kuran mucizeler logo

Yüce Allah aşağıdaki ayetlerde şu şekilde buyurmuştur.

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

1915|16|16|وَعَلَٰمَٰتٍ وَبِٱلنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ

Ve alamat, ve bin necmi hum yehtedun.

Ve işaretler. Onlar, yıldızla yol bulurlar.

4783|53|1|وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ

Ven necmi iza heva.

Düşen-çöken yıldıza ant olsun ki,

5932|86|3|ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ

En necmus sakıb.

Delen yıldızdır.

 

(ٱلنَّجْمِ) n-necmi kelimesi kökü (نجم) yıldız (tekil) anlamındadır.

Bu kelimenin yukarıdaki ayetlerde tekil olarak kullanıldığı görülür. 

Kuran detaylı olarak incelendiğinde;

Yıldız kelimesi (tekil olarak) yukarıdaki 3 ayette, yıldızlar kelimesi (çoğul olarak) 9 ayette geçer (aşağıda geçişler verilmiştir).  

Yıldızlar (çoğul) geçişlerinin bir tanesi vardır ki önemli bir işaret verir. 6:97 ayetinde Yüce Allah karanın ve denizin karanlıklarında (yeryüzünde) yıldızların (çoğul) yön bulma konusunda insanlara yardımcı olduğunu buyurmuştur. Gerçekten de bu bilinen bir şeydir. Yıldızlar eski çağlardan beri yön bulmak için kullanılmaktadır.

 

Fakat 16:16 ayetinde çok daha başka ve farklı bir yön bulmaya işaret vardır.

Evet; Yıldız (tekil) geçişlerinin bir tanesinde (16:16) çok ilginç ve çok önemli bir işaret vardır.

16:16 ayeti detaylandırıldığında; 

#

Kelime

Anlam

Kök

1

ve alamatin:

ve daha nice işaretler

علم

2

ve bil-necmi:

ve yıldızla

نجم

3

hum:

onlar

 

4

yehtedune:

yol bulurlar

هدي

 

(يَهْتَدُونَ) yehtedune kelimesi kökü (هدي) yol göstermek (to lead), doğru yolda olmak (on the right way), yönlendirmek (guide) anlamındadır.

6:97 ayeti ile 16:16 ayetindeki ortak nokta yol bulmak (aynı kelime ile yol bulmak (هدي)) noktasıdır. Fakat bazı ilginç temel farklılıklar vardır.

6:97 ayeti ile 16:16 ayetinin farklılıkları.

6:97 ayeti

16:16 ayeti

Yıldızlar (Çoğul)

Yıldız (Tekil)

Karanın ve denizin (yeryüzü) karanlıkları içinde vurgulaması var

-

-

Allah’ın nice alametler (işaret) yaratması vurgulanıyor.

 

16:16 ayetinden bir önceki 16:15 ayetinde yeryüzüne sıra dağların atıldığı, ırmaklar ve yolların açılması ile insanların doğru yollarını buldukları işaret edilmiştir.

16:15 ayeti: ‘Ve sarsılmamanız için yeryüzüne denge sağlayıcılar yerleştirdi, yolu bulmanız için de nehirler, yollar,’

16:15 ayetinde Yüce Allah sunmuş olduğu nimetleri açıklamış, 16:16 ayetinde ise başka nice işaretler yarattığını da vurgulamıştır. ‘ve alamatin: ve daha nice işaretler’. Yani henüz bilmediğimiz birçok işaretler. Yüce Allah’ın insanlığın yararına sunmuş olduğu ve henüz bilmediğimiz birçok işaret vardır. 16:16 ayetinde bunlardan bir tanesini Yüce Allah örnek olarak vermiştir.

‘Onlar yıldız ile yollarını bulurlar’

İşte bu işaret (alamet) iyi incelenmelidir. Bu ayette bahsedilen yıldız ile yol bulma 6:97 ayetinde buyrulan karanın ve denizlerin karanlıklarında yıldızlar ile yol bulmaktan farklıdır.

Farkın ne olduğunu anlamak için Yüce Allah yıldız kelimesinin neden tekil olarak kullanmıştır onu anlamanız gereklidir.

 

Tekil olarak kullanılan yıldız nedir?

Tekil olarak yıldız kelimesi 16:16 ayetinden ayrı olarak 2 yerde daha geçmektedir.

86:3 ayeti bize büyük bir işaret sunar. Bu yıldızın delen bir yıldız olduğunu bildirmektedir. 86. surenin 1. ve 2. ayetleri ile 3. ayeti birleştirildiğinde bu yıldızın Tarık yıldızı (Nötron yıldızı) olduğu anlaşılır. Bu konu ile ilgili detaylı incelemeye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://kuranmucizeler.com/tarik-yildizi-pulsar-vuruslu-yildiz-notron-yildizi-insan-neden-yaratildigina-bir-baksin

Tarık suresi (86. sure) 1-5 ayetlerin nötron yıldızı ile ilgili olduğu ve süpernova patlaması sonrası su oluşumuna işaret ettiğini de görmüştük.

https://kuranmucizeler.com/tarik-yildizi-pulsar-vuruslu-yildiz-notron-yildizi-insan-neden-yaratildigina-bir-baksin-2

 

16:16 ayeti yeni bulgular ışığında tekrar yorumlandığında şu şekilde olur.

‘ve daha nice işaretler, onlar Tarık yıldızı-Nötron yıldızı ile yol bulurlar’  

Bu ayette geleceğe bir işaret vardır. Yüce Allah’ın daha birçok işaretine örnek olarak gösterdiği ve gelecekte insanların Tarık yıldızı (Nötron yıldızı) ile yol bulacakları bildirilmektedir.

 

Gelecekte yaşayacak olan insanlara Tarık yıldızı (Nötron yıldızı) nasıl olur da yol gösterebilir?

Güneş’imizden çok çok daha büyük olan bir yıldız süpernova patlaması ile içine çöktüğünde bir nötron yıldızına (Tarık yıldızı) dönüşür. Nötron yıldızı inanılmaz yoğundur. İçe çökmenin etkisi ile kendi etrafında döner. Kutuplarından inanılmaz güçlü radyasyon salınımı yapar. Bu salınımlar çok ritmik olduğu için (belirli bir frekansta) bu yıldızlara ‘pulsar-vuruşlu yıldız’’ denir. Bir nötron yıldızının ritimleri sadece kendine özgüdür. Bir nötron yıldızı başka bir nötron yıldızına benzemez. Galaksimizde ve diğer galaksilerde çok sayıda nötron yıldızı vardır.

Aşağıdaki bir nötron yıldızının kendine özgü dönmesi ve ritmi gösterilmiştir. 

notron yildizi galaktik navigasyon galaktik gps yon bulma

 

2017 yılında uzaya fırlatılan NICER (NASA’s Neutron Star Interior Composition Explorer) isimli X-ray teleskopu uluslararası uzay istasyonuna eklendi (International Space Station). Bu teleskopun görevi nötron yıldızlarının uzayda GPS navigasyon (pozisyon belirleme ve yön bulma) sistemi olarak kullanılmasının geliştirilmesiydi. Şimdilik amaçları diğer gezegenlere gönderilen uyduların tam olarak yönlerini bulmasıydı. Çalışmalar sonucunda 7 km hassasiyet ile navigasyon başarılı oldu. 

SEXTANT ('Station Explorer for X-ray Timing and Navigation Technology') ile ilgli daha detaylı bilgi için video izlenebilir.

 

2016 yılında Çin uzaya XPNAV 1 adlı bir uydu fırlattı. Bu uydunun amacı tespit edilmiş  26 nötron yıldızını kullanarak kendi pozisyonunu tam olarak tespit etmekti. İlk deneylerde 5 km hassasiyet ile tam olarak yer belirlemeyi başardılar.

İlk sonuçlar olumlu. Ama geliştirilmesi gerekli. Projeye 'X-ray pulsar-based navigation' adı veriliyor.

 

Neden böyle bir sisteme ihtiyaç vardır?

Derin uzay yolculuklarında Dünya’dan ve Güneş’ten uzaklaştıkça konumun tam olarak tespit edilmesi imkânsızdır. Konumun tam olarak tespit edilebilmesi için Dünya’da kullanılan GPS sistemleri gibi bir sistem gereklidir. Dünya yörüngesinde dönen onlarca GPS uydusu sayesinde Dünya’da nerede olduğumuzu metresine kadar bilebiliyoruz.

Peki; Derin uzayda GPS uydularının yerini ne alabilir?

İşte bunun cevabı nötron yıldızlarıdır (Tarık yıldızı).

NASA tarafından çok yakın zamanda yapılan araştırmalarda bir nötron yıldızının dönüş hızının (saniyede 716’ya kadar çıkabilir) atom saatlerinden daha istikrarlı olduğunu gösterilmiştir.

Bu da gelecekte nötron yıldızının (Tarık yıldızı) galaktik pozisyon sistemi ‘Galactic Positioning System’ ile insanların derin uzayda ve galakside yön bulmalarını sağlayacağını düşündürmektedir.  

 

16:16 ayetinde Yüce Allah daha nice alametler sunduğunu bildirmiş ve hemen arkasındanonlar Tarık yıldızı ile yol bulurlar’ buyurarak gelecekteki insanların galaksi içinde veya galaksiler arası yolculuklarında yol bulmak için Tarık yıldızını kullanacaklarını işaret etmiştir.

Yüce Allah'ın yıldız kelimesini tekil olarak kasıtlı yazdığına kanıt olarak aşağıdaki eski mushaflar verilebilir.

Berlin, Staatsbibliothek: Landberg 834 (Ahlwardt 327). Berlin müzesi. 16:16 ayette yıldız kelimesi (نجم) (ncm) yazılımı görülmekte. Tekil yıldız demektir.

 16 16 yildiz ile yon bulurlar tarik yildizi notron yildizi

 

Aşağıdaki başka bir mushafta ise yıldızlar kelimesi (نُّجُومُ) ekstradan 'و' 'vav' harfi ile yazılmıştır. Yıldızlar (çoğul) demektir. 

necm cogul yildizlar eski kuran mushafi

 

Bu da net olarak göstermektedir ki Yüce Allah tekil yıldız kelimesi ile çoğul yıldızlar kelimesini kesin olarak ayırmıştır. 

 

53:1 ayeti: ‘Düşen yıldıza ant olsun ki’ incelenmesi;

Bu ayette de yıldız kelimesi tekil olarak geçmektedir. Süpernova patlaması ile içine çöken-düşen yıldız Tarık yıldızını oluşturur.

Ayet detaylandırıldığında;

#

Kelime

Anlam

Kök

1

vennecmi:

yıldıza andolsun

نجم

2

iza:

zaman

 

3

heva:

çöktüğü

هوي

 

(هَوَىٰ) heva kelimesi kökü (هوي) düşmek-çökmek (fall, drop, fall down) Hans Wehr 4th ed., page 1219 (of 1303) anlamındadır.

Bu ayette geçen yıldızın hangi yıldız olduğunun cevabı yine Kuran verecektir. Yukarıda yıldız (tekil) geçişleri incelendiğinde ve yıldızın çökmesi işaret edildiğinden bu yıldızın 86:1-5 ayetlerindeki süpernova patlamaları ile oluşan Tarık yıldızı olduğu (nötron yıldızı) rahatlıkla anlaşılır.

Bu ayetteki yıldızın ne olduğu hakkında farklı fikirler de ortaya atılmıştır. 53. surenin 49. ayetinde Yüce Allah;

‘Ve ennehu huve rabbuş şı'ra.’ ‘Şüphesiz O, şi'ra'nın Rabbidir.’  buyurmuştur. Şira kelimesinin Sirius yıldızına işaret ettiğini bildirenler olmuştur. Sirius yıldızı gökyüzünün en parlak yıldızı olup bu yıldıza da bir işaret edilmiş olabilir. Ama bu 1. ayetteki çöken yıldızın Sirius yıldızını işaret ettiği söylenemez. 53:49 ayetinde yıldız kelimesi yoktur.

Başka bir yaklaşım da şira kelimesinin ‘bilgi ve bilinç’ anlamına gelmesidir. Gerçekten 53. surenin 36 ayetinden başlayan İbrahim ve Musa peygamberler ile ilgili konularla bağlantısı incelendiğinde 53:49 ayeti “Hiç kuşkusuz, bilginin/bilincin Rabbinin de O olduğu” anlamında okunabilir. 

Aşağıda yıldızlar (çoğul) kelimesinin geçiş yerleri gösterilmiştir.  (ٱلنُّجُومَ) n-nucume kelimesi yıldızlar (çoğul) anlamındadır.

Yüce Allah aşağıdaki ayetlerde şu şekilde buyurmuştur.

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

886|6|97|وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلنُّجُومَ لِتَهْتَدُوا۟ بِهَا فِى ظُلُمَٰتِ ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

Ve huvellezi ceale lekumun nucume li tehtedu biha fi zulumatil berri vel bahr, kad fassalnal ayati li kavmin ya'lemun.

Karanın ve denizin karanlıklarında yönünüzü bulasınız diye yıldızları size kılavuz yapan O'dur. Kuşkusuz akleden bir kavim için ayetleri böylece ayrıntılı şekilde açıkladık.

1008|7|54|إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ يَطْلُبُهُۥ حَثِيثًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومَ مُسَخَّرَٰتٍۭ بِأَمْرِهِۦٓ أَلَا لَهُ ٱلْخَلْقُ وَٱلْأَمْرُ تَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

İnne rabbekumullahullezi halakas semavati vel arda fi sitteti eyyamin summesteva alel arşı, yugşil leylen nehare yatlubuhu hasisen veş şemse vel kamere ven nucume musahharatin bi emrih, e la lehul halku vel emr, tebarekallahu rabbulalemin.

Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, güneşe, aya ve yıldızlara kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.

1911|16|12|وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومُ مُسَخَّرَٰتٌۢ بِأَمْرِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Ve sehhara lekumul leyle ven nehare veş şemse vel kamer, ven nucumu musahharatun bi emrih, inne fi zalike le ayatin li kavmin ya'kılun.

O, geceyi ve gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yararlanmanıza sundu. Yıldızlar da O'nun buyruğuna boyun eğmektedirler. Bunda aklını kullanan bir toplum için ayetler* vardır.

2611|22|18|أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسْجُدُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلْجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ ٱلْعَذَابُ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكْرِمٍ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ

E lem tera ennallahe yescudu lehu men fis semavati ve men fil ardı veş şemsu vel kameru ven nucumu vel cibalu veş şeceru ved devabbu ve kesirun minen nas, ve kesirun hakka aleyhil azab, ve men yuhinillahu fe ma lehu min mukrim, innallahe yef'alu ma yeşa'.

Göklerde ve yerde ne varsa; Güneş'in, Ay'ın ve yıldızların, dağların, ağaçların, hayvanların ve insanların birçoğunun Allah'a secde* ettiklerini görmüyor musun? Birçoğunun da* üzerine azap hak oldu. Ve Allah, kimi küçük düşürürse artık onun için bir yüceltici yoktur. Kuşkusuz Allah, Dilediğini Yapar.

3874|37|88|فَنَظَرَ نَظْرَةً فِى ٱلنُّجُومِ

Fe nazara nazraten fin nucum.

Yıldızlara bir göz attı.*

4782|52|49|وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَإِدْبَٰرَ ٱلنُّجُومِ

Ve minel leyli fe sebbihhu ve idbaren nucumi.

Gecenin bir kısmında ve yıldızların ardından O'nu tesbih et.

5052|56|75|فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

Fe la uksimu bi mevakiin nucum.

Hayır, yıldızların düşme yerlerine yemin ederim;

5628|77|8|فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ

Fe izen nucumu tumiset.

Yıldızlar silindiğinde.

5800|81|2|وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ

Ve izen nucumun kederet.

Yıldızlar bulanıklaştığı zaman,

 

En doğrusunu Allah bilir.