyin kelimesi kökü (مني) meni (semen) anlamındadır.   

 

Kuran’da geçen ayetler bütün olarak incelendiğinde nutfenin özellikleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir;

  • Su damlası gibidir. Akışkandır.
  • Meni (semen) değildir.
  • Dökülen meniden (semen) köken alır. 
  • Karışık-Karma 'mixed' bir yapıya sahiptir. İçinde 3 veya daha fazla yapı içerir. ('Emşacin' kelimesi çoğul olarak kullanılmıştır. Arapça gramer gereği çoğul kelime demek 3 ve daha fazla şeyi ifade eder. Karışık 'mixed' diyerek 3 veya daha fazla içerikten oluştuğu net olarak anlaşılır.)  
  • Savunması iyi olan bir yere (rahme) yerleştirilir.

 

Nutfe kelimesinin neyi ifade ettiğini daha iyi anlayabilmek için savunması iyi olan yer neresidir onu inceleyelim ve açalım. Savunması sağlam olan, güvenli bir mekân olan yer kadın rahmidir. Rahim çok iyi korunmuş bir organdır. Hem mekanik olarak hem de savunma sistemi açısından çok korunaklıdır. Aşağıdaki resme bakınız.

1. Mekanik-Anatomik yapısı ile koruma;

Rahmin kadın pelvis kemikleri (kalça ve leğen kemikleri) içinde darbelere karşı korunmaya alındığı görülür. Karın bölgesine alınacak bir darbe rahmi etkilemez. Rahmin etkilenebilmesi için onu koruyan kemiklerin de kırılması gereklidir.

Rahmin en önemli yeri rahim iç boşluğu (endometrial boşluk) ve bu iç boşluğu bir halı gibi saran rahim iç zarıdır (endometrium). Bu boşluk çok kalın ve kuvvetli kas tabakaları (miyometrium) ile korunmuştur.

2. Rahim boşluğuna girebilecek zararlıların kontrol edilmesi ve uzaklaştırılması;

Kadın cinsel ilişki yolu dediğimiz vajen birçok mikrop içerir. Doğal olarak bulunanların yanında patojen olanlar da mevcut olabilir. Buna rağmen rahim içi tamamen mikropsuzdur. Peki, bu nasıl olabilir? Bu koruma sistemini yapan rahmin ağız kısmıdır. Buraya serviks adı verilir. Rahim ağzı dediğimiz yerde çok ufak bir açıklık vardır. Bu açıklık rahim boynunun tam ortasından geçer ve rahim iç boşluğuna açılır. Yaklaşık 4 cm uzunluğunda olan bu kanala endoservikal kanal denir.

Bu kanal tam olarak bir kapı gibi görev yapar. Salgılamış olduğu yoğun mukus (sümüksü yapı) ile vajinadaki mikropların yukarı doğru çıkarak bu kanana girmesini engeller ve dolayısı ile rahim iç boşluğunu korur.

Ayrıca bu kanalda salgılanan sümüksü salgının içeriği kadının adet döngüsünün kaçıncı gününde olduğuna göre değişir. Kadın gebe kalmaya hazır değil ise (yumurtlama olmamış ise) bu salgı yoğun olur ve erkek üreme hücreleri ile birlikte seminal ve prostat salgılarını içeren nutfenin geçişine izin vermez. Kadın yumurtlama yapmış ise (gebe kalmaya hazır ise) bu salgı daha akışkan ve daha ince olur. Nutfenin geçişine izin verir.

 

Meni (semen) nereye dökülür?

Cinsel ilişki sonrası erkekten çıkan meni kadın cinsel ilişki yolu olarak adlandırdığımız vajinanın arka duvarı (‘posterior wall’) ile rahim ağzı (‘serviks’) arasındaki potansiyel bir boşluğa dökülür. Bu boşluğun adı arka fornikstir (‘posterior fornix’).

 

Meni (semen) döküldükten sonra su damlası haline geliyor!

İlk dökülen semen (meni) hafif jel kıvamında olup çok akışkan değildir. Erkek seminal bezlerden salgılanan ve meninin (semenin) içinde bulunan proteinler semene jel kıvamını verir. Meni dökülür dökülmez bu proteinler kırılır. Meni-semen sulu ve akışkan hale gelir. Buna semen sıvılaşması (‘semen liquefaction’) denir. Bu sıvılaşma yaklaşık 20 dakikadan az bir sürede gerçekleşir. 

 

Semen sıvılaşmasının (‘semen liquefaction’) amacı nedir?

Semen sıvılaşmasının amacı milyonlarca sperm, seminal ve prostat salgılarını içeren bu sıvının akışkan olması ve rahat hareket edebilmesidir. Kadının yumurtası ile buluşabilmesi için bu akışkan sıvının yaklaşık 20-25 cm yol alması gereklidir.

 

Su damlası haline gelen semenin süzülmesi:

Semen sıvılaşmasından (‘semen liquefaction’) sonra semen içindeki milyonlarca spermin ileri doğru kuyruk hareketleri ile bu damlacık olan sıvı rahim ağzından girer. Yaklaşık 4 cm uzunluğundaki endoservikal kanaldan, bu kanalın salgıladığı sümüksü salgı içinden süzülerek rahim iç boşluğuna girer. Bu süzülme sırasında kalitesi zayıf olan ve hareketleri iyi olmayan milyonlarca sperm elenir, yok olur. Rahim içi boşluğuna ulaşabilen akışkan sıvı (süzülmüş olan akışkan sıvı-nutfe) iyi hareketli ve başarılı spermleri içerir.

Bu noktada Yüce Allah’ın 23:13 ayetindeki mucizesi ortaya çıkar. Yüce Allah bu ayette nutfeyi (süzülen damla sıvıyı) savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdiğini bildirmektedir. Savunması sağlam olan yer rahim içidir. Rahim ağzından rahim iç boşluğuna geçişi sağlayan endoservikal kanal dediğimiz kanal çok özel bir kanaldır. Bu kanala giren sıvı damlası (nutfe) kadının yumurtlama zamanı uygun değil ise rahim iç boşluğuna giremez. Fakat kadın yumurtlaması gerçekleşmiş ise bu kanaldaki sümüksü salgının içeriği değişir.  Bu mukus-sümüksü salgı uzayabilen ve daha geçirgen bir yapıya dönüşür ki nutfenin geçişine izin verir. Bu durum eğrelti otu testi ve mukus uzama testi ile test edilebilir.

 

Aşağıdaki resimde rahmin leğen kemikleri arasında mekanik darbelere karşı korunduğu görülmektedir. Ayrıca rahim iç boşluğu rahmin kuvvetli kasları (miyometrium) ile korunmuştur. Ayrıca rahim ağzı kanalındaki sümüksü salgı da mikropların rahim iç boşluğuna girmesini engelleyerek koruma sistemini tamamlar. Nutfenin korunan rahim iç boşluğuna girmesini de bu kanal kontrol eder.

 

nutfe vajinaya dokulen meni sivilasirvenutfe olur

 

Sonuç olarak;

Kuran’da 12 yerde geçen nutfe kadın vajinasına dökülen meninin (semen) sıvılaşarak akışkan hale gelmiş halidir. Milyonlarca spermin yanında seminal bez ve prostat bezi salgılarını içererek karışık-karma bir yapı gösterir. Rahim ağzı kanalından geçip süzülerek savunması sağlam olan bir karar yerine (rahim içi boşluğuna) yerleştirilir.

 

Alak

Kuran’da toplam 6 kez geçer (22:5, 23:14 (2 kez), 40:67, 75:38, 96:2). Geçişlerden 23:14 aşağıda verilmiştir. 

Yüce Allah aşağıdaki ayette şu şekilde buyurmuştur.

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

2685|23|14|ثُمَّ خَلَقْنَا ٱلنُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا ٱلْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا ٱلْمُضْغَةَ عِظَٰمًا فَكَسَوْنَا ٱلْعِظَٰمَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَٰهُ خَلْقًا ءَاخَرَ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحْسَنُ ٱلْخَٰلِقِينَ

Summe halaknen nutfete alakaten fe halaknel alakate mudgaten fe halaknel mudgate ızamen fe kesevnel izame lahmen summe enşe'nahu halkan ahar, fe tebarekallahu ahsenul halikin.

Sonra nutfeyi bir alaka olarak yarattık. Alakayı da mudğa olarak yarattık. Mudğadan da kemikleri yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla şekillendirdik. Yaratıcıların en iyisi olan Allah ne yücedir.

 

(عَلَقَةً) alakaten kelimesi kökü (علق) asılı durmak (to hang), sarkmak (to suspend), yapışmak (to stick), tutunmak (to cling), bağlanmak (cleave) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 741 (of 1303)

Yukarıda anlatılan nutfenin (süzülmüş-karışık-akışkan az bir sıvının) bir alaka dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. Savunması sağlam bir karar yerine (rahime) ulaştırılan-yerleştirilen nutfe rahmin tüp (Fallop tüpleri) kısmına geçer. Kadının yumurtalığının (over) bir tanesinden yumurta (oosit) atılır. Buna ovülasyon (yumurtalama) denir. Billur tanesinden az daha küçük olan yumurta tüp içine atılır. Yumurta nutfe ile karşılaşır ve nutfe tarafından sarılır. Süzülmüş olan nutfenin içindeki sperm (erkek üreme hücresi) sayısı yaklaşık 100-200 adettir. Bu spermlerden bir tanesi yumurta hücresinin içinde girer ve döllenme (fertilizasyon) gerçekleşir.

Aşağıdaki resimde nufte tarafından sarılan kadın yumurtası resmedilmiştir. Nutfe içindeki 1 tek sperm (erkek üreme hücresi) yumurta içine girecektir. Bir tek sperm girdikten sonra saniyenin 20'de birinde yumurta yeni bir kalkan oluşturacak ve diğer spermlerin yumurta içine girmesini imkansız hale getirecektir. Bu mekanizma olmasaydı yüzlerce sperm yumurta içine girecek, döllenme ve dolayısı ile nesillerin doğması imkansız olacaktı. 

nutfe oosit dolleniyor nutfenin yumurtayi fertilize etmesi

 

Embriyo dönemi (Alak);

Döllenmiş olan yumurtaya artık embriyo adı verilir. Embriyo döllenmeden 1 gün sonra 2 hücreye bölünür, 2. gün 4 hücre olur, 3. gün 8 hücreli hale gelir. 4. gün morula olur. Morula safhasında olan embriyo genellikle rahim iç boşluğuna düşer. 5. ya da 6. günde kendisini saran kabuktan (zona pellisuda) yırtarak çıkar. Buna ‘hatching’ denir. Kabuğundan çıkan embriyo rahim iç boşluğunu bir halı gibi saran rahim iç zarına (endometrium) dokuna dokuna dolaşır.

Kabuğunu yırtıp çıkan embriyo ile ilgili detaylı okuma için lütfen tıklayınız.

Embriyonun rahim iç zarına yapışması-tutunması-asılı kalması mucizevi bir şekilde gerçekleşir. Rahim iç boşluğunda dolaşan embriyo rahim iç zarı tarafından değerlendirilir. Rahim iç zarı embriyonun yapışıp yapışmayacağına karar verir.

Bu konu ile ilgili ‘Rahimlerin neyi azaltıp neyi artırdığını bilir: Rahim iç zarı ‘endometrium’’ makalesi okunabilir.

Rahim zarı embriyonun yapışmasını isterse ona doğru bir atak yapar. Embriyo üzerinde bulunan mikrovillüsler (halat benzeri çok sayıla yapı) rahim iç zarı üzerine tutunur. Tutunma sonrası kenetlenmeyi sağlayan (integrin-selektin-katerin) kenetleyiciler embriyoyu rahim iç zarına bağlar ve yapıştırır-tutturur. Bu aşamadan sonra embriyo rahim iç zarı içine doğru gömülür.

 

Aşağıdaki resimde embriyo üstündeki halat benzeri yapılar gösterilmiştir (elektron mikroskopisi). Bu yapılara mikrovillüs denir. Bu yapılar embriyonun rahim iç zarına tutunmasını, bağlanmasını, asılı durmasını sağlar. Daha sonra embriyo rahim iç zarına gömülür.  

mikro vullus alak halat asili kalan

 

Aşağıdaki resimde embriyonun (alak) rahim iç zarına yapışması temsili olarak gösterilmiştir. 

alak embriyo asili duran yapisan insanin yaratilisi 

 

İşte Yüce Allah’ın ayetlerde zikrettiği, isimlendirdiği alak (yapışan, bağlanan, asılıp bir yere bağlanan) insanın yaratılışındaki en önemli safhalardan birisi olan embriyodur.

 

Mudğa

(مُّضْغَةٍ) mudgatin kelimesi Kuran’da 3 yerde geçer. 22:5 ayetinde 1 kez, 23:14 ayetinde 2 kez geçer. 23:14 ayeti yukarıda verilmiştir.

(مُّضْغَةٍ) mudgatin kelimesi kökü (مضغ) ısırılmak-ısırmak (to be chewed-bite), çiğnemek (mastication), bir lokma (morsel), küçük bir parça et (a small chunk of meat) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 1070 (of 1303)

 

Kelime anlamı düşünüldüğünde ‘mudgatin’ kelimesinin çiğnenmiş-ısırılmış tek bir lokmalık et parçası olduğu anlaşılır.

Gerçekten de insanın alak olan embriyo evresinden hemen sonra insan cenininin ısırılmış bir et parçası gibi olduğu görülür (yaklaşık 20-30 günlük arası). Cenin üzerindeki somitler (‘somite’) olarak isimlendirilen kısımlar ısırılmış olan et üzerindeki diş izlerine çok benzer. Isırık izine benzeyen bu somitler ayette insan cenininin bir sonraki değişimleri olan kemik ve et (kas) oluşumu için önemlidir. Bu ısırık gibi olan somitlerin sayısı 20 günlük bir fetüste 1-4 arasındadır. Her gün 3 somit oluşur. 30 günlük bir ceninde yaklaşık 34-35 adet olur ve daha fazla artmaz. Somitlerin oluşumu ceninin baş tarafından popo tarafına doğrudur.

22:5 ayetinde yine başka bir mucize yer alır. Ne olduğu kısmen belirli, kısmen belirsiz anlamında gelen bir ifade (muhallekatin ve gayri muhallekatin) bu ayette yer alır. Gerçekten de mudğa döneminde bir ceninin insan cenini mi yoksa başka bir memeli hayvan cenini mi olduğunu tam olarak ayırmak mümkün değildir. 

 

Aşağıdaki resimler dünyanın en prestijli embriyoloji kitaplarından birisi olan 'Langmans-Medical-Embryology-12th' baskıdan alınmıştır.

 

Aşağıdaki resimde üzerinde sanki ısırılmaya bağlı diş izleri varmış gibi bir insan cenini gösterilmiştir.  

bir cignemlik et embriyo alak tan gelisen kuran

 

 

Somitlerin oluşumunu gösteren başka bir resimde;

bir cignemlik et embriyo alak tan gelisen kuran somite olusumu

  

1400 sene önce indirilmiş olan Kuran’da insan cenininin bu halini tek bir kelime (‘mudgatin’, ısırılmış bir et parçası) ile bu kadar benzerlikle anlatılması büyük bir mucizedir.

 

Kemiklerin oluşması ve kemiklere et giydirilmesi;

Yüce Allah aşağıdaki ayette şu şekilde buyurmuştur.

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

2685|23|14|ثُمَّ خَلَقْنَا ٱلنُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا ٱلْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا ٱلْمُضْغَةَ عِظَٰمًا فَكَسَوْنَا ٱلْعِظَٰمَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَٰهُ خَلْقًا ءَاخَرَ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحْسَنُ ٱلْخَٰلِقِينَ

Summe halaknen nutfete alakaten fe halaknel alakate mudgaten fe halaknel mudgate ızamen fe kesevnel izame lahmen summe enşe'nahu halkan ahar, fe tebarekallahu ahsenul halikin.

Sonra nutfeyi bir alaka olarak yarattık. Alakayı da mudğa olarak yarattık. Mudğadan da kemikleri yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla şekillendirdik. Yaratıcıların en iyisi olan Allah ne yücedir.

 

(الْعِظَامَ) l-izame kelimesi kökü (عظم) kemik (bone) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 729 (of 1303). Ayette çoğul olarak kullanılmıştır. Kemikler anlamındadır.

(فَكَسَوْنَا) fekesevna kelimesi kökü (كسو) giydirmek-örtmek-bürümek (to clothe) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 969 (of 1303)

(لَحْمًا) lehmen kelimesi kökü (لحم) et (meat) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 1010 (of 1303). Ayette tekil olarak kullanılmıştır.

 

Ayette kemiklere et giydirildiği buyurulmaktadır. İnsan eti kaslardan oluşmaktadır. Bu nedenle ayeti iyi anlamak için insan yaratılışı esnasındaki kemik ve kas gelişimi incelenmelidir. Embriyoloji açısından incelendiğinde kemiklerin oluşması her zaman kasların oluşmasından daha önce başlamıştır. Kaslar tam da ayette muhteşem netlikte ve basitlikte anlatıldığı gibi kemiklere giydirilmiş ve sabitlenmiştir. Bu sabitleme işlemi tendonlar tarafından sağlanmaktadır.

Konuyu tam olarak anlamak için insan cenininin erken dönem gelişimi incelenmelidir. Kemik ve kas oluşum mekanizmalarını anlamak için konuyu 2 açıdan incelemek uygun olur. Omurga-kaburga kemikleri ile onları çevreleyen kasları oluşturan mekanizma ve omuz-kol, kalça-bacak kemikleri ile onları çevreleyen kasları oluşturan mekanizma.

 

1. Omurga-kaburga kemikleri ve onları çevreleyen kasların oluşumu

Yukarıda anlatılan ısırılmış bir et parçasını (‘mudgatin’) andıran insan cenini üzerindeki ısırık izlerine benzeyen yapılara modern embriyoloji bilimi somitler adını vermiştir. Bu somitler cenin büyüdükçe çok önemli yapılara dönüşecektir.

Somitler hareket ederek ceninin tam ortasından geçen bir tüpü (nöral tüp ve notokordu ki ilerde omurga kemikleri içindeki spinal kordu (omirilik) oluşturacak) her iki taraftan bir boruyu sarar gibi sararlar.

dermatom miyotom sklerotoom etkin kemige giydirilmesi

 

Bu esnada nöral tüp ve notokorddaki noggin gen ekspresyonuna sekonder olarak salgılanan proteinler ve sonic hedgehog (SHH) somitin ön-iç tarafındaki hücrelerin sklerotoma (kemikleri oluşturacak hücreler yumağı) dönüşmesine neden olur. Sklerotom hücreleri transkripsiyonel faktör PAX1 ekspresyonunu yaparlar ki bu da kıkırdak ve kemik oluşumu için genlerin aktive olmalarını başlatan bir mekanizmayı tetikler. Mekanizma sonunda omurga kemiklerini oluşturur. Her somitte bu olay ayrı ayrı gerçekleşir ve ceninin tüm omurga kemikleri bu mekanizma ile oluşur.

 

Aşağıdaki resimde elekron mikroskopisi ile gerçek bir görüntü verilmiştir. Somitlerin iç kısmı nöral tüpden gelen sinyaller ile sklerotoma dönüşür. Bu sklerotom tabakası kemikleri oluşturacaktır. Somitin dış kısmı ise miyotoma dönüşür ki bu da kas hücrelerine dönüşecektir. Kas hücreleri kemik hücrelerini dıştan saracak ve tendonlar ile kemiğe sabitlenecektir. Ayette tam olarak belirtildiği gibi kemiklere giydirilecektir.  

somite elekron mikroskopisi noral tup notokord

Nöral tüp arka kısmından salgılanan WNT proteinleri PAX3 ekspresyonunu yapar ve bu da somitlerin arka-iç ve ön-dış kısımlarındaki hücrelerin kas hücrelerinin öncüsü olan hücrelere dönüşmesine sebep olur. Bu esnada çok ilginç bir olay daha gerçekleşir. Kasları oluşturacak olan kas öncü hücreleri dermisi (cilt altı dokusu) oluşturacak olan dermatom adı verilen hücrelerin altını ve kemikleri oluşturmaya başlamış olan sklerotom tabakasının üstünü sarar.

Kasları kemiklerin üstüne sabitleyen ve bağlayan yapılar olan tendonlar ise sklerotom hücrelerinin (kemik öncü hücreleri) skleraksis (‘scleraxis’) olarak isimlendirilen transkripsiyonu sonucu oluşur.

 

Özetle;

Omurga kemiklerini oluşturacak olan sklerotoma tabakası, kasları oluşturacak olan miyotom tabakası tarafından tam olarak sarılmış ve tendonlar ile sabitlenmiş vaziyettedir. Tam da ayette Yüce Allah’ın buyurduğu gibi kemiklere kas giydirilmiştir.  

 

2. Kol, bacak, omuz ve kalça kemiklerinin kas tabakası tarafından sarılması

Kol, bacak, omuz ve kalça kemiklerinin ve kaslarının gelişimi biraz daha farklıdır. Kol ve bacak kemikleri dış mezoderm plağının somatik tabakasından (the parietal (somatic) layer of lateral plate mesoderm) gelişir. Kol ve bacakları oluşturacak olan çıkıntılar büyürken bu çıkıntılara kemikleri oluşturacak olan dış mezoderm plağı göç eder. Bu göçü yöneten FGF10’dur. Kol ve bacak uzadıkça HOX geni hangi kemiklerin oluşacağını belirler ve ilk olarak dış mezoderm plağından kıkırdakları oluşturacak olan kondrositler gelişir. Kemik kıkırdak şeklinde oluşur ve daha sonra osteoblastlar oluşur ve kemikleşme süreci tamamlanır. Kol, bacak, omuz ve kalçadaki kasların oluşumu ise çok enteresandır. Çünkü bu bölgelerdeki kasları oluşturacak olan kas hücreleri daha derin bir bölgeden buraya göç ederek gelir. Somitlerin arka-dış kısmının mezenkiminden farklılaşan miyotomların omuz-kol ve kalça-bacaklara göçü ile gerçekleşir.

Çok net bir şekilde görülmektedir ki insan omuz-kol ve kalça-bacaklardaki kemikler daha önceden oluşmakta ve başka bir yerden gelen kas öncü hücreleri tarafından sarılmaktadır. Kaslar kemiklere giydirilmektedir. 

 

Aşağıdaki resimde kol ve bacakların tomurcuklanma tarzında gövdeden çıkmasını ve gelişmesini yöneten mekanizma gösterilmiştir. FGF-10 kollar ve bacakların gövdeden çıkışını yönetir. Kollar ve bacaklar geliştikçe içindeki mezenkim hücreleri kıkırdak hücrelerine ve sonrası kemik hücrelerine dönüşür. HOX genleri hangi kemiğin hangi şekilde oluşacağını yönetir. 

kol ve bacaklardaki kemiklerin olusmasi HOX geni FGF10

 

Özetle;

Embriyoloji açışından insan cenininin kemik ve kas oluşum mekanizmaları incelendiğinde kemiklerin oluşması her zaman kasların oluşmasından daha önce başlamıştır. Kaslar tam da ayette anlattığı gibi kemiklere giydirilmiş ve sabitlenmiştir.

 

Sonuç;

Yüce Allah insanı en güzel bir şekilde yaratmıştır. Kuran'da insan yaratılışını işaret eden nutfe, alak, mudğa kelimeleri ve kemiklerin oluşması ve kemiklere et giydirilmesi süreci modern embriyolojinin tespit ettikleri ile birebir örtüşmektedir. 1400 yıl önce yaşayan bir beşerin bilmesinin mümkün olamayacağı bilgiler Kuran'ın Yüce Allah katından olduğuna en büyük delildir. 

En doğrusunu Allah bilir.