Yüce Allah 8:22 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

1182|8|22|إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلصُّمُّ ٱلْبُكْمُ ٱلَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ

İnne şerre d-devabbi indallahis summul bukmu l-lezine la ya'kılun.

Şüphesiz Allah katında canlıların en şerlisi duymayan, sesleri çıkmayan kimselerdir ki akıllarını kullanmazlar.

 

(شَرَّ) şerra kelimesi kökü (شرر) şer-şeytani (evil), zararlı (ill), fena (mischief), musibetli (calamity), günahkâr (iniquity, wickedness), insafsız (injustice), kötülük-zararlı (injustice), ahlaksız (vise) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 539 (of 1303)  

(يَعْقِلُونَ) yea'kilune kelimesi kökü (عقل) akletmek (to be wise, reasonable), kavramak (realize) anlamındadır.   Hans Wehr 4th ed., page 737 (of 1303)

Bu kelime güzel Türkçemize (عقل) (akl) akletmek olarak geçmiştir.

(ٱلصُّمُّ) s-summu kelimesi kökü (صمم) sağır (deaf), tıkamak (plug), kapatmak (close) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 612 (of 1303)

(ٱلْبُكْمُ) l-bukmu kelimesi kökü (بكم) dilsiz (dumbness), sessiz olmak (to be silent), dilini tutmak (hold one’s tongue), sessizleşmek (to become silece) anlamındadır.

8:22 ayetinin detaylandırılması;

# Kelime Anlam Kök

1

inne

şüphesiz

 

2

şerra

en şerlisi

شرر

3

d-devabbi

canlıların

دبب

4

inde

katında

عند

5

llahi

Allah

 

6

s-summu

duymayan

صمم

7

l-bukmu

sesleri çıkmayan

بكم

8

ellezine

kimseler ki

 

9

la

   

10

yea'kilune

akletmezler

عقل

 

Kuran’ın her ayeti çok önemlidir. Ancak bu ayet Kuran’ın en dikkatli okunması gereken ayetlerinden bir tanesidir. Yüce Allah katından gelen büyük bir işaret.

(شَرَّ) ‘şerra’ kelimesinin anlamı düşünüldüğünde Yüce Allah katında canlıların en şerlisi, en kötüsü, en ahlaksızı, en zararlısı, en fenası, en günahkarı, en insafsızı, en musibetlisi bize bildiriliyor.

Ayet geçtiği kıssa içinde değerlendirildiğinde bu ayetin müşrikleri işaret ettiği ortadadır. Müşrik demek şirk koşan kimse demektir. Allah’ın astlarından Allah ile birlikte, Allah’ın yanında ilah edinmek demektir. Mekkeli müşrikler ateist veya deist değildi. Bu kesin bir Kuran bilgisidir. Onlar Allah’a inanan insanlardı. Ancak Allah ile birlikte ona yaklaştırsın diye başka ilahlar edinmişlerdi.

Müşriklerin en önemli özellikleri;

  • Aklını kullanmamak, aklını başkasına kiralamak
  • Kulaklarını tıkamak, duymamak, duysa bile duyduğunu idrak edememek, öğüt almamak
  • Dilsiz gibi sessiz kalmak-suskun kalmak

Aklını kullanan bir kişinin ilk yapması gereken bu ayeti okumak, anlamak ve hemen kendisinin bu ayete muhatap olup olmadığını kontrol etmektir.

Din akıl dini değil nakil dinidir’ diyerek aklın kullanılmasını engelleyen herkes bu ayetin muhatabıdır.

Ayette ilginç işaretler de var.

s-summu’ kelimesi bir çok mealde sağır olarak geçiyor. Doğrudur. ‘l-bukmu’ kelimesi de dilsiz olarak geçiyor. Bu da doğrudur. Ancak ayette geçen bu 2 kelimenin tıbbi olan gerçek sağırlık ve gerçek dilsizlik (konuşamama) ile ilgisi yoktur. Bu nedenle daha iyi anlaşılması için ‘duymayan’ ve ‘sesleri çıkmayan’ olarak çevirmek daha anlaşılırdır.

Aklını kiraya vermiş olan, aklını kullanamadığı için hiçbir şeyi sorgulayamayan insanlar sağır ve dilsiz gibidirler. İçinde yaşadıkları pisliğin farkında değillerdir. Kuran dahil hiçbir öğüdü dinlemezler. Dinleyemezler. Kulakları duysa bile akletmedikleri için beyinlerinde herhangi bir değişiklik olmaz. Akletmedikleri için fikirleri de yoktur. Akıllarını kiraya verdikleri kişilerin onlara naklettikleri şeyleri dilleri söyler. Kendi beyinlerinde oluşmuş, analitik düşünceye dair hiçbir şey söyleyemezler. Suskundurlar. Başlarına gelen birçok pisliğe karşı suskun kalırlar. Çünkü akıllarını kullanmazlar.

Şimdi aklını kullanmayan, kulakları duymayan ve suskun kalan kimselere örnek verelim;

Şeyhlere, tarikat liderlerine tabi olan kimseler yukarıdaki ayete muhatap olmaya en layık kimselerdir. Bu kişiler asla aklını kullanmaz. Şeyhleri ne emrederse onu yaparlar. Kuran okumazlar. Kuran’ı zaten anlamazlar. Kuran ile hayatlarını düzenlemezler. Akıllarını şeyh liderine teslim ederler. Nakil yolu ile ne denilirse onu yerine getirirler. Şirkin içinde yüzerler. Hatta bazı tarikatlarda açıkça cinsel tacize uğrarlar. Bütün bunlara rağmen kulakları tıkalı ve dilleri yokmuş gibi davranırlar.

İşte Allah katında en şerli kişiler bu kişilerdir. Bu insanlar kötü olmakla birlikte tehlikelidir. Şeyhlerinin vereceği bir işaret ile zombiler gibi hareket ederek akla hayale sığmayacak kötülükler yapabilirler.

Mezheplere tabi olanlar da bu ayetin direkt olarak muhatabıdır. Onların da tarikatlara tabi olanlardan geri kalır yanı yoktur. Sadece şeyhlerin yerini mezhep imamları alır. Akla ve mantığa ters yüzlerce yalan yanlış bilgi içeren hadis kitapları temelinde oluşturulmuş olan mezheplerin tüm emirlerine akıllarını hiç kullanmadan uyarlar. Akıllarını hiç kullanmazlar. Nakil yolu ile duydukları her şeyi uygularlar. Akıl ve mantık dışı şeylere bile seslerini çıkarmazlar.

Ehli sünnete tabi güzel kardeşim;

Lütfen dikkatli oku.

Muhtemelen Hanefi mezhebindensin. Şunu bir düşün ki senin tabi olduğun din dosdoğru yol olan Kuran yolu değil. Lütfen bir araştır. Riyazü's Salihin hadis kitaplarını al oku. Ama hepsini oku. Baştan sona. Sonra kendin karar ver. Aslında tabi olduğun bu mezhep IŞİD (Irak ve Şam İslam Devleti olarak isimlendiriliyor) terör örgütünün tabi olduğu mezheptir. Adamlara kızıyorsundur bekli. Ancak onlar aslında samimi. En azından inandığı mezhebin kurallarını bire bir uyguluyor.

Ancak lütfen unutma. IŞİD (Irak ve Şam İslam Devleti) terör örgütü içindeki kişiler bu ayetin tam olarak muhatabıdır. Bu kimseler hem kendilerine hem de yakınlarına hem de topluma din adına, iman adına zulm etmektedirler. Asla akıllarını kullanmazlar. 

Örnek;

  • Muhammed peygamberimizin Ayşe annemiz ile 6 yaşında evlendiğini, 9 yaşında cinsel ilişkiye girdiği yalanına inanırlar. Seslerini çıkarmazlar. Pedofiliyi savunurlar. El kadar kız çocuklarını kendisinden 2-3 kat yaşlı erkeklerle evlendirirler.  
  • Kadınları kara çarşafa sokarak canlı canlı karanlığa gömerler.
  • Peygamberimizin çölde insanların gözlerini oydurarak kör ettiğini ve ölüme terk ettiğine inanırlar. Seslerini çıkarmazlar. 
  • Kuran dinde zorlama yoktur derken bu kimseler kendi mezheplerinden çıkanları din adına öldürürler.
  • Kuran dinde zorlama yoktur derken bu kimseler namaz kılmayanları döverek uyarırlar, uyarılan kişi halen namaz kılmazsa hapse atarlar ki ölünceye kadar. Kişi namaz kılmaya başlarsa serbest kalır. Kılmaz ise ölünceye kadar hapiste kalır. 
  • Kuran dinde zorlama yoktur derken bu kimseler içki içenleri döverek uyarırlar.
  • Kuran dinde zorlama yoktur derken; Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhüm'dan rivayet edildiğine göre, Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ben, Allah'tan başka bir ilah bulunmadığına, Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şehadet edip, namazı dosdoğru kılıncaya ve zekatı hakkıyla verinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunları yaptıkları takdirde, kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar, İslam’ın gerektirdiği haklar ise bunların dışındadır. Onların gizli hallerinin hesabı Allah'a aittir."

Daha yüzlerce örnek verilebilir.

Bu kişilerin kulakları sağırdır. Çünkü dinde tek kaynak olan Kuran’ı dinleseler de akletmedikleri için Kuran ayetlerini anlayamazlar.

Bu ayetin muhatabının geçmişte yaşamış, şu an günümüzde yaşayan ve gelecekte yaşayacak olan tüm müşrikler olduğunu söylemiştik. Tevhid inancına sahip olmayan, yani şekil olarak değil gerçek olarak tek tanrıya tapılmayan dinler, dinlerini parça parça etmiş olan Hristiyanlar, Yahudiler de bu ayetin direkt muhatabıdır.  

8:22 ayetinde işaret edilen kimselerin Allah’ın ayetlerini yalanlayan kişiler oldukları işaret ediliyor.

Yüce Allah 8:55 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

1215|8|55|إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

İnne şerred devabbi indallahillezine keferu fe hum la yu'minun.

Şüphesiz Allah katında canlıların en şerlisi gerçeği yalanlayan kimselerdir, artık onlar inanmazlar.

 

Görüldüğü gibi Allah’ın ayetlerini yalanlayanlar (kafirler) müşriklerdir. 8:22’deki en şerli kişiler ile 8:55 ayetindeki kimselerin ortak noktası müşrik olmalarıdır.

Lütfen dikkat;

Tek Allah’a ibadet etmeyen, Kuran’ın astlarından kitapları dinde kaynak edinenler Allah’ın astlarından ilahlar edinmiş olur ve Kuran ayetlerine dilinden sözde iman ediyorum dese de hayatını Kuran ayetlerine göre düzenlemediği için ayetleri yalanlamış olur.    

En doğrusunu Allah bilir.