kuran mucizeler logo

Kuran’da ‘revasiye’ kelimesi 9 yerde geçmektedir. Çoğu mealde dağlar olarak çevrilmesine rağmen aslında bu yaklaşım tam olarak doğru değildir. Kuran’da normal dağlar cibale (جبال) kelimesi ile ifade edilir.

‘Revasiye’ kelimesinin sözlük anlamı nedir?

(رَوَٰسِىَ) ravasiye kelimesi kökü (رسو) anlamı durağan hale gelmek (become stationarity), sabitlenmek (fixed), istikrarlı konuma gelmek (steady), kararlı hale gelmek (steadyfast), sımsıkı (fast), sağlamlaştırmak (firm), sabitlenmiş (anchored) anlamındadır. رسو | Hans Wehr 4th ed., page 393 (of 1303)

 

‘ravasiye’ kelimesinin Kuran’da geçişine göre anlamı özetlendiğinde;

  • Yeryüzündedir.
  • Bir şeyleri daha sabit, daha istikrarlı, daha kararlı, daha durağan hale getirmektedir.
  • İnsanların yeryüzünde sürekli olarak sarsılmasını azaltmaktadır.

Bütün bunlar düşünüldüğünde sabitleyicilerin kıtaların birbirlerine çarpması sonucu oluşan sıra dağlar ve onların kendilerinden çok çok daha uzun olan, yerin daha derinlerine doğru gömülen, çakılan kökleri oldukları net bir şekilde anlaşılır. Yüce Allah özel görevi olan bu sıradağlara normal dağlar (cibale) kelimesini yerine sabitleyiciler (revasiye) kelimesini tercih etmiştir.

 

Bu sabitleyiciler nasıl oluşur ve nasıl görev yapar?

Dünya’mızın en üst tabakası magma denen erimiş kaya tabakası üzerinde yüzmektedir. Dünya bir soğana benzetilirse üstünde yaşadığımız kabuk soğanın zarına benzetilebilir. Bu kabukta büyük çatlaklar-yarıklar vardır.

Yüce Allah Dünya’nın yarıklara-çatlaklara sahip olduğunu mucizevi bir şekilde bize bildirmişti. Detaylı inceleme için aşağıdaki linke tıklayınız.

https://kuranmucizeler.com/dunya-yi-sekillendiren-tektonik-tabakalar-catlayislarla-yarilislarla-dolu-dunya

Modern bilim Dünya’nın yer kabuğunun çatlaklar-kırıklar-yarılmalarla dolu olduğunu tespit etmiştir. Dünya’mızın dış kabuğu yekpare bir yapı değildir. Parçalara ayrılmıştır. Bir yap-bozun parçaları gibidir. Bunlara tektonik tabakalar denir.

  • Pasifik tabakası
  • Kuzey Amerika tabakası
  • Günel Amerika tabakası
  • Afrika tabakası
  • Avrupa tabakası
  • Antarktika tabakası
  • Arabistan tabakası
  • Somali tabakası
  • Filipinler tabakası
  • Nazca tabakası
  • Hindistan tabakası
  • Avustralya tabakası

Aşağıdaki resimde günümüzde Dünya’nın tektonik tabakaları gösterilmiştir.

yarilislar catlaklari olan yer dunya kuran mucizeler tektonik tabakalar

 

Dünya üzerindeki büyük sıradağların (And Dağları, Alpler, Himalayalar, Toroslar ve birçok sıradağ) oluşmasında ana gücü bu tabakaların birbiri ile çarpışması oluşturur.

Bu tabakalar sürekli hareket halindedir. Dünya’nın yüzeyini şekillendirirler.  Bu hareket çok çok yavaş olduğu için (yılda yaklaşık 2.5 cm) gözle algılanması mümkün değildir.

Kıtalar birbiri ile çarpıştığında bir tanesi diğerinin altına girer ve buna batmasubduction’ denir. Örnek olarak Himalayalar verilebilir. Hindistan kıta tabakası kendisinden çok daha büyük olan Asya kıta tabakası ile çarpışmaktadır. Asya kıtası çok daha büyük olduğu için Hindistan tabakasını batmaya zorlar. Hindistan tabakası Asya tabakası altına girerken Himalaya dağlarını yükseltir (Himalaya sıra dağları zaten bu çarpışmanın enerjisi ile oluşmuştur.) ve kendisi de bir kazık gibi dibe batar. O kadar ki yeni yapılmış araştırmalara göre yaklaşık 200 kilometre dibe batar. Yani aslında yüzeyde gördüğümüz bu sıradağlar yaklaşık olarak 8.8 kilometre yükseklikte iken, kökleri yeryüzünün 200 kilometre altına kadar bir kazık gibi çakılır.

İşte kökleri ile birlikte bu sıradağlar kıtaların birbirine çarpma hızını azaltır. Tıpkı bir fren gibi rol oynar. Kıtaları daha istikrarlı, daha durağan hale getirir. Bu nedenle Yüce Allah bu yapıları sabitleyiciler olarak isimlendirmiştir.

Aşağıda Hindistan kıta tabakasının Asya kıta tabakası ile çarpışması gösterilmiştir. Çarpma ile Himalaya sıra dağları ve kökleri oluşur. Oluşan sıradağlar ve kökleri çarpma sonucu oluşan muazzam büyüklükteki enerjiyi emerek ve depolayarak yavaşlatır. Kıtaları daha sabit ve daha durağan hale getirir. 

sabitleyici daglar revasiye kok siradaglar himalaya 

 

Dev kıtaların birbirine çarpma gücü o kadar büyüktür ki çarpma sonrası salınan büyük enerji sıradağlara ve köklerine aktarılır. Sıradağlar ve kökleri çarpışmaya bağlı olan büyük gücün tüm kıtayı sarsmasını çarpışma enerjisini emerek önlerler. Emilen bu büyük enerji sıradağların yükselmesine ve köklerinin daha da aşağıya inmesine neden olur. Kıtaların çarpması nedeni ile oluşan enerjiyi emerek tıpkı bir kapasitör gibi davranırlar. Enerjinin tüm kıtaya direkt olarak yansımasına engel olurlar.

Biriktirilen bu enerji aralıklı olarak azar azar salınır. Bu salınma sıra dağların olduğu bölgelerde depremleri meydana getirir. Kıtaların birbiri ile çarpışması sonucu oluşan inanılmaz büyüklükteki bu enerjiyi sıradağlar emmemiş ve biriktirmemiş olsa idi tüm kıtada çok sık aralıklarla sarsıntılar (depremler) oluşacaktı. Sadece sıradağların olduğu bölgede değil tüm kıtada.

 

Aşağıda Pasifik tabakasının Avustralya tabakasının altına girmesi ve sıradağları ve köklerinin oluşturması gösterilmiştir.

batma kitalarin sira daglari olusturmasi revasiye

 

İşte ayette de Yüce Allah canlılar  sürekli sarsılmasın diye yeryüzüne bu sabitleyicileri  (sıradağları ve köklerini) koyduğunu buyurmakta.

Aşağıda ‘revasiye’ kelimesi geçişleri gösterilmiştir. 

41:10 ayetinde geçen ‘revasiye’ kelimesi farklı yerde sabitleyicileri işaret etmektedir.  Diğer 8 ayetten farklı bir kalıp ile kullanılmıştır. ‘revasiye min fevkıha’ üstünden sabitleyiciler. 41:10 ayeti Güneş sisteminin ve Dünya’nın oluşması esnasında yerçekimi marifeti ile sabitleyicilerin yerleştirilmesini ve Dünya’nın oluşmasını anlatmaktadır. Detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.

https://kuranmucizeler.com/dunya-nin-2-gunde-yaratilmasi-dunya-nin-yaratilmasi-icin-gerekli-olan-tum-maddelerin-gidalarin-4-gunde-hazirlanmasi

Yüce Allah aşağıdaki ayetlerde şu şekilde buyurmuştur.

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

1708|13|3|وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَٰرًا وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ جَعَلَ فِيهَا زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Ve huvellezi meddel arda ve ceale fiha revasiye ve enhara, ve min kullis semerati ceale fiha zevceynisneyni yugşil leylen nehar, inne fi zalike le ayatin li kavmin yetefekkerun.

Yeri uzatıp döşeyen ve onda sabitleyiciler ve nehirler vücuda getiren O'dur. Bütün meyvelerdan kendi içlerinde ikişer çift yaratmıştır O. Geceyi gündüze sarıp bürümektedir O. Bütün bunlarda derin derin düşünecek bir topluluk için elbette ayetler vardır.

1819|15|19|وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىْءٍ مَّوْزُونٍ

Vel arda medednaha ve elkayna fiha revasiye ve enbetna fiha min kulli şey'in mevzun.

Yeri yayıp döşedik, ona sabitleyiciler attık ve içinde ölçülü/ahenkli her şeyden bitirdik.

1914|16|15|وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَأَنْهَٰرًا وَسُبُلًا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Ve elka fil ardı revasiye en temide bikum ve enharen ve subulen leallekum tehtedun.

Sizi çok sarsmasın diye yerin içine sabitleyiciler yerleştirdi. Hedeflerinize ulaşabilmeniz için de ırmaklar ve yollar koydu.

2512|21|31|وَجَعَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَّعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

Ve cealna fil ardı revasiye en temide bihim ve cealna fiha ficacen subulen leallehum yehtedun.

Onları çok sarsmasın diye yerin içinde sabitleyiciler oluşturduk. Hedefledikleri yere ulaşsınlar diye de derin vadiler, yollar oluşturduk.

3218|27|61|أَمَّن جَعَلَ ٱلْأَرْضَ قَرَارًا وَجَعَلَ خِلَٰلَهَآ أَنْهَٰرًا وَجَعَلَ لَهَا رَوَٰسِىَ وَجَعَلَ بَيْنَ ٱلْبَحْرَيْنِ حَاجِزًا أَءِلَٰهٌ مَّعَ ٱللَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Emmen cealel arda kararen ve ceale hılaleha enharen ve ceale leha revasiye ve ceale beynel bahreyni haciza, e ilahun meallah, bel ekseruhum la ya'lemun.

Yeryüzünü yerleşmeye uygun yapan, aralara ırmaklar koyan, orada sabitleyicileri var eden, iki deniz arasına engel koyan hiç iyi olmaz mı? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var? Hayır, onların çoğu bilgisizdir.

3477|31|10|خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍ وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

Halakas semavati bi gayri amedin terevneha ve elka fil ardı revasiye en temide bikum ve besse fiha min kulli dabbeh, ve enzelna mines semai maen fe enbetna fiha min kulli zevcin kerim.

Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmadan yaratmış, sizi çok sarsmasın diye yerin içine sabitleyiciler yerleştirmiş ve orada her türlü (hareketli) canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip bereketli çiftlerin (erkek ve dişi bitkilerin) hepsinden bitirmiştir*.

4226|41|10|وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ مِن فَوْقِهَا وَبَٰرَكَ فِيهَا وَقَدَّرَ فِيهَآ أَقْوَٰتَهَا فِىٓ أَرْبَعَةِ أَيَّامٍ سَوَآءً لِّلسَّآئِلِينَ

Ve ceale fiha revasiye min fevkıha ve bareke fiha ve kaddere fiha akvateha fi erbeati eyyam, sevaen lis sailin.

Üstünden sabitleyiciler yerleştirip yeri (içini) bereketlendiren ve her türden nimetin gıdalarının ölçüsünü dört günde oluşturup araştıranlar (arayanlar) için dengeli bir şekilde yayan O'dur.

4635|50|7|وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

Vel arda medednaha ve elkayna fiha revasiye ve enbetna fiha min kulli zevcin behicin.

Yeryüzünü de yayıp uzattık, sabitleyiciler attık. Orayı güzelleştiren her bitkinin erkeğini de dişisini de bitirdik.

5647|77|27|وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءً فُرَاتًا

Ve cealna fiha revasiye şamihatin ve eskaynakum maen furata.

Orada yüksek sabitleyiciler oluşturduk. Size tatlı sular içirdik, değil mi?

 

En doğrusunu Allah bilir.