Yüce Allah 23:104 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

2775|23|104|تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ وَهُمْ فِيهَا كَٰلِحُونَ

Telfehu vucuhehumun naru ve hum fiha kalihun.

Yakar-kavurur yüzlerini ateş ve onlar onun içinde (ateşin) dişleri sırıtmış gibi görünür durumdadır.

 

23:104 ayetinin detaylandırılması;

# Kelime Anlam Kök

1

telfehu

yakar-kavurur

لفح

2

vucuhehumu

yüzlerini

وجه

3

n-naru

ateş

نور

4

ve hum

ve onlar

 

5

fiha

onun içinde (ateş)

 

6

kalihune

dişleri sırıtmış gibi görünür durumdadır

كلح

 

(تَلْفَحُ) telfehu kelimesi kökü (لفح) yakmak (to burn), kavurmak-dağlamak (sear), yakmak-alazlamak (scorch) anlamındadır.  Hans Wehr 4th ed., page 1024 (of 1303)

(كَٰلِحُونَ) kalihune kelimesi kökü (كلح) alt ve üst dudakların geriye çekilerek dişlerin görünür hale gelmesi (having the  lip withdrawn from the teeth), sırıtmak (grin) , dişleri göstermek (displayed his teeth), somurtmak (frown) anlamındadır. Lane's Lexicon, page 2686 (of 3039)

Ne dehşet verici bir ayet.

Aklını kullanan bir insan kendisine kahredeceği, kendisini kınayacağı, ‘Yazıklar olsun bana! Ne büyük hata yapmışım!diyeceği, sonsuz azap karşısında anlatılması mümkün olmayan bir pişmanlık duyacağı, ‘Meğer resûller doğru söylüyormuş, keşke ben de iman edenlerle birlikte bir yol edinseydimdiyeceği gün gelmeden önce Rabbine giden bir yol arar.

İnsan en azından şunları düşünsün;

  • Yeryüzüne hangi amaç için geldi?
  • Muhteşem dengede bir evren/evrenler nasıl ve neden var?
  • Muhteşem güzellikte bir beden içinde nasıl var oldu?
  • Yediği yemeği, içtiği suyu ona kim lütfetti?
  • İşitme, görme ve düşünme duyularını ona kim bahşetti?
  • Saymakla bitmeyecek olan nimetler!
  • Ölünce ne olacak? İnsan nereye gidecek? 

Ayet gerçekten dehşet vericidir. Ancak aslında bir uyarıdır tüm insanlığa.

Yüce Allah cehennemde yüzleri ateşte yanan, kavrulan insanların yüzlerinin tipik bir yüz şeklini aldığını bize bildiriyor. O tipik yüz şekli alt ve üst dudağın geri çekilerek dişlerin görünür hale gelmesi, yüzün sanki sırıtıyor gibi bir görünüm haline gelmesidir.

Gerçekten bu şekilde bir şey olabilir mi?

Bu sorunun cevabı kesinlikle evettir.

Yüzün yanması ve kavrulmasıyla deri, deri altı yağ ve kas dokusu aşırı serleşir, incelir, kasların etkisiyle üst ve alt dudak geri doğru çekilir ve sabit olan dişler ortaya çıkar.

Aslında bu durum kafası ateşe sokulmuş ve yüzleri yanmış hayvanların dişleri ve dudakları gözlemlendiğinde görülebilir. Hemen hemen herkes bilir ki kuzu/koyun/dana gibi bize nimet olarak verilen hayvanların kelleleri ütülür. Bu yöntemle hayvanın yüz kasları, beyni gibi organları da ziyan edilmeden kullanılmış olur. Kelle ütmek için ilk iş havyanın kesik başını ateşe atmak ve tüylerin yanmasını sağlamaktır. Yüzleri ateş ile yanan-kavrulan bu kesik hayvan başlarının dudak ve dişlerine dikkat edildiğinde dudakların geriye doğru çekildiği ve dişlerin ortaya çıktığı görülür. Hatta 'pişmiş kelle gibi sırıtmak' deyimi halk arasında kullanılmaktadır. 

İnsan yüzünde de tıpkı hayvanlardaki gibi bir etki oluşacaktır. Etik nedenler nedeni ile insan resimlerini burada paylaşmak doğru olmaz. Ancak adli tıp kaynaklarında yanma sonucu ölen insanların yüzlerinde benzer sırıtma ifadesi geliştiği yer almaktadır.   

 

yakar kavurur yuzlerini ates siritirlar orada disleri gorunur muminun 104

Cehennemde ikamet edecek olan kişilerin de başlarına aynen bu durum gelecektir. Ateşin nasıl bir ateş olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Bir radyasyon da olabilir. Bir gamma ışını da olabilir. Derinlere nüfus eden, delip geçen zararlı ışınlar da olabilir. Veya direkt olarak alevli bir ateş de olabilir. Her nasıl olursa olsun bu ateş cehennemdeki insanların yüzlerini yakıp kavuracaktır. Deriler yandıkça alttan yeni deriler ile değişim olacaktır. Ancak yanmanın etkisi mutlaka belirgin olacaktır.

Derilerin yeni deriler ile değiştirilmesi ve azabın sürekli olarak tattırılması

Bu yanma ve kavrulma ile insanın yüzü ayette (كَٰلِحُونَ) kalihune kelimesi ile anlatıldığı gibi sırıtıyormuş gibi dişleri görünür hale gelecektir. 

Yüce Allah kimin azabı hak ettiğini en iyi bilendir. Bize düşen görev sadece ona yönelmiş musallin kişilerden olmaya çalışmaktır.

Yüce Allah'ım bizi cehennemin azabından Hafız sıfatı ile korusun.

En doğrusunu Allah bilir.