Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
28. Kasas/Kıssalar sûresi · 88 ayet
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

3252|28|2|تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

Latin Literal

2. Tilke âyâtul kitâbil mubîn(mubîni).

Türkçe Çeviri

İşte şu (ki) ayetleridir454 mubîn1194 kitabın*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke iş şu (ki) تِلْكَ -
2 ayatu ayetleridir ايَاتُ ايي
3 l-kitabi kitabın الْكِتَابِ كتب
4 l-mubini mubîn الْمُبِينِ بين

Notlar

Not 1

*Şerefli Kur'ân'ın.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

3253|28|3|نَتْلُوا۟ عَلَيْكَ مِن نَّبَإِ مُوسَىٰ وَفِرْعَوْنَ بِٱلْحَقِّ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

3. Netlû aleyke min nebei mûsâ ve fir’avne bil hakkı li kavmin yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Tilâvet874 ederiz* (senin) üzerine haberinden Mûsâ ve firavunun678 hakla/gerçekle; bir kavme/topluma (ki) iman47 ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 netlu tilâvet ederiz نَتْلُو تلو
2 aleyke (senin) üzerine عَلَيْكَ -
3 min مِنْ -
4 nebei haberinden نَبَإِ نبا
5 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
6 ve fir'avne ve firavunun وَفِرْعَوْنَ -
7 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
8 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
9 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Tilâvet görevinin şerefli elçi Cibrîl'e emredilerek verildiği 27:92 ayetinde bizzat Cibrîl'in sözleriyle bildirilmiştir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

Kısa Açıklama:

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Firavun (Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) ) ve ailesine gönderilen musibetler (Kuraklık, ürünlerden eksiltme, tufan; ve çekirge; ve bit; ve kurbağalar ve kan)

Kavram 678

Kısa Açıklama:

678Kur'an'ın işaretlerine göre Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu söyleyebiliriz. Karnak tapınağının 3. pilonunda bulunan bir taş stelde Kur'an'ın işaret ettiği tayfun/taşma olağan üstü bir olay olarak tasvir edilmiştir. Nil suyunun tapınağı bastığı, firavunun suyu durdurmak için tapınağa gittiği ve tapınağın avlusunda suya girerek yürüdüğü ve suya çekilmesini emrettiği tasvir edilir. Firavun bu taşmadan ders alacağına aksine kibirlenmiş ve kendisini diğer firavunlardan farklı bir konuma getirmiştir. Kendisini tanrılaştırmıştır. Bunu yine stelden anlıyoruz. Stelde bu tür eserler için alışılmadık bir durum olan firavunun kendisini yarı ilahi bir formda, Nil tanrısı Hapi’den faydalar alırken tasvir etmektedir. 7:133 ayetinde Rabbimiz firavunun ve ailesinin kibirlediğini, büyüklendiğini işaret etmiştir. Normal bir insan musibetlere karşı Rabbine yakarır. Firavun ise kendisine tanrı rolü vermeyi tercih etmiştir. Ne büyük bir sapkınlık. Sobekhotep VIII'in başına gelen musibetler;1. En az 3 veya daha fazla sene kuraklık ve ürünlerden eksiltme (7:130).2. Tufan.3. Çekirge4. Bit5. Kurbağalar5. Kan7:130 ayetinde Yüce Allah'ın firavunu kuraklık seneleriyle ve ürünlerden eksiltmeyle sınadığını anlıyoruz. En az 3 ve daha fazla süren bir kuraklık sonrası tufanın geldiğini de anlarız. Tufan sonrası gelişen çekirge salgını önceki kuraklık yıllarıyla direkt olarak ilgilidir. Uzun kuraklık sonrası boş yağış çekirgelerin üreme döngüsünü tetiklemiş ve büyük bir çekirge salgını olmuştur. Ardından büyük bir bit/pire salgını baş göstermiştir. Bitler epidemik tifüs ‘Epidemic typhus’ denilen bir hastalığa neden olurlar. ‘Rickettsia prowazekii’ isimli çok küçük bir bakteri bitlerden insana geçer ve tedavi edilmediğinde (ki eski Mısır’da tedavisi mümkün olan bir hastalık değildi) ciltten-deriden kanamaya neden olurlar. İnsanın tüm vücudunu kaplayan beneklerden-deri yaralarından kanama olur. İnsanların vücudunun her yerinde kanamalı yaralar oluşur ve beyin fonksiyonları bozulur. ‘delirium’ denilen korkulu hallusinasyonlarının eşlik ettiği aklını kaçırma benzeri karmaşık bir durum gelişir ve sonunda ölüm gerçekleşir. Bit salgınından sonra ayrıca kurbağa istilasının da gerçekleştiğini görmekteyiz. Tufan düşük hava basıncı ve bol su getirmektedir. Uzun süreli düşük hava basıncı ve bol su dişi kurbağaların yumurtlamasına neden olur. Yine düşük hava basıncı ve aşırı sel erkek kurbağalarını da cinsel olarak uyarır. Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan

Tilâvet

Kavram 874

Kısa Açıklama:

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

3254|28|4|إِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِى ٱلْأَرْضِ وَجَعَلَ أَهْلَهَا شِيَعًا يَسْتَضْعِفُ طَآئِفَةً مِّنْهُمْ يُذَبِّحُ أَبْنَآءَهُمْ وَيَسْتَحْىِۦ نِسَآءَهُمْ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُفْسِدِينَ

Latin Literal

4. İnne fir’avne alâ fîl ardı ve ceale ehlehâ şiyean yestad’ıfu tâifeten minhum yuzebbihu ebnâehum ve yestahyî nisâehum, innehu kâne minel mufsidîn(mufsidîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu firavun678 ululaştı1282 yerde; ve yaptı1282 ehlini onun* partiler**; zayıflatıyor1282 bir tayfayı719 onlardan; boğazlıyor1282 oğullarını onların; ve hayatta bırakıyor kadınlarını onların; doğrusu o*** oldu1282 mufsidten1281.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
3 ala ululaştı عَلَا علو
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
6 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
7 ehleha ehlini onun أَهْلَهَا اهل
8 şiyean partiler شِيَعًا شيع
9 yested'ifu zayıflatıyor يَسْتَضْعِفُ ضعف
10 taifeten bir tayfayı طَائِفَةً طوف
11 minhum onlardan مِنْهُمْ -
12 yuzebbihu boğazlıyor يُذَبِّحُ ذبح
13 ebna'ehum oğullarını onların أَبْنَاءَهُمْ بني
14 ve yestehyi ve hayatta bırakıyor وَيَسْتَحْيِي حيي
15 nisa'ehum kadınlarını onların نِسَاءَهُمْ نسو
16 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
17 kane oldu كَانَ كون
18 mine مِنَ -
19 l-mufsidine mufsidten الْمُفْسِدِينَ فسد

Notlar

Not 1

*O yerin.

**Takipçiler, partizanlar.

***Firavun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Firavun (Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) ) ve ailesine gönderilen musibetler (Kuraklık, ürünlerden eksiltme, tufan; ve çekirge; ve bit; ve kurbağalar ve kan)

Kavram 678

Kısa Açıklama:

678Kur'an'ın işaretlerine göre Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu söyleyebiliriz. Karnak tapınağının 3. pilonunda bulunan bir taş stelde Kur'an'ın işaret ettiği tayfun/taşma olağan üstü bir olay olarak tasvir edilmiştir. Nil suyunun tapınağı bastığı, firavunun suyu durdurmak için tapınağa gittiği ve tapınağın avlusunda suya girerek yürüdüğü ve suya çekilmesini emrettiği tasvir edilir. Firavun bu taşmadan ders alacağına aksine kibirlenmiş ve kendisini diğer firavunlardan farklı bir konuma getirmiştir. Kendisini tanrılaştırmıştır. Bunu yine stelden anlıyoruz. Stelde bu tür eserler için alışılmadık bir durum olan firavunun kendisini yarı ilahi bir formda, Nil tanrısı Hapi’den faydalar alırken tasvir etmektedir. 7:133 ayetinde Rabbimiz firavunun ve ailesinin kibirlediğini, büyüklendiğini işaret etmiştir. Normal bir insan musibetlere karşı Rabbine yakarır. Firavun ise kendisine tanrı rolü vermeyi tercih etmiştir. Ne büyük bir sapkınlık. Sobekhotep VIII'in başına gelen musibetler;1. En az 3 veya daha fazla sene kuraklık ve ürünlerden eksiltme (7:130).2. Tufan.3. Çekirge4. Bit5. Kurbağalar5. Kan7:130 ayetinde Yüce Allah'ın firavunu kuraklık seneleriyle ve ürünlerden eksiltmeyle sınadığını anlıyoruz. En az 3 ve daha fazla süren bir kuraklık sonrası tufanın geldiğini de anlarız. Tufan sonrası gelişen çekirge salgını önceki kuraklık yıllarıyla direkt olarak ilgilidir. Uzun kuraklık sonrası boş yağış çekirgelerin üreme döngüsünü tetiklemiş ve büyük bir çekirge salgını olmuştur. Ardından büyük bir bit/pire salgını baş göstermiştir. Bitler epidemik tifüs ‘Epidemic typhus’ denilen bir hastalığa neden olurlar. ‘Rickettsia prowazekii’ isimli çok küçük bir bakteri bitlerden insana geçer ve tedavi edilmediğinde (ki eski Mısır’da tedavisi mümkün olan bir hastalık değildi) ciltten-deriden kanamaya neden olurlar. İnsanın tüm vücudunu kaplayan beneklerden-deri yaralarından kanama olur. İnsanların vücudunun her yerinde kanamalı yaralar oluşur ve beyin fonksiyonları bozulur. ‘delirium’ denilen korkulu hallusinasyonlarının eşlik ettiği aklını kaçırma benzeri karmaşık bir durum gelişir ve sonunda ölüm gerçekleşir. Bit salgınından sonra ayrıca kurbağa istilasının da gerçekleştiğini görmekteyiz. Tufan düşük hava basıncı ve bol su getirmektedir. Uzun süreli düşük hava basıncı ve bol su dişi kurbağaların yumurtlamasına neden olur. Yine düşük hava basıncı ve aşırı sel erkek kurbağalarını da cinsel olarak uyarır. Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan

Tayfa

Kavram 719

Kısa Açıklama:

719Belirli bir işi yapmak için bir araya gelmiş olan grup. Askeri birlik, bir işi yapan işçiler vb.

Mufsid.

Kavram 1281

Kısa Açıklama:

1286Fesat çıkaranlar; hak/gerçek olmadığı halde yalanla, düzenbazlıklarla ortalığı karıştıranlar. 

Rabbimiz firavuna Mûsâ'yı neden gönderdi? Toplumu yönetmek isteyenlere açık beyanlardır.

Kavram 1282

Kısa Açıklama:

1282Rabbimiz firavuna Mûsâ'yı neden gönderdiği bizlere bildirmiştir. Toplumu yönetmek isteyenlere açık beyandır.

  • Yerde ululaşmak, yücelmek; güç zehirlenmesi yaşamak. Toplumu yöneten bir insan olduğunu, topluma hizmet etmesi gereken bir insan olduğunu unutup güç zehirlenmesi yaşayarak insanları kul haline getirmek (28:4). Kendisine taparcasına bağlılık beklemek.
  • Yönettiği yerde yaşayan insanları partizanlar haline getirerek bölmek, parçalamak, partiler haline getirmek (28:4). Birbirlerine düşman etmek.
  • Yönettiği yerde yaşayan insanların bir kısmını kasıtlı olarak zayıf bırakmak, ezmek, güçsüz bırakmak (28:4).
  • Gelecekte o partinin/grubun gücü olarak oğulları boğazlamak; gücünü kesmek (28:4).
  • Fesat çıkarmak; hak/gerçek olmadığı halde yalanla, düzenbazlıkla, entrikalarla toplumu karıştırmak; toplumun düzenini, huzurunu , dengesini bozmak. Salihlerden yani düzelticilerden olmamak (28:4). 

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

3255|28|5|وَنُرِيدُ أَن نَّمُنَّ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ أَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ ٱلْوَٰرِثِينَ

Latin Literal

5. Ve nurîdu en nemunne alellezînestud’ıfû fîl ardı ve nec’alehum eimmeten ve nec’alehumul vârisîn(vârisîne).

Türkçe Çeviri

Ve arzuladık ki minnet982 ederiz üzerine kimselerin1283 (ki) zayıflatıldılar yerde; ve yaparız onları1283 emirler*; ve yaparız onları1283 varisler*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nuridu ve arzuladık وَنُرِيدُ رود
2 en ki أَنْ -
3 nemunne minnet ederiz نَمُنَّ منن
4 ala üzerine عَلَى -
5 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
6 stud'ifu zayıflatıldılar اسْتُضْعِفُوا ضعف
7 fi فِي -
8 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
9 ve nec'alehum ve yaparız onları وَنَجْعَلَهُمْ جعل
10 eimmeten emirler أَئِمَّةً امم
11 ve nec'alehumu ve yaparız onları وَنَجْعَلَهُمُ جعل
12 l-varisine varisler الْوَارِثِينَ ورث

Notlar

Not 1

*Mısır'a; firavunun topraklarına.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yüce Allah'ın minnet etmesi.

Kavram 982

Kısa Açıklama:

982Yüce Allah'ın kuluna iyilik göstermesi, iyilik yapması, nimetler ve faydalar bağışlaması, kuluna büyük lütuf ve ihsanlarda bulunması, nazikçe ödüllendirmesi, vermesi veya bağışlaması.

Firavunun Mısır'da zayıflattığı, ezdiği; oğullarını boğazlattığı, kadınlarını sağ bıraktığı toplum Mısır'a varis olur. 

Kavram 1283

Kısa Açıklama:

1288Yüce Allah 28:4 ayetinde bir toplumu işaret etmektedir. Bu toplum İsrâîloğullarıdır. Köleleştirilmiş olan bu toplumu Yüce Allah Mısır'a varisler; emir sahipleri yapmak arzusundadır (28:5). 

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

3256|28|6|وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَنُرِىَ فِرْعَوْنَ وَهَٰمَٰنَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَحْذَرُونَ

Latin Literal

6. Ve numekkine lehum fîl ardı ve nuriye fir’avne ve hâmâne ve cunûdehumâ minhum mâ kânû yahzerûn(yahzerûne).

Türkçe Çeviri

Ve imkan sağlarız onlara1283 yerde*, ve gördürürüz firavuna678 ve hâmâna1284 ve (ikisinin) ordularına onlardan* hazırlanmış** olduklarını.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve numekkine ve imkan sağlarız وَنُمَكِّنَ مكن
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 fi فِي -
4 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
5 ve nuriye ve gördürürüz وَنُرِيَ راي
6 fir'avne firavuna فِرْعَوْنَ -
7 ve hamane ve hâmâna وَهَامَانَ -
8 ve cunudehuma ve (ikisinin) ordularına وَجُنُودَهُمَا جند
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 ma مَا -
11 kanu olduklarını كَانُوا كون
12 yehzerune hazırlanırlar يَحْذَرُونَ حذر

Notlar

Not 1

*Mısır'da.

**Kendilerinden.

***Alarm durumunda olduklarını.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Firavun (Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) ) ve ailesine gönderilen musibetler (Kuraklık, ürünlerden eksiltme, tufan; ve çekirge; ve bit; ve kurbağalar ve kan)

Kavram 678

Kısa Açıklama:

678Kur'an'ın işaretlerine göre Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu söyleyebiliriz. Karnak tapınağının 3. pilonunda bulunan bir taş stelde Kur'an'ın işaret ettiği tayfun/taşma olağan üstü bir olay olarak tasvir edilmiştir. Nil suyunun tapınağı bastığı, firavunun suyu durdurmak için tapınağa gittiği ve tapınağın avlusunda suya girerek yürüdüğü ve suya çekilmesini emrettiği tasvir edilir. Firavun bu taşmadan ders alacağına aksine kibirlenmiş ve kendisini diğer firavunlardan farklı bir konuma getirmiştir. Kendisini tanrılaştırmıştır. Bunu yine stelden anlıyoruz. Stelde bu tür eserler için alışılmadık bir durum olan firavunun kendisini yarı ilahi bir formda, Nil tanrısı Hapi’den faydalar alırken tasvir etmektedir. 7:133 ayetinde Rabbimiz firavunun ve ailesinin kibirlediğini, büyüklendiğini işaret etmiştir. Normal bir insan musibetlere karşı Rabbine yakarır. Firavun ise kendisine tanrı rolü vermeyi tercih etmiştir. Ne büyük bir sapkınlık. Sobekhotep VIII'in başına gelen musibetler;1. En az 3 veya daha fazla sene kuraklık ve ürünlerden eksiltme (7:130).2. Tufan.3. Çekirge4. Bit5. Kurbağalar5. Kan7:130 ayetinde Yüce Allah'ın firavunu kuraklık seneleriyle ve ürünlerden eksiltmeyle sınadığını anlıyoruz. En az 3 ve daha fazla süren bir kuraklık sonrası tufanın geldiğini de anlarız. Tufan sonrası gelişen çekirge salgını önceki kuraklık yıllarıyla direkt olarak ilgilidir. Uzun kuraklık sonrası boş yağış çekirgelerin üreme döngüsünü tetiklemiş ve büyük bir çekirge salgını olmuştur. Ardından büyük bir bit/pire salgını baş göstermiştir. Bitler epidemik tifüs ‘Epidemic typhus’ denilen bir hastalığa neden olurlar. ‘Rickettsia prowazekii’ isimli çok küçük bir bakteri bitlerden insana geçer ve tedavi edilmediğinde (ki eski Mısır’da tedavisi mümkün olan bir hastalık değildi) ciltten-deriden kanamaya neden olurlar. İnsanın tüm vücudunu kaplayan beneklerden-deri yaralarından kanama olur. İnsanların vücudunun her yerinde kanamalı yaralar oluşur ve beyin fonksiyonları bozulur. ‘delirium’ denilen korkulu hallusinasyonlarının eşlik ettiği aklını kaçırma benzeri karmaşık bir durum gelişir ve sonunda ölüm gerçekleşir. Bit salgınından sonra ayrıca kurbağa istilasının da gerçekleştiğini görmekteyiz. Tufan düşük hava basıncı ve bol su getirmektedir. Uzun süreli düşük hava basıncı ve bol su dişi kurbağaların yumurtlamasına neden olur. Yine düşük hava basıncı ve aşırı sel erkek kurbağalarını da cinsel olarak uyarır. Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan

Firavunun Mısır'da zayıflattığı, ezdiği; oğullarını boğazlattığı, kadınlarını sağ bıraktığı toplum Mısır'a varis olur. 

Kavram 1283

Kısa Açıklama:

1288Yüce Allah 28:4 ayetinde bir toplumu işaret etmektedir. Bu toplum İsrâîloğullarıdır. Köleleştirilmiş olan bu toplumu Yüce Allah Mısır'a varisler; emir sahipleri yapmak arzusundadır (28:5). 

Hâmân

Kavram 1284

Kısa Açıklama:

1289Firavunun (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) bazı ordularına komutanlık eden; yapım işlerinin de kendisine bağlanmış olduğu vezir benzeri kimse. 

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

3257|28|7|وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّ مُوسَىٰٓ أَنْ أَرْضِعِيهِ فَإِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَأَلْقِيهِ فِى ٱلْيَمِّ وَلَا تَخَافِى وَلَا تَحْزَنِىٓ إِنَّا رَآدُّوهُ إِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Latin Literal

7. Ve evhaynâ ilâ ummi mûsâ en erdıîh(erdıîhi), fe izâ hıfti aleyhi fe elkîhi fîl yemmi ve lâ tehâfî ve lâ tahzenî, innâ râddûhu ileyki ve câılûhu minel murselîn(murselîne).

Türkçe Çeviri

Ve vahy603 ettik Mûsâ'nın annesine ki emzir onu*; öyle ki ne zaman ki korktun aleyhinde onun**; öyle ki bırak onu* yemmde1107; ve korkma; ve hüzünlenme; doğrusu biz geri döndürenleriz onu* sana; ve yapanlarız onu* mürselden619.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve evhayna ve vahyettik وَأَوْحَيْنَا وحي
2 ila إِلَىٰ -
3 ummi annesine أُمِّ امم
4 musa Musa'nın مُوسَىٰ -
5 en ki أَنْ -
6 erdiiyhi emzir onu أَرْضِعِيهِ رضع
7 feiza öyle ki ne zaman فَإِذَا -
8 hifti korkarsan خِفْتِ خوف
9 aleyhi aleyhinde عَلَيْهِ -
10 feelkihi öyle ki bırak onu فَأَلْقِيهِ لقي
11 fi فِي -
12 l-yemmi yemmde الْيَمِّ يمم
13 ve la ve وَلَا -
14 tehafi korkma تَخَافِي خوف
15 ve la ve وَلَا -
16 tehzeni hüzünlenme تَحْزَنِي حزن
17 inna doğrusu biz إِنَّا -
18 radduhu geri döndürenlerdeniz onu رَادُّوهُ ردد
19 ileyki sana إِلَيْكِ -
20 ve cailuhu ve yapanlardanız onu وَجَاعِلُوهُ جعل
21 mine مِنَ -
22 l-murseline mürselden الْمُرْسَلِينَ رسل

Notlar

Not 1

*Mûsâ'yı.

**Mûsâ'nın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

Kısa Açıklama:

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Mürsel

Kavram 619

Kısa Açıklama:

619Gönderilmiş olan elçiler. Uyarıcılar, müjdeleyiciler.

Yemm

Kavram 1107

Kısa Açıklama:

1107Kelimenin kökü  yönelmek demektir. Yönelerek akan bol/engin su. Tuzlu veya tatlı su fark etmez. Mûsâ'nın bebek tabutunu firavunun bahçesine doğru yönlendirerek akan bol su Nil için de Rabbimiz kullanmıştır.  

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

3258|28|8|فَٱلْتَقَطَهُۥٓ ءَالُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوًّا وَحَزَنًا إِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَٰمَٰنَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا۟ خَٰطِـِٔينَ

Latin Literal

8. Feltekatahû âlu fir’avne li yekûne lehum aduvven ve hazenâ(hazenen), inne fir’avne ve hâmâne ve cunûdehumâ kânû hâtıîn(hâtıîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki aldı* onu** firavunun678 ailesi olması için onlara bir düşman ve bir hüzün; doğrusu firavun678 ve hâmân1284 ve (ikisinin) orduları olmuşlardı hatalılar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feltekatahu öyle ki aldı onu فَالْتَقَطَهُ لقط
2 alu ailesi الُ اول
3 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
4 liyekune olması için لِيَكُونَ كون
5 lehum onlara لَهُمْ -
6 aduvven bir düşman عَدُوًّا عدو
7 ve hazenen ve bir hüzün وَحَزَنًا حزن
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
10 ve hamane ve hâmân وَهَامَانَ -
11 ve cunudehuma ve (ikisinin) orduları وَجُنُودَهُمَا جند
12 kanu olmuşlardı كَانُوا كون
13 hatiine hatalılar خَاطِئِينَ خطا

Notlar

Not 1

*Topladı.

**Mûsâ'yı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Firavun (Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) ) ve ailesine gönderilen musibetler (Kuraklık, ürünlerden eksiltme, tufan; ve çekirge; ve bit; ve kurbağalar ve kan)

Kavram 678

Kısa Açıklama:

678Kur'an'ın işaretlerine göre Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu söyleyebiliriz. Karnak tapınağının 3. pilonunda bulunan bir taş stelde Kur'an'ın işaret ettiği tayfun/taşma olağan üstü bir olay olarak tasvir edilmiştir. Nil suyunun tapınağı bastığı, firavunun suyu durdurmak için tapınağa gittiği ve tapınağın avlusunda suya girerek yürüdüğü ve suya çekilmesini emrettiği tasvir edilir. Firavun bu taşmadan ders alacağına aksine kibirlenmiş ve kendisini diğer firavunlardan farklı bir konuma getirmiştir. Kendisini tanrılaştırmıştır. Bunu yine stelden anlıyoruz. Stelde bu tür eserler için alışılmadık bir durum olan firavunun kendisini yarı ilahi bir formda, Nil tanrısı Hapi’den faydalar alırken tasvir etmektedir. 7:133 ayetinde Rabbimiz firavunun ve ailesinin kibirlediğini, büyüklendiğini işaret etmiştir. Normal bir insan musibetlere karşı Rabbine yakarır. Firavun ise kendisine tanrı rolü vermeyi tercih etmiştir. Ne büyük bir sapkınlık. Sobekhotep VIII'in başına gelen musibetler;1. En az 3 veya daha fazla sene kuraklık ve ürünlerden eksiltme (7:130).2. Tufan.3. Çekirge4. Bit5. Kurbağalar5. Kan7:130 ayetinde Yüce Allah'ın firavunu kuraklık seneleriyle ve ürünlerden eksiltmeyle sınadığını anlıyoruz. En az 3 ve daha fazla süren bir kuraklık sonrası tufanın geldiğini de anlarız. Tufan sonrası gelişen çekirge salgını önceki kuraklık yıllarıyla direkt olarak ilgilidir. Uzun kuraklık sonrası boş yağış çekirgelerin üreme döngüsünü tetiklemiş ve büyük bir çekirge salgını olmuştur. Ardından büyük bir bit/pire salgını baş göstermiştir. Bitler epidemik tifüs ‘Epidemic typhus’ denilen bir hastalığa neden olurlar. ‘Rickettsia prowazekii’ isimli çok küçük bir bakteri bitlerden insana geçer ve tedavi edilmediğinde (ki eski Mısır’da tedavisi mümkün olan bir hastalık değildi) ciltten-deriden kanamaya neden olurlar. İnsanın tüm vücudunu kaplayan beneklerden-deri yaralarından kanama olur. İnsanların vücudunun her yerinde kanamalı yaralar oluşur ve beyin fonksiyonları bozulur. ‘delirium’ denilen korkulu hallusinasyonlarının eşlik ettiği aklını kaçırma benzeri karmaşık bir durum gelişir ve sonunda ölüm gerçekleşir. Bit salgınından sonra ayrıca kurbağa istilasının da gerçekleştiğini görmekteyiz. Tufan düşük hava basıncı ve bol su getirmektedir. Uzun süreli düşük hava basıncı ve bol su dişi kurbağaların yumurtlamasına neden olur. Yine düşük hava basıncı ve aşırı sel erkek kurbağalarını da cinsel olarak uyarır. Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan

Hâmân

Kavram 1284

Kısa Açıklama:

1289Firavunun (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) bazı ordularına komutanlık eden; yapım işlerinin de kendisine bağlanmış olduğu vezir benzeri kimse. 

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

3259|28|9|وَقَالَتِ ٱمْرَأَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ لِّى وَلَكَ لَا تَقْتُلُوهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أَوْ نَتَّخِذَهُۥ وَلَدًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Latin Literal

9. Ve kâletimraetu fir’avne kurretu aynin lî ve lek(leke), lâ taktulûhu asâ en yenfeanâ ev nettehızehu veleden ve hum lâ yeş’urûn(yeş’urûne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi karısı firavunun678: "Göz dinginliği* bana ve sana; katletmeyin35 onu**; belki menfaat sağlar bize ya da ediniriz onu** bir evlat"; ve onlar şuurlanmıyorlardı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kaleti ve dedi وَقَالَتِ قول
2 mraetu karısı امْرَأَتُ مرا
3 fir'avne firavunun فِرْعَوْنَ -
4 kurratu dinginliği قُرَّتُ قرر
5 aynin göz عَيْنٍ عين
6 li bana da لِي -
7 veleke ve sana da وَلَكَ -
8 la لَا -
9 tektuluhu katletmeyin onu تَقْتُلُوهُ قتل
10 asa belki عَسَىٰ عسي
11 en ki أَنْ -
12 yenfeana menfaat sağlar bize يَنْفَعَنَا نفع
13 ev ya da أَوْ -
14 nettehizehu ediniriz onu نَتَّخِذَهُ اخذ
15 veleden bir evlat وَلَدًا ولد
16 ve hum ve onlar وَهُمْ -
17 la لَا -
18 yeş'urune şuurlanmıyorlardı يَشْعُرُونَ شعر

Notlar

Not 1

*Gözün kararlı hale gelmesi, arayıştan kurtulması; sakinleşmesi.

**Mûsâ'yı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Katletmek 

Kavram 35

Kısa Açıklama:

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Firavun (Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) ) ve ailesine gönderilen musibetler (Kuraklık, ürünlerden eksiltme, tufan; ve çekirge; ve bit; ve kurbağalar ve kan)

Kavram 678

Kısa Açıklama:

678Kur'an'ın işaretlerine göre Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu söyleyebiliriz. Karnak tapınağının 3. pilonunda bulunan bir taş stelde Kur'an'ın işaret ettiği tayfun/taşma olağan üstü bir olay olarak tasvir edilmiştir. Nil suyunun tapınağı bastığı, firavunun suyu durdurmak için tapınağa gittiği ve tapınağın avlusunda suya girerek yürüdüğü ve suya çekilmesini emrettiği tasvir edilir. Firavun bu taşmadan ders alacağına aksine kibirlenmiş ve kendisini diğer firavunlardan farklı bir konuma getirmiştir. Kendisini tanrılaştırmıştır. Bunu yine stelden anlıyoruz. Stelde bu tür eserler için alışılmadık bir durum olan firavunun kendisini yarı ilahi bir formda, Nil tanrısı Hapi’den faydalar alırken tasvir etmektedir. 7:133 ayetinde Rabbimiz firavunun ve ailesinin kibirlediğini, büyüklendiğini işaret etmiştir. Normal bir insan musibetlere karşı Rabbine yakarır. Firavun ise kendisine tanrı rolü vermeyi tercih etmiştir. Ne büyük bir sapkınlık. Sobekhotep VIII'in başına gelen musibetler;1. En az 3 veya daha fazla sene kuraklık ve ürünlerden eksiltme (7:130).2. Tufan.3. Çekirge4. Bit5. Kurbağalar5. Kan7:130 ayetinde Yüce Allah'ın firavunu kuraklık seneleriyle ve ürünlerden eksiltmeyle sınadığını anlıyoruz. En az 3 ve daha fazla süren bir kuraklık sonrası tufanın geldiğini de anlarız. Tufan sonrası gelişen çekirge salgını önceki kuraklık yıllarıyla direkt olarak ilgilidir. Uzun kuraklık sonrası boş yağış çekirgelerin üreme döngüsünü tetiklemiş ve büyük bir çekirge salgını olmuştur. Ardından büyük bir bit/pire salgını baş göstermiştir. Bitler epidemik tifüs ‘Epidemic typhus’ denilen bir hastalığa neden olurlar. ‘Rickettsia prowazekii’ isimli çok küçük bir bakteri bitlerden insana geçer ve tedavi edilmediğinde (ki eski Mısır’da tedavisi mümkün olan bir hastalık değildi) ciltten-deriden kanamaya neden olurlar. İnsanın tüm vücudunu kaplayan beneklerden-deri yaralarından kanama olur. İnsanların vücudunun her yerinde kanamalı yaralar oluşur ve beyin fonksiyonları bozulur. ‘delirium’ denilen korkulu hallusinasyonlarının eşlik ettiği aklını kaçırma benzeri karmaşık bir durum gelişir ve sonunda ölüm gerçekleşir. Bit salgınından sonra ayrıca kurbağa istilasının da gerçekleştiğini görmekteyiz. Tufan düşük hava basıncı ve bol su getirmektedir. Uzun süreli düşük hava basıncı ve bol su dişi kurbağaların yumurtlamasına neden olur. Yine düşük hava basıncı ve aşırı sel erkek kurbağalarını da cinsel olarak uyarır. Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

3260|28|10|وَأَصْبَحَ فُؤَادُ أُمِّ مُوسَىٰ فَٰرِغًا إِن كَادَتْ لَتُبْدِى بِهِۦ لَوْلَآ أَن رَّبَطْنَا عَلَىٰ قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

10. Ve asbaha fuâdu ummi mûsâ fârigâ(fârigan), in kâdet le tubdî bihî lev lâ en rabatnâ alâ kalbihâ li tekûne minel mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve sabahladı fuadı915 Mûsâ'nın annesinin bir bomboş (olarak); neredeyse mutlak açık edecekti* onu** şayet ki bağlamasaydık*** kalbinin üzerini olması için müminlerden27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve esbeha ve sabahladı وَأَصْبَحَ صبح
2 fu'adu fuadı فُؤَادُ فاد
3 ummi annesinin أُمِّ امم
4 musa Mûsâ'nın مُوسَىٰ -
5 farigan bir bomboş فَارِغًا فرغ
6 in إِنْ -
7 kadet neredeyse كَادَتْ كود
8 letubdi mutlak açık edecekti لَتُبْدِي بدو
9 bihi onu بِهِ -
10 levla şayet لَوْلَا -
11 en ki أَنْ -
12 rabetna bağlamasaydık رَبَطْنَا ربط
13 ala üzerini عَلَىٰ -
14 kalbiha kalbinin قَلْبِهَا قلب
15 litekune olması için لِتَكُونَ كون
16 mine مِنَ -
17 l-mu'minine müminlerden الْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Mûsâ'nın annesi.

**Mûsâ'yı.

***Rabita yapmak. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

Kısa Açıklama:

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Fuâd

Kavram 915

Kısa Açıklama:

915Fiziksel olmayan kalp, kalbin manevi yönü.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

3261|28|11|وَقَالَتْ لِأُخْتِهِۦ قُصِّيهِ فَبَصُرَتْ بِهِۦ عَن جُنُبٍ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Latin Literal

11. Ve kâlet li uhtihî kussîhi fe besurat bihî an cunubin ve hum lâ yeş’urûn(yeş’urûne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi*  kızkardeşine onun**: "Takip et*** onu****"; öyle ki baktı***** ona****** bir kanattan******* ve onlar şuurlanmıyorlardı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalet ve dedi وَقَالَتْ قول
2 liuhtihi kızkardeşine onun لِأُخْتِهِ اخو
3 kussihi takip et onu قُصِّيهِ قصص
4 febesurat öyleki baktı فَبَصُرَتْ بصر
5 bihi ona بِهِ -
6 an عَنْ -
7 cunubin bir kenardan جُنُبٍ جنب
8 vehum ve onlar وَهُمْ -
9 la لَا -
10 yeş'urune şuurlanmıyorlardı يَشْعُرُونَ شعر

Notlar

Not 1

*Mûsâ'nın annesi.

**Mûsâ'nın.​

***İz sürmek.

****Mûsâ'yı.

*****Mûsâ'nın kızkardeşi.

******Mûsâ'ya.

*******Kenardan, yandan.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

3262|28|12|وَحَرَّمْنَا عَلَيْهِ ٱلْمَرَاضِعَ مِن قَبْلُ فَقَالَتْ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰٓ أَهْلِ بَيْتٍ يَكْفُلُونَهُۥ لَكُمْ وَهُمْ لَهُۥ نَٰصِحُونَ

Latin Literal

12. Ve harremnâ aleyhil merâdıa min kablu fe kâlet hel edullukum alâ ehli beytin yekfulûnehu lekum ve hum lehu nâsıhûn(nâsıhûne).

Türkçe Çeviri

Ve haram ettik üzerine onun* emzirenleri** önceden; öyle ki dedi***: "Delalet edeyim**** mi sizleri bir beyt***** ahalisi üzerine (ki) kefil1285 olurlar ona****** sizler için ve onlar ona****** nasihat edenlerdir?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve harramna ve haram ettik وَحَرَّمْنَا حرم
2 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
3 l-meradia emzirenleri الْمَرَاضِعَ رضع
4 min مِنْ -
5 kablu önceden قَبْلُ قبل
6 fekalet öyle ki dedi فَقَالَتْ قول
7 hel هَلْ -
8 edullukum delalet edeyim mi sizlere أَدُلُّكُمْ دلل
9 ala üzerine عَلَىٰ -
10 ehli ahali أَهْلِ اهل
11 beytin bir beyt بَيْتٍ بيت
12 yekfulunehu kefil olurlar ona يَكْفُلُونَهُ كفل
13 lekum sizlere لَكُمْ -
14 vehum ve onlar وَهُمْ -
15 lehu ona لَهُ -
16 nasihune nasihat edenlerdir نَاصِحُونَ نصح

Notlar

Not 1

*Mûsâ'nın.

**Süt anneleri.

***Mûsâ'nın kız kardeşi.

****Yol göstereyim mi?

*****Ev.

******Mûsâ'ya.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kefil olmak.

Kavram 1285

Kısa Açıklama:

1285Beslemek, bakmak, geçindirmek, teminat vermek, sorumlu olmak, yükümlü olmak, garanti etmek, sponsor olmak, güvence altına almak, teminatlamak, karşılama/desteklemek.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

3263|28|13|فَرَدَدْنَٰهُ إِلَىٰٓ أُمِّهِۦ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ أَنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Latin Literal

13. Fe redednâhu ilâ ummihî key tekarra aynuhâ ve lâ tahzene ve li ta’leme enne va’dallâhi hakkun ve lâkinne ekserehum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki geri döndürdük onu* annesine diye ki dinginleşir onun** gözü ve hüzünlenmez; ve bilmesi içindir ki Allah'ın vaadi bir haktır/gerçektir; ve velakin/fakat ekserisi*** bilmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feradednahu öyle ki geri döndürdük onu فَرَدَدْنَاهُ ردد
2 ila إِلَىٰ -
3 ummihi annesine أُمِّهِ امم
4 key diye ki كَيْ -
5 tekarra dinginleşir تَقَرَّ قرر
6 aynuha onun gözü عَيْنُهَا عين
7 ve la ve وَلَا -
8 tehzene hüzünlenmez تَحْزَنَ حزن
9 velitea'leme ve bilmesi için وَلِتَعْلَمَ علم
10 enne ki أَنَّ -
11 vea'de vaadi وَعْدَ وعد
12 llahi Allah'ın اللَّهِ -
13 hakkun bir haktır/gerçektir حَقٌّ حقق
14 velakinne ve fakat وَلَٰكِنَّ -
15 ekserahum çokları أَكْثَرَهُمْ كثر
16 la لَا -
17 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Mûsâ'yı.

**Mûsâ'nın annesinin.

***Çoğunluğu.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

3264|28|14|وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَٱسْتَوَىٰٓ ءَاتَيْنَٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Latin Literal

14. Ve lemmâ belega eşuddehu vestevâ âteynâhu hukmen ve ilmâ(ilmen), ve kezâlike neczîl muhsinîn(muhsinîne).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki ulaştı* şiddetlisine**; ve seviyelendi***; verdik ona**** bir hüküm*****ve bir ilim******; ve işte böyledir; cezalandırırız63 muhsinleri294.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman ki وَلَمَّا -
2 belega ulaştı بَلَغَ بلغ
3 eşuddehu şiddetlisine أَشُدَّهُ شدد
4 vesteve ve seviyelendi وَاسْتَوَىٰ سوي
5 ateynahu verdik ona اتَيْنَاهُ اتي
6 hukmen bir hüküm حُكْمًا حكم
7 ve ilmen ve bir ilim وَعِلْمًا علم
8 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
9 neczi cezalandırırız نَجْزِي جزي
10 l-muhsinine muhsinleri الْمُحْسِنِينَ حسن

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Güçlü çağına.

***Düzgünleşti, seviyeli dönemi, dengeli dönemi.

****Mûsâ'ya.

*****Hüküm verme yetisi.

******Bilge kimse ile buluşması ve ilim sahibi olması; Yüce Allah'ın pozitif bilimlerini öğrenmesi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ceza

Kavram 63

Kısa Açıklama:

63Karşılık, hak edilen.

Muhsin

Kavram 294

Kısa Açıklama:

294Güzel işler yapan, güzelleştiren.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

3265|28|15|وَدَخَلَ ٱلْمَدِينَةَ عَلَىٰ حِينِ غَفْلَةٍ مِّنْ أَهْلِهَا فَوَجَدَ فِيهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِ هَٰذَا مِن شِيعَتِهِۦ وَهَٰذَا مِنْ عَدُوِّهِۦ فَٱسْتَغَٰثَهُ ٱلَّذِى مِن شِيعَتِهِۦ عَلَى ٱلَّذِى مِنْ عَدُوِّهِۦ فَوَكَزَهُۥ مُوسَىٰ فَقَضَىٰ عَلَيْهِ قَالَ هَٰذَا مِنْ عَمَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ عَدُوٌّ مُّضِلٌّ مُّبِينٌ

Latin Literal

15. Ve dehalel medînete alâ hîni gafletin min ehlihâ fe vecede fîhâ raculeyni yaktetilâni hâzâ min şîatihî ve hâzâ min aduvvih(aduvvihî), festegâsehullezî min şîatihî alellezî min aduvvihî, fe vekezehu mûsâ fe kadâ aleyhi kâle hâzâ min ameliş şeytân(şeytâni), innehu aduvvun mudillun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve girdi* şehre** üzerine bir an (ki) bir gaflet*** (-le) ehlinden568; öyle ki buldu* orada**** iki adam (ki) katlediyorlardı35 (ikisi); bu onun***** şîa'tındandı1089; ve bu onun***** düşmanındandı; öyle ki yardım/destek talep etti ona****** onun***** şîa'tından1089 (olan) kimse onun***** düşmanından (olan) kimse üzerine; öyle ki yumrukladı onu******* Mûsâ; öyle ki tamamladı******** onun üzerine; dedi*: "Bu amelindendir1072 şeytânın29; doğrusu o********* bir düşmandır; mubîn1194 bir dalalete128 düşürendir."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve dehale ve girdi وَدَخَلَ دخل
2 l-medinete şehre الْمَدِينَةَ مدن
3 ala üzerine عَلَىٰ -
4 hini bir an حِينِ حين
5 gafletin bir gaflet (-le) غَفْلَةٍ غفل
6 min مِنْ -
7 ehliha ehlinden أَهْلِهَا اهل
8 fe vecede öyle ki buldu فَوَجَدَ وجد
9 fiha orada فِيهَا -
10 raculeyni iki adam رَجُلَيْنِ رجل
11 yektetilani katlediyorlardı (ikisi) يَقْتَتِلَانِ قتل
12 haza bu هَٰذَا -
13 min مِنْ -
14 şiatihi onun şîa’tındandı شِيعَتِهِ شيع
15 ve haza ve bu وَهَٰذَا -
16 min مِنْ -
17 aduvvihi onun düşmanındandı عَدُوِّهِ عدو
18 festegasehu öyle ki yardım talep etti ona فَاسْتَغَاثَهُ غوث
19 llezi kimse الَّذِي -
20 min مِنْ -
21 şiatihi onun şîa’tından شِيعَتِهِ شيع
22 ala üzerine عَلَى -
23 llezi kimse الَّذِي -
24 min مِنْ -
25 aduvvihi onun düşmanından عَدُوِّهِ عدو
26 fevekezehu öyle ki yumrukladı onu فَوَكَزَهُ وكز
27 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
28 fe kada öyle ki tamamladı فَقَضَىٰ قضي
29 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
30 kale dedi قَالَ قول
31 haza bu هَٰذَا -
32 min مِنْ -
33 ameli amelindendir عَمَلِ عمل
34 ş-şeytani şeytânın الشَّيْطَانِ شطن
35 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
36 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
37 mudillun bir dalalete düşüren مُضِلٌّ ضلل
38 mubinun bir mubin مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Teb'e; Lüksor'a.

***Daha dikkatini ehline vermemişken, onlar hakkında henüz bir aymazken.

****Şehirde.

*****Mûsâ'nın.

******Mûsâ'ya.

*******Düşman taraftaki kimseyi.

********Katletmeyi Mûsâ.

*********Şeytân.


📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

Kısa Açıklama:

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Katletmek 

Kavram 35

Kısa Açıklama:

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

Kısa Açıklama:

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Ahali, ehli.

Kavram 568

Kısa Açıklama:

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Amel

Kavram 1072

Kısa Açıklama:

1072Yapma, etme, uygulama.

Şîa'

Kavram 1089

Kısa Açıklama:

1089Taraftar, partizan, bağlılar, takipçiler.

Mubîn

Kavram 1194

Kısa Açıklama:

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

3266|28|16|قَالَ رَبِّ إِنِّى ظَلَمْتُ نَفْسِى فَٱغْفِرْ لِى فَغَفَرَ لَهُۥٓ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

Latin Literal

16. Kâle rabbi innî zalemtu nefsî fâgfirlî fe gafera leh(lehu), innehu huvel gafûrur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Doğrusu ben zulmettim257 nefsime201; öyle ki mağfiret319 et bana"; öyle ki mağfiret319 etti** ona***; doğrusu O** (ki) O'dur**** Gafûr20; Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 zelemtu zulmettim ظَلَمْتُ ظلم
5 nefsi nefsime نَفْسِي نفس
6 fegfir öyle ki mağfiret et فَاغْفِرْ غفر
7 li bana لِي -
8 fegafera öyle ki mağfiret etti فَغَفَرَ غفر
9 lehu ona لَهُ -
10 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
11 huve O (ki) هُوَ -
12 l-gafuru Gafûr’dur الْغَفُورُ غفر
13 r-rahimu Rahîm’dir الرَّحِيمُ رحم

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Allah.

***Mûsâ'ya.

****Allah'tır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

Kısa Açıklama:

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Gafûr

Kavram 20

Kısa Açıklama:

20Bağışlayan.

Nefis

Kavram 201

Kısa Açıklama:

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

Kısa Açıklama:

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mağfiret

Kavram 319

Kısa Açıklama:

319Bağışlama, affetme.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

3267|28|17|قَالَ رَبِّ بِمَآ أَنْعَمْتَ عَلَىَّ فَلَنْ أَكُونَ ظَهِيرًا لِّلْمُجْرِمِينَ

Latin Literal

17. Kâle rabbi bimâ en’amte aleyye fe len ekûne zahîren lil mucrimîn(mucrimîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: Rabbim4! Nimet verdiğine (karşı) üzerime; öyle ki asla olmam bir arka çıkan mücrimlere674."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 bima بِمَا -
4 en'amte nimet verdiğine أَنْعَمْتَ نعم
5 aleyye üzerime عَلَيَّ -
6 felen öyle ki asla فَلَنْ -
7 ekune olmam أَكُونَ كون
8 zehiran bir arka çıkan ظَهِيرًا ظهر
9 lilmucrimine mücrimlere لِلْمُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Mücrim

Kavram 674

Kısa Açıklama:

674Cürüm işleyenler, suçlular.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

3268|28|18|فَأَصْبَحَ فِى ٱلْمَدِينَةِ خَآئِفًا يَتَرَقَّبُ فَإِذَا ٱلَّذِى ٱسْتَنصَرَهُۥ بِٱلْأَمْسِ يَسْتَصْرِخُهُۥ قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰٓ إِنَّكَ لَغَوِىٌّ مُّبِينٌ

Latin Literal

18. Fe asbaha fîl medîneti hâifen yeterakkabu fe izellezîstensarahu bil emsi yestasrihuh(yestasrihuhu), kâle lehu mûsâ inneke le gaviyyun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki sabahladı şehirde bir korku (-yla) (ki) gözetliyordu; öyle ki (o) zaman yardım talep etmiş (olan) kimse ona dün feryat ediyor* ona**; dedi ona*** Mûsâ: "Doğrusu sen mutlak mubîn1194 bir sapkınsın.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feesbeha öyle ki sabahladı فَأَصْبَحَ صبح
2 fi فِي -
3 l-medineti şehirde الْمَدِينَةِ مدن
4 haifen bir korku (-yla) خَائِفًا خوف
5 yeterakkabu gözetliyordu يَتَرَقَّبُ رقب
6 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
7 llezi kimse الَّذِي -
8 stensarahu yardım talep etti ona اسْتَنْصَرَهُ نصر
9 bil-emsi dün بِالْأَمْسِ -
10 yestesrihuhu feryat ediyor ona يَسْتَصْرِخُهُ صرخ
11 kale dedi قَالَ قول
12 lehu ona لَهُ -
13 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
14 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
15 legaviyyun mutlak bir sapkınsın لَغَوِيٌّ غوي
16 mubinun mubin مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Çığlık atmak, ağlayarak bağırmak.

**Mûsâ'ya.

***O kimseye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mubîn

Kavram 1194

Kısa Açıklama:

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

3269|28|19|فَلَمَّآ أَنْ أَرَادَ أَن يَبْطِشَ بِٱلَّذِى هُوَ عَدُوٌّ لَّهُمَا قَالَ يَٰمُوسَىٰٓ أَتُرِيدُ أَن تَقْتُلَنِى كَمَا قَتَلْتَ نَفْسًۢا بِٱلْأَمْسِ إِن تُرِيدُ إِلَّآ أَن تَكُونَ جَبَّارًا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا تُرِيدُ أَن تَكُونَ مِنَ ٱلْمُصْلِحِينَ

Latin Literal

19. Fe lemmâ en erâde en yabtışe billezî huve aduvvun lehumâ kâle yâ mûsâ e turîdu en taktulenî kemâ katelte nefsen bil emsi in turîdu illâ en tekûne cebbâren fîl ardı ve mâ turîdu en tekûne minel muslihîn(muslihîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki arzuladı* ki saldırır kimseye** -o** bir düşmandı ikisine***- dedi****: "Ey Mûsâ! Arzuluyor musun ki katledersin35 beni katlettiğin35 gibi bir nefsi201 dün? Değilsin arzu ediyor dışında ki olursun bir cebbâr898 yerde; ve arzular değilsin ki olursun muslihten30."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 en أَنْ -
3 erade arzu etti أَرَادَ رود
4 en ki أَنْ -
5 yebtişe saldırir يَبْطِشَ بطش
6 billezi' kimseye بِالَّذِي -
7 huve o هُوَ -
8 aduvvun bir düşmandı عَدُوٌّ عدو
9 lehuma ikisine de لَهُمَا -
10 kale dedi قَالَ قول
11 ya musa ey Mûsâ يَا مُوسَىٰ -
12 eturidu arzuluyor musun أَتُرِيدُ رود
13 en ki أَنْ -
14 tektuleni katledersin beni تَقْتُلَنِي قتل
15 kema gibi كَمَا -
16 katelte katlettiğin gibi قَتَلْتَ قتل
17 nefsen bir nefsi نَفْسًا نفس
18 bil-emsi dün بِالْأَمْسِ -
19 in değilsin إِنْ -
20 turidu arzu ediyor تُرِيدُ رود
21 illa dışında إِلَّا -
22 en ki أَنْ -
23 tekune olursun تَكُونَ كون
24 cebbaran bir cebbâr جَبَّارًا جبر
25 fi فِي -
26 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
27 ve ma ve değilsin وَمَا -
28 turidu arzular تُرِيدُ رود
29 en ki أَنْ -
30 tekune olursun تَكُونَ كون
31 mine مِنَ -
32 l-muslihine muslihten الْمُصْلِحِينَ صلح

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Bir gün önce Mûsâ'nın yardım ettiği kimse ki artık Mûsâ'ya bir düşman olmuştur. 

***O kimse artık hem Mûsâ'ya hem de kavga ettiği kimseye düşmandır. 

****Bir gün önce Mûsâ'nın yardım ettiği kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Muslih

Kavram 30

Kısa Açıklama:

30Sâlih işler yapan. Sâlihâtı (düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler) yapan.

Katletmek 

Kavram 35

Kısa Açıklama:

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Nefis

Kavram 201

Kısa Açıklama:

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Cebbâr

Kavram 898

Kısa Açıklama:

898Zorlayan, zorba, mecbur eden, güçlü davranan, ağırlığını koyan, dev, devasa; tiran, gücünü zalimlik için kullanabilen.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

3270|28|20|وَجَآءَ رَجُلٌ مِّنْ أَقْصَا ٱلْمَدِينَةِ يَسْعَىٰ قَالَ يَٰمُوسَىٰٓ إِنَّ ٱلْمَلَأَ يَأْتَمِرُونَ بِكَ لِيَقْتُلُوكَ فَٱخْرُجْ إِنِّى لَكَ مِنَ ٱلنَّٰصِحِينَ

Latin Literal

20. Ve câe raculun min aksal medîneti yes’â kâle yâ mûsâ innel melee ye’temirûne bike li yaktulûke fahruc innî leke minen nâsıhîn(nâsıhîne).

Türkçe Çeviri

Ve geldi bir adam uzağından şehrin* (ki) koşuyordu; dedi: "Ey Mûsâ! Doğrusu mele364 (ki) emrediyorlar** senin hakkında katletmek35 için seni; öyle ki çık; doğrusu ben sana nasihat edenlerdenim."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ca'e ve geldi وَجَاءَ جيا
2 raculun bir adam رَجُلٌ رجل
3 min مِنْ -
4 eksa uzağından أَقْصَى قصو
5 l-medineti şehrin الْمَدِينَةِ مدن
6 yes'aa yürüyerek يَسْعَىٰ سعي
7 kale dedi قَالَ قول
8 ya musa ey Mûsâ يَا مُوسَىٰ -
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 l-melee mele الْمَلَأَ ملا
11 ye'temirune emrediyorlar يَأْتَمِرُونَ امر
12 bike senin hakkında بِكَ -
13 liyektuluke katletmek için seni لِيَقْتُلُوكَ قتل
14 fehruc öyle ki çık فَاخْرُجْ خرج
15 inni doğrusu ben إِنِّي -
16 leke sana لَكَ -
17 mine مِنَ -
18 n-nasihine nasihat edenlerdenim النَّاصِحِينَ نصح

Notlar

Not 1

*Teb'in; Lüksor'un.

**Yakalayıp katletme emri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Katletmek 

Kavram 35

Kısa Açıklama:

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Mele

Kavram 364

Kısa Açıklama:

364Toplumun önde gelenleri, yetkinleri.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

3271|28|21|فَخَرَجَ مِنْهَا خَآئِفًا يَتَرَقَّبُ قَالَ رَبِّ نَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

21. Fe harece minhâ hâifen yeterakkabu, kâle rabbi neccinî minel kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki çıktı* oradan** bir korku (-yla); gözetliyordu*; dedi*: "Rabbim4! Kurtar beni zalimler257 kavminden/toplumundan."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feharace öyle ki çıktı فَخَرَجَ خرج
2 minha oradan مِنْهَا -
3 haifen bir korku (-yla) خَائِفًا خوف
4 yeterakkabu gözetliyordu يَتَرَقَّبُ رقب
5 kale dedi قَالَ قول
6 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
7 neccini beni kurtar نَجِّنِي نجو
8 mine مِنَ -
9 l-kavmi kavminden الْقَوْمِ قوم
10 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Şehirden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

Kısa Açıklama:

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

3272|28|22|وَلَمَّا تَوَجَّهَ تِلْقَآءَ مَدْيَنَ قَالَ عَسَىٰ رَبِّىٓ أَن يَهْدِيَنِى سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ

Latin Literal

22. Ve lemmâ teveccehe tilkâe medyene kâle asâ rabbî en yehdiyenî sevâes sebîl(sebîli).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki yüz döndü Medyen yönüne* dedi**: "Belki de (olmuştur) Rabbim4 ki kılavuzlar192 beni seviyeli/düzgün yola."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman ki وَلَمَّا -
2 teveccehe yüz döndü تَوَجَّهَ وجه
3 tilka'e tarafına/karşısına تِلْقَاءَ لقي
4 medyene Medyen مَدْيَنَ -
5 kale dedi قَالَ قول
6 asa belki de (olmuştur) عَسَىٰ عسي
7 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
8 en ki أَنْ -
9 yehdieni kılavuzlar beni يَهْدِيَنِي هدي
10 seva'e seviyeli/düzgün سَوَاءَ سوي
11 s-sebili yola السَّبِيلِ سبل

Notlar

Not 1

*Karşısına.

**Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

Kısa Açıklama:

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

3273|28|23|وَلَمَّا وَرَدَ مَآءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ أُمَّةً مِّنَ ٱلنَّاسِ يَسْقُونَ وَوَجَدَ مِن دُونِهِمُ ٱمْرَأَتَيْنِ تَذُودَانِ قَالَ مَا خَطْبُكُمَا قَالَتَا لَا نَسْقِى حَتَّىٰ يُصْدِرَ ٱلرِّعَآءُ وَأَبُونَا شَيْخٌ كَبِيرٌ

Latin Literal

23. Ve lemmâ verede mâe medyene vecede aleyhi ummeten minen nâsi yeskûn(yeskûne), ve vecede min dûnihimumreeteyni tezûdân(tezûdâni), kâle mâ hatbukumâ, kâletâ lâ neskî hattâ yusdirar riâu ve ebûnâ şeyhun kebîr(kebîrun).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki vardı* Medyen suyuna; buldu* üzerinde** bir ümmet305 insanlardan (ki) suluyorlardı***; ve buldu* astından onların iki kadın (ki) uzak duruyordu (ikisi); dedi*: "Nedir durumunuz (ikinizin)?"; dedi**** (ikisi): "Sulayamayız ta ki ayrılır çoban; ve babamız kebîr***** bir ihtiyardır."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman ki وَلَمَّا -
2 verade vardı وَرَدَ ورد
3 mae suyuna مَاءَ موه
4 medyene Medyen مَدْيَنَ -
5 vecede buldu وَجَدَ وجد
6 aleyhi üzerinde عَلَيْهِ -
7 ummeten bir ümmet أُمَّةً امم
8 mine مِنَ -
9 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
10 yeskune suluyordu يَسْقُونَ سقي
11 ve vecede ve buldu وَوَجَدَ وجد
12 min مِنْ -
13 dunihimu astından onların دُونِهِمُ دون
14 mraeteyni iki kadın امْرَأَتَيْنِ مرا
15 tezudani uzak duruyordu (ikisi) تَذُودَانِ ذود
16 kale dedi قَالَ قول
17 ma nedir? مَا -
18 hatbukuma durumunuz (ikinizin) خَطْبُكُمَا خطب
19 kaleta dedi (ikisi) قَالَتَا قول
20 la لَا -
21 neski sulamayız نَسْقِي سقي
22 hatta ta ki حَتَّىٰ -
23 yusdira ayrılır يُصْدِرَ صدر
24 r-riaa'u çobanlar الرِّعَاءُ رعي
25 ve ebuna ve babamız وَأَبُونَا ابو
26 şeyhun bir ihtiyardır شَيْخٌ شيخ
27 kebirun bir kebir كَبِيرٌ كبر

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Suyun.

***Hayvanlarını.

****İki kadın.

*****Büyük.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ümmet, ümmet

Kavram 305

Kısa Açıklama:

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3274|28|24|فَسَقَىٰ لَهُمَا ثُمَّ تَوَلَّىٰٓ إِلَى ٱلظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ إِنِّى لِمَآ أَنزَلْتَ إِلَىَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ

Latin Literal

24. Fe sekâ lehumâ summe tevellâ ilez zılli fe kâle rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr(fakîrun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki suladı* ikisine**; sonra sırt çevirdi*** gölgeye doğru; öyle ki dedi*: "Rabbim4! Doğrusu ben indirdiğine üzerime bir hayırdan bir fakîrim1152."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feseka öyle ki suladı فَسَقَىٰ سقي
2 lehuma ikisine لَهُمَا -
3 summe sonra ثُمَّ -
4 tevella sırt çevirdi تَوَلَّىٰ ولي
5 ila doğru إِلَى -
6 z-zilli gölgeye الظِّلِّ ظلل
7 fe kale öyle ki dedi فَقَالَ قول
8 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
9 inni doğrusu ben إِنِّي -
10 lima لِمَا -
11 enzelte indirdiğine أَنْزَلْتَ نزل
12 ileyye üzerime إِلَيَّ -
13 min مِنْ -
14 hayrin bir hayırdan خَيْرٍ خير
15 fekirun bir fakirim فَقِيرٌ فقر

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**İkisin için.

***Gölgeye gitmek için sırtını döndü.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Fakîr

Kavram 1152

Kısa Açıklama:

1152Delmek, yarık açmak, oyuk oluşturmak anlamına gelir. İçinde boşluk olan, eksik olan, ihtiyaç içinde olan demektir.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

3275|28|25|فَجَآءَتْهُ إِحْدَىٰهُمَا تَمْشِى عَلَى ٱسْتِحْيَآءٍ قَالَتْ إِنَّ أَبِى يَدْعُوكَ لِيَجْزِيَكَ أَجْرَ مَا سَقَيْتَ لَنَا فَلَمَّا جَآءَهُۥ وَقَصَّ عَلَيْهِ ٱلْقَصَصَ قَالَ لَا تَخَفْ نَجَوْتَ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

25. Fe câethu ıhdâhumâ temşî alestihyâin, kâlet inne ebî yed’ûke li yecziyeke ecra mâ sekayte lenâ, fe lemmâ câehu ve kassa aleyhil kasasa kâle lâ tehaf, necevte minel kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki geldi (ikisinin) birisi* ona** (ki) yürüyordu* bir hayâ*** üzerine; dedi****: "Doğrusu babam davet ediyor seni; cezasını63 vermek için ecrini820 suladığının bizlere"; öyle ki ne zaman ki geldi***** ona******; ve kıssalaştırdı430 ona****** kıssayı430; dedi******: "Korkma! Kurtuldun zalimler257 kavminden/toplumundan."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feca'ethu öyle ki geldi فَجَاءَتْهُ جيا
2 ihdahuma (ikisinin) birisi إِحْدَاهُمَا احد
3 temşi yürüyordu تَمْشِي مشي
4 ala üzerine عَلَى -
5 stihya'in bir haya اسْتِحْيَاءٍ حيي
6 kalet dedi قَالَتْ قول
7 inne doğrusu إِنَّ -
8 ebi babam أَبِي ابو
9 yed'uke davet ediyor seni يَدْعُوكَ دعو
10 liyecziyeke cezasını vermek için لِيَجْزِيَكَ جزي
11 ecra ecrini أَجْرَ اجر
12 ma مَا -
13 sekayte suladığının سَقَيْتَ سقي
14 lena bizlere لَنَا -
15 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
16 ca'ehu geldi ona جَاءَهُ جيا
17 ve kassa ve kıssalaştırdı وَقَصَّ قصص
18 aleyhi ona عَلَيْهِ -
19 l-kasasa kıssayı الْقَصَصَ قصص
20 kale dedi قَالَ قول
21 la لَا -
22 tehaf korkma تَخَفْ خوف
23 necevte kurtuldun نَجَوْتَ نجو
24 mine مِنَ -
25 l-kavmi kavminden الْقَوْمِ قوم
26 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*İki kadından bir tanesi.

**Mûsâ'ya.

***Utanma.

****Mûsâ'nın yanına gelen kadın.

*****Mûsâ.

******Kızların babasına.

*******Kızların babası.


📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ceza

Kavram 63

Kısa Açıklama:

63Karşılık, hak edilen.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

Kısa Açıklama:

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Kıssa

Kavram 430

Kısa Açıklama:

430Anlatı, öykü.

Ecir

Kavram 820

Kısa Açıklama:

820Ödül, mükafat.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

3276|28|26|قَالَتْ إِحْدَىٰهُمَا يَٰٓأَبَتِ ٱسْتَـْٔجِرْهُ إِنَّ خَيْرَ مَنِ ٱسْتَـْٔجَرْتَ ٱلْقَوِىُّ ٱلْأَمِينُ

Latin Literal

26. Kâlet ıhdâhumâ yâ ebetiste’cirhu inne hayra meniste’certel kaviyyul emîn(emînu).

Türkçe Çeviri

Dedi (ikisinin) birisi*: "Ey babam! Tut onu**; doğrusu hayırdır tuttuğun kimse (ki) kaviyydir***; emindir****."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalet dedi قَالَتْ قول
2 ihdahuma (ikisinin) birisi إِحْدَاهُمَا احد
3 ya ebeti ey babam يَا أَبَتِ ابو
4 ste'cirhu tut onu اسْتَأْجِرْهُ اجر
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 hayra hayırdır خَيْرَ خير
7 meni kimsedir مَنِ -
8 ste'certe' tuttuğun اسْتَأْجَرْتَ اجر
9 l-kaviyyu kaviyydir الْقَوِيُّ قوي
10 l-eminu emindir الْأَمِينُ امن

Notlar

Not 1

*Kadınlardan bir tanesi.

**Mûsâ'yı.

***Kuvvetlidir.

****Güvenilirdir.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

3277|28|27|قَالَ إِنِّىٓ أُرِيدُ أَنْ أُنكِحَكَ إِحْدَى ٱبْنَتَىَّ هَٰتَيْنِ عَلَىٰٓ أَن تَأْجُرَنِى ثَمَٰنِىَ حِجَجٍ فَإِنْ أَتْمَمْتَ عَشْرًا فَمِنْ عِندِكَ وَمَآ أُرِيدُ أَنْ أَشُقَّ عَلَيْكَ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

Latin Literal

27. Kâle innî urîdu en unkihake ihdebneteyye hâteyni alâ en te’curenî semâniye hıcec(hıcecin), fe in etmemte aşran fe min indik(indike), ve mâ urîdu en eşukka aleyk(aleyke), setecidunî in şâallâhu mines sâlihîn(sâlihîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Doğrusu ben arzularım ki nikâhlarım744 sana** birini (iki) kızımın; şu ikisinin; üzerine ki icarlanırsın*** bana sekiz hac1287****; öyle ki eğer tamamladıysan bir on*****; öyle ki (senin) indindendir/yanındandır; ve arzu eder değilim ki yararım******* senin üzerini; bulacaksın beni inşAllah1062 sâlihlerden217.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 uridu arzularım أُرِيدُ رود
4 en ki أَنْ -
5 unkihake nikahlarım sana أُنْكِحَكَ نكح
6 ihda birini إِحْدَى احد
7 bneteyye (iki) kızımdan ابْنَتَيَّ بني
8 hateyni şu iki هَاتَيْنِ -
9 ala üzerine عَلَىٰ -
10 en ki أَنْ -
11 te'curani icarlanırsın bana تَأْجُرَنِي اجر
12 semaniye sekiz ثَمَانِيَ ثمن
13 hicecin hacc حِجَجٍ حجج
14 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
15 etmemte tamamladıysan أَتْمَمْتَ تمم
16 aşran bir on عَشْرًا عشر
17 femin öyle ki فَمِنْ -
18 indike indindendir/yanındandır عِنْدِكَ عند
19 ve ma ve değilim وَمَا -
20 uridu arzu eder أُرِيدُ رود
21 en ki أَنْ -
22 eşukka yararım أَشُقَّ شقق
23 aleyke üzerine senin عَلَيْكَ -
24 seteciduni bulacaksın beni سَتَجِدُنِي وجد
25 in eğer إِنْ -
26 şa'e dilediyse (İnşallah) شَاءَ شيا
27 llahu Allah (İnşallah) اللَّهُ -
28 mine مِنَ -
29 s-salihine sâlihlerden الصَّالِحِينَ صلح

Notlar

Not 1

*Kızların babası.

**Mûsâ.

***Kiralamak, bir şey karşılığı kullanmak.

****Hac dönemi. Hac döngüsünün yıllık/senelik olduğunu anlarız.

*****On hac dönemi.

******Karar senin katındandır; senin yanındandır.

******Deşelemek, yaralamak, zora sokmak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlihler

Kavram 217

Kısa Açıklama:

217Düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler yapanlar.

Nikah

Kavram 744

Kısa Açıklama:

744Yetişkin bir erkek ve bir kadın arasında gerçekleşen evlilik/izdivaç bağı/sözleşmesi/misâkıdır. Cinselliği de içeren bu bağa, bu bağdan doğacak olan çocukların sorumluluğunu almaya söz vermekdir. Karşılıklı yapılan bu sözleşmeye aykırı olarak başka kimselerle zina etmemektir. Bu sözleşmeden doğacak olan çocukların babasının kesin olarak kadınla nikahlanmış olan erkeğin olacağını insanlara duyurmaktır, deklere etmektir. Kur'an'da nikahlanmak bir ritüele bağlanmamıştır. Nikahlanmak kolaylaştırılmıştır. Bir yere kadar (2 kez) boşanma da kolaylaştırılmıştır. Biricik dinimiz İslam yani sadece Kur'an insanlara asla eziyet etmez. Nikahlanmak isteyenler karşılıklı olarak bu taleplerini birbirlerine iletirler ve aralarında bir bağ/akit yapmaya kadar verirler. Yaptıkları bu bağı/akti topluma duyururlar ki kadının ve erkeğin nikahlı olduğu bilinsin. İmam nikahı diye bir şey Kur'an'da yoktur. İki kişi arasında gerçekleşen bu bağın topluma duyurulması zorunluluğu vardır. Amaç toplumun bu nikahtan haberdar olmasıdır. Boşanma durumunda da topluma bu durumun bildirilme zorunluluğu vardır. 

inşAllah

Kavram 1062

Kısa Açıklama:

1062Eğer Allah dilediyse.

Mûsâ döneminde hac var mıydı?

Kavram 1287

Kısa Açıklama:

1287Rabbimiz 28:27 ayetinde Mûsâ ile iki kızın babası arasında geçen nikâh anlaşması üzerinden bizlere bilgi vermiştir. Sekiz ya da 10 hac dönemi işaret edilmiştir. Ayetten anlarız ki bu hac döngüsü yıl/sene yerine kullanılmıştır. Elbette ki bu da Rabbimizin bir işaretidir. Anlarız ki MÖ 1650 yılları dolaylarında insanlar hac yapmaktadırlar. Hac her yıl belirli zamanlarda yapılan hüccet yani delillerle tartışma buluşmalarıdır. İbrahim dönemde Mekke'de başlatıldı.  

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

3278|28|28|قَالَ ذَٰلِكَ بَيْنِى وَبَيْنَكَ أَيَّمَا ٱلْأَجَلَيْنِ قَضَيْتُ فَلَا عُدْوَٰنَ عَلَىَّ وَٱللَّهُ عَلَىٰ مَا نَقُولُ وَكِيلٌ

Latin Literal

28. Kâle zâlike beynî ve beynek(beyneke), eyyemel eceleyni kadaytu fe lâ udvâne aleyy(aleyye), vallâhu alâ mâ nekûlu vekîl(vekîlun).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "İşte budur (ki) (benim) aram ve (senin) arandır; hangi (iki) eceli tamamladım; öyle ki olmaz düşmanlık üzerime; ve Allah dediğimiz üzerine bir vekîldir517."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
3 beyni benim aramla بَيْنِي بين
4 ve beyneke ve senin aran وَبَيْنَكَ بين
5 eyyema hangi أَيَّمَا -
6 l-eceleyni (iki) eceli الْأَجَلَيْنِ اجل
7 kadeytu tamamladım قَضَيْتُ قضي
8 fela öyle ki olmaz فَلَا -
9 udvane düşmanlık عُدْوَانَ عدو
10 aleyye üzerime عَلَيَّ -
11 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
12 ala üzerine عَلَىٰ -
13 ma مَا -
14 nekulu dediğimiz نَقُولُ قول
15 vekilun bir vekildir وَكِيلٌ وكل

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vekîl

Kavram 517

Kısa Açıklama:

517Vekalet verilen, birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

3279|28|29|فَلَمَّا قَضَىٰ مُوسَى ٱلْأَجَلَ وَسَارَ بِأَهْلِهِۦٓ ءَانَسَ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ نَارًا قَالَ لِأَهْلِهِ ٱمْكُثُوٓا۟ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا لَّعَلِّىٓ ءَاتِيكُم مِّنْهَا بِخَبَرٍ أَوْ جَذْوَةٍ مِّنَ ٱلنَّارِ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ

Latin Literal

29. Fe lemmâ kadâ mûsel ecele ve sâre bi ehlihî ânese min cânibit tûri nârâ(nâren), kâle li ehlihimkusû innî ânestu nâren leallî âtîkum minhâ bi haberin ev cezvetin minen nâri leallekum testalûn(testalûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki tamamladı Mûsâ eceli*; ve yolculuğa koyuldu** ehliyle568; fark etti** kanadından*** tûrun1086 bir ateş; dedi** ehline568: "Mesken edinin****; doğrusu ben fark ettim bir ateş; belki ben gelirim sizlere ondan***** bir haberle ya da ateşten bir köz (-le) (ki) belki sizler yakarsınız."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 kada tamamladı قَضَىٰ قضي
3 musa Mûsâ مُوسَى -
4 l-ecele eceli الْأَجَلَ اجل
5 ve sara ve yolculuğa koyuldu وَسَارَ سير
6 biehlihi ehliyle بِأَهْلِهِ اهل
7 anese fark etti انَسَ انس
8 min مِنْ -
9 canibi kanadından جَانِبِ جنب
10 t-turi Tur'un الطُّورِ طور
11 naran bir ateş نَارًا نور
12 kale dedi قَالَ قول
13 liehlihi ehline لِأَهْلِهِ اهل
14 mkusu mesken edinin امْكُثُوا مكث
15 inni doğrusu ben إِنِّي -
16 anestu fark ettim انَسْتُ انس
17 naran bir ateş نَارًا نور
18 lealli belki ben لَعَلِّي -
19 atikum gelirim sizlere اتِيكُمْ اتي
20 minha ondan مِنْهَا -
21 bihaberin bir haberle بِخَبَرٍ خبر
22 ev ya da أَوْ -
23 cezvetin bir köz (-le) جَذْوَةٍ جذو
24 mine مِنَ -
25 n-nari ateşten النَّارِ نور
26 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
27 testalune yakarsınız تَصْطَلُونَ صلي

Notlar

Not 1

*Süreyi.

**Mûsâ.

***Yanından.

****Konaklayın.

*****Ateşten.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ahali, ehli.

Kavram 568

Kısa Açıklama:

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Tûr

Kavram 1086

Kısa Açıklama:

1086Bir nebi ve resûl olan Mûsâ'nın vahiy aldığı dağın adı. Mûsâ bu dağın sağ yanında bir yerde vahiy  almıştır.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

3280|28|30|فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِىَ مِن شَٰطِئِ ٱلْوَادِ ٱلْأَيْمَنِ فِى ٱلْبُقْعَةِ ٱلْمُبَٰرَكَةِ مِنَ ٱلشَّجَرَةِ أَن يَٰمُوسَىٰٓ إِنِّىٓ أَنَا ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

30. Fe lemmâ etâhâ nûdiye min şâtııl vâdil eymeni fîl buk’atil mubâreketi mineş şecerati en yâ mûsâ innî enallâhu rabbul âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki geldi oraya*; nida** edildi vadinin sağ kıyısından***; beneklideki/lekelideki**** mübarek***** ağaçtan1288 ki "Ey Mûsâ! Doğrusu benim; benim Allah; alemlerin203 Rabbi4."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 etaha geldi oraya أَتَاهَا اتي
3 nudiye nida edildi نُودِيَ ندو
4 min مِنْ -
5 şatii kıyısından شَاطِئِ شطا
6 l-vadi vadinin الْوَادِ ودي
7 l-eymeni sağ الْأَيْمَنِ يمن
8 fi فِي -
9 l-buk'ati beneklideki/lekelideki الْبُقْعَةِ بقع
10 l-mubaraketi mübarek الْمُبَارَكَةِ برك
11 mine مِنَ -
12 ş-şecerati ağaçtan الشَّجَرَةِ شجر
13 en ki أَنْ -
14 ya musa ey Mûsâ يَا مُوسَىٰ -
15 inni doğrusu benim إِنِّي -
16 ena benim أَنَا -
17 llahu Allah اللَّهُ -
18 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
19 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Ateşe.

**Seslenildi.

***Kenarından.

****Yer, konum; boyalı.

*****Zeytin ağacı. Vahy edilme sürecinde zeytin ağacının ateşle kaplandığını anlarız. Cibrîl de ateşin içindedir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Âlem, âlem, alem. 

Kavram 203

Kısa Açıklama:

203Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.  

Mübarek ağacın içindeki ateşten Mûsâ'ya vahy edilmesi; tûr dağının yanındaki bir vadinin sağ tarafındaki benekli/lekeli bir konumda bulunan.

Kavram 1288

Kısa Açıklama:

1289Yüce Rabbimiz 28:30 ayetinde tûr dağının yanındaki bir vadinin sağ tarafındaki benekli/lekeli bir konumda bulunan mübarek bir ağacın (zeytin ağacı) içinde oluşan bir ateşten vahy etmiştir. Cibrîl zeytin ağacının içinde ateş olarak tecelli etmiş ve Rabbinin kelamını/sözünü anlık olarak/simültene olarak Mûsâ'ya aktarmıştır. Nebi Muhammed'e de Sidre/hünnap ağacının içinde oluşan görüntüden vahy etmiştir. Muhtemeldir ki ateş ağacı kaplıyordu.   


28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

3281|28|31|وَأَنْ أَلْقِ عَصَاكَ فَلَمَّا رَءَاهَا تَهْتَزُّ كَأَنَّهَا جَآنٌّ وَلَّىٰ مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْ يَٰمُوسَىٰٓ أَقْبِلْ وَلَا تَخَفْ إِنَّكَ مِنَ ٱلْءَامِنِينَ

Latin Literal

31. Ve en elkı asâk(asâke), fe lemmâ reâhâ tehtezzu keennehâ cânnun vellâ mudbiren ve lem yuakkıb, yâ mûsâ akbil ve lâ tehaf, inneke minel âminîn(âminîne).

Türkçe Çeviri

"Ve ki at asanı"; öyle ki ne zaman ki gördü onu* (ki) titreşiyor; sanki o bir cin1269 gibi; çevirdi sırtı/arkayı***; ve asla akıbetine892 bakmadı; "Ey Mûsâ! Yaklaş ve korkma; doğrusu sen eminlerdensin***."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve en ve ki وَأَنْ -
2 elki at أَلْقِ لقي
3 asake asanı عَصَاكَ عصو
4 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
5 raha gördü onu رَاهَا راي
6 tehtezzu titreşiyor تَهْتَزُّ هزز
7 keenneha sanki o gibi كَأَنَّهَا -
8 cannun bir cin جَانٌّ جنن
9 vella çevirdi وَلَّىٰ ولي
10 mudbiran bir sırt/arka مُدْبِرًا دبر
11 velem ve asla وَلَمْ -
12 yuakkib akıbetine bakmadı يُعَقِّبْ عقب
13 ya musa ey Mûsâ يَا مُوسَىٰ -
14 ekbil yaklaş أَقْبِلْ قبل
15 ve la ve وَلَا -
16 tehaf korkma تَخَفْ خوف
17 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
18 mine مِنَ -
19 l-aminine eminlerdensin الْامِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Asasını.

**Arkasını dönüp kaçtı.

***Güvende olanlardasın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

Kısa Açıklama:

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

Mûsâ'nın asasını bir cin gibi olması.

Kavram 1269

Kısa Açıklama:

1269Çılgınca, delice, çıldırmış şekilde titreşen, kıvrılan bir şey.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

3282|28|32|ٱسْلُكْ يَدَكَ فِى جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ وَٱضْمُمْ إِلَيْكَ جَنَاحَكَ مِنَ ٱلرَّهْبِ فَذَٰنِكَ بُرْهَٰنَانِ مِن رَّبِّكَ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦٓ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَٰسِقِينَ

Latin Literal

32. Usluk yedeke fî ceybike tahruc beydâe min gayri sû(sûin), vadmum ileyke cenâhake miner rehbi fe zânike burhânâni min rabbike ilâ fir’avne ve melâih(melâihî), innehum kânû kavmen fâsikîn(fâsikîne).

Türkçe Çeviri

"Sok elini ceybine855; çıkar* beyaz olmaksızın bir kötülük/şer/zarar; ve topla/birleştir kendine kanadını857 rahbetten1016**; işte bu ikisi***; iki delildir*** Rabbinden4 firavuna karşı ve melesine364 onun****; doğrusu onlar oldular bir kavim/toplum bir fâsık38."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 asluk sok اسْلُكْ سلك
2 yedeke elini يَدَكَ يدي
3 fi فِي -
4 ceybike ceybine جَيْبِكَ جيب
5 tehruc çıkar تَخْرُجْ خرج
6 beyda'e beyaz بَيْضَاءَ بيض
7 min مِنْ -
8 gayri olmaksızın غَيْرِ غير
9 su'in bir kötülük/şer/zarar سُوءٍ سوا
10 vedmum ve topla/birleştir وَاضْمُمْ ضمم
11 ileyke kendine إِلَيْكَ -
12 cenahake kanadını/yanını جَنَاحَكَ جنح
13 mine مِنَ -
14 r-rahbi korkudan/dehşetten الرَّهْبِ رهب
15 fezanike işte bu ikisi فَذَانِكَ -
16 burhanani iki delildir بُرْهَانَانِ برهن
17 min مِنْ -
18 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
19 ila karşı إِلَىٰ -
20 fir'avne firavuna فِرْعَوْنَ -
21 ve meleihi ve melesine onun وَمَلَئِهِ ملا
22 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
23 kanu oldular كَانُوا كون
24 kavmen bir kavim قَوْمًا قوم
25 fasikine bir fâsık فَاسِقِينَ فسق

Notlar

Not 1

*El.**Görenlere dehşet/korku veren kanadı normal el yapmak için vücuduna birleştir/topla.***Elin beyaz renkli, bir kötülük/şer/zarar içermeden çıkması ve elin dehşet verici bir kanada dönüşmesi. ****Firavunun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Fâsık

Kavram 38

Kısa Açıklama:

38Sapkın, doğru yoldan çıkan.

Mele

Kavram 364

Kısa Açıklama:

364Toplumun önde gelenleri, yetkinleri.

Ceyb, koyun bölgesi.

Kavram 855

Kısa Açıklama:

855İki koltuk arasını birleştiren bir çizginin altında kalan ön bölgedir. Resûl Mûsâ'nın elini soktuğu bölgedir (27:12). 24:3 ayetinde kadınların örtülerini vurmaları gereken yerdir. Bu kısım kadının ziyneti/takısı/süsü olan memeyi de içerir. Sadece ön tarafı işaret eder.

Mûsâ'nın kanadı.

Kavram 857

Kısa Açıklama:

857Yüce Allah 28:32 ayetinde firavuna ve melesine karşı resûl Mûsâ'ya verdiği bir mucizeyi bizlere bildirmiştir. Mûsâ elini koynuna sokup çıkardığında eli beyaz renkli, görenlere dehşet ve korku salan bir kanada dönüşmüştür. Bu dehşet veren kanadı Mûsâ kendisine topladığında normal el haline dönüşmektedir. Rabbimizin eli kanada dönüştürmesi de boşuna değildir. Mesaj direkt olarak firavun ve kavminedir. Antik Mısır dini inancında sözde tanrıların çoğunun kanatlı olduğu düşünülmekteydi. Bu nedenle Rabbimizin mucizesi fâsıklar olan bu kavme tam olarak nokta atışı bir mucize olmuştur.     

Rahbet

Kavram 1016

Kısa Açıklama:

1016Saygıdan ürperme, derin saygıdan dolayı çekinme, azametinden dolayı korkma, titreme.  

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

3283|28|33|قَالَ رَبِّ إِنِّى قَتَلْتُ مِنْهُمْ نَفْسًا فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ

Latin Literal

33. Kâle rabbi innî kateltu minhum nefsen fe ehâfu en yaktulûn(yaktulûni).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Doğrusu ben katlettim35 onlardan bir nefsi201; öyle ki korkarım ki katlederler35 beni."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 kateltu katlettim قَتَلْتُ قتل
5 minhum onlardan مِنْهُمْ -
6 nefsen bir nefis نَفْسًا نفس
7 fe ehafu öyleki korkarım فَأَخَافُ خوف
8 en ki أَنْ -
9 yektuluni katlederler beni يَقْتُلُونِ قتل

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Katletmek 

Kavram 35

Kısa Açıklama:

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Nefis

Kavram 201

Kısa Açıklama:

201Benlik, kişilik, öz varlık.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 34

Arapça Metin (Harekeli)

3284|28|34|وَأَخِى هَٰرُونُ هُوَ أَفْصَحُ مِنِّى لِسَانًا فَأَرْسِلْهُ مَعِىَ رِدْءًا يُصَدِّقُنِىٓ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

Latin Literal

34. Ve ahî hârûnu huve efsahu minnî lisânen fe ersilhu maiye rid’en yusaddıkunî, innî ehâfu en yukezzibûn(yukezzibûni).

Türkçe Çeviri

"Ve kardeşim Hârûn (ki) o daha fasihtir1289 benden bir lisan (olarak); öyle ki gönder onu* benimle beraber bir destek** (ki) musaddık140 eder beni; doğrusu ben korkuyorum ki yalanlarlar beni."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ehi ve kardeşim وَأَخِي اخو
2 harunu Hârûn هَارُونُ -
3 huve o هُوَ -
4 efsahu daha fasihtir أَفْصَحُ فصح
5 minni benden مِنِّي -
6 lisanen bir lisan (olarak) لِسَانًا لسن
7 feersilhu öyle ki gönder onu فَأَرْسِلْهُ رسل
8 meiye benimle beraber مَعِيَ -
9 rid'en bir destek/arka çıkan رِدْءًا ردا
10 yusaddikuni musaddık eder beni يُصَدِّقُنِي صدق
11 inni doğrusu ben إِنِّي -
12 ehafu korkuyorum أَخَافُ خوف
13 en ki أَنْ -
14 yukezzibuni yalanlarlar beni يُكَذِّبُونِ كذب

Notlar

Not 1

*Hârûn'u.

**Arka çıkan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Musaddık

Kavram 140

Kısa Açıklama:

140Doğrulayıp tasdik edici. Sadece tasdik edici/doğrulayıcı değil; aynı zamanda yanlış olanın doğrusunu da tasdik edici. 

Fasih

Kavram 1289

Kısa Açıklama:

1289Saf ve doğru dil kullanan; edebî dile uygun, açık, sade, belirgin ve anlaşılır (dil veya konuşma için); akıcı, güzel ve etkili konuşan; belagat sahibi; dilin saflığı ve doğruluğu; akıcılık; belagat / güzel ve etkili ifade gücü.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

3285|28|35|قَالَ سَنَشُدُّ عَضُدَكَ بِأَخِيكَ وَنَجْعَلُ لَكُمَا سُلْطَٰنًا فَلَا يَصِلُونَ إِلَيْكُمَا بِـَٔايَٰتِنَآ أَنتُمَا وَمَنِ ٱتَّبَعَكُمَا ٱلْغَٰلِبُونَ

Latin Literal

35. Kâle se neşuddu adudeke bi ahîke ve nec’alu lekumâ sultânen fe lâ yasılûne ileykumâ bi âyâtinâ, entumâ ve menittebeakumel gâlibûn(gâlibûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Şiddetlendireceğiz (senin) pazunu** kardeşinle; ve yaparız ikinize bir sultân660 (ki) öyle ki erişemezler ikinize doğru ayetlerimizle237; ikiniz ve kimse (ki) tabi olur ikinize galiplersiniz."

Notlar

Not 1

*Allah.

**Üst kol. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

Kısa Açıklama:

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Sultân, sultân.

Kavram 660

Kısa Açıklama:

660Yetki, salahiyet, otorite.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

3286|28|36|فَلَمَّا جَآءَهُم مُّوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَا بَيِّنَٰتٍ قَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّفْتَرًى وَمَا سَمِعْنَا بِهَٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلْأَوَّلِينَ

Latin Literal

36. Fe lemmâ câehum mûsâ bi ayâtinâ beyyinâtin kâlû mâ hâzâ illâ sihrun mufteren ve mâ semi’nâ bi hâzâ fî âbâinel evvelîn(evvelîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki geldi onlara* Mûsâ beyanat620 (-lı) ayetlerimizle237 dediler*: "Değildir bu dışında sahte bir sihir283; ve işitmiş değiliz bunu evvelki babalarımızda/atalarımızda."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
3 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
4 biayatina ayetlerimizle بِايَاتِنَا ايي
5 beyyinatin bir beyanat (-lı) بَيِّنَاتٍ بين
6 kalu dediler قَالُوا قول
7 ma değildir مَا -
8 haza bu هَٰذَا -
9 illa dışında إِلَّا -
10 sihrun bir sihir سِحْرٌ سحر
11 mufteran bir sahte مُفْتَرًى فري
12 ve ma ve değiliz وَمَا -
13 semia'na işitmiş سَمِعْنَا سمع
14 bihaza bununla بِهَٰذَا -
15 fi فِي -
16 abaina babalarımızd/atalarımızda ابَائِنَا ابو
17 l-evveline evvelki الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1

*Firavun ve melesi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

Kısa Açıklama:

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Sihir

Kavram 283

Kısa Açıklama:

283Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını  düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Beyanat

Kavram 620

Kısa Açıklama:

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

3287|28|37|وَقَالَ مُوسَىٰ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَن جَآءَ بِٱلْهُدَىٰ مِنْ عِندِهِۦ وَمَن تَكُونُ لَهُۥ عَٰقِبَةُ ٱلدَّارِ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

37. Ve kâle mûsâ rabbî a’lemu bi men câe bil hudâ min indihî ve men tekûnu lehu âkıbetud dâr(dârı), innehu lâ yuflihuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi Mûsâ: "Rabbim4 daha iyi bilendir kim geldi kılavuzla indenden/katından O'nun*; ve kime olur kendisine akıbeti892 diyarın**; doğrusu odur (ki) felaha326 ulaşmaz zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
4 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
5 bimen kim بِمَنْ -
6 ca'e geldi جَاءَ جيا
7 bil-huda kılavuzla بِالْهُدَىٰ هدي
8 min مِنْ -
9 indihi indenden/katından O'nun عِنْدِهِ عند
10 ve men ve kime وَمَنْ -
11 tekunu olur تَكُونُ كون
12 lehu ona لَهُ -
13 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
14 d-dari diyarın الدَّارِ دور
15 innehu doğrusu odur (ki) إِنَّهُ -
16 la لَا -
17 yuflihu felaha ulaşmaz يُفْلِحُ فلح
18 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

**Yerleşimin, yerin. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

Kısa Açıklama:

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Felah

Kavram 326

Kısa Açıklama:

326Kurtuluş, başarı.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

Kısa Açıklama:

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

3288|28|38|وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمَلَأُ مَا عَلِمْتُ لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرِى فَأَوْقِدْ لِى يَٰهَٰمَٰنُ عَلَى ٱلطِّينِ فَٱجْعَل لِّى صَرْحًا لَّعَلِّىٓ أَطَّلِعُ إِلَىٰٓ إِلَٰهِ مُوسَىٰ وَإِنِّى لَأَظُنُّهُۥ مِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ

Latin Literal

38. Ve kâle fir’avnu yâ eyyuhel meleu mâ alimtu lekum min ilâhin gayrî, fe evkıd lî yâ hâmânu alet tîni fec’al lî sarhan leallî attaliu ilâ ilâhi mûsâ ve innî le ezunnuhu minel kâzibîn(kâzibîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi firavun678: "Ey mele364! Bilmiş değilim sizlere benden başka hiçbir ilâh1094; öyle ki yak* bana ey hâmân1284 tin582 üzerine; öyle ki yap bana bir kule/anıt; belki ben yükselirim ilâhına1094 doğru Mûsâ’nın; ve doğrusu ben mutlak zannederim onu** yalancılardan."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 fir'avnu firavun فِرْعَوْنُ -
3 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
4 l-meleu mele الْمَلَأُ ملا
5 ma değilim مَا -
6 alimtu bilmiş عَلِمْتُ علم
7 lekum sizlere لَكُمْ -
8 min hiçbir مِنْ -
9 ilahin bir ilâh إِلَٰهٍ اله
10 gayri benden başka غَيْرِي غير
11 feevkid öyle ki yak فَأَوْقِدْ وقد
12 li bana لِي -
13 ya hamanu ey hâmân يَا هَامَانُ -
14 ala üzerine عَلَى -
15 t-tini tin الطِّينِ طين
16 fec'al öyle ki yap فَاجْعَلْ جعل
17 li bana لِي -
18 sarhen bir kule/anıt صَرْحًا صرح
19 lealli belki ben لَعَلِّي -
20 ettaliu yükselirim أَطَّلِعُ طلع
21 ila doğru إِلَىٰ -
22 ilahi ilâhına إِلَٰهِ اله
23 musa Mûsâ’nın مُوسَىٰ -
24 ve inni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
25 leezunnuhu mutlak zannederim onu لَأَظُنُّهُ ظنن
26 mine مِنَ -
27 l-kazibine yalancılardan الْكَاذِبِينَ كذب

Notlar

Not 1

*Tuğla yapımı. Islak özel bir toprak ısıtılarak sağlam tuğla yapılır. 

**Mûsâ.​

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mele

Kavram 364

Kısa Açıklama:

364Toplumun önde gelenleri, yetkinleri.

Tin

Kavram 582

Kısa Açıklama:

582Islak toprak. Suyla karışık toprak.

Firavun (Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) ) ve ailesine gönderilen musibetler (Kuraklık, ürünlerden eksiltme, tufan; ve çekirge; ve bit; ve kurbağalar ve kan)

Kavram 678

Kısa Açıklama:

678Kur'an'ın işaretlerine göre Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu söyleyebiliriz. Karnak tapınağının 3. pilonunda bulunan bir taş stelde Kur'an'ın işaret ettiği tayfun/taşma olağan üstü bir olay olarak tasvir edilmiştir. Nil suyunun tapınağı bastığı, firavunun suyu durdurmak için tapınağa gittiği ve tapınağın avlusunda suya girerek yürüdüğü ve suya çekilmesini emrettiği tasvir edilir. Firavun bu taşmadan ders alacağına aksine kibirlenmiş ve kendisini diğer firavunlardan farklı bir konuma getirmiştir. Kendisini tanrılaştırmıştır. Bunu yine stelden anlıyoruz. Stelde bu tür eserler için alışılmadık bir durum olan firavunun kendisini yarı ilahi bir formda, Nil tanrısı Hapi’den faydalar alırken tasvir etmektedir. 7:133 ayetinde Rabbimiz firavunun ve ailesinin kibirlediğini, büyüklendiğini işaret etmiştir. Normal bir insan musibetlere karşı Rabbine yakarır. Firavun ise kendisine tanrı rolü vermeyi tercih etmiştir. Ne büyük bir sapkınlık. Sobekhotep VIII'in başına gelen musibetler;1. En az 3 veya daha fazla sene kuraklık ve ürünlerden eksiltme (7:130).2. Tufan.3. Çekirge4. Bit5. Kurbağalar5. Kan7:130 ayetinde Yüce Allah'ın firavunu kuraklık seneleriyle ve ürünlerden eksiltmeyle sınadığını anlıyoruz. En az 3 ve daha fazla süren bir kuraklık sonrası tufanın geldiğini de anlarız. Tufan sonrası gelişen çekirge salgını önceki kuraklık yıllarıyla direkt olarak ilgilidir. Uzun kuraklık sonrası boş yağış çekirgelerin üreme döngüsünü tetiklemiş ve büyük bir çekirge salgını olmuştur. Ardından büyük bir bit/pire salgını baş göstermiştir. Bitler epidemik tifüs ‘Epidemic typhus’ denilen bir hastalığa neden olurlar. ‘Rickettsia prowazekii’ isimli çok küçük bir bakteri bitlerden insana geçer ve tedavi edilmediğinde (ki eski Mısır’da tedavisi mümkün olan bir hastalık değildi) ciltten-deriden kanamaya neden olurlar. İnsanın tüm vücudunu kaplayan beneklerden-deri yaralarından kanama olur. İnsanların vücudunun her yerinde kanamalı yaralar oluşur ve beyin fonksiyonları bozulur. ‘delirium’ denilen korkulu hallusinasyonlarının eşlik ettiği aklını kaçırma benzeri karmaşık bir durum gelişir ve sonunda ölüm gerçekleşir. Bit salgınından sonra ayrıca kurbağa istilasının da gerçekleştiğini görmekteyiz. Tufan düşük hava basıncı ve bol su getirmektedir. Uzun süreli düşük hava basıncı ve bol su dişi kurbağaların yumurtlamasına neden olur. Yine düşük hava basıncı ve aşırı sel erkek kurbağalarını da cinsel olarak uyarır. Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan

Sözde ilâhlar, Yüce Allah'ın astından edinilen sözde ilâhlar

Kavram 1094

Kısa Açıklama:

1094İlâh tanrı demektir. Tek ilâh vardır; O da Rabbimizdir. Şerefli Kur'ân'ın en önemli konusu şirk konusudur. Şirk Yüce Allah'a ortak koşmak, eş edinmek demektir. Bu şirk sözde ilâhlar edinilerek olur. Yüce Allah'ın haşa yerine geçirilen bu kimseler ve idoller kendileri yaratılmış olmasına rağmen kendilerine ilâhlık payesi verilir. İnsanlardan, meleklerden, cinlerden, idollerden, şekil verilmiş şeylerden olabilirler. Bu sözde ilâhların da Rabbimiz gibi dualara cevap vereceği, yaratacağı, şeffat edeceği gibi sanılır.  

Hâmân

Kavram 1284

Kısa Açıklama:

1289Firavunun (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) bazı ordularına komutanlık eden; yapım işlerinin de kendisine bağlanmış olduğu vezir benzeri kimse. 

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

3289|28|39|وَٱسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُۥ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُمْ إِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ

Latin Literal

39. Vestekbere huve ve cunûduhu fîl ardı bi gayril hakkı ve zannû ennehum ileynâ lâ yurceûn(yurceûne).

Türkçe Çeviri

Ve kibirlendi* o** ve orduları onun*** yerde olmaksızın hak/gerçek; ve zannettiler**** ki onlar**** bize doğru geri döndürülmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vestekbera ve kibirlendiler وَاسْتَكْبَرَ كبر
2 huve o هُوَ -
3 ve cunuduhu ve orduları onun وَجُنُودُهُ جند
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
6 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
7 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
8 ve zennu ve zannettiler وَظَنُّوا ظنن
9 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
10 ileyna bize doğru إِلَيْنَا -
11 la لَا -
12 yurceune döndürülmezler يُرْجَعُونَ رجع

Notlar

Not 1

*Büyüklendi.

**Firavun.

***Firavun'un.​

****Firavun ve orduları.​

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

3290|28|40|فَأَخَذْنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

40. Fe ehaznâhu ve cunûdehu fe nebeznâhum fîl yemm(yemmi), fanzur keyfe kâne âkıbetuz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki tuttuk onu* ve ordularını onun** ve savurduk onları*** yemmde1107; öyle ki bak nasıl oldu akıbeti892 zalimlerin257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feehaznahu öyle ki tuttuk onu فَأَخَذْنَاهُ اخذ
2 ve cunudehu ve ordularını onun وَجُنُودَهُ جند
3 fe nebeznahum öyle ki savurduk onları فَنَبَذْنَاهُمْ نبذ
4 fi فِي -
5 l-yemmi yemmde الْيَمِّ يمم
6 fenzur öyle ki bak فَانْظُرْ نظر
7 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
8 kane oldu كَانَ كون
9 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
10 z-zalimine zalimlerin الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Firavunu.

**Firavunun.

***Firavun ve ordularını.​

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

Kısa Açıklama:

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

Kısa Açıklama:

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

Yemm

Kavram 1107

Kısa Açıklama:

1107Kelimenin kökü  yönelmek demektir. Yönelerek akan bol/engin su. Tuzlu veya tatlı su fark etmez. Mûsâ'nın bebek tabutunu firavunun bahçesine doğru yönlendirerek akan bol su Nil için de Rabbimiz kullanmıştır.  

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

3291|28|41|وَجَعَلْنَٰهُمْ أَئِمَّةً يَدْعُونَ إِلَى ٱلنَّارِ وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا يُنصَرُونَ

Latin Literal

41. Ve cealnâhum eimmeten yed’ûne ilen nâr(nârı), ve yevmel kıyâmeti lâ yunsarûn(yunsarûne).

Türkçe Çeviri

Ve yaptık onları* imamlar884 (ki) çağırırlar** ateşe doğru; ve kıyamet günü148 yardım edilmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealnahum ve yaptık oları وَجَعَلْنَاهُمْ جعل
2 eimmeten imamlar أَئِمَّةً امم
3 yed'une çağırırlar يَدْعُونَ دعو
4 ila doğru إِلَى -
5 n-nari ateşe النَّارِ نور
6 ve yevme ve günü وَيَوْمَ يوم
7 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
8 la لَا -
9 yunsarune yardı edilmezler يُنْصَرُونَ نصر

Notlar

Not 1

*Firavun ve ordularını.

**Davet ederler. Hem bu dünyada hem de kıyamet günü ateşe girmeye öncülük ederler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kıyamet günü

Kavram 148

Kısa Açıklama:

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

imam, imam olan Kur'an, imam olan Tevrât, imam olan kitap.

Kavram 884

Kısa Açıklama:

884Liderlik eden, bir yolda önderlik eden, yönelilen. Yüce Rabbimiz 11:17 ayetinde Mûsâ'nın kitabının yani Tevrât'ın bir imam ve bir rahmet olduğunu bizlere bildirmiştir. Mutlak ki Kur'an da bir imamdır. İnsanlar imam olarak sadece kutsal kitapları takip etmelidir. İnsanlardan bazılarını imam kabul edip onun peşinden gidenler hüsrandadır. Gerçek müminlerin liderleri, önderleri imamları sadece Kur'an'dır.  

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

3292|28|42|وَأَتْبَعْنَٰهُمْ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ هُم مِّنَ ٱلْمَقْبُوحِينَ

Latin Literal

42. Ve etba’nâhum fî hâzihid dunyâ la’neh(la’neten) ve yevmel kıyâmeti hum minel makbûhîn(makbûhîne).

Türkçe Çeviri

Ve tabi ettik onlara* bu dünyada** bir lanet280; ve kıyamet günü148 onlar makbûhtandır1290.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve etbea'nahum ve tabi ettik onlara وَأَتْبَعْنَاهُمْ تبع
2 fi فِي -
3 hazihi bu هَٰذِهِ -
4 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
5 lea'neten bir laneti لَعْنَةً لعن
6 ve yevme ve günü وَيَوْمَ يوم
7 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
8 hum onlar هُمْ -
9 mine مِنَ -
10 l-mekbuhine makbûhtandır الْمَقْبُوحِينَ قبح

Notlar

Not 1

*Firavun ve ordularına.

**Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kıyamet günü

Kavram 148

Kısa Açıklama:

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

Lanet etmek.

Kavram 280

Kısa Açıklama:

280Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.  

Makbûh.

Kavram 1290

Kısa Açıklama:

1290Çirkinleştirilenler, iğrençleştirilenler, tiksindirici yapılanlar.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

3293|28|43|وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ مِنۢ بَعْدِ مَآ أَهْلَكْنَا ٱلْقُرُونَ ٱلْأُولَىٰ بَصَآئِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Latin Literal

43. Ve lekad âteynâ mûsel kitâbe min ba’di mâ ehleknel kurûnel ûlâ besâire lin nâsi ve huden ve rahmeten leallehum yetezekkerûn(yetezekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun verdik Mûsâ’ya kitabı* helak ettiğimiz ilk karınlar** sonrasında; basiretler690 insanlara; ve bir kılavuz192 ve bir rahmet271 (ki) belki onlar*** zikrederler78.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
3 musa Mûsâ’ya مُوسَى -
4 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
5 min مِنْ -
6 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
7 ma مَا -
8 ehlekna helak ettiğimiz أَهْلَكْنَا هلك
9 l-kurune karınlar الْقُرُونَ قرن
10 l-ula ilk الْأُولَىٰ اول
11 besaira basiretler بَصَائِرَ بصر
12 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
13 ve huden ve bir kılavuz وَهُدًى هدي
14 ve rahmeten ve bir rahmet وَرَحْمَةً رحم
15 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
16 yetezekkerune zikrederler يَتَذَكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1

*Tevrât'ı.

**Nesiller. Nûh, Âd ve Semûd kavmi sonrası.

***İnsanlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr

Kavram 78

Kısa Açıklama:

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

Kısa Açıklama:

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet

Kavram 271

Kısa Açıklama:

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Basiretler.

Kavram 690

Kısa Açıklama:

690Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş; sağgörü, vizyon:

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

3294|28|44|وَمَا كُنتَ بِجَانِبِ ٱلْغَرْبِىِّ إِذْ قَضَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَى ٱلْأَمْرَ وَمَا كُنتَ مِنَ ٱلشَّٰهِدِينَ

Latin Literal

44. Ve mâ kunte bi cânibil garbiyyi iz kadaynâ ilâ mûsel emre ve mâ kunte mineş şâhidîn(şâhidîne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildin batı kanadında* (o) zaman (ki) tamamladık** Mûsâ’ya emri351; ve olmuş değildin şahitlerden/tanıklardan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildin وَمَا -
2 kunte olmuş كُنْتَ كون
3 bicanibi kanadında بِجَانِبِ جنب
4 l-garbiyyi batı الْغَرْبِيِّ غرب
5 iz (o) zaman إِذْ -
6 kadeyna tamamladık قَضَيْنَا قضي
7 ila إِلَىٰ -
8 musa Mûsâ’ya مُوسَى -
9 l-emra emri الْأَمْرَ امر
10 ve ma ve değildin وَمَا -
11 kunte olmuş كُنْتَ كون
12 mine - مِنَ -
13 ş-şahidine şahitlerden/tanıklardan الشَّاهِدِينَ شهد

Notlar

Not 1

*Yan tarafında.

**Tevrât'ın indirilmesi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Emir

Kavram 351

Kısa Açıklama:

351İş ve oluş. Levh-i Mahfuzdaki (Holografik evren prensibi kapsamında evrenimizi bir üst boyuttan saran 2D zar) rakamlanmış bilginin sicimlere (bak. sicim teorisi) ruh aracılığıyla iletilmesi. Sicimle aldıkları bilgilerle titreşirler ve atom altı parçacıklar oluşur. Evrenimiz ışık hızında çalışan bir 3D yazıcı gibi bilgiden yaratılır, canlanır.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

3295|28|45|وَلَٰكِنَّآ أَنشَأْنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيْهِمُ ٱلْعُمُرُ وَمَا كُنتَ ثَاوِيًا فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ تَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا وَلَٰكِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

Latin Literal

45. Ve lâkinnâ enşe’nâ kurûnen fe tetâvele aleyhimul umur(umuru), ve mâ kunte sâviyen fî ehli medyene tetlû aleyhim âyâtinâ, ve lâkinnâ kunnâ mursilîn(mursilîne).

Türkçe Çeviri

Velakin/fakat biz inşa ettik karınlar*; öyle ki uzattık üzerlerine** ömrü; ve olmuş değildin bir yerleşen*** medyen ehlinde568 tilâvet874 eden üzerlerine ayetlerimizi454; velakin/fakat biz olmuştuk mürsil1291.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velakinna velakin/fakat biz وَلَٰكِنَّا -
2 enşe'na inşa ettik أَنْشَأْنَا نشا
3 kurunen karınlar قُرُونًا قرن
4 fe tetavele öyle ki uzattık فَتَطَاوَلَ طول
5 aleyhimu üzerlerine عَلَيْهِمُ -
6 l-umuru ömrü الْعُمُرُ عمر
7 ve ma ve değildin وَمَا -
8 kunte olmuş كُنْتَ كون
9 saviyen bir yerleşen ثَاوِيًا ثوي
10 fi فِي -
11 ehli ehlinde أَهْلِ اهل
12 medyene medyen مَدْيَنَ -
13 tetlu tilavet eden تَتْلُو تلو
14 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
15 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
16 velakinna velakin/fakat biz وَلَٰكِنَّا -
17 kunna olduk كُنَّا كون
18 mursiline mürsil مُرْسِلِينَ رسل

Notlar

Not 1

*Nesiller.

**Nesillerin.

***Kalan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 454

Kısa Açıklama:

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Ahali, ehli.

Kavram 568

Kısa Açıklama:

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Tilâvet

Kavram 874

Kısa Açıklama:

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Mürsil

Kavram 1291

Kısa Açıklama:

1291Resûller/elçiler gönderenler.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

3296|28|46|وَمَا كُنتَ بِجَانِبِ ٱلطُّورِ إِذْ نَادَيْنَا وَلَٰكِن رَّحْمَةً مِّن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٍ مِّن قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Latin Literal

46. Ve mâ kunte bi cânibit tûri iz nâdeynâ, ve lâkin rahmeten min rabbike li tunzire kavmen mâ etâhum min nezîrin min kablike leallehum yetezekkerûn(yetezekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildin kanadında* tûrun1086 nida ettiğimiz** zaman; velakin/fakat bir rahmettir271 (senin) Rabbinden4 uyarman için bir kavmi/toplumu (ki) gelmiş değildi onlara hiçbir bir nezîr1239 senden önce; belki onlar zikrederler78.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildin وَمَا -
2 kunte olmuş كُنْتَ كون
3 bicanibi kanadında بِجَانِبِ جنب
4 t-turi tûrun الطُّورِ طور
5 iz إِذْ -
6 nadeyna nida ettiğimiz zaman نَادَيْنَا ندو
7 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
8 rahmeten bir rahmettir رَحْمَةً رحم
9 min مِنْ -
10 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
11 litunzira uyarman için لِتُنْذِرَ نذر
12 kavmen bir kavmi/toplumu قَوْمًا قوم
13 ma değildir مَا -
14 etahum gelmiş onlara أَتَاهُمْ اتي
15 min hiçbir مِنْ -
16 nezirin bir nezir نَذِيرٍ نذر
17 min مِنْ -
18 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
19 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
20 yetezekkerune zikrederler يَتَذَكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1

*Yan tarafında.

**Seslendiğimiz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr

Kavram 78

Kısa Açıklama:

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Rahmet

Kavram 271

Kısa Açıklama:

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Tûr

Kavram 1086

Kısa Açıklama:

1086Bir nebi ve resûl olan Mûsâ'nın vahiy aldığı dağın adı. Mûsâ bu dağın sağ yanında bir yerde vahiy  almıştır.

Nezîr

Kavram 1239

Kısa Açıklama:

1239Uyaran, uyarıcı, önceden bildirme, bağlayıcı uyarı, adak adamak (kişinin kendine yükümlülük koyarak önceden bildirmesi).

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

3297|28|47|وَلَوْلَآ أَن تُصِيبَهُم مُّصِيبَةٌۢ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ فَيَقُولُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

47. Ve lev lâ en tusîbehum musîbetun bimâ kaddemet eydîhim fe yekûlû rabbenâ lev lâ erselte ileynâ resûlen fe nettebia âyâtike ve nekûne minel mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve şayet ki isabet ederse onlara bir musibet311 kıdemlendiğine (karşı) kendi ellerinin; öyle ki derler: "Rabbimiz4! Şayet gönderseydin bizlere bir resûl418; öyle ki tabi oluruz(senin) ayetlerine454; ve oluruz müminlerden27."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velevla ve şayet وَلَوْلَا -
2 en ki أَنْ -
3 tusibehum isabet ederse onlara تُصِيبَهُمْ صوب
4 musibetun bir musibet مُصِيبَةٌ صوب
5 bima بِمَا -
6 kaddemet kıdemlendiği قَدَّمَتْ قدم
7 eydihim kendi elleriyle أَيْدِيهِمْ يدي
8 fe yekulu öyle ki derler فَيَقُولُوا قول
9 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
10 levla şayet لَوْلَا -
11 erselte gönderseydin أَرْسَلْتَ رسل
12 ileyna bizlere إِلَيْنَا -
13 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
14 fenettebia öyle ki tabi oluruz فَنَتَّبِعَ تبع
15 ayatike ayetlerine ايَاتِكَ ايي
16 ve nekune ve oluruz وَنَكُونَ كون
17 mine مِنَ -
18 l-mu'minine müminlerden الْمُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Mümin

Kavram 27

Kısa Açıklama:

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Musibet

Kavram 311

Kısa Açıklama:

311Sıkıntı veren. Yüce Rabbimiz kullarına musibetler göndererek nasıl davranacaklarına bakar. Sabredenler, salâtı ikame edenler ve hakkı/gerçeği tavsiyeleşenler müşdelenir. Bak 2:155.

Resûl

Kavram 418

Kısa Açıklama:

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ayetler

Kavram 454

Kısa Açıklama:

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

3298|28|48|فَلَمَّا جَآءَهُمُ ٱلْحَقُّ مِنْ عِندِنَا قَالُوا۟ لَوْلَآ أُوتِىَ مِثْلَ مَآ أُوتِىَ مُوسَىٰٓ أَوَلَمْ يَكْفُرُوا۟ بِمَآ أُوتِىَ مُوسَىٰ مِن قَبْلُ قَالُوا۟ سِحْرَانِ تَظَٰهَرَا وَقَالُوٓا۟ إِنَّا بِكُلٍّ كَٰفِرُونَ

Latin Literal

48. Fe lemmâ câehumul hakku min indinâ kâlû lev lâ ûtiye misle mâ ûtıye mûsâ, e ve lem yekfurû bimâ ûtiye mûsâ min kabl(kablu), kâlû sihrâni tezâher(tezâhera), ve kâlû innâ bi kullin kâfirûn(kâfirûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki geldi onlara* hak/gerçek indimizden/katımızdan dediler**: "Değil miydi verilmeli (ona) misli870 verildiğinin Mûsâ’ya?"; ve hiç kâfirlik25 etmezler mi verilmişe*** Mûsâ'ya önceden? Dediler**: "İki sihirdir**** (ki) destekleşirler"; ve dediler**: "Doğrusu biz her birine kâfirleriz25."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 ca'ehumu geldi onlara جَاءَهُمُ جيا
3 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
4 min مِنْ -
5 indina indimizden/katımızdan عِنْدِنَا عند
6 kalu dediler قَالُوا قول
7 levla değil miydi? لَوْلَا -
8 utiye verilmeli (ona) أُوتِيَ اتي
9 misle misli مِثْلَ مثل
10 ma مَا -
11 utiye verildiğinin أُوتِيَ اتي
12 musa Mûsâ’ya مُوسَىٰ -
13 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
14 yekfuru kâfirlik etmezler mi يَكْفُرُوا كفر
15 bima بِمَا -
16 utiye verilmişe أُوتِيَ اتي
17 musa Mûsâ'ya مُوسَىٰ -
18 min مِنْ -
19 kablu önceden قَبْلُ قبل
20 kalu dediler قَالُوا قول
21 sihrani iki sihir سِحْرَانِ سحر
22 tezahera destekleşirler تَظَاهَرَا ظهر
23 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
24 inna doğrusu biz إِنَّا -
25 bikullin her birine بِكُلٍّ كلل
26 kafirune kâfirleriz كَافِرُونَ كفر

Notlar

Not 1

*Kendilerine daha önceden bir resûl gönderilmemiş olan kavim/toplum kendilerine gelen resûlü ve onun getirdiğini beğenmemektedir. Demek ki kavimlerin bir özelliğidir bu; kendilerine gelen resûlleri inkar etmeyi tercih ederler.

**Kendilerine daha önceden bir resûl gönderilmemiş olan kavim/toplum.

***Tevrât'a.  

****Tevrât ve İncîl.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

Kısa Açıklama:

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

Kısa Açıklama:

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

3299|28|49|قُلْ فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبٍ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ هُوَ أَهْدَىٰ مِنْهُمَآ أَتَّبِعْهُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

49. Kul fe’tû bi kitâbin min indillâhi huve ehdâ min humâ ettebi’ hu in kuntum sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Öyle ki gelin bir kitapla* indinden/katından Allah’ın; o** (ki) daha kılavuzlu (olsun) ikisinden***; tabi olurum ona****; eğer olduysanız sâdıklar182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 fe'tu öyle ki gelin فَأْتُوا اتي
3 bikitabin bir kitapla بِكِتَابٍ كتب
4 min مِنْ -
5 indi indinden/katından عِنْدِ عند
6 llahi Allah’ın اللَّهِ -
7 huve o هُوَ -
8 ehda daha kılavuzlu أَهْدَىٰ هدي
9 minhuma ikisinden مِنْهُمَا -
10 ettebia'hu tabi olurum ona أَتَّبِعْهُ تبع
11 in eğer إِنْ -
12 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
13 sadikine sâdıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Kutsal kitapla.

**Kitap.

***Tevrât ve İncîl'den.

****Kitaba.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

Kısa Açıklama:

182Doğrular, dürüstler.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

3300|28|50|فَإِن لَّمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَكَ فَٱعْلَمْ أَنَّمَا يَتَّبِعُونَ أَهْوَآءَهُمْ وَمَنْ أَضَلُّ مِمَّنِ ٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ بِغَيْرِ هُدًى مِّنَ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

50. Fe in lem yestecîbû leke fa’lem ennemâ yettebiûne ehvâehum, ve men edallu mimmenittebea hevâhu bi gayri huden minallâh(minallâhi), innallâhe lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer hiç cevap vermezlerse sana; öyle ki bil ki ancak tabi olurlar hevâlarına278; ve kim daha dalaletedir128 kimseden (ki) tabi oldu kendi hevâsına278 olmaksızın bir kılavuz192 Allah’tan; doğrusu Allah kılavuzlamaz192 zalimler257 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 lem hiç لَمْ -
3 yestecibu cevap vermezlerse يَسْتَجِيبُوا جوب
4 leke sana لَكَ -
5 fea'lem öyle ki bil ki فَاعْلَمْ علم
6 ennema ancak أَنَّمَا -
7 yettebiune tabi olurlar يَتَّبِعُونَ تبع
8 ehva'ehum hevalarına أَهْوَاءَهُمْ هوي
9 ve men ve kim وَمَنْ -
10 edellu daha dalaletedir أَضَلُّ ضلل
11 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
12 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
13 hevahu kendi hevasına هَوَاهُ هوي
14 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
15 huden bir kılavuz هُدًى هدي
16 mine مِنَ -
17 llahi Allah’tan اللَّهِ -
18 inne doğrusu إِنَّ -
19 llahe Allah اللَّهَ -
20 la لَا -
21 yehdi kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
22 l-kavme kavmini/toplumunu الْقَوْمَ قوم
23 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

Kısa Açıklama:

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

Kısa Açıklama:

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

Kısa Açıklama:

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Hevâ

Kavram 278

Kısa Açıklama:

278İstek, heves, meyil, sevme, düşme, ihtiras, rağbet.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

3301|28|51|وَلَقَدْ وَصَّلْنَا لَهُمُ ٱلْقَوْلَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Latin Literal

51. Ve lekad vassalnâ lehumul kavle leallehum yetezekkerûn(yetezekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun ulaştırdık* onlara** kavli/sözü***; belki onlar**** zikrederler78.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 vessalna ulaştırdık وَصَّلْنَا وصل
3 lehumu onlara لَهُمُ -
4 l-kavle kavli الْقَوْلَ قول
5 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
6 yetezekkerune zikrederler يَتَذَكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1

*Ulaşıp bağlama. 

**Daha önce uyarılmamış olan kavme/topluma. 

***Şerefli Kur'ânı.

****Daha önce uyarılmamış olan kavim/toplum artık kendilerine Kur'ân gelince.


📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr

Kavram 78

Kısa Açıklama:

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

3302|28|52|ٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِهِۦ هُم بِهِۦ يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

52. Ellezîne âteynâhumul kitâbe min kablihî hum bihî yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) verdik onlara kitap* onun** öncesinde; onlar ona** iman47 ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
2 ateynahumu verdik onlara اتَيْنَاهُمُ اتي
3 l-kitabe kitap الْكِتَابَ كتب
4 min مِنْ -
5 kablihi onun öncesinde قَبْلِهِ قبل
6 hum onlar هُمْ -
7 bihi ona بِهِ -
8 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Kutsal kitaplar.

**Şerefli Kur'ân'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

Kısa Açıklama:

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 53

Arapça Metin (Harekeli)

3303|28|53|وَإِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِهِۦٓ إِنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّنَآ إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلِهِۦ مُسْلِمِينَ

Latin Literal

53. Ve izâ yutlâ aleyhim kâlû âmennâ bihî innehul hakku min rabbinâ innâ kunnâ min kablihî muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

Ve tilâvet874 edildiği* zaman üzerlerine dediler**: "İman47 ettik ona***; doğrusu o* haktır/gerçektir Rabbimizden4; doğrusu biz olduk onun**** öncesinde müslim45."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 yutla tilâvet edildiği يُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 kalu derler قَالُوا قول
5 amenna iman ettik امَنَّا امن
6 bihi ona بِهِ -
7 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
8 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
9 min مِنْ -
10 rabbina Rabbimizden رَبِّنَا ربب
11 inna doğrusu biz إِنَّا -
12 kunna olduk كُنَّا كون
13 min مِنْ -
14 kablihi onun öncesinde قَبْلِهِ قبل
15 muslimine müslim مُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*Şerefli Kurân.

**Kendilerine Kur'ân öncesi kutsal kitap verilmiş kimselerden imanlı kimseler.

***Şerefli Kurân'a.​

****Şerefli Kurân'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Müslim

Kavram 45

Kısa Açıklama:

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

iman

Kavram 47

Kısa Açıklama:

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Tilâvet

Kavram 874

Kısa Açıklama:

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

3304|28|54|أُو۟لَٰٓئِكَ يُؤْتَوْنَ أَجْرَهُم مَّرَّتَيْنِ بِمَا صَبَرُوا۟ وَيَدْرَءُونَ بِٱلْحَسَنَةِ ٱلسَّيِّئَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

Latin Literal

54. Ulâike yu’tevne ecrehum merreteyni bimâ saberû ve yedraûne bil hasenetis seyyiete ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar (ki) verilir ecirleri820 iki kere sabrettiklerine51 (karşı); ve savarlar güzellikle kötülüğü; ve rızıklandırdığımızdan infak6 ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 yu'tevne verilir يُؤْتَوْنَ اتي
3 ecrahum ecirleri أَجْرَهُمْ اجر
4 merrateyni iki kez مَرَّتَيْنِ مرر
5 bima بِمَا -
6 saberu sabretmelerine (karşı) صَبَرُوا صبر
7 ve yedra'une ve savarlar وَيَدْرَءُونَ درا
8 bil-haseneti güzellikle بِالْحَسَنَةِ حسن
9 s-seyyiete kötülüğü السَّيِّئَةَ سوا
10 ve mimma ve وَمِمَّا -
11 razeknahum rızıklandırdığımızdan رَزَقْنَاهُمْ رزق
12 yunfikune infak ederler يُنْفِقُونَ نفق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

infak

Kavram 6

Kısa Açıklama:

6Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.  

Sabır/sabr.

Kavram 51

Kısa Açıklama:

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Ecir

Kavram 820

Kısa Açıklama:

820Ödül, mükafat.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

3305|28|55|وَإِذَا سَمِعُوا۟ ٱللَّغْوَ أَعْرَضُوا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ لَنَآ أَعْمَٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَٰلُكُمْ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ لَا نَبْتَغِى ٱلْجَٰهِلِينَ

Latin Literal

55. Ve izâ semiûllagve a’radû anhu, ve kâlû lenâ a’mâlunâ ve lekum a’mâlukum selâmun aleykum lâ nebtegîl câhilîn(câhilîne).

Türkçe Çeviri

Ve işittikleri zaman laga1166; yüz çevirdiler ondan*; ve dediler: "Bizedir amellerimiz1072 ve sizleredir amelleriniz1072; bir selâmdır748 üzerinize; bakınmayız** cahillere489."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 semiu işittikleri سَمِعُوا سمع
3 l-legve laga اللَّغْوَ لغو
4 ea'radu yüz çevirdiler أَعْرَضُوا عرض
5 anhu ondan عَنْهُ -
6 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
7 lena bizedir لَنَا -
8 ea'maluna amellerimiz أَعْمَالُنَا عمل
9 velekum ve sizleredir وَلَكُمْ -
10 ea'malukum amelleriniz أَعْمَالُكُمْ عمل
11 selamun bir selamdır سَلَامٌ سلم
12 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
13 la لَا -
14 nebtegi bakınmayız نَبْتَغِي بغي
15 l-cahiline cahillere الْجَاهِلِينَ جهل

Notlar

Not 1

*Lagadan.

**Aranmayız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Cahil

Kavram 489

Kısa Açıklama:

489Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

Selâm

Kavram 748

Kısa Açıklama:

748Esenlik ve güven durumu.  Selâmet. Korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu.

Amel

Kavram 1072

Kısa Açıklama:

1072Yapma, etme, uygulama.

 Laga.

Kavram 1166

Kısa Açıklama:

1166Boş, anlamsız, faydasız, etkisiz. Genellikle konuşmayı kapsar. Luga ise dil, lehçe, jargon demektir. Müminlerin uzak durması gereken bir şeydir. Din literatüründe laga hadislerdir, talmudtur. Hadisler ve talmud tamamı zan olan, Yüce Allah katından bir sultâna sahip olmayan yalan dolan boş laga lugadır. İnsan söylentileridirler.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

3306|28|56|إِنَّكَ لَا تَهْدِى مَنْ أَحْبَبْتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

Latin Literal

56. İnneke lâ tehdî men ahbebte ve lâkinnallâhe yehdî men yeşâ’(yeşâu), ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu sen* kılavuzlayamazsın192 sevdiğin kimseyi; velakin/fakat Allah kılavuzlar dilediği kimseyi; ve O** daha iyi bilendir kılavuzlananları192.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
2 la لَا -
3 tehdi kılavuzlayamazsın تَهْدِي هدي
4 men kimseyi مَنْ -
5 ehbebte sevdiğin أَحْبَبْتَ حبب
6 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
7 llahe Allah اللَّهَ -
8 yehdi kılavuzlar يَهْدِي هدي
9 men kimseyi مَنْ -
10 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
11 ve huve ve O وَهُوَ -
12 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
13 bil-muhtedine kılavuzlananları بِالْمُهْتَدِينَ هدي

Notlar

Not 1

*Nebi Muhammed.​

**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

Kısa Açıklama:

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

3307|28|57|وَقَالُوٓا۟ إِن نَّتَّبِعِ ٱلْهُدَىٰ مَعَكَ نُتَخَطَّفْ مِنْ أَرْضِنَآ أَوَلَمْ نُمَكِّن لَّهُمْ حَرَمًا ءَامِنًا يُجْبَىٰٓ إِلَيْهِ ثَمَرَٰتُ كُلِّ شَىْءٍ رِّزْقًا مِّن لَّدُنَّا وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Latin Literal

57. Ve kâlû in nettebiıl hudâ meake nutehattaf min ardınâ, e ve lem numekkin lehum haremen âminen yucbâ ileyhi semerâtu kulli şey’in rızkan min ledunnâ ve lâkinne ekserehum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve dediler*: "Eğer tabi olursak kılavuza192 seninle beraber; kaptırılırız** yerimizden"; ve hiç mekan vermedik mi onlara (ki) emin*** bir haramdır1280 (ki) toplatılır ona**** meyvesi her şeyin bir rızık (olarak) yanımızdan? Velakin/fakat ekserisi onların bilmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 in eğer إِنْ -
3 nettebii tabi olursak نَتَّبِعِ تبع
4 l-huda kılavuza الْهُدَىٰ هدي
5 meake seninle beraber مَعَكَ -
6 nutehattaf kaptırılırız نُتَخَطَّفْ خطف
7 min مِنْ -
8 erdina yerimizden أَرْضِنَا ارض
9 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
10 numekkin mekan vermedik mi نُمَكِّنْ مكن
11 lehum onlara لَهُمْ -
12 haramen bir haramdır حَرَمًا حرم
13 aminen bir emin امِنًا امن
14 yucba toplanır يُجْبَىٰ جبي
15 ileyhi ona إِلَيْهِ -
16 semeratu ürünlerinin ثَمَرَاتُ ثمر
17 kulli her كُلِّ كلل
18 şey'in şeyin شَيْءٍ شيا
19 rizkan bir rızık (olarak) رِزْقًا رزق
20 min مِنْ -
21 ledunna yanımızdan لَدُنَّا لدن
22 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
23 ekserahum ekserisi onların أَكْثَرَهُمْ كثر
24 la لَا -
25 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Nebi Muhammed'in kavmi/toplumu.

**Yerlerimizi kaptırırız; yerlerimizi kaparlar.

***Güvenilir.

****Yere. Mekke'ye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

Kısa Açıklama:

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Haram belde.

Kavram 1280

Kısa Açıklama:

1285Rabbimiz 27:91 ayetinde bir beldeyi haram belde yaptığını bildirmiştir. Haram ev/beyt gibi içinde ve çevresinde savaşmanın haram kılındığı bu belde; yerleşim yeri Mekke'dir. Rabbimizin o dönem için bir hediyesidir resûlüne.   

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 58

Arapça Metin (Harekeli)

3308|28|58|وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍۭ بَطِرَتْ مَعِيشَتَهَا فَتِلْكَ مَسَٰكِنُهُمْ لَمْ تُسْكَن مِّنۢ بَعْدِهِمْ إِلَّا قَلِيلًا وَكُنَّا نَحْنُ ٱلْوَٰرِثِينَ

Latin Literal

58. Ve kem ehleknâ min karyetin batırat maîşetehâ, fe tilke mesâkinuhum lem tusken min ba’dihim illâ kalîlâ(kalîlen), ve kunnâ nahnul vârisîn(vârisîne).

Türkçe Çeviri

Ve nicesini helak ettik bir kentten (ki) pervasızlaştı* yaşantısı onun**; öyle ki işte şu; meskenleridir onların (ki) asla mesken olmadı*** onlardan sonra; dışındadır**** biraz; ve olduk biz varisler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kem ve nicesini وَكَمْ -
2 ehlekna helak ettik أَهْلَكْنَا هلك
3 min مِنْ -
4 karyetin bir kentten قَرْيَةٍ قري
5 betirat pervasız olsu بَطِرَتْ بطر
6 meiyşeteha yaşantısı onun مَعِيشَتَهَا عيش
7 fe tilke öyle ki işte şu فَتِلْكَ -
8 mesakinuhum meskenleridir onların مَسَاكِنُهُمْ سكن
9 lem asla لَمْ -
10 tusken mesken olmadı تُسْكَنْ سكن
11 min مِنْ -
12 bea'dihim onlardan sonra بَعْدِهِمْ بعد
13 illa dışındadır إِلَّا -
14 kalilen biraz قَلِيلًا قلل
15 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
16 nehnu biz نَحْنُ -
17 l-varisine varisler الْوَارِثِينَ ورث

Notlar

Not 1

*Umursamaz, kayıtsız, aldırışsız, gözü kara.

**Kentin.

***Kent.

****Az da olsa helak edilmiş kentlerin bazılarında sonradan yaşam devam etmiştir.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

3309|28|59|وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ حَتَّىٰ يَبْعَثَ فِىٓ أُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا وَمَا كُنَّا مُهْلِكِى ٱلْقُرَىٰٓ إِلَّا وَأَهْلُهَا ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

59. Ve mâ kâne rabbuke muhlikel kurâ hattâ yeb’ase fî ummihâ resûlen yetlû aleyhim âyâtinâ, ve mâ kunnâ muhlikîl kurâ illâ ve ehluhâ zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir (senin) Rabbin4 helak edici kentleri ta ki gönderir anasında1292* onun** bir resûl418 (ki) tilâvet874 eder onlara*** ayetlerimizi454; ve olmuş değiliz helak edici kentleri dışında ve ehli onun**** zalimlerdir257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 muhlike helak edici مُهْلِكَ هلك
5 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
6 hatta ta ki حَتَّىٰ -
7 yeb'ase gönderir يَبْعَثَ بعث
8 fi فِي -
9 ummiha anasında onun أُمِّهَا امم
10 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
11 yetlu tilâvet eder يَتْلُو تلو
12 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
13 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
14 ve ma ve değiliz وَمَا -
15 kunna olmuş كُنَّا كون
16 muhliki helak edici مُهْلِكِي هلك
17 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
18 illa dışında إِلَّا -
19 veehluha ve ehli onun وَأَهْلُهَا اهل
20 zalimune zalimlerdir ظَالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Başkentinde; başkenti içinde; anasında, ana kentinde. 

**Kentin.

***Kent ve/veya kentlerdeki insanlara.

****Kentin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

Kısa Açıklama:

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

Kısa Açıklama:

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ayetler

Kavram 454

Kısa Açıklama:

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Tilâvet

Kavram 874

Kısa Açıklama:

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Resûllerin başkentlere/ana kentlere gönderilmesi. 

Kavram 1292

Kısa Açıklama:

1297Rabbimiz 28:59 ayetinde bir kenti ancak onun ana kentine yani başkentine bir resûl göndermeden helak etmeyeceğini bildirmiştir. Elbette uyarıyı dikkate almayıp zulmetmeye devam ettikleri için.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

3310|28|60|وَمَآ أُوتِيتُم مِّن شَىْءٍ فَمَتَٰعُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَزِينَتُهَا وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

60. Ve mâ ûtîtum min şey’in fe metâul hayâtid dunyâ ve zînetuhâ ve mâ indallâhi hayrun ve ebkâ, e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve verildiğiniz bir şeyden öyle ki metasıdır54 dünya hayatının; ve ziynetidir856 onun*; ve indindeki/katındaki Allah'ın bir hayırdır ve daha bakidir567 akletmez562 misiniz?

Notlar

Not 1

*Dünya hayatının.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Meta

Kavram 54

Kısa Açıklama:

54Sermaye. Yararlanma.

Akletmek.

Kavram 562

Kısa Açıklama:

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Baki

Kavram 567

Kısa Açıklama:

567Bir şeyden artan, geriye kalan, kalıcı olan.

Ziynet

Kavram 856

Kısa Açıklama:

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

3311|28|61|أَفَمَن وَعَدْنَٰهُ وَعْدًا حَسَنًا فَهُوَ لَٰقِيهِ كَمَن مَّتَّعْنَٰهُ مَتَٰعَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ثُمَّ هُوَ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ

Latin Literal

61. E fe men vaadnâhu va’den hasenen fe huve lâkîhi ke men metta’nâhu metâal hayâtid dunyâ summe huve yevmel kıyâmeti minel muhdarîn(muhdarîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimse (ki) vaat ettik ona güzel bir vaat ve o* karşılaşır ona** kimse gibi midir (ki) metalandırdık54 onu dünya hayatının metasıyla54 (-yla); sonra o* kıyamet günü148 hazır edilenlerdendir***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemen öyle ki kimse mi أَفَمَنْ -
2 veadnahu vaat ettik ona وَعَدْنَاهُ وعد
3 vea'den bir vaat وَعْدًا وعد
4 hasenen bir güzel حَسَنًا حسن
5 fe huve ve o (kimse) فَهُوَ -
6 lakihi karşılaşır ona لَاقِيهِ لقي
7 kemen kimse gibi كَمَنْ -
8 mettea'nahu metalandırdık onu مَتَّعْنَاهُ متع
9 metaa meta (-yla) مَتَاعَ متع
10 l-hayati hayatının الْحَيَاةِ حيي
11 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
12 summe sonra ثُمَّ -
13 huve o هُوَ -
14 yevme günü يَوْمَ يوم
15 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
16 mine مِنَ -
17 l-muhderine hazır edilenlerden الْمُحْضَرِينَ حضر

Notlar

Not 1

*O kimse.

**Vaate.

***Dünyanın metasını geride bırakmış şekilde huzurda dikilir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Meta

Kavram 54

Kısa Açıklama:

54Sermaye. Yararlanma.

Kıyamet günü

Kavram 148

Kısa Açıklama:

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 62

Arapça Metin (Harekeli)

3312|28|62|وَيَوْمَ يُنَادِيهِمْ فَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تَزْعُمُونَ

Latin Literal

62. Ve yevme yunâdîhim fe yekûlu eyne şurekâiyellezîne kuntum tez’umûn(tez’umûne).

Türkçe Çeviri

Ve gündür (ki) nida* eder** onlara; öyle ki der**: "Nerede şürekâm1293 kimseler (ki) iddia eder oldunuz?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür وَيَوْمَ يوم
2 yunadihim nida eder onlara يُنَادِيهِمْ ندو
3 fe yekulu öyle ki der فَيَقُولُ قول
4 eyne nerede? أَيْنَ -
5 şurakaiye şürekâm شُرَكَائِيَ شرك
6 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
7 kuntum oldunuz كُنْتُمْ كون
8 tez'umune iddia edersiniz تَزْعُمُونَ زعم

Notlar

Not 1

*Seslenir. 

**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şürekâ.

Kavram 1293

Kısa Açıklama:

1293Bir şeye ortak edilenler, bir şeye şirk koşulanlar; Yüce Allah'a ortak olduğu iddia edilenler.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

3313|28|63|قَالَ ٱلَّذِينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ ٱلْقَوْلُ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ أَغْوَيْنَآ أَغْوَيْنَٰهُمْ كَمَا غَوَيْنَا تَبَرَّأْنَآ إِلَيْكَ مَا كَانُوٓا۟ إِيَّانَا يَعْبُدُونَ

Latin Literal

63. Kâlellezîne hakka aleyhimul kavlu rabbenâ hâulâillezîne agveynâ, agveynâhum kemâ gaveynâ, teberre’nâ ileyke mâ kânû iyyânâ ya’budûn(ya’budûne).

Türkçe Çeviri

Dedi kimseler (ki) hak oldu üzerlerine kavil/söz*: "Rabbimiz4! İşte bunlar; kimselerdir (ki) saptırdık; saptırdık onları saptığımız gibi; masumluğumuzu arz ettik sana doğru; olmuş değildir ancak* bize kulluk46 ederler."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
3 hakka hak oldu حَقَّ حقق
4 aleyhimu üzerlerine عَلَيْهِمُ -
5 l-kavlu kavil الْقَوْلُ قول
6 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
7 ha'ula'i işte bunlar هَٰؤُلَاءِ -
8 ellezine kimseler الَّذِينَ -
9 egveyna saptırdık أَغْوَيْنَا غوي
10 egveynahum saptırdık onları أَغْوَيْنَاهُمْ غوي
11 kema gibi كَمَا -
12 gaveyna saptığımız غَوَيْنَا غوي
13 teberra'na masumluğumuzu arz ettik تَبَرَّأْنَا برا
14 ileyke sana doğru إِلَيْكَ -
15 ma değildir مَا -
16 kanu olmuş كَانُوا كون
17 iyyana ancak bize إِيَّانَا -
18 yea'budune kulluk ederler يَعْبُدُونَ عبد

Notlar

Not 1

*Cehenneme giriş sözleri; emirleri.

**Sadece bize kulluk etmiyorlardı; sana da kulluk ediyorlardı. Bize kulluk ederek sana da kulluk ettiklerini düşünüyorlardı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek

Kavram 46

Kısa Açıklama:

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

3314|28|64|وَقِيلَ ٱدْعُوا۟ شُرَكَآءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُمْ وَرَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ لَوْ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ يَهْتَدُونَ

Latin Literal

64. Ve kîled’û şurekâekum fe deavhum fe lem yestecîbû lehum ve reavul azâb(azâbe), lev ennehum kânû yehtedûn(yehtedûne).

Türkçe Çeviri

Ve denildi: "Çağırın* şürekânızı1293"; öyle ki çağırdılar onları -öyle ki asla cevap veremezler onlara- ve gördüler azabı; şayet ki onlar kılavuzlanır olsaydılar (ya).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kile ve denildi وَقِيلَ قول
2 d'u çağırın ادْعُوا دعو
3 şuraka'ekum şürekânızı شُرَكَاءَكُمْ شرك
4 fe deavhum öyle ki çağırdılar onları فَدَعَوْهُمْ دعو
5 felem öyle ki asla فَلَمْ -
6 yestecibu cevap veremezler يَسْتَجِيبُوا جوب
7 lehum onlara لَهُمْ -
8 ve raevu ve gördüler وَرَأَوُا راي
9 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
10 lev şayet لَوْ -
11 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
12 kanu olsaydı كَانُوا كون
13 yehtedune kılavuzlanırlar (ya) يَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Davet edin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şürekâ.

Kavram 1293

Kısa Açıklama:

1293Bir şeye ortak edilenler, bir şeye şirk koşulanlar; Yüce Allah'a ortak olduğu iddia edilenler.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

3315|28|65|وَيَوْمَ يُنَادِيهِمْ فَيَقُولُ مَاذَآ أَجَبْتُمُ ٱلْمُرْسَلِينَ

Latin Literal

65. Ve yevme yunâdîhim fe yekûlu mâzâ ecebtumul murselîn(murselîne).

Türkçe Çeviri

Ve gündür (ki) nida eder* onlara; öyle ki der*: "Neydi cevap verdiğiniz mürsele368?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür (ki) وَيَوْمَ يوم
2 yunadihim nida eder onlara يُنَادِيهِمْ ندو
3 fe yekulu öyle ki der فَيَقُولُ قول
4 maza neydi? مَاذَا -
5 ecebtumu cevap verdiğiniz أَجَبْتُمُ جوب
6 l-murseline mürsele الْمُرْسَلِينَ رسل

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mürsel

Kavram 368

Kısa Açıklama:

368Kendisine resûllük verilenler. Gönderilenler. Yüce Allah tarafından bir görev için gönderilenler.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 66

Arapça Metin (Harekeli)

3316|28|66|فَعَمِيَتْ عَلَيْهِمُ ٱلْأَنۢبَآءُ يَوْمَئِذٍ فَهُمْ لَا يَتَسَآءَلُونَ

Latin Literal

66. Fe amiyet aleyhimul enbâu yevme izin fe hum lâ yetesâelûn(yetesâelûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki âmâ* oldu üzerlerine haberler o gün; öyle ki onlar sual edemezler**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feamiyet öyle ki âmâ oldu فَعَمِيَتْ عمي
2 aleyhimu üzerlerine عَلَيْهِمُ -
3 l-enba'u haberler الْأَنْبَاءُ نبا
4 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
5 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
6 la لَا -
7 yetesa'elune sual edemezler يَتَسَاءَلُونَ سال

Notlar

Not 1

*Kök oldu; körleşti.

**Soramazlar.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

3317|28|67|فَأَمَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَعَسَىٰٓ أَن يَكُونَ مِنَ ٱلْمُفْلِحِينَ

Latin Literal

67. Fe emmâ men tâbe ve âmene ve amile sâlihân fe asâ en yekûne minel muflihîn(muflihîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ama kim tevbe33 etti; ve iman47 etti; ve yaptı bir sâlih777; öyle ki belki olur* muflihten174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feemma öyle ki ama فَأَمَّا -
2 men kim مَنْ -
3 tabe tevbe etti تَابَ توب
4 ve amene ve iman etti وَامَنَ امن
5 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
6 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
7 feasa öyle ki belki فَعَسَىٰ عسي
8 en أَنْ -
9 yekune olur يَكُونَ كون
10 mine مِنَ -
11 l-muflihine muflihten الْمُفْلِحِينَ فلح

Notlar

Not 1

*O kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

Kısa Açıklama:

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

Kısa Açıklama:

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Muflih

Kavram 174

Kısa Açıklama:

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

Sâlih

Kavram 777

Kısa Açıklama:

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

3318|28|68|وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ وَيَخْتَارُ مَا كَانَ لَهُمُ ٱلْخِيَرَةُ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Latin Literal

68. Ve rabbuke yahluku mâ yeşâu ve yahtâr(yahtâru), mâ kâne lehumul hıyarat(hıyaratu), subhânallâhi ve teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).

Türkçe Çeviri

Ve (senin) Rabbin4 (ki) yaratır dilediğini; ve seçer*; olmuş değildir onlara bir seçme**; Subhân’dır7 Allah; ve yücelmiştir şirk71 koştuklarından.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rabbuke ve (senin) Rabbin وَرَبُّكَ ربب
2 yehluku yaratır يَخْلُقُ خلق
3 ma مَا -
4 yeşa'u dilediğini يَشَاءُ شيا
5 ve yehtaru ve seçer وَيَخْتَارُ خير
6 ma değildir مَا -
7 kane olmuş كَانَ كون
8 lehumu onlara لَهُمُ -
9 l-hiyeratu seçim الْخِيَرَةُ خير
10 subhane Subhân’dır سُبْحَانَ سبح
11 llahi Allah اللَّهِ -
12 ve teaala ve yüceldi وَتَعَالَىٰ علو
13 amma عَمَّا -
14 yuşrikune şirk koştuklarından يُشْرِكُونَ شرك

Notlar

Not 1

*Dilediğini.

**Seçim, seçme yetkisi, seçme kudreti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Subhân

Kavram 7

Kısa Açıklama:

7Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

Kısa Açıklama:

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

3319|28|69|وَرَبُّكَ يَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ

Latin Literal

69. Ve rabbuke ya’lemu mâ tukinnu sudûruhum ve mâ yu’linûn(yu’linûne).

Türkçe Çeviri

Ve (senin) Rabbin4 bilir gizlediğini (onların) göğüslerinin ve alenileştirdiğini*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rabbuke ve (senin) Rabbin وَرَبُّكَ ربب
2 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
3 ma مَا -
4 tukinnu gizlediğini تُكِنُّ كنن
5 suduruhum onların göğüslerinin صُدُورُهُمْ صدر
6 ve ma ve وَمَا -
7 yua'linune alenileştirdiğini يُعْلِنُونَ علن

Notlar

Not 1

*Göğüslerinin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 70

Arapça Metin (Harekeli)

3320|28|70|وَهُوَ ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ لَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلْأُولَىٰ وَٱلْءَاخِرَةِ وَلَهُ ٱلْحُكْمُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Latin Literal

70. Ve huvallâhu lâ ilâhe illâ huve, lehul hamdu fîl ûlâ vel âhırati ve lehul hukmu ve ileyhi turceûn(turceûne).

Türkçe Çeviri

Ve O'dur Allah; yoktur ilâh74 O’nun dışında; O’nadır hamd3 ilkte* ve ötekisinde**; ve O'nadır hüküm67; ve O’na doğru döndürülürsünüz.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O وَهُوَ -
2 llahu Allah'tır اللَّهُ -
3 la yoktur لَا -
4 ilahe ilâh إِلَٰهَ اله
5 illa dışında إِلَّا -
6 huve O’nun هُوَ -
7 lehu O’nadır لَهُ -
8 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
9 fi فِي -
10 l-ula ilkte الْأُولَىٰ اول
11 vel'ahirati ve ötesinde وَالْاخِرَةِ اخر
12 velehu ve O'nadır وَلَهُ -
13 l-hukmu hüküm الْحُكْمُ حكم
14 ve ileyhi ve O’na doğru وَإِلَيْهِ -
15 turceune döndürülürsünüz تُرْجَعُونَ رجع

Notlar

Not 1

*Her şeyin ilkinde.

**Her şeyin ötekisinde. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

Kısa Açıklama:

3En yüce övgü/methetme.

Hüküm

Kavram 67

Kısa Açıklama:

67Yargı, karar, değer.

ilâh

Kavram 74

Kısa Açıklama:

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

3321|28|71|قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمُ ٱلَّيْلَ سَرْمَدًا إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ مَنْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ يَأْتِيكُم بِضِيَآءٍ أَفَلَا تَسْمَعُونَ

Latin Literal

71. Kul e reeytum in cealallâhu aleykumul leyle sermeden ilâ yevmil kıyâmeti men ilâhun gayrullâhi ye’tîkum bi dıyâ’(dıyâin), e fe lâ tesme’ûn(tesme’ûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Gördünüz mü eğer yapsaydı* Allah üzerinize geceyi bir sonsuzca** kıyamet gününe148 kadar; kimdir bir ilâh74 olmaksızın Allah (ki) gelir sizlere bir ışıkla? Öyle ki işitmez misiniz?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 eraeytum gördünüz mü? أَرَأَيْتُمْ راي
3 in eğer إِنْ -
4 ceale yapsaydı جَعَلَ جعل
5 llahu Allah اللَّهُ -
6 aleykumu üzerinize عَلَيْكُمُ -
7 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
8 sermeden bir sonsuza dek سَرْمَدًا سرمد
9 ila kadar إِلَىٰ -
10 yevmi gününe يَوْمِ يوم
11 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
12 men kimdir? مَنْ -
13 ilahun bir ilâh إِلَٰهٌ اله
14 gayru olmaksızın غَيْرُ غير
15 llahi Allah اللَّهِ -
16 ye'tikum gelir sizlere يَأْتِيكُمْ اتي
17 bidiya'in bir ışıkla بِضِيَاءٍ ضوا
18 efela öyle ki أَفَلَا -
19 tesmeune işitmiyor musunuz تَسْمَعُونَ سمع

Notlar

Not 1

*Dönmeyen bir dünya gezegeni. Yıldızına gelgit kilitlenmiş (tidally locked) bir gezegende.

**Hiç bitmeden, sonsuza dek. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

ilâh

Kavram 74

Kısa Açıklama:

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Kıyamet günü

Kavram 148

Kısa Açıklama:

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

3322|28|72|قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمُ ٱلنَّهَارَ سَرْمَدًا إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ مَنْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ يَأْتِيكُم بِلَيْلٍ تَسْكُنُونَ فِيهِ أَفَلَا تُبْصِرُونَ

Latin Literal

72. Kul e reeytum in cealallâhu aleykumun nehâre sermeden ilâ yevmil kıyâmeti men ilâhun gayrullâhi ye’tîkum bi leylin teskunûne fîh(fîhi), e fe lâ tubsırûn(tubsırûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Gördünüz mü eğer yapsaydı* Allah üzerinize gündüzü bir sonsuzca** kıyamet gününe148 kadar; kimdir bir ilâh74 olmaksızın Allah (ki) gelir sizlere geceyle (ki) sakinleşirsiniz onda***? Öyle ki bakmaz mısınız?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 eraeytum gördünüz mü أَرَأَيْتُمْ راي
3 in eğer إِنْ -
4 ceale yapsaydı جَعَلَ جعل
5 llahu Allah اللَّهُ -
6 aleykumu üzerinize عَلَيْكُمُ -
7 n-nehara gündüzü النَّهَارَ نهر
8 sermeden bir sonsuzca سَرْمَدًا سرمد
9 ila إِلَىٰ -
10 yevmi gününe kadar يَوْمِ يوم
11 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
12 men kimdir مَنْ -
13 ilahun bir ilâh إِلَٰهٌ اله
14 gayru olmaksızın غَيْرُ غير
15 llahi Allah (ki) اللَّهِ -
16 ye'tikum gelir sizlere يَأْتِيكُمْ اتي
17 bileylin geceyle بِلَيْلٍ ليل
18 teskunune sakinleşirsiniz تَسْكُنُونَ سكن
19 fihi onda فِيهِ -
20 efela öyle ki أَفَلَا -
21 tubsirune bakmaz mısınız? تُبْصِرُونَ بصر

Notlar

Not 1

*Dönmeyen bir dünya gezegeni. Yıldızına gelgit kilitlenmiş (tidally locked) bir gezegende.

**Hiç bitmeden, sonsuza dek. 

***Gecede.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

ilâh

Kavram 74

Kısa Açıklama:

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Kıyamet günü

Kavram 148

Kısa Açıklama:

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

3323|28|73|وَمِن رَّحْمَتِهِۦ جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Latin Literal

73. Ve min rahmetihî ceale lekumul leyle ven nehâre li teskunû fîhi ve li tebtegû min fadlihî ve leallekum teşkurûn(teşkurûne).

Türkçe Çeviri

Ve rahmetinden271 (ki) yaptı sizlere geceyi171 ve gündüzü170 sükûnet bulmanız için onda*; ve aramanız için O'nun** fazlından202; ve belki sizler şükredersiniz43.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 rahmetihi rahmetinden رَحْمَتِهِ رحم
3 ceale yaptı جَعَلَ جعل
4 lekumu sizlere لَكُمُ -
5 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
6 ve nnehara ve gündüzü وَالنَّهَارَ نهر
7 liteskunu sükûnet bulmanız için لِتَسْكُنُوا سكن
8 fihi onda (gecede) فِيهِ -
9 velitebtegu ve aramanız için وَلِتَبْتَغُوا بغي
10 min مِنْ -
11 fedlihi lütfundan O'nun فَضْلِهِ فضل
12 veleallekum ve belki sizler وَلَعَلَّكُمْ -
13 teşkurune şükredersiniz تَشْكُرُونَ شكر

Notlar

Not 1

*Gecede.

**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

şükür/şükr

Kavram 43

Kısa Açıklama:

43Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Gündüz

Kavram 170

Kısa Açıklama:

170Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle gündüz başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasına kadar devam eder.

Gece

Kavram 171

Kısa Açıklama:

171Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasıyla gece başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle sona erer.

faziletli kılmak, fazilet, fazl,

Kavram 202

Kısa Açıklama:

202İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

Rahmet

Kavram 271

Kısa Açıklama:

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 74

Arapça Metin (Harekeli)

3324|28|74|وَيَوْمَ يُنَادِيهِمْ فَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تَزْعُمُونَ

Latin Literal

74. Ve yevme yunâdîhim fe yekûlu eyne şurekâiyellezîne kuntum tez’umûn(tez’umûne).

Türkçe Çeviri

Ve gündür (ki) nida edilir* onlara; öyle ki der: "Nerede şürekâm1293 kimseler (ki) olmuştunuz iddia ederler?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür (ki) وَيَوْمَ يوم
2 yunadihim nida edilir onlara يُنَادِيهِمْ ندو
3 fe yekulu öyle ki der فَيَقُولُ قول
4 eyne nerede? أَيْنَ -
5 şurakaiye şürekâm شُرَكَائِيَ شرك
6 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
7 kuntum olmuştunuz كُنْتُمْ كون
8 tez'umune iddia ederler تَزْعُمُونَ زعم

Notlar

Not 1

*Seslenilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şürekâ.

Kavram 1293

Kısa Açıklama:

1293Bir şeye ortak edilenler, bir şeye şirk koşulanlar; Yüce Allah'a ortak olduğu iddia edilenler.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

3325|28|75|وَنَزَعْنَا مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا فَقُلْنَا هَاتُوا۟ بُرْهَٰنَكُمْ فَعَلِمُوٓا۟ أَنَّ ٱلْحَقَّ لِلَّهِ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

Latin Literal

75. Ve neza’nâ min kulli ummetin şehîden fe kulnâ hâtû burhânekum fe alimû ennel hakka lillâhi ve dalle anhum mâ kânû yefterûn(yefterûne).

Türkçe Çeviri

Ve söküp ayırdık* her bir ümmetten305 bir şahit/tanık; öyle ki dedik: "Getirip verin burhânınızı293"; öyle ki bildiler ki hak/gerçek Allah’adır; ve dalalete128 düştü onlardan iftira883 atar oldukları.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nezea'na ve söküp ayırdık وَنَزَعْنَا نزع
2 min مِنْ -
3 kulli her bir كُلِّ كلل
4 ummetin ümmet- أُمَّةٍ امم
5 şehiden bir şahit/tanık شَهِيدًا شهد
6 fe kulna öyle ki dedik فَقُلْنَا قول
7 hatu getirip verip هَاتُوا هات
8 burhanekum burhanınızı بُرْهَانَكُمْ برهن
9 fealimu öyle ki bildiler فَعَلِمُوا علم
10 enne ki أَنَّ -
11 l-hakka hak/gerçek الْحَقَّ حقق
12 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
13 ve delle ve dalalete düştü وَضَلَّ ضلل
14 anhum onlardan عَنْهُمْ -
15 ma مَا -
16 kanu oldukları كَانُوا كون
17 yefterune iftira atarlar يَفْتَرُونَ فري

Notlar

Not 1

*Sıyırırız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

Kısa Açıklama:

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Burhân

Kavram 293

Kısa Açıklama:

293Delil, kanıt, ispat, gösterim.

Ümmet, ümmet

Kavram 305

Kısa Açıklama:

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

iftira

Kavram 883

Kısa Açıklama:

883Yalan uydurmak, düzmece bir şey üretmek, karalamak, çamur atmak. Din konusunda ise Yüce Allah indinden/katından olmadığı halde bir metne/kelama bu Yüce Allah katındandır demek.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 76

Arapça Metin (Harekeli)

3326|28|76|إِنَّ قَٰرُونَ كَانَ مِن قَوْمِ مُوسَىٰ فَبَغَىٰ عَلَيْهِمْ وَءَاتَيْنَٰهُ مِنَ ٱلْكُنُوزِ مَآ إِنَّ مَفَاتِحَهُۥ لَتَنُوٓأُ بِٱلْعُصْبَةِ أُو۟لِى ٱلْقُوَّةِ إِذْ قَالَ لَهُۥ قَوْمُهُۥ لَا تَفْرَحْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْفَرِحِينَ

Latin Literal

76. İnne kârûne kâne min kavmi mûsâ, fe begâ aleyhim, ve âteynâhu minel kunûzi mâ inne mefâtihahu le tenûu bil usbeti ulil kuvveh(kuvveti), iz kâle lehu kavmuhu lâ tefrah innallâhe lâ yuhıbbul ferihîn(ferihîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Kârûn1294 olmuştu Mûsâ'nın kavminden/toplumundan; öyle ki sınırı aştı aleyhlerine onların*; ve vermiştik ona** hazinelerden ki doğrusu onun*** anahtarları mutlak ağır taşınıyordu kuvvet sahibi bir birliğe****; dediği zaman ona***** kavmi/toplumu: "Sevindirik1295 olma; doğrusu Allah sevmez sevindirikleri1295."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 karune Kârûn قَارُونَ -
3 kane olmuştu كَانَ كون
4 min مِنْ -
5 kavmi kavminden/toplumundan قَوْمِ قوم
6 musa Mûsâ'nın مُوسَىٰ -
7 febega öyle ki azdı/sınırı aştı فَبَغَىٰ بغي
8 aleyhim aleyhlerine onların عَلَيْهِمْ -
9 ve ateynahu ve vermiştik ona وَاتَيْنَاهُ اتي
10 mine مِنَ -
11 l-kunuzi hazinelerden الْكُنُوزِ كنز
12 ma ki مَا -
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 mefatihahu onun anahtarları مَفَاتِحَهُ فتح
15 letenu'u mutlak ağır taşınıyordu لَتَنُوءُ نوا
16 bil-usbeti bir topluluğa بِالْعُصْبَةِ عصب
17 uli sahibi أُولِي اول
18 l-kuvveti kuvvet الْقُوَّةِ قوي
19 iz إِذْ -
20 kale dediği zaman قَالَ قول
21 lehu ona لَهُ -
22 kavmuhu kavmi قَوْمُهُ قوم
23 la لَا -
24 tefrah sevindirik olma تَفْرَحْ فرح
25 inne doğrusu إِنَّ -
26 llahe Allah اللَّهَ -
27 la لَا -
28 yuhibbu sevmez يُحِبُّ حبب
29 l-ferihine sevindirikleri الْفَرِحِينَ فرح

Notlar

Not 1

*Mûsâ'nın kavmine karşı.

**Kârûn'a.

***Hazinelerin.

****Bir askeri grup; tabur vb. Anlarız ki hazinelerin anahtarlarını belki de gösteri günlerinde taşıyan bir birlik vardı. 

*****Kârûn'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kârûn

Kavram 1294

Kısa Açıklama:

Mûsâ'nın kavminden yani İsrâiloğullarından olan; kendisine büyük hazineler verilen kimse. 

Sevindirik olmak.

Kavram 1295

Kısa Açıklama:

1295Büyük sevinç ve heyecandan dengesizleşen kimse; sevinç delisi olmak.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

3327|28|77|وَٱبْتَغِ فِيمَآ ءَاتَىٰكَ ٱللَّهُ ٱلدَّارَ ٱلْءَاخِرَةَ وَلَا تَنسَ نَصِيبَكَ مِنَ ٱلدُّنْيَا وَأَحْسِن كَمَآ أَحْسَنَ ٱللَّهُ إِلَيْكَ وَلَا تَبْغِ ٱلْفَسَادَ فِى ٱلْأَرْضِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْمُفْسِدِينَ

Latin Literal

77. Vebtegı fîmâ âtâkellâhud dârel âhırete ve lâ tense nasîbekemined dunyâ ve ahsin kemâ ahsenallâhu ileyke ve lâ tebgıl fesâde fîl ard(ardı), innallâhe lâ yuhıbbul mufsidîn(mufsidîne).

Türkçe Çeviri

Ve bakın verdiğinde sana Allah'ın ahiret774 diyarına*; ve unutma nasibini dünyadan**; ve güzellik yap güzellik yaptığı gibi Allah'ın (senin) üzerine; ve bakınma fesada265 yerde; doğrusu Allah sevmez mufsidleri1281.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vebtegi ve bakın وَابْتَغِ بغي
2 fima فِيمَا -
3 atake verdiğinde sana اتَاكَ اتي
4 llahu Allah'ın اللَّهُ -
5 d-dara yurdunu الدَّارَ دور
6 l-ahirate ahiret الْاخِرَةَ اخر
7 ve la ve وَلَا -
8 tense unutma تَنْسَ نسي
9 nesibeke nasibini نَصِيبَكَ نصب
10 mine مِنَ -
11 d-dunya dünyadan الدُّنْيَا دنو
12 ve ehsin ve güzellik yap وَأَحْسِنْ حسن
13 kema gibi كَمَا -
14 ehsene güzellik yaptığı gibi أَحْسَنَ حسن
15 llahu Allah'ın اللَّهُ -
16 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
17 ve la ve وَلَا -
18 tebgi bakınma تَبْغِ بغي
19 l-fesade fesada الْفَسَادَ فسد
20 fi فِي -
21 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
22 inne doğrusu إِنَّ -
23 llahe Allah اللَّهَ -
24 la لَا -
25 yuhibbu sevmez يُحِبُّ حبب
26 l-mufsidine fesatçıları الْمُفْسِدِينَ فسد

Notlar

Not 1

*Ahiret diyarı asıl amaç olmalıdır. Orayı kazanmak için dünyanın geçici metası kullanılır.  

**Rabbimiz bu dünyanın metasından da dengeli bir şekilde yararlanmamızı istemiştir.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fesat çıkarmak

Kavram 265

Kısa Açıklama:

265Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

Âhiret, âhiret.

Kavram 774

Kısa Açıklama:

774Ertelenmiş, geriye bırakılmış, ötelenmiş, final, son, en uç. Diriliş ve din günüyle (yargılamanın dinden yani sadece Kur'an'dan yapılacağı gün) birlikte cennetleri ve cehennemi kapsayan evre/dönem.

Mufsid.

Kavram 1281

Kısa Açıklama:

1286Fesat çıkaranlar; hak/gerçek olmadığı halde yalanla, düzenbazlıklarla ortalığı karıştıranlar. 

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 78

Arapça Metin (Harekeli)

3328|28|78|قَالَ إِنَّمَآ أُوتِيتُهُۥ عَلَىٰ عِلْمٍ عِندِىٓ أَوَلَمْ يَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ قَدْ أَهْلَكَ مِن قَبْلِهِۦ مِنَ ٱلْقُرُونِ مَنْ هُوَ أَشَدُّ مِنْهُ قُوَّةً وَأَكْثَرُ جَمْعًا وَلَا يُسْـَٔلُ عَن ذُنُوبِهِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ

Latin Literal

78. Kâle innemâ ûtîtuhu alâ ilmin indî, e ve lem ya’lem ennellâhe kad ehleke min kablihî minel kurûni men huve eşeddu minhu kuvveten ve ekseru cem’â(cem’an), ve lâ yus’elu an zunûbihimul mucrimûn(mucrimûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ancak ki verildim ona* indimdeki/katımdaki bir ilim üzerine"; ve hiç bilmez mi ki Allah (ki) muhakkak helak etti onun*** öncesinde karınlardan**** kimseyi***** (ki) o***** daha şiddetliydi ondan****** bir kuvvet (olarak) ve ekseri******* bir toplum (olarak); ve sual edilmez******** günahlarından mücrimlere674.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 utituhu verildim ona أُوتِيتُهُ اتي
4 ala üzerine عَلَىٰ -
5 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
6 indi indimdeki عِنْدِي عند
7 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
8 yea'lem bilmez mi يَعْلَمْ علم
9 enne ki أَنَّ -
10 llahe Allah اللَّهَ -
11 kad muhakkak قَدْ -
12 ehleke helak etti أَهْلَكَ هلك
13 min مِنْ -
14 kablihi onun öncesinde قَبْلِهِ قبل
15 mine مِنَ -
16 l-kuruni karınlardan الْقُرُونِ قرن
17 men kimseyi مَنْ -
18 huve o هُوَ -
19 eşeddu daha şiddetliydi أَشَدُّ شدد
20 minhu ondan مِنْهُ -
21 kuvveten bir kuvvet (olarak) قُوَّةً قوي
22 ve ekseru ve ekseri وَأَكْثَرُ كثر
23 cem'an bir toplum (olarak) جَمْعًا جمع
24 ve la ve وَلَا -
25 yuselu sual edilmez يُسْأَلُ سال
26 an عَنْ -
27 zunubihimu günahlarından ذُنُوبِهِمُ ذنب
28 l-mucrimune mücrimlere الْمُجْرِمُونَ جرم

Notlar

Not 1

*Kârûn.

**Hazineler sahibi olmaya.

***Kârûn'un.​

****Nesillerden.

*****Akad'lı/Âd'lı Naram Sin; kendisini sözde ilâh ilan eden kuvvet sahibi kral. MÖ 2200 yıllarında yaşamıştır. 

******Kârûn'dan.​

*******Çoğunluk.

********Sorulmaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mücrim

Kavram 674

Kısa Açıklama:

674Cürüm işleyenler, suçlular.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

3329|28|79|فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ فِى زِينَتِهِۦ قَالَ ٱلَّذِينَ يُرِيدُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا يَٰلَيْتَ لَنَا مِثْلَ مَآ أُوتِىَ قَٰرُونُ إِنَّهُۥ لَذُو حَظٍّ عَظِيمٍ

Latin Literal

79. Fe harece alâ kavmihî fî zînetih(zînetihî), kâlellezîne yurîdûnel hayâted dunyâ yâ leyte lenâ misle mâ ûtiye kârûnu innehu le zû hazzın azîm(azîmin).

Türkçe Çeviri

Öyle ki çıktı* kavminin/toplumunun üzerine** kendi ziynetinde856***; dedi kimseler (ki) arzularlar dünya hayatını: "Keşke bizlere (de olsa) misli870 verilmişin Kârûn'a1294; doğrusu o**** mutlak sahibidir azîm***** bir şans."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feharace öyle ki çıktı فَخَرَجَ خرج
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 kavmihi kavminin/toplumunun قَوْمِهِ قوم
4 fi içinde فِي -
5 zinetihi kendi ziynetinde زِينَتِهِ زين
6 kale dedi قَالَ قول
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 yuridune arzularlar يُرِيدُونَ رود
9 l-hayate hayatını الْحَيَاةَ حيي
10 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
11 ya leyte Keşke! يَا لَيْتَ -
12 lena bizlere لَنَا -
13 misle misli مِثْلَ مثل
14 ma مَا -
15 utiye verilmişin أُوتِيَ اتي
16 karunu Kârûn'a قَارُونُ -
17 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
18 lezu mutlak sahibidir لَذُو -
19 hazzin bir şans حَظٍّ حظظ
20 azimin büyük عَظِيمٍ عظم

Notlar

Not 1

*Kârûn.

**Karşısına.

***İçinde.

****Kârûn.​

*****Azametli, büyük.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ziynet

Kavram 856

Kısa Açıklama:

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

Kısa Açıklama:

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Kârûn

Kavram 1294

Kısa Açıklama:

Mûsâ'nın kavminden yani İsrâiloğullarından olan; kendisine büyük hazineler verilen kimse. 

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 80

Arapça Metin (Harekeli)

3330|28|80|وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَيْلَكُمْ ثَوَابُ ٱللَّهِ خَيْرٌ لِّمَنْ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا وَلَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ٱلصَّٰبِرُونَ

Latin Literal

80. Ve kâlellezîne ûtûl ilme veylekum sevâbullâhi hayrun li men âmene ve amile sâlihâ(sâlihan) ve lâ yulekkâhâ illes sâbirûn(sâbirûne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi ilim verilmiş kimseler: "Vay halinize! Sevabı464 Allah'ın bir hayırdır kimse için (ki) iman47 etti ve yaptı bir sâlih777; ve kavuşturulmaz ona* sabredenler51 dışında."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vekale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 utu verilmiş أُوتُوا اتي
4 l-ilme ilim الْعِلْمَ علم
5 veylekum vay halinize وَيْلَكُمْ -
6 sevabu sevabı ثَوَابُ ثوب
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
9 limen kimse için لِمَنْ -
10 amene iman etti امَنَ امن
11 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
12 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
13 ve la ve وَلَا -
14 yulekkaha kavuşturulmaz ona يُلَقَّاهَا لقي
15 illa dışında إِلَّا -
16 s-sabirune sabredenler الصَّابِرُونَ صبر

Notlar

Not 1

*Sevaba.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

Kısa Açıklama:

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sabır/sabr.

Kavram 51

Kısa Açıklama:

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Sevap

Kavram 464

Kısa Açıklama:

464Ödül, mükâfat, karşılık.

Sâlih

Kavram 777

Kısa Açıklama:

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

3331|28|81|فَخَسَفْنَا بِهِۦ وَبِدَارِهِ ٱلْأَرْضَ فَمَا كَانَ لَهُۥ مِن فِئَةٍ يَنصُرُونَهُۥ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُنتَصِرِينَ

Latin Literal

81. Fe hasefnâ bihî ve bidârihil arda fe mâ kâne lehu min fietin yensurûnehu min dûnillâhi ve mâ kâne minel muntasırîn(muntasırîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki batırdık onunla* ve diyarıyla** yeri; öyle ki değildi olmuş ona*** hiçbir grup (ki) yardım edebilir ona*** Allah’ın astından; ve olmuş değildi**** yardım edenlerden*****.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fehasefna öyle ki batırdık فَخَسَفْنَا خسف
2 bihi onunla بِهِ -
3 ve bidarihi ve diyarıyla وَبِدَارِهِ دور
4 l-erde yeri الْأَرْضَ ارض
5 fema öyle ki değildi فَمَا -
6 kane olmuş كَانَ كون
7 lehu ona لَهُ -
8 min hiçbir مِنْ -
9 fietin grup فِئَةٍ فاي
10 yensurunehu yarıdım edebilir ona يَنْصُرُونَهُ نصر
11 min مِنْ -
12 duni astından دُونِ دون
13 llahi Allah’ın اللَّهِ -
14 ve ma ve değildi وَمَا -
15 kane olmuş كَانَ كون
16 mine مِنَ -
17 l-muntesirine yardım edinlerden الْمُنْتَصِرِينَ نصر

Notlar

Not 1

*Kârûn'la.

**Kârûn'un yurduyla.​

***Kârûn'a.​

****Kârûn.​

*****Kendisine de başkalarına da yardım edenlerden olamadı.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

3332|28|82|وَأَصْبَحَ ٱلَّذِينَ تَمَنَّوْا۟ مَكَانَهُۥ بِٱلْأَمْسِ يَقُولُونَ وَيْكَأَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَيَقْدِرُ لَوْلَآ أَن مَّنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَا لَخَسَفَ بِنَا وَيْكَأَنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْكَٰفِرُونَ

Latin Literal

82. Ve asbehallezîne temennev mekânehu bil emsi yekûlûne vey keennellâhe yebsutur rızka li men yeşâu min ıbâdihî ve yakdir(yakdiru), lev lâ en mennallâhu aleynâ le hasefe binâ, vey keennehu lâ yuflihul kâfirûn(kâfirûne).

Türkçe Çeviri

Ve sabahladılar kimseler (ki) temenni ettiler onun* mekanını dün (ki) diyorlardı: "Vay! Meğer ki Allah genişletiyormuş rızkı dilediği kimseye kullarından907 ve ölçeklendiriyormuş; şayet ki minnet982 etmeseydi Allah üzerimize; mutlak batırırdı*** bizleri****; vay! Meğer ki onaymış** (ki) iflah***** olmaz kâfirler25."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve esbeha ve sabahladılar وَأَصْبَحَ صبح
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 temennev temenni ettiler تَمَنَّوْا مني
4 mekanehu onun mekanını مَكَانَهُ كون
5 bil-emsi dün بِالْأَمْسِ -
6 yekulune diyorlardı يَقُولُونَ قول
7 veykeenne Vay! Meğer ki وَيْكَأَنَّ -
8 llahe Allah اللَّهَ -
9 yebsutu genişletiyormuş يَبْسُطُ بسط
10 r-rizka rızkı الرِّزْقَ رزق
11 limen kimseye لِمَنْ -
12 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
13 min مِنْ -
14 ibadihi kullarından عِبَادِهِ عبد
15 ve yekdiru ve ölçeklendiriyormuş وَيَقْدِرُ قدر
16 levla şayet لَوْلَا -
17 en ki أَنْ -
18 menne minnet etmeseydi مَنَّ منن
19 llahu Allah اللَّهُ -
20 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
21 lehasefe mutlak batırırdı لَخَسَفَ خسف
22 bina bizlerle بِنَا -
23 veykeennehu vay! Meğer ki onaymış وَيْكَأَنَّهُ -
24 la لَا -
25 yuflihu iflah olmaz يُفْلِحُ فلح
26 l-kafirune kâfirler الْكَافِرُونَ كفر

Notlar

Not 1

*Kârûn'un.

**Kârûn'a.​

***Allah.

****Birlikte yeri.

*****Kurtuluşa ulaşmaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

Kısa Açıklama:

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Kul

Kavram 907

Kısa Açıklama:

907Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan. 

Yüce Allah'ın minnet etmesi.

Kavram 982

Kısa Açıklama:

982Yüce Allah'ın kuluna iyilik göstermesi, iyilik yapması, nimetler ve faydalar bağışlaması, kuluna büyük lütuf ve ihsanlarda bulunması, nazikçe ödüllendirmesi, vermesi veya bağışlaması.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 83

Arapça Metin (Harekeli)

3333|28|83|تِلْكَ ٱلدَّارُ ٱلْءَاخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذِينَ لَا يُرِيدُونَ عُلُوًّا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فَسَادًا وَٱلْعَٰقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ

Latin Literal

83. Tilked dârul âhıretu nec’aluhâ lillezîne lâ yurîdûne uluvven fîl ardı ve lâ fesâdâ(fesâden), vel âkıbetu lil muttekîn(muttekîne).

Türkçe Çeviri

İşte şu (ki) ahiret774 diyarıdır*; yaparız onu** kimselere (ki) arzulamazlar bir ululaşma*** yerde; ve ne de bir fesat265; ve akıbettir892 takvalılara21.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke işte şu تِلْكَ -
2 d-daru diyarıdır الدَّارُ دور
3 l-ahiratu ahiret الْاخِرَةُ اخر
4 nec'aluha yaparız onu نَجْعَلُهَا جعل
5 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
6 la لَا -
7 yuridune arzulamazlar يُرِيدُونَ رود
8 uluvven bir ululaşma عُلُوًّا علو
9 fi فِي -
10 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
11 ve la ve ne de وَلَا -
12 fesaden bir fesat فَسَادًا فسد
13 vel'aakibetu ve akıbettir وَالْعَاقِبَةُ عقب
14 lilmuttekine takvalılara لِلْمُتَّقِينَ وقي

Notlar

Not 1

*Yurdudur.

**Diyarı.

***Yücelme.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

Kısa Açıklama:

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Fesat çıkarmak

Kavram 265

Kısa Açıklama:

265Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

Âhiret, âhiret.

Kavram 774

Kısa Açıklama:

774Ertelenmiş, geriye bırakılmış, ötelenmiş, final, son, en uç. Diriliş ve din günüyle (yargılamanın dinden yani sadece Kur'an'dan yapılacağı gün) birlikte cennetleri ve cehennemi kapsayan evre/dönem.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

Kısa Açıklama:

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 84

Arapça Metin (Harekeli)

3334|28|84|مَن جَآءَ بِٱلْحَسَنَةِ فَلَهُۥ خَيْرٌ مِّنْهَا وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَى ٱلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ إِلَّا مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Latin Literal

84. Men câe bil haseneti fe lehu hayrun minhâ ve men câe bis seyyieti fe lâ yuczellezîne amilûs seyyiâti illâ mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

Kim geldi bir güzellikle onadır bir hayır ondan**; ve kim geldi bir kötülükle; öyle ki cezalandırılmaz kötülükler yapmış kimseler yapar oldukları dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 men kim مَنْ -
2 ca'e geldi جَاءَ جيا
3 bil-haseneti bir güzellikle بِالْحَسَنَةِ حسن
4 felehu öyle ki onadır
5 hayrun bir hayır خَيْرٌ خير
6 minha ondan مِنْهَا -
7 ve men ve kim وَمَنْ -
8 ca'e geldi جَاءَ جيا
9 bis-seyyieti bir kötülükle بِالسَّيِّئَةِ سوا
10 fela öyle ki فَلَا -
11 yucza cezalandırılmaz يُجْزَى جزي
12 ellezine kimseler الَّذِينَ -
13 amilu yaptılar عَمِلُوا عمل
14 s-seyyiati kötülükleri السَّيِّئَاتِ سوا
15 illa dışında إِلَّا -
16 ma مَا -
17 kanu olduları كَانُوا كون
18 yea'melune yaparlar يَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

Güzellikten.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

3335|28|85|إِنَّ ٱلَّذِى فَرَضَ عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لَرَآدُّكَ إِلَىٰ مَعَادٍ قُل رَّبِّىٓ أَعْلَمُ مَن جَآءَ بِٱلْهُدَىٰ وَمَنْ هُوَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

85. İnnellezî farada aleykel kur’âne le râdduke ilâ meâd(meâdin), kul rabbî a’lemu men câe bil hudâ ve men huve fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Doğrusu ki farz kılan* sana* Kur'ân'ı mutlak ki geri döndürendir* seni bir dönüş yerine doğru; de ki: "Rabbim4 daha iyi bilendir kim geldi bir kılavuzla; ve kim (ki) o*** mubîn1194 bir dalalettedir128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 ferade farz kılan فَرَضَ فرض
4 aleyke sana عَلَيْكَ -
5 l-kurane Kur'ân'ı الْقُرْانَ قرا
6 leradduke mutlak ki geri döndürendir seni لَرَادُّكَ ردد
7 ila doğru إِلَىٰ -
8 meaadin bir dönüş yerine مَعَادٍ عود
9 kul de ki قُلْ قول
10 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
11 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
12 men kim مَنْ -
13 ca'e geldi جَاءَ جيا
14 bil-huda bir kılavuzla بِالْهُدَىٰ هدي
15 ve men ve kim وَمَنْ -
16 huve (ki) o هُوَ -
17 fi فِي -
18 delalin bir dalalettedir ضَلَالٍ ضلل
19 mubinin mubin مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Allah.

**Nebi ve resûl Muhammed.

***O kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

Kısa Açıklama:

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mubîn

Kavram 1194

Kısa Açıklama:

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

3336|28|86|وَمَا كُنتَ تَرْجُوٓا۟ أَن يُلْقَىٰٓ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبُ إِلَّا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهِيرًا لِّلْكَٰفِرِينَ

Latin Literal

86. Ve mâ kunte tercû en yulkâ ileykel kitâbu illâ rahmeten min rabbike fe lâ tekûnenne zahîren lil kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ve değildin sen* umar ki vahy603 olunur üzerine kitap**; (ki) ancak bir rahmettir271 (senin) Rabbinden4; öyle ki sakın olma kâfirlere25 bir arka***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildin وَمَا -
2 kunte sen كُنْتَ كون
3 tercu umar تَرْجُو رجو
4 en ki أَنْ -
5 yulka vahy olunur يُلْقَىٰ لقي
6 ileyke sana إِلَيْكَ -
7 l-kitabu kitap الْكِتَابُ كتب
8 illa dışındadır إِلَّا -
9 rahmeten bir rahmet رَحْمَةً رحم
10 min مِنْ -
11 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
12 fela öyle ki فَلَا -
13 tekunenne asla olma تَكُونَنَّ كون
14 zehiran bir arka ظَهِيرًا ظهر
15 lilkafirine kafirlere لِلْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.

**Kur'ân.

***Arka çıkan, destek veren.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

Kısa Açıklama:

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Rahmet

Kavram 271

Kısa Açıklama:

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

Kısa Açıklama:

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

3337|28|87|وَلَا يَصُدُّنَّكَ عَنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ بَعْدَ إِذْ أُنزِلَتْ إِلَيْكَ وَٱدْعُ إِلَىٰ رَبِّكَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

Latin Literal

87. Ve lâ yasuddunneke an âyâtillâhi ba’de iz unzılet ileyke ved’u ilâ rabbike ve lâ tekûnenne minel muşrikîn(muşrikîne).

Türkçe Çeviri

Ve sakın çevirmesinler seni ayetlerinden389 Allah'ın indirildiği zaman sonrası üzerine; ve çağır* Rabbine4 doğru; ve sakın olma müşriklerden36.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 yesuddunneke sakın çevirmesinler seni يَصُدُّنَّكَ صدد
3 an عَنْ -
4 ayati ayetlerinden ايَاتِ ايي
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 bea'de sonra بَعْدَ بعد
7 iz zaman إِذْ -
8 unzilet indirildiği أُنْزِلَتْ نزل
9 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
10 ved'u ve çağır وَادْعُ دعو
11 ila doğru إِلَىٰ -
12 rabbike Rabbine رَبِّكَ ربب
13 ve la ve وَلَا -
14 tekunenne asla olma تَكُونَنَّ كون
15 mine مِنَ -
16 l-muşrikine müşriklerden الْمُشْرِكِينَ شرك

Notlar

Not 1

*Davet et.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

Kısa Açıklama:

4Efendi, komuta eden.

Müşrik

Kavram 36

Kısa Açıklama:

36Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Kur'an ayetleri.

Kavram 389

Kısa Açıklama:

389Şerefli Kur'an'da 112 numarasız besmele (0. ayet olarak) ve 6234 numaralı ayet olarak toplam 6346 ayet vardır.

28. Kasas/Kıssalar Suresi

Ayet 88

Arapça Metin (Harekeli)

3338|28|88|وَلَا تَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُۥ لَهُ ٱلْحُكْمُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Latin Literal

88. Ve lâ ted’u meallâhi ilâhen âhar(âhara), lâ ilâhe illâ hû(hûve), kullu şey’in hâlikun illâ vecheh(vechehu), lehul hukmu ve ileyhi turceûn(turceûne).

Türkçe Çeviri

Ve çağırma* Allah’la beraber öteki bir ilâhı1094**; yoktur bir ilâh74 O’nun dışında; her bir şey bir helak olandır O’nun yüzü dışında; O’nadır hüküm67; ve O'na döndürülürsünüz.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 ted'u çağırma تَدْعُ دعو
3 mea beraber مَعَ -
4 llahi Allah’la اللَّهِ -
5 ilahen bir ilâh إِلَٰهًا اله
6 ahara öteki اخَرَ اخر
7 la yoktur لَا -
8 ilahe bir ilâh إِلَٰهَ اله
9 illa dışında إِلَّا -
10 huve O’nun هُوَ -
11 kullu her bir كُلُّ كلل
12 şey'in şey شَيْءٍ شيا
13 halikun bir helak olandır هَالِكٌ هلك
14 illa dışında إِلَّا -
15 vechehu yüzü O’nun وَجْهَهُ وجه
16 lehu O’nadır لَهُ -
17 l-hukmu Hüküm الْحُكْمُ حكم
18 ve ileyhi ve O'na وَإِلَيْهِ -
19 turceune döndürülürsünüz تُرْجَعُونَ رجع

Notlar

Not 1

*Davet etme; dua etme.

**Sözde ilâhlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hüküm

Kavram 67

Kısa Açıklama:

67Yargı, karar, değer.

ilâh

Kavram 74

Kısa Açıklama:

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Sözde ilâhlar, Yüce Allah'ın astından edinilen sözde ilâhlar

Kavram 1094

Kısa Açıklama:

1094İlâh tanrı demektir. Tek ilâh vardır; O da Rabbimizdir. Şerefli Kur'ân'ın en önemli konusu şirk konusudur. Şirk Yüce Allah'a ortak koşmak, eş edinmek demektir. Bu şirk sözde ilâhlar edinilerek olur. Yüce Allah'ın haşa yerine geçirilen bu kimseler ve idoller kendileri yaratılmış olmasına rağmen kendilerine ilâhlık payesi verilir. İnsanlardan, meleklerden, cinlerden, idollerden, şekil verilmiş şeylerden olabilirler. Bu sözde ilâhların da Rabbimiz gibi dualara cevap vereceği, yaratacağı, şeffat edeceği gibi sanılır.  

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - 28. Kasas/Kıssalar Suresi

Sûre Bilgisi

Sûre No: 28

Sûre Adı: Kasas/Kıssalar

Ayet Sayısı: 88

Kasas/Kıssalar Suresi - Tüm Ayetler

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 1

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 2

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 3

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 4

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 5

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 6

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 7

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 8

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 9

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 10

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 11

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 12

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 13

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 14

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 15

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 16

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 17

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 18

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 19

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 20

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 21

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 22

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 23

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 24

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 25

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 26

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 27

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 28

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 29

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 30

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 31

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 32

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 33

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 34

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 35

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 36

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 37

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 38

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 39

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 40

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 41

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 42

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 43

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 44

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 45

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 46

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 47

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 48

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 49

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 50

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 51

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 52

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 53

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 54

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 55

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 56

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 57

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 58

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 59

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 60

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 61

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 62

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 63

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 64

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 65

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 66

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 67

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 68

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 69

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 70

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 71

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 72

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 73

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 74

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 75

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 76

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 77

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 78

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 79

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 80

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 81

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 82

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 83

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 84

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 85

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 86

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 87

Kasas/Kıssalar Suresi - Ayet 88