Kur'an-ı Kerim - Kavram 195:
Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.
Kavram Bilgisi
Kavram Adı:
Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.
Kavram No: 195
Kısa Açıklama: 195 Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 33
Bu Kavramın Geçtiği Ayetler
Bakara Suresi - Ayet 39
Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler; ve yalanladılar 195 ayetlerimizi; işte bunlar; ateş ashâbıdır 194 ; onlar orada * ölümsüzlerdir 185 .
Arapça: 46|2|39|والذين كفروا وكذبوا بايتنا اوليك اصحب النار هم فيها خلدون
Bakara Suresi - Ayet 87
Türkçe Meal: Ve ant olsun verdik Mûsâ'ya kitabı * ; ve gönderdik resûller 418 kafiyeli/ahenkli (olarak) ** ardından onun (Musa’nın); ve verdik Meryem oğlu Îsa'ya beyanlar 226 ; ve destekledik onu kutsal rûhla 279 ; öyle (değil) mi? Her ne zaman geldi/ulaştı sizlere bir resûl 418 , nefislerinizin 201 hevâsına 278 uymayanla; büyüklendiniz/kibirlendiniz; öyle ki bir fırka/grup yalanlarsınız 195 ; ve bir fırka/grup katledersiniz 35 .
Arapça: 94|2|87|ولقد اتينا موسي الكتب وقفينا من بعده بالرسل واتينا عيسي ابن مريم البينت وايدنه بروح القدس افكلما جاكم رسول بما لا تهوي انفسكم استكبرتم ففريقا كذبتم وفريقا تقتلون
Âl-i İmrân Suresi - Ayet 11
Türkçe Meal: Huyu/alışkanlığı gibidir firavun ailesinin/taraftarlarının ; ve onlardan önceki kimselerin (de); yalanladılar onlar ayetlerimizi 195 ; öyle ki tuttu/yakaladı onları Allah günahlarıyla; ve Allah şiddetlidir akabinde * .
Arapça: 304|3|11|كداب ال فرعون والذين من قبلهم كذبوا بايتنا فاخذهم الله بذنوبهم والله شديد العقاب
Mâide Suresi - Ayet 86
Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler ve yalanladılar 195 ayetlerimizi; işte bunlar; cahîm 808 ashâbıdır 194 .
Arapça: 755|5|86|والذين كفروا وكذبوا بايتنا اوليك اصحب الجحيم
En'âm Suresi - Ayet 11
Türkçe Meal: De ki: "Dolaşın yerde; sonra bakın nasıl oldu yalanlayanların 195 akıbeti 892 ."
Arapça: 800|6|11|قل سيروا في الارض ثم انظروا كيف كان عقبه المكذبين
En'âm Suresi - Ayet 21
Türkçe Meal: Ve kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalanı ya da yalanladı 195 O'nun ayetlerini; doğrusu O (Allah) felaha 326 ulaştırmaz zalimleri 257 .
Arapça: 810|6|21|ومن اظلم ممن افتري علي الله كذبا او كذب بايته انه لا يفلح الظلمون
En'âm Suresi - Ayet 27
Türkçe Meal: Şayet görsen getirilip durduruldukları zaman onları ateşe 834 karşı; öyle ki dediler: "Ey! Keşke bizler geri döndürülsek; ve yalanlamayız 195 Rabbimizin 4 ayetlerini; ve oluruz müminlerden 27 ."
Arapça: 816|6|27|ولو تري اذ وقفوا علي النار فقالوا يليتنا نرد ولا نكذب بايت ربنا ونكون من المومنين
En'âm Suresi - Ayet 39
Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; sağırlardır ve dilsizlerdir karanlıklarda; kimi diler Allah dalalette 128 bırakır onu; ve kimi diler yapar onu dosdoğru bir yol üzerine 124 .
Arapça: 828|6|39|والذين كذبوا بايتنا صم وبكم في الظلمت من يشا الله يضلله ومن يشا يجعله علي صرط مستقيم
En'âm Suresi - Ayet 49
Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; temas eder onlara azap; fâsıklık 38 ederler olduklarıyla.
Arapça: 838|6|49|والذين كذبوا بايتنا يمسهم العذاب بما كانوا يفسقون
En'âm Suresi - Ayet 150
Türkçe Meal: De ki: "Haydi bir araya getirin şahitlerinizi/tanıklarınızı ki onlar şahitlik/tanıklık ederler ki 'Allah haram kıldı bunu' (diye); öyle ki eğer şahitlik/tanıklık ettilerse; öyle ki şahitlik/tanıklık etme onlarla birlikte; ve tabi olma hevalarına kimselerin (ki) yalanladırlar 195 ayetlerimizi; ve kimselerin (ki) iman etmezler ahirete 648 "; ve onlar Rablerine 4 denk * tutarlar.
Arapça: 939|6|150|قل هلم شهداكم الذين يشهدون ان الله حرم هذا فان شهدوا فلا تشهد معهم ولا تتبع اهوا الذين كذبوا بايتنا والذين لا يومنون بالاخره وهم بربهم يعدلون
A'râf Suresi - Ayet 36
Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; ve büyüklendiler 663 ona * ; işte bunlar; ashâbıdır 194 ateş 834 ; onlar orada ölümsüzlerdir 185 .
Arapça: 990|7|36|والذين كذبوا بايتنا واستكبروا عنها اوليك اصحب النار هم فيها خلدون
A'râf Suresi - Ayet 37
Türkçe Meal: Öyle ki kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalan ya da yalanladı 195 ayetlerini O’nun (Allah'ın); işte bunlar; kavuşur nasipleri onların kitaptan * ; ta ki geldiği zaman onlara resûllerimiz 418 ; vefat ettirirken onları; dediler (resûl melekler): "Hani nerede Allah’ın astından çağırmış olduklarınız?"; dediler (vefat eden kimseler): "Saptılar bizden"; ve şahidlik/tanıklık ettiler kendi nefislerine 201 karşı ki onlar oldular kâfirler 25 .
Arapça: 991|7|37|فمن اظلم ممن افتري علي الله كذبا او كذب بايته اوليك ينالهم نصيبهم من الكتب حتي اذا جاتهم رسلنا يتوفونهم قالوا اين ما كنتم تدعون من دون الله قالوا ضلوا عنا وشهدوا علي انفسهم انهم كانوا كفرين
A'râf Suresi - Ayet 40
Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; ve büyüklendiler 663 ondan * ; açılmaz onlara gök kapıları 664 ve giremezler cennete ta ki geçer halat/deve 665 boşluğundan sicimin/iğnenin 665 ; ve işte böyledir; cezalandırırız mücrimleri 674 .
Arapça: 994|7|40|ان الذين كذبوا بايتنا واستكبروا عنها لا تفتح لهم ابوب السما ولا يدخلون الجنه حتي يلج الجمل في سم الخياط وكذلك نجزي المجرمين
A'râf Suresi - Ayet 64
Türkçe Meal: Öyle ki yalanladılar onu * ; öyle ki kurtardık onu * ve gemide onunla ** birlikte (olan) kimseleri; ve boğduk kimseleri (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; doğrusu onlar oldular âmâ/kör bir kavim/toplum.
Arapça: 1018|7|64|فكذبوه فانجينه والذين معه في الفلك واغرقنا الذين كذبوا بايتنا انهم كانوا قوما عمين
A'râf Suresi - Ayet 72
Türkçe Meal: Öyle ki kurtardık onu * ve onunla beraber kimseleri bizden bir rahmetle 271 ; ve kestik arkasını * kimselerin (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; ve olmuş değillerdi müminler 27 .
Arapça: 1026|7|72|فانجينه والذين معه برحمه منا وقطعنا دابر الذين كذبوا بايتنا وما كانوا مومنين
A'râf Suresi - Ayet 146
Türkçe Meal: Uzak tutacağım ayetlerimden 454 kimseleri (ki) kibirlenirler/büyüklenirler yerde olmaksızın hak/gerçek; ve eğer görseler her bir ayeti 287 iman 47 etmezler ona * ; ve eğer görseler reşit/doğru/olgun yolu edinmezler/tutmazlar onu ** bir yol (olarak); ve eğer görseler sapkınlık yolunu edinirler/tutarlar onu ** bir yol (olarak); işte böyledir; ki ayetlerimizi yalanladıklarındandır 195 ; ve ondan gâfil 310 olduklarındandır.
Arapça: 1100|7|146|ساصرف عن ايتي الذين يتكبرون في الارض بغير الحق وان يروا كل ايه لا يومنوا بها وان يروا سبيل الرشد لا يتخذوه سبيلا وان يروا سبيل الغي يتخذوه سبيلا ذلك بانهم كذبوا بايتنا وكانوا عنها غفلين
A'râf Suresi - Ayet 182
Türkçe Meal: Ve ayetlerimizi yalanlamış 195 kimseleri; adım adım ilerleteceğiz onları yerden (ki) bilmezler (onlar).
Arapça: 1136|7|182|والذين كذبوا بايتنا سنستدرجهم من حيث لا يعلمون
Yunus Suresi - Ayet 17
Türkçe Meal: Öyle ki kimdir daha zalim 257 kimseden (ki) iftira attı 402 Allah'a karşı bir yalanı ya da yalanladı 195 ayetlerini O’nun * ; doğrusu O ** ; felaha 326 kavuşturmaz mücrimleri 674 .
Arapça: 1379|10|17|فمن اظلم ممن افتري علي الله كذبا او كذب بايته انه لا يفلح المجرمون
Yunus Suresi - Ayet 69
Türkçe Meal: De ki: "Doğrusu kimseler (ki) iftira atarlar 402 Allah karşı yalanı 195 ; felaha 326 kavuşamazlar."
Arapça: 1431|10|69|قل ان الذين يفترون علي الله الكذب لا يفلحون
Yunus Suresi - Ayet 73
Türkçe Meal: Öyle ki yalanladılar onu * ; öyle ki kurtardık onu * ve gemide onunla ** birlikte (olan) kimseyi; ve yaptık onları halifeler 65 ; ve boğduk kimseleri (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; öyle ki bak! Nasıl oldu uyarılanların akıbeti 892 .
Arapça: 1435|10|73|فكذبوه فنجينه ومن معه في الفلك وجعلنهم خليف واغرقنا الذين كذبوا بايتنا فانظر كيف كان عقبه المنذرين
Yunus Suresi - Ayet 95
Türkçe Meal: Ve sakın olma kimselerden (ki) yalanladılar 195 ayetlerini Allah'ın; öyle ki olursun hüsrana uğrayanlardan.
Arapça: 1457|10|95|ولا تكونن من الذين كذبوا بايت الله فتكون من الخسرين
Nahl Suresi - Ayet 86
Türkçe Meal: Ve gördükleri zaman şirk koşmuş 71 kimseler şirk koştuklarını 71 dediler: "Rabbimiz! İşte bunlar şirk koştuklarımızdır; kimselerdir (ki) olduk çağırırlar senin astından"; öyle ki attılar * onlara ** kavil/söz; "doğrusu sizler mutlak yalancılarsınız 195 *** ."
Arapça: 1985|16|86|واذا را الذين اشركوا شركاهم قالوا ربنا هولا شركاونا الذين كنا ندعوا من دونك فالقوا اليهم القول انكم لكذبون
İsrâ Suresi - Ayet 59
Türkçe Meal: Ve menetmiş * değildir bizi ki göndeririz ayetleri 237 ; ancak ki yalanladı 195 onu ** evvelkiler; ve verdik Semûd'a dişi deveyi 672 bir bakılan/görülen *** ; öyle ki zulmettiler 257 ona **** ; ve gönderir değiliz ayetleri 237 bir korkutma ***** dışında.
Arapça: 2086|17|59|وما منعنا ان نرسل بالايت الا ان كذب بها الاولون واتينا ثمود الناقه مبصره فظلموا بها وما نرسل بالايت الا تخويفا
Enbiyâ Suresi - Ayet 77
Türkçe Meal: Ve yardım ettik ona * kavmine/toplumuna karşı; kimselerdir (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; doğrusu onlar olmuşlardı kötü bir kavim/toplum; öyle ki boğduk onları topluca.
Arapça: 2558|21|77|ونصرنه من القوم الذين كذبوا بايتنا انهم كانوا قوم سو فاغرقنهم اجمعين
Hac Suresi - Ayet 57
Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler ve yalanladılar 195 ayetlerimizi; öyle ki işte bunlar; onlaradır alçaltan bir azap.
Arapça: 2650|22|57|والذين كفروا وكذبوا بايتنا فاوليك لهم عذاب مهين
Furkan Suresi - Ayet 36
Türkçe Meal: Öyle ki dedik: "Gidin (ikiniz) * kavme/topluma doğru; kimselerdir (ki) yalanlarlar 195 ayetlerimizi 454 ; öyle ki dumur 1223 ettik onları bir dumura 1223 ."
Arapça: 2889|25|36|فقلنا اذهبا الي القوم الذين كذبوا بايتنا فدمرنهم تدميرا
Şuarâ Suresi - Ayet 160
Türkçe Meal: Yalanladı 195 Lût kavmi/toplumu mürselini 368 .
Arapça: 3090|26|160|كذبت قوم لوط المرسلين
Neml Suresi - Ayet 83
Türkçe Meal: Ve gündür (ki) haşrederiz 556 her bir ümmetten 305 bir grup/parti; yalanlayanlardan ayetlerimizi 195 ; öyle ki onlar dağıtılıp bölünürler.
Arapça: 3240|27|83|ويوم نحشر من كل امه فوجا ممن يكذب بايتنا فهم يوزعون
Neml Suresi - Ayet 84
Türkçe Meal: Ta ki geldikleri * zaman dedi ** : "Yalanladınız 195 mı ayetlerimi ve asla kuşatmıyordunuz onu *** bir ilim 1143 (olarak) ya da nedir (bu) yapar olduğunuz?"
Arapça: 3241|27|84|حتي اذا جاو قال اكذبتم بايتي ولم تحيطوا بها علما اماذا كنتم تعملون
Ankebût Suresi - Ayet 18
Türkçe Meal: Ve eğer yalanlıyorsanız 195 ; öyle ki muhakkak yalanladılar 195 sizlerden önceki ümmetler 305 (de); ve olmaz resûl 418 üzerine mubîn 1194 belagat 515 dışında.
Arapça: 3356|29|18|وان تكذبوا فقد كذب امم من قبلكم وما علي الرسول الا البلغ المبين
Rûm Suresi - Ayet 10
Türkçe Meal: Sonra oldu akıbeti 892 kötülük * etmiş kimselerin kötü * ki yalanlamışlardı 195 Allah'ın ayetlerini 454 ; ve olmuşlardı onunla ** istihza 361 ederler.
Arapça: 3417|30|10|ثم كان عقبه الذين اسوا السواي ان كذبوا بايت الله وكانوا بها يستهزون
Rûm Suresi - Ayet 16
Türkçe Meal: Ve gelince kimselere (ki) kâfirlik 25 ettiler ve yalanladılar 195 ayetlerimizi ve kavuşmayı 1315 ahirete 774 ; öyle ki işte bunlar; azapta hazır bulundurulanlardır.
Arapça: 3423|30|16|واما الذين كفروا وكذبوا بايتنا ولقاي الاخره فاوليك في العذاب محضرون
Mutaffifin Suresi - Ayet 10
Türkçe Meal: Vay haline o gün yalanlayanların 195 .
Arapça: 5856|83|10|ويل يوميذ للمكذبين