Yüce Allah şerefli Kuran’ında evrenin ve aynı mekânda olan paralel evrenlerin düzeninin bozularak yırtılması ile içe çökme süreci yaşayacağını, bu içe çökme ile ilk yaratılıştaki tekillik haline tekrar döndürüleceğini (‘singularity’) bildirmiştir. Halk arasında kıyamet olarak bilinen şeyi Yüce Allah ‘Saat’ kelimesi ile Kuran’da tanımlamıştır.

Saat kelimesinin geçtiği ayetler aşağıda verilmiştir. Yüce Allah bize akıl vermiştir. Aklımızı kullanmamızı istemektedir. Bir de şerefli Kuran’ını vermiştir. Bize düşen görev Kuran’ı didik didik inceleyip Yüce Allah’ın bizlere vermiş olduğu işaretleri takip etmektir.

 

Bu çalışmanı amacı nedir?

Bu çalışmanın amacı Saat’in 'Kıyamet' 'Doomsdaygerçekleşip gerçekleşmeyeceği hakkında bir tartışmak değildir. Zaten bu konu bir tartışma konusu olamaz. Yüce Allah’ın buyruklarından anlarız ki Saat mutlak ve mutlak gelecek ve gerçekleşecektir. Bu konuda hiçbir şüphe yoktur.

Ancak Saat’in ne zaman gerçekleşeceği hakkında Yüce Allah bize işaret vermiş mi vermemiş mi konusu önemlidir. Allah’ın izni ile bu makalede bu konu araştırılacaktır.

 

Bilgilendirme;

Okumuş olduğunuz bu makaledeki verileri kendim çıkarıp analizini yaptım. Saat’in vaktini işaret etmiş olabilecek verileri Kuran’da fark ettikten sonra bunu saklamanın doğru olmadığını düşündüm. Kuran ile ilgili olan her veri, bilgi mutlaka paylaşılmalıdır. Doğru olabilir ya da yanlış olabilir. Çıkarımlarım tartışmaya kesinlikle açıktır. Hiç kimseyi bağlamaz.

Sadece Kuran diyen, Kuran bize yeter diyen bir insan olarak şuna inanıyorum ki herkes Saat yarın ansızın gelecekmiş gibi Allah’a yönelmelidir.

 

Aşağıdaki ayetleri çok dikkatli okumanızı rica ederim;   

Yüce Allah aşağıdaki âyetlerinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

1141|7|187|يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى لَا يُجَلِّيهَا لِوَقْتِهَآ إِلَّا هُوَ ثَقُلَتْ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَا تَأْتِيكُمْ إِلَّا بَغْتَةً يَسْـَٔلُونَكَ كَأَنَّكَ حَفِىٌّ عَنْهَا قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ ٱللَّهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Yes'eluneke anis sa'ati eyyane mursaha, kul innema ilmuha inde rabbi, la yucelliha li vaktiha illa huv, sekulet fis semavati vel ard, la te'tikum illa bagtete, yes'eluneke ke enneke hafiyyun anha, kul innema ilmuha indallahi ve lakinne eksere n-nasi la ya'lemun.

Sorarlar sana saat hakkında; ne zaman onun gelip-sabitlenmesi? De ki: “Onun bilgisi ancak Rabbimin yanındadır; belirginleştirip-meydana çıkarmaz ona ait vakti O'dan başkası; ağır gelir o göklerde ve yerde; gelmez size o ansızın-beklenmedik olması dışında”; sana sorarlar onun hakkında sanki sen bilgi sahibi olmak için araştıransın; de ki: “Ancak Allah’ın yanındadır onun bilgisi”; bununla birlikte insanların çoğu bunu bilmezler.

2361|20|15|إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا تَسْعَىٰ

İnne s-saate atiyetun ekadu uhfiha li tucza kullu nefsin bima tes'a.

Doğrusu saat gelicidir; neredeyse onu gizlerim ki karşılığını alsın her nefis çabaladığı şeyler için.

3594|33|63|يَسْـَٔلُكَ ٱلنَّاسُ عَنِ ٱلسَّاعَةِ قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ ٱللَّهِ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ ٱلسَّاعَةَ تَكُونُ قَرِيبًا

Yes'eluken nasu ani s-saati, kul innema ilmuha indallah, ve ma yudrike lealles saate tekunu kariba.

Sorarlar sana insanlar saat hakkında; de ki: “Onun bilgisi ancak Allah’ın yanındadır; ve ne bilirsin? Belki saat yakın olur.

4288|42|18|يَسْتَعْجِلُ بِهَا ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مُشْفِقُونَ مِنْهَا وَيَعْلَمُونَ أَنَّهَا ٱلْحَقُّ أَلَآ إِنَّ ٱلَّذِينَ يُمَارُونَ فِى ٱلسَّاعَةِ لَفِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

Yesta'cilu bihellezine la yu'minune biha, vellezine amenu muşfikune minha ve ya'lemune ennehel hakk, e la innellezine yumarune fi s-saati le fi dalalin baid.

Çabuklaştırmak isterler gelmesini onun ona inanmayan kimseler; ve inanan kimseler ki korkanlardır ondan; ve bilirler ki o gerçektir. Şüphesiz olarak doğrusu; saate dair tartışan kimseler mutlak, uzak bir sapıklık içindedirler.

4384|43|61|وَإِنَّهُۥ لَعِلْمٌ لِّلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَٱتَّبِعُونِ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

Ve innehu le ilmun li s-saati, fe la temterunne biha vettebiuni, haza sıratun mustekim.

Ve doğrusu o (Kuran) mutlak bir bilgidir saat için öyleyse şüphe etmeyin onun (saat) hakkında ve bana uyun budur doğru yol.

4561|47|18|فَهَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً فَقَدْ جَآءَ أَشْرَاطُهَا فَأَنَّىٰ لَهُمْ إِذَا جَآءَتْهُمْ ذِكْرَىٰهُمْ

Fe hel yenzurune ille s-saate en te'tiyehum bagteh, fe kad cae eşratuha, fe enna lehum iza caethum zikrahum.

Artık, kendilerine ansızın gelen saatten başkasını mı beklerler? Oysa doğrusu, geldi onun işaretleri; öyleyse nasıl olur o (saat) onlara geldiği zaman öğüt almaları?

4845|54|1|ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ

İkterebeti s-saatu ven şakkal kamer.

Yaklaştı saat ve yarıldı-deşelendi Ay

5754|79|44|إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

İla rabbike muntehaha.

Rabbinedir onun (saatin) sonu.

 

(يُجَلِّيهَا) yucelliha kelimesi kökü (جلو) açık hale getirmek (to make clear), meydana çıkarmak-açığa vurmak-belli etmek (reveal), açıklığa kavuşturmak (clarify) anlamındadır.  Hans Wehr 4th ed., page 156 (of 1303)

(أَكْثَرَ) eksere kelimesi kökü (كثر) sayıca çok (outnumber), çoğunluk (to be much, many), pek çok (numerous) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 954 (of 1303)

(حَفِىٌّ) hafiyyun kelimesi kökü (حفو) bilgi sahibi olmak için araştırmak-sorgulamak (inquire) anlamındadır.

(أَكَادُekadu kelimesi kökü (كود) neredeyse (almost), hemen hemen (nearly) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 991 (of 1303)

(أُخْفِيهَا) uhfiha kelimesi kökü (خفي) saklamak (hide), gizlemek (conceal) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 291 (of 1303)

(أَشْرَاطُهَاeşratuha kelimesi kökü (شرط) işaret (sign), belirti (portent) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 543 (of 1303)

 

Analize başlayalım;

47:18’de Saat’in bazı işaretlerinin geldiğini buyurmakta Yüce Allah. Bu işaretin Ay’ın yarılması olduğunu çok net biliyoruz. 54:1 ayetinde ‘Yaklaştı saat ve yarıldı-deşelendi Ay’ buyurulmuştur. 1969 yılında insanoğlunun Ay yüzeyine inmesi ve oradan deşeleyerek toprak parçaları alması Ay’ın yarılması eylemidir. Bu da bize Saat’in yaklaştığını gösterir.

Daha detaylı bilgi için aşağıdaki makale okunabilir. 

Kuran’da Ay’a ayak basılacağı, Ay toprağının yarılacağı yıl, dakika ve saniyesine kadar belirtilmiştir

Saat’in gerçekten olacağı konusunda başka işaretler var mı?

Albert Einstein ilk çalışmalarında evrenin durağan olduğunu iddia etmiştir. Yani başı ve sonu olmayan bir evren. Ancak Edwin Hubble’ın yaptığı gözlemlerde evrenin durağan olmadığı, hatta hızlanarak genişlediği anlaşıldı. Daha sonradan Albert Einstein bu iddiasının kariyerinin en büyük hatası olduğunu söyleyecekti. Evet; evren hızla genişliyordu. Hızla genişleme varsa bu genişlemenin başladığı bir yer mutlaka olmalıydı. Aynı yıllarda yaşayan Georges Lemaitre ilk kez büyük patlamaBing Bang’ görüşünü ortaya attı. Bu teoriye göre evren tek bir noktadan inanılmaz büyük bir enerji ile doğmuştu. Big Bang teorisi artık bir teori olmaktan çıktı ve kesinlik kazandı. Planck uydu verileri ile evrenimizin bebeklik fotoğraflarını görebiliyoruz. Bu bebek evren büyüdü, yaşlandı. Şu an 13.8 milyar yaşında.

 

Evrenimizin sonu nasıl olacak?

Evrenimiz hızla genişliyor. Bu genişlemenin nedeni karanlık enerji. Bir zaman gelecek bu enerji o kadar güçlenecek ki fantom karanlık enerjisine dönüşecek ve evreni yırtacak. Bu yırtılan evren tekrar içine çökeren ilk yaratılıştaki tek nokta haline gelecek.

Modern bilim evrenin kesinlikle yok olacağını bildiriyor. Diğer bir değiş ile 47:18 ayetindeki Yüce Allah’ın buyruğu gerçekleşti.

Yeryüzündeki tüm astrofizikçilere sorun: ‘Evrenin bir sonu var mı? Saat ('Doomsday') olacak mı?’ Cevapları kesinlikle evet olacaktır. Yani Saat’in gerçekleşeceği konusunda hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.

 

Özetle;

Ay’ın 1969 yılında deşelenmesi ve evrenin bir sonu olduğunun modern bilim tarafından ispatlanması Saat’in işaretlerindendir.

Zaten günümüzde evrenin sonu gelmeyecek diyen birisini bulmak mümkün mü bilmiyorum. Ancak böyle bir tartışmaya giren bir insanın çok bilgisiz, sapkın ve yanlış yolda olduğunu Yüce Allah bize 42:18 ayetindesaate dair tartışan kimseler mutlak, uzak bir sapıklık içindedirler.’ buyurarak bildirmiştir.

42:18 ayetini dikkatli okumamız gerekir. Bu ayette Saat hakkındaki tartışmanın konusu Saat’in gerçek mi yoksa gerçek değil mi olduğudur. Ayette Saat’e inanan ve Saat’e inanmayan insanlara işaret vardır. Bu ayettin muhatabı Saat’in ne zaman olacağı ile ilgili yapılan bilimsel ve Kuran’dan yapılan çalışmalar değildir.

 

Saat’in ne zaman gerçekleşeceği ile ilgili bilgiler Kuran’da araştırılmalıdır;

43:61 ayetinde ‘Ve doğrusu o (Kuran) mutlak bir bilgidir saat için’ buyurulmaktadır. Bu ayetteki ‘innehu’ kelimesindeki ‘huzamiri 3. şahıs tekil eril kişiyi işaret eder. Saat için mutlak bir bilgi sunan şeyin ne olduğu için ‘hu’ zamirinin neyi işaret ettiği araştırmalıdır. ‘hu’ zamiri İsa peygamberi işaret edebilir. Bir de Kuran’ı işaret edebilir. Ayette geçen ‘leilmun’ kelimesindeki ‘lam’ edatı vurgulama amaçlıdır. ‘ilmun’ kelimesi anlamı bilgi-ilim olduğu için işaret edilen eril nesnenin saat için mutlak-kesin bilgi vermesi gereklidir.

Ayrıca ayette ‘bana uyun budur doğru yol’ buyurmaktadır Yüce Allah. ‘sıratun mustekim’ olan doğru yolun Kuran olduğunu net bir şekilde biliyoruz. Aşağıdaki makaleden okunabilir.

Yüce Allah’ın dosdoğru yolu ‘sıratel mustakim’ olan Kuran’a ve tüm insanlara düşmanlık eden şeytan: “Artık kesinlikle senin doğru yolunun (Kuran) üzerine oturacağım''

43:61’den bir önceki ayette İsa peygamber ile ilgili konudan farklı bir konu işlenmeye başlıyor. 43:60’da ‘Eğer isteseydik sizi yeryüzünde birbirinizin ardı sıra gelen melekler yapardık.’ buyrularak İsa peygamber konusundan farklı bir konu işlenmeye başlıyor.

Bu nedenle ‘hu’ zamirinin tekil ve eril olan Kuran’ı işaret etmesi daha olasıdır.

Birazdan Allah’ın izni ile Saat için Kuran’ın verdiği bilgileri kullanarak Saat’in ne zaman geleceğini tahmin etmeye çalışacağız.

 

Saat’in ne zaman olacağını biz tahmin edebilir miyiz?

Saat’in bilgisinin Yüce Allah katında olduğunu net bir şekilde öğreniyoruz (34:31, 41:47, 43:85). Kuran da Yüce Allah katından bize bir rahmet olarak indirildiğine göre Yüce Allah bizlere Saat ile ilgili bir bilgi vermek arzulamış ise bu bilgiyi mutlaka Kuran içine yerleştirmiştir. Bu nedenle Saat’in bilgisi için bakmamız ve araştırmamız gereken yer kesinlikle Kuran’dır.

 

Saat’in ne zaman gerçekleşeceği mutlak olarak gizlenmiş mi?

Hayır. 20:15 ayetinde Yüce Allah ‘neredeyse onu gizlerim ki’ derken ‘ekadu’ kelimesini kullanmıştır. Bu kelime bütünün tamamını asla kapsamaz. Araplar ‘neredeyse ölüyordu’ derken bu kelimeyi kullanırlar. Ölmeye yakın ancak kesinlikle ölmemiş. Bu da bize Yüce Allah’ın Saat’in zamanını çok iyi gizlediğini ancak %100 olarak gizlemediğinin işaretini verir. 20:15’de gizlenen şeyin de Saat’in zaman bilgisi olduğunu da bildirelim. Çünkü ‘Doğrusu saat gelicidir;…karşılığını alsın her nefis çabaladığı şeyler için.’ tamlaması bize gizlenenin Saat’in geliş zamanı olduğunu net bir şekilde gösterir. ‘Saat ilmi-bilgisi’ sadece zamanı kapsamaz. Saat’in nasıl gerçekleşeceği gibi bilgileri de Yüce Allah gizlemiş olabilir.   

Çok az miktarda da olsa Saat’in geliş zamanının gizlenmemiş olduğunu anlıyoruz.

 

Saat’in geliş zamanını ancak Yüce Allah açıklar-açığa vurur.

Kesinlikle doğrudur. Bunda hiçbir şüphe yoktur. 7:187 ayetinde ‘belirginleştirip-meydana çıkarmaz ona ait vakti O'dan başkası’ buyurulmaktadır. Saat’in vaktini ancak ve ancak Yüce Allah açığa vurabilir. Saat vakti üzerindeki gizliliği çok çok azda olsa açabilir. Ancak insanlara düşen görev Yüce Allah’ın Saat’in vaktini açığa vurmaya başladığı zaman onu fark edebilmesidir.

Yüce Allah ayette ben onun vaktini asla açığa vurmam-belli etmem demiyor. Benden başkası edemez buyuruyor. Yüce Allah Saat’i neredeyse gizlemiştir ancak çok çok az bir bilgiyi gizlemeyecektir. İşte bu gizlemediği bilgiyi de bizim için vakti geldiğinde açığa vuracaktır.

Bizim görevimiz bir kul olarak Rabbimizin açığa vurduğu kısımları arayıp bulmaktır.

 

Saat’in vaktini Kuran’dan bulmaya aday kimseler kimlerdir?

7:187 ayetinde ‘sana sorarlar onun hakkında sanki sen bilgi sahibi olmak için araştıransın’ buyurulmuştur. Peygamberimize Saat’in bilgisi verilmemiştir. Bu nedenle bilmek durumunda değildir. Ayetteki ‘hafiyyun’ kelimesi sorgulamak-araştırmak anlamındadır. 

Bu ayetten anlarız ki Saat’in işareti geldiği zaman, Yüce Allah onu açığa vurduğu zaman, tespit edilebilir hale getirdiği zaman, onu sorgulayan, araştıran kişiler gizliliği çok çok az aralanmış olan bilgilere ulaşabilirler.

 

Şimdi Allah’ın izni ile Saat’in vaktinin Kuran’da işaretlerini inceleyelim;

En önemli işaret Ay’ın yarılmasıdır. 54:1 ayetinde hem Saat’in yaklaşmasına bir işaret vardır ve hem de Ay’ın yarılmasına.

54:1 ayetinde Yüce Allah şu şekilde buyurmaktadır.

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

4845|54|1|ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ

İkterebeti s-saatu ve nşakka l-kamer.

Yaklaştı saat ve yarıldı-deşelendi Ay

 

54:1 ayeti Kuran’ın 4845. ayetidir. Bu ayetten Kuran’ın sonuna kadar 1389 ayet vardır (6234-4845).

Kuran’da yıl işaretleri Ay yılı üzerinden yapılmaktadır.

1389 Ay yılı neyi işaret ediyor?

Araplar Ay yılını ve hicri takvimi kullanırlar. Hicri Ay takviminin başlangıcı Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicret yılı olan 622 (Gregorian-Miladî) yılıdır.

 

Hicri Ay Takvimine göre 1389 yılında ne olmuştur acaba?

Bunu cevabını Hicri takvime göre 1389 yılını Gregorian-Miladî takvime çevirdiğimizde çok net olarak göreceksiniz.

Bu çevirme için öncelikle 1389 Ay yılını Güneş yılına çevirmemiz gerekir.

1389 Ay yılını Güneş yılına çevirdiğimizde;

1389 Ay yılı=1347 Güneş yılı yapar.

Kendi hesaplamalarınız yapmak için aşağıdaki programı kullanabilirsiniz.

https://kuranmucizeler.com/kuran-analizi/ay-yilini-gunes-yilina-gunes-yilini-ay-yilina-cevirme-programi

Hicri yılını Gregorian-Miladîye çevirmek için Hicretin gerçekleştiği Gregorian-Miladî olan 622 yılına 1347 Güneş yılı eklenmelidir ki bu da bize 1347+622=1969 (Gregorian-Miladî) yılını verir.   

 

Ay’ın yarılması ve 1969 yılı size neyi anımsattı?

Apollo 11 uzay aracı ile Ay’a 1969 yılında gidilmesi ve Ay’ın deşelenerek oradan taşlar getirilmesi olmalı. 

Muhteşem bir işaret. Ay’ın yarılması-deşelenmesi 1969 yılında gerçekleşiyor.

54:1 ayetinden 1969 yılından sonra Saat’in yaklaştığını anlıyoruz.

54:1 ayetindeki Ay’ın yarılması olayı Ay’a gidilmesi olayını işaret etmiştir. Acaba Kuran’da Ay’a gidiş ile ilgili başka bir ayet var mı?

Kuran’ı incelediğimizde 89:19 numaralı ayetin olduğunu görürüz;

Yüce Allah 84:18 ve 84:19 ayetlerinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

5900|84|18|وَٱلْقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ

Vel kameri izet tesak.

Ve toplandığı zaman o Ay'a

5901|84|19|لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ

Le terkebunne tabakan an tabakın.

Siz, mutlaka tabakadan tabakaya binip-gideceksiniz.

 

Tabakadan tabakaya geçerek Ay’a gidileceğini bildiren bu ayette başka mucizeler de işaret edilmiştir. Lütfen aşağıdaki makaleyi okunuz.

İnsanlık Ay’ın gökyüzünden toplanması sonrası (14-15/Temmuz/1969), 16/Temmuz/1969 saat 08:32:00’de Apollo 11 uzay aracına binip atmosferin tabakasından tabakasına geçerek Ay’a ayak basmak için gitmiştir.

 

Konumuza devam edelim;

84:19 ayetinde Yüce Allah Ay’a gidilmesi olayını 2. kez işaret etmektedir. 1. işaret olan 54:1’den net olarak biliyoruz ki Ay’a gidilme ile Saat’in vakti ilişkisi bize net olarak bildiriliyor ve 1. geçişte Ay’a gidilme yılı olan 1969 yılı işaret ediliyor. Acaba 2. işaret olan 84:19 ayeti Saat’in zamanını işaret edebilir mi? Evet. Edebilir.

1969 yılını elde ettiğimiz aynı yöntemi takip ediyoruz;

84:19 ayeti Kuran’ın 5901. ayetidir. Bu ayetten Kuran’ın sonuna kadar 333 ayet vardır (6234-5901). Kuran’da yıl işaretleri Ay yılı üzerinden yapılmaktadır. 333 Ay yılını Güneş yılına çevirdiğimizde;

333 Ay yılı=323 Güneş yılı yapar. (323=19x17)

Ay’a gidilme olayı 1969 yılında gerçekleştiğine göre, Ay’a gidilmeyi işaret eden 84:19 ayetinden Kuran’ın sonuna kadar olan 333 ayetin Güneş yılına dönüştürülmüş hali olan 323'ün 1969’a eklenmesi Saat’in vaktini işaret ediyor olabilir.

Saat’in vakti=1969+323=2292 yılı (Gregorian-Miladî)

Özetle;

1969 yılında Ay yarıldı. Saat yaklaştı. Ay’ın yarılmasından tam 323 (19x17) Güneş yılı sonrası olan 2292 yılında (Gregorian-Miladî) kaçınılmaz olan Saat gerçekleşebilir.

En doğrusunu Allah bilir.