Allah’ın sadece kendisi için kullandığı Rahim (114 yerde) ve Rauf (10 yerde) kelimelerinin birlikte geçtiği 8 ayetin 19 mührü:
Yüce Allah Kuran’da 114 kez Rahim kelimesini geçirmiş ve tüm geçişlerde sadece kendisi için kullanmıştır. Yüce Allah Rauf sıfatını Kuran’da 10 kez geçirmiş ve yine sadece ve sadece kendisi için kullanmıştır. Şimdi çok ilginç bir veriyi inceleyelim. Bu 2 sıfatın birlikte geçtiği ayetleri inceleyelim.
Allah’ın Rahim ve Rauf sıfatları Kuran’da toplam 8 ayette bir araya gelir. Bu 8 ayetin ayet numaralarının toplamı 418 olup 19’un tam katıdır. Ayrıca Kuran Ayet No+Sure No+Ayet No da 21660 olup 19’un tam katıdır.
|
Kur’an Ayet No |
Sure No |
Ayet No |
Kur’an Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet Arapça okunuş Meal |
|
150 |
2 |
143 |
150|2|143|وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَٰكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِّتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ وَيَكُونَ ٱلرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدًا وَمَا جَعَلْنَا ٱلْقِبْلَةَ ٱلَّتِى كُنتَ عَلَيْهَآ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يَتَّبِعُ ٱلرَّسُولَ مِمَّن يَنقَلِبُ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَإِن كَانَتْ لَكَبِيرَةً إِلَّا عَلَى ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِيعَ إِيمَٰنَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ Ve kezâlike cealnâkum ummeten vasatan li tekûnû şuhedâe alen nâsi ve yekûner resûlu aleykum şehîdâ(şehîden), ve mâ cealnâl kıbletelletî kunte aleyhâ illâ li na’leme men yettebiur resûle mimmen yenkalibu alâ akibeyh(akibeyhi), ve in kânet le kebîreten illâ alellezîne hedallâh(hedallâhu) ve mâ kânallâhu li yudîa îmânekum innallâhe bin nâsi le raûfun rahîm(rahîmun). Ve işte böyledir; yaptık sizleri bir ümmet vasat/ortada/tarafsız, olmanız için şahitler insanlar üzerine; ve olur resul sizlere bir şahit; ve yapmış değiliz bir kıble/bir ortak amaç-bir ortak hedef ki oldun (sen) üzerine onun; ancak bilmemiz/ayırmamız için kimseyi; tabi olur resule kimseden geri döner iki topuğu üzerine; ve elbette oldu mutlak bir büyük (test/sınav), haricinde kimseler üzerine, doğru yola kılavuzladı Allah; ve olmuş değildir Allah zayi etmek için imanınızı sizlerin; doğrusu Allah insanlara mutlak Rauf’tur/şefkatlidir, Rahim’dir. |
|
1352 |
9 |
117 |
1352|9|117|لَّقَد تَّابَ ٱللَّهُ عَلَى ٱلنَّبِىِّ وَٱلْمُهَٰجِرِينَ وَٱلْأَنصَارِ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوهُ فِى سَاعَةِ ٱلْعُسْرَةِ مِنۢ بَعْدِ مَا كَادَ يَزِيغُ قُلُوبُ فَرِيقٍ مِّنْهُمْ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ إِنَّهُۥ بِهِمْ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ Lekad tâballâhu alen nebiyyi vel muhâcirîne vel ensârillezînet tebeûhu fî sâatil usreti min ba’di mâ kâde yezîgu kulûbu ferîkın minhum summe tâbe aleyhim, innehu bihim raûfun rahîm(rahîmun). Ant olsun tevbesini kabul etti Allah nebinin ve muhacirlerin ve ensarın; kimseler (ki) tabi oldular ona (resule) güçlük saatinde; onlardan bir kısmının neredeyse kalplerinin kayması sonrasında; sonra tevbesini kabul etti onların; doğrusu O onlara Rauf’tur/şefkatlidir, Rahim’dir. |
|
1906 |
16 |
7 |
1906|16|7|وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَىٰ بَلَدٍ لَّمْ تَكُونُوا۟ بَٰلِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ ٱلْأَنفُسِ إِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ Ve tahmilu eskâlekum ilâ beledin lem tekûnû bâlıgîhi illâ bi şıkkıl enfus(enfusi), inne rabbekum le raûfun rahîm(rahîmun). Ve yüklenir ağırlıklarınızı bir beldeye doğru; asla olmazsınız ulaşır ona; ancak zahmetle nefislerinize; doğrusu Rabbiniz mutlak Rauf’tur/şefkatlidir, Rahim’dir. |
|
1946 |
16 |
47 |
1946|16|47|أَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلَىٰ تَخَوُّفٍ فَإِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ Ev ye’huzehum alâ tehavvuf(tehavvufin), fe inne rabbekum le raûfun rahîm(rahîmun). Ya da tutar onları bir korku/endişe üzerine; öyle ki, doğrusu Rabbiniz mutlak Rauf’tur/şefkatlidir, Rahim’dir. |
|
2658 |
22 |
65 |
2658|22|65|أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلْفُلْكَ تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِأَمْرِهِۦ وَيُمْسِكُ ٱلسَّمَآءَ أَن تَقَعَ عَلَى ٱلْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ E lem tere ennallâhe sahhara lekum mâ fîl ardı vel fulke tecrî fîl bahri bi emrih(emrihî), ve yumsikus semâe en tekaa alel ardı illâ bi iznih(iznihî), innallâhe bin nâsi le raûfun rahîm(rahîmun). Görmez misin ki Allah boyun eğdirdi sizlere yerdekini; ve gemileri, akıp gider denizde/bol suda emriyle? Ve tutar göğü ki düşer yerin üstüne; ancak izniyle (O’nun); doğrusu Allah insanlara mutlak Rauf’tur/şefkatlidir, Rahim’dir. |
|
2809 |
24 |
20 |
2809|24|20|وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ وَأَنَّ ٱللَّهَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ Ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu ve ennallâhe raûfun rahîm(rahîmun). Ve eğer olmasaydı fazlı/lütfu Allah'ın sizlere; ve rahmeti; ve ki Allah Rauf’tur/şefkatlidir, Rahim’dir. |
|
5082 |
57 |
9 |
5082|57|9|هُوَ ٱلَّذِى يُنَزِّلُ عَلَىٰ عَبْدِهِۦٓ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍ لِّيُخْرِجَكُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَإِنَّ ٱللَّهَ بِكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ Huvellezî yunezzilu alâ abdihî âyâtin beyyinâtin li yuhricekum minez zulumâti ilen nûr(nûri), ve innellâhe bikum le raûfun rahîm(rahîmun). O'dur ki indirir kulu üzerine ayetleri, apaçık; çıkarması (Allah’ın) için sizleri karanlıklardan aydınlığa/nura; ve doğrusu Allah sizlere mutlak Rauf’tur/şefkatlidir, Rahim’dir. |
|
5134 |
59 |
10 |
5134|59|10|وَٱلَّذِينَ جَآءُو مِنۢ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَٰنِنَا ٱلَّذِينَ سَبَقُونَا بِٱلْإِيمَٰنِ وَلَا تَجْعَلْ فِى قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ رَبَّنَآ إِنَّكَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ Vellezîne câû min ba’dihim yekûlûne rabbenâgfir lenâ ve li ihvâninellezîne sebekûnâ bil îmâni ve lâ tec’al fî kulûbinâ gıllen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm(rahîmun). Ve onlardan sonra gelmiş kimseler derler: “Rabbimiz! Bağışla bizleri ve kardeşlerimizi; ki bizden önce geldiler imanla; ve yapma kalplerimizde bir kin/nefret inanmış kimseler karşı ; Rabbimiz! Doğrusu sen Rauf’sun/şefkatlisin, Rahim’sin. |
|
Toplam=21660 |
|||
Rahman ve Rauf kelimelerinin geçişi üzerinden Yüce Allah 21660 sayısıyla mührünü vurmuş gözükmektedir.
Ayet No Toplamı=418=19x
Kuran Ayet No+Sure No+Ayet No=21660=19x
