Kur'an-ı Kerim - Kavram 645:
En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri.
Kavram Bilgisi
Kavram Adı:
En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri.
Kavram No: 645
Kısa Açıklama: 645 Koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Eşli olarak sekiz çiftlerdir. Bak. 6:143-144.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 24
Bu Kavramın Geçtiği Ayetler
Âl-i İmrân Suresi - Ayet 14
Türkçe Meal: Süslendi insanlara şehvetlerin/aşırı arzulamaların sevgisi; kadınlardan ve oğullardan; ve kantarlardan/yığınlardan kantarlı/yığınlı altından ve gümüşten; ve cins atlardan; ve en'âmdan 645 ; ve ekinlerden; işte bunlar; metasıdır 54 dünya hayatının; ve Allah'ın indindedir/katındadır güzel geri dönüş yeri.
Arapça: 307|3|14|زين للناس حب الشهوت من النسا والبنين والقنطير المقنطره من الذهب والفضه والخيل المسومه والانعم والحرث ذلك متع الحيوه الدنيا والله عنده حسن الماب
Mâide Suresi - Ayet 1
Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Tamamlayın akitleri 207 ; helal kılındı sizlere en’âm 645 ; dışındadır üzerinize okunan (ki) "helal edilmiş değillerdir avlanma * (-yla elde ettikleriniz) ve sizler ihramlılar 534 (-ken)"; doğrusu Allah hükmeder razı olduğuna.
Arapça: 670|5|1|يايها الذين امنوا اوفوا بالعقود احلت لكم بهيمه الانعم الا ما يتلي عليكم غير محلي الصيد وانتم حرم ان الله يحكم ما يريد
En'âm Suresi - Ayet 136
Türkçe Meal: Ve yaptılar Allah’a bir nasip 646 (O'nun) ziraat ettiğinden; ekinden ve en’âmdan 645 ; öyle ki dediler zanlarıyla "bu Allah’adır; ve bu ortaklarımızadır"; öyle ki ortaklarına olmuş olanı öyle ki ulaşmaz Allah'a; ve Allah'a olmuş olanı öyle ki o ulaşır ortaklarına; ne kötüdür hükmettikleri.
Arapça: 925|6|136|وجعلوا لله مما ذرا من الحرث والانعم نصيبا فقالوا هذا لله بزعمهم وهذا لشركاينا فما كان لشركايهم فلا يصل الي الله وما كان لله فهو يصل الي شركايهم سا ما يحكمون
En'âm Suresi - Ayet 138
Türkçe Meal: Ve dediler zanlarınla: "Bu en’âma 645 ve ekinedir bir engel; yiyemez onu dilediğimiz kimse dışında"; ve en’âm 645 (ki) haram edildi * sırtları onun; ve en’âm 645 (ki) zikredilmez Allah’ın ismi üzerine; bir iftiradır 402 O’na (Allah’a); cezalandıracak onları (Allah) iftira 883 atar olduklarıyla.
Arapça: 927|6|138|وقالوا هذه انعم وحرث حجر لا يطعمها الا من نشا بزعمهم وانعم حرمت ظهورها وانعم لا يذكرون اسم الله عليها افترا عليه سيجزيهم بما كانوا يفترون
En'âm Suresi - Ayet 139
Türkçe Meal: Ve dediler: "Bu en’âmın 645 karınlarındaki * bir halis ** olarak erkeklerimizedir; ve bir haram edilendir eşlerimiz *** üzerine; ve eğer olursa (o) bir ölü/mevta **** ; öyle ki onlaradır (eşlere) onda ortaktır"; cezalandıracak (Allah) onları vasıflandırma 1135 (-syla) onların; doğrusu O (Allah) Hakîm’dir 9 ; Alîm’dir 8 .
Arapça: 928|6|139|وقالوا ما في بطون هذه الانعم خالصه لذكورنا ومحرم علي ازوجنا وان يكن ميته فهم فيه شركا سيجزيهم وصفهم انه حكيم عليم
En'âm Suresi - Ayet 142
Türkçe Meal: Ve en'âmdandır 645 yüklenen * ve serilen ** ; yiyin rızıklandırdığından sizleri Allah'ın; tabi olmayın şeytânın 29 adımlara; doğrusu o sizlere apaçık bir düşmandır.
Arapça: 931|6|142|ومن الانعم حموله وفرشا كلوا مما رزقكم الله ولا تتبعوا خطوت الشيطن انه لكم عدو مبين
A'râf Suresi - Ayet 179
Türkçe Meal: Ve ant olsun ektik/tohumladık cehennem için birçoğunu cinden 210 ve insandan; onlaradır * kalpler 213 akletmezler 562 onunla; ve onlaradır gözler bakmazlar onunla; ve onlaradır kulaklar işitmezler onunla; işte bunlar; en'âmdır 645 ; evet! Onlar daha dalalet 128 içindedir; işte bunlar; onlardır gâfiller 310 .
Arapça: 1133|7|179|ولقد ذرانا لجهنم كثيرا من الجن والانس لهم قلوب لا يفقهون بها ولهم اعين لا يبصرون بها ولهم اذان لا يسمعون بها اوليك كالانعم بل هم اضل اوليك هم الغفلون
Yunus Suresi - Ayet 24
Türkçe Meal: Ancak (ki) misali * dünya hayatının bir mayi ** gibidir (ki) indirdik onu gökten 179 ; öyle ki karıştı onunla *** yerin bitkisi (ki) yediğindendir insanların ve en'âmın 645 ; ta ki edindiği zaman yer kendi zuhrufunu 869 ; ve ziynetlendi 856 ; ve zannetti ehli 568 onun **** ki onlar muktedirlerdir onun **** üzerine; geldi ona ***** emrimiz bir gece ya da bir gündüz; öyle ki yaptık onu ****** bir hasatlanmış ******* gibi; sanki asla ganiyleşmemiş ******** bir gün önce; işte böyledir; tafsilatlandırırız 166 ayetlerimizi fikreder 868 bir kavim/toplum için.
Arapça: 1386|10|24|انما مثل الحيوه الدنيا كما انزلنه من السما فاختلط به نبات الارض مما ياكل الناس والانعم حتي اذا اخذت الارض زخرفها وازينت وظن اهلها انهم قدرون عليها اتيها امرنا ليلا او نهارا فجعلنها حصيدا كان لم تغن بالامس كذلك نفصل الايت لقوم يتفكرون
Nahl Suresi - Ayet 5
Türkçe Meal: Ve en'âmı 645 ; yarattık onu * ; sizleredir onda ** bir ısınma; ve menfaatler; ve ondan *** yersiniz.
Arapça: 1904|16|5|والانعم خلقها لكم فيها دف ومنفع ومنها تاكلون
Nahl Suresi - Ayet 66
Türkçe Meal: Ve doğrusu sizleredir en'âmda 645 mutlak bir ibret; içiririz sizlere batınlarındakinden * ; arasındandır bir fers 1019 ve bir kan ** ; hoşça yutulan halis bir süttür içenlere.
Arapça: 1965|16|66|وان لكم في الانعم لعبره نسقيكم مما في بطونه من بين فرث ودم لبنا خالصا سايغا للشربين
Nahl Suresi - Ayet 80
Türkçe Meal: Ve Allah yaptı sizlere evlerinizden bir sakinlik * ; ve yaptı sizlere en’âmın 645 ciltlerinden/derilerinden evler ** ; hafifleştirirsiniz *** onu göçünüz günü ve ikametiniz günü; ve tüylerinden ve yapaklarından **** ve kıllarındandır bir döşeme; ve bir metadır 54 bir süreye kadar.
Arapça: 1979|16|80|والله جعل لكم من بيوتكم سكنا وجعل لكم من جلود الانعم بيوتا تستخفونها يوم ظعنكم ويوم اقامتكم ومن اصوافها واوبارها واشعارها اثثا ومتعا الي حين
Tâ-Hâ Suresi - Ayet 54
Türkçe Meal: Yiyin ve otlatın en'âmınızı 645 ; doğrusu bundadır mutlaka ayetler 237 nuhâ 1117 sahiplerine.
Arapça: 2400|20|54|كلوا وارعوا انعمكم ان في ذلك لايت لاولي النهي
Hac Suresi - Ayet 28
Türkçe Meal: Şahitlik * etmeleri için kendilerine (olan) menfaatlere ** ; ve zikretmeleri 78 (için) ismini Allah'ın bir bilindik *** günlerde **** kendilerini rızıklandırdığımız üzerine en'âmdan 645 ; öyle ki yiyin ondan ***** ve yedirin perişan fakîre 1152 .
Arapça: 2621|22|28|ليشهدوا منفع لهم ويذكروا اسم الله في ايام معلومت علي ما رزقهم من بهيمه الانعم فكلوا منها واطعموا البايس الفقير
Hac Suresi - Ayet 30
Türkçe Meal: İşte budur; ve kim azimleştirir * haramlarını Allah'ın; öyle ki o bir hayırdır ona Rabbinin 4 indinde/katında; ve helal kılındı sizlere en’âm 645 ; dışındadır tilâvet 874 edilen üzerinize; artık yana kaçının rics 773 (-den); evsândan 786 ; ve yana kaçının zûr 1155 kavil/söylem (-den)
Arapça: 2623|22|30|ذلك ومن يعظم حرمت الله فهو خير له عند ربه واحلت لكم الانعم الا ما يتلي عليكم فاجتنبوا الرجس من الاوثن واجتنبوا قول الزور
Hac Suresi - Ayet 34
Türkçe Meal: Ve her bir ümmete 305 yaptık bir mensek 1162 ; zikretmeleri 78 içindir Allah'ın ismini rızıklandırdığımız üzerine onları dört ayaklılardan; en'âm 645 (-dan); öyle ki ilâhınız 74 tek bir ilâhtır 74 ; islam 218 olun ve müjdele muhbitleri 1157 .
Arapça: 2627|22|34|ولكل امه جعلنا منسكا ليذكروا اسم الله علي ما رزقهم من بهيمه الانعم فالهكم اله وحد فله اسلموا وبشر المخبتين
Mü'minûn Suresi - Ayet 21
Türkçe Meal: Ve doğrusu sizleredir en'âmda 645 mutlak bir ibret; içiririz sizlere batınlarındakinden * ; ve sizleredir onda ** birçok menfaatler; ve ondan *** yersiniz.
Arapça: 2692|23|21|وان لكم في الانعم لعبره نسقيكم مما في بطونها ولكم فيها منفع كثيره ومنها تاكلون
Furkan Suresi - Ayet 44
Türkçe Meal: Yoksa düşünürsün ki ekserisi * onların işitirler ya da aklederler 562 ; onlar ancak en’âm 645 gibidir 1227 ; evet! Onlar daha dalalettir 128 bir yol (olarak).
Arapça: 2897|25|44|ام تحسب ان اكثرهم يسمعون او يعقلون ان هم الا كالانعم بل هم اضل سبيلا
Furkan Suresi - Ayet 49
Türkçe Meal: Hayat vermek için onunla * ölü bir beldeye ve içiririz onu ** en’âm 645 ve insanlar (olarak) yarattığımızdan birçoğuna.
Arapça: 2902|25|49|لنحي به بلده ميتا ونسقيه مما خلقنا انعما واناسي كثيرا
Şuarâ Suresi - Ayet 133
Türkçe Meal: "Yaydı/genişletti * sizleri en’âmla 645 ve oğullar (-la)."
Arapça: 3063|26|133|امدكم بانعم وبنين
Secde Suresi - Ayet 27
Türkçe Meal: Ve hiç görmezler mi ki biz sevk ederiz suyu çorak yere doğru; öyle ki çıkarırız onunla * bir ekin (ki) yer ondan ** en’âmınız 645 ve nefisleriniz 201 ; öyle ki hiç bakmaz mısınız?
Arapça: 3528|32|27|اولم يروا انا نسوق الما الي الارض الجرز فنخرج به زرعا تاكل منه انعمهم وانفسهم افلا يبصرون
Fâtır Suresi - Ayet 28
Türkçe Meal: Ve insanlardan ve dâbbeden 599 ve enâ'mdan 645 bir muhteliftir * renkleri; işte böyledir; ancak ki haşyet 53 duyar Allah’a O’nun ** kullarından 907 ulemâ *** ; doğrusu Allah bir Azîz’dir 37 ; bir Gafûr’dur 20 .
Arapça: 3686|35|28|ومن الناس والدواب والانعم مختلف الونه كذلك انما يخشي الله من عباده العلموا ان الله عزيز غفور
Yâsin Suresi - Ayet 71
Türkçe Meal: Hiç görmezler mi ki biz yarattık onlara * yaptığından ellerimizin ** en'âmı 645 ; öyle ki onlar ona *** maliklerdir **** .
Arapça: 3774|36|71|اولم يروا انا خلقنا لهم مما عملت ايدينا انعما فهم لها ملكون
Zümer Suresi - Ayet 6
Türkçe Meal: Yarattı sizleri tek * nefisten 201 ; sonra yaptı ondan ** eşini *** onun **** ; ve indirdi sizlere en’âmdan 645 sekiz eş 1360 ; ve yaratır sizleri annelerinizin batınlarında yaratılışla ***** sonrasında bir yaratılış ****** üç karanlıklarda; işte bu sizlere; Allah'tır; Rabbinizdir 4 ; O’nadır mülk; yoktur ilâh 74 O'nun dışında; öyle ki nasıl döndürülürsünüz?
Arapça: 4062|39|6|خلقكم من نفس وحده ثم جعل منها زوجها وانزل لكم من الانعم ثمنيه ازوج يخلقكم في بطون امهتكم خلقا من بعد خلق في ظلمت ثلث ذلكم الله ربكم له الملك لا اله الا هو فاني تصرفون
Rahmân Suresi - Ayet 10
Türkçe Meal: Ve yer/yeryüzü; koydu/yaydı/alçalttı 232 onu enâ'ma 645 .
Arapça: 4909|55|10|والارض وضعها للانام